Dilimin Ucundakiler

Mükemmel Erkeği Bekleyen Kadın…”Dilimin Ucundakiler” Köşemden Kendi Kalemimden Bir Yazı…

Mükemmel Erkeği Bekleyen Kadın...
Mükemmel Erkeği Bekleyen Kadın…

Doğru İnsan…
Evlilik Son günler de ne kadar da korkulan bir kurum oldu değilmi. herkesin ağzın da aynı cümleler ”Güvensizlik,gerek yok ki,bekarlık sultanlıktır” Evliliği bu kadar korkulan bir duruma sokan aldatmalar ve aldanışlara gerçekten yazık.Bazen diyorum ki eski zamanlarda mı yaşasaydık nasıl olurdu acaba .Doğru insan çıkarmıydı karşımıza hemencecik…Birileri gelip kalp kırmadan,huzur bozmadan,insanlara olan güvenini Yıkmadan önce gelirmiydi…
Eminim daha masum olurdu aşklar.Erkek kızın elini tutmasına izin vermez hakim olurdu herşeye.Ama sırf elini tuttu diye Bakış açısı değişmezdi ona.Çünkü kalbinden bilirdi o zaten benim.Kız Korkmazdı sevgisini göstermekten Kaçıp gidicek korkusu olmazdı bilirdi ki sevdiği,daha kararlı ondan.Daha ağırdan alırdı kendini.Kaybedicem Korkusu olmadan.İçi kaynardı da Taviz vermezdi kendinden.Daha Çok özlenir Daha Çok sevilirdi.Hem Gerçek sevgiler olurdu o sevgiler.Görmese de Yüzünü,Duymasa da sesini,Bir kez elini tutmamış olsa da vazgeçmezdi erkekler.Şimdi kolay yaşanılan fakat kolay harcanan sevgiler yaşanıyor artık…Vardır muhakkak doğal sevgiler.O Da Nasip artık bahtımıza.
Artık kızlar korkar oldu evlilik lafı etmekten.Evlilik düşünenler in,beraber yaşayalım diyenler out . Nedir bu ya çokmu kötü bir şey karşındakinin seninle bir hayat paylaşmak istemesi.Seni tercih etmesi.Bu kadarmı kötü,birine bağlanmak onu mutlu etmek,mutlu olmak,Yuva kurmak…Evet ben de güvensizim artık,insanlara ilişkilere,evliliklere ben de korkuyorum evlilikten,Ama umudumu yitirmedim hala.Diyorum ki Birgün biri çıkıcak Ve benim hiç bir şey yapmama gerek kalmıcak,ne kafam karışıcak ne içim de bir şüphe…”O”öyle bir giricek ki hayatıma,öyle yalın…öyle kendisi gibi…
Bekliyoruz bakalım beklemeye devam 🙂 Ne de olsa Ümitler bitmez değilmi…
E gel artık be doğru insan Nerdeysen çık gel…Çok zaman kaybettik.
Hadi gel 🙂

Gülşah Özçiftçi

Yaşamsal ve Kişisel Gelişim

SEN, NASIL BİR İNSANSAN YAŞAMIN DA ÖYLEDİR…

tumblr_m9o706LnbQ1qh0k36
Hayatın boyunca nasıl bir kişi olacağına karar vermişsen hayat bunu sağlamak için sana her türlü olanağı sunar. Örneğin hep mutsuz bir insan olmaya karar vermişsen tabiki sen buna farkında olmadan kara verdiğin için, sana göre kader ağlarını hep ters örmese her şey yolunda gidecektir. Suçlu olan kaderdir. Nedense bu kaderin işi gücü yok herkes için ayrı ayrı ağlar örer..Ayrıca herkesin ağı bir diğerinkine de benzemez. Kaderci bir insan bile bu kadarına inanmaz. Suçu biraz da kendisinde arar………..

SEN, NASIL BİR İNSANSAN YAŞAMIN DA ÖYLEDİR. Yaşamından memnun değilsen. Yaşamını değiştirmek için önce kendini değiştirmelisin.

Alıntı.

Yaşamsal ve Kişisel Gelişim

“BARDAGI YERE BIRAKIN BUGUN! ” İşte Herkesin Okuması Ve Hayata Geçirmesi Gereken Bir Yazı.Mutlaka Okuyalım…

"BARDAGI YERE BIRAKIN BUGUN! "
“BARDAGI YERE BIRAKIN BUGUN! “

Profesör elinde içi dolu bir bardak tutarak dersine başladı.
Herkesin göreceği bir şekilde tutuyordu ve ardından sordu :
“Bu bardağın ağırlığı sizce ne kadardır?”
’50gm!’… ‘100gm!’…’125gm’… diye öğrenciler yanıtladı.
“ Bardağı tartmadıkça gerçekten ben de bilemem,” dedi profösör, “ama, benim sorum şu ki :
“Bu bardağı böyle birkaç dakikalığına tutsaydım ne olurdu?”
‘Hiçbir şey’… diye yanıtladı öğrenciler.
“Tamam peki 1 saat boyunca tutsaydım ne olurdu?” diye sordu profesör bu kez…
“Kolunuz ağrımaya başlardı efendim” diye öğrencilerden biri yanıtladı

“Haklısın, peki şimdi ben 1 gün boyunca tutsam ne olurdu?”
“Kolunuz iyice ağrır, kas spazmı, batar vs gibi sorunlar yaşardınız ve hastaneye gitmek zorunda kalırdınız!”…..
Tüm öğrenciler çeşitli yorumlar yaptı ve gülüştüler

“ Çok iyi. Peki tüm bu sorunlar olurken bardağın ağırlığında bir değişme olur muydu? ” diye sordu profesör.

“ Hayır….” diye yanıtladı herkes …

Peki o zaman kolun ağrımasına ve kas spazmına neden olan neydi?”
Öğrenciler bulmaca çözermişçesine düşünmeye başladılar.
“ Acıdan ve ağrıdan kurtulmak için ne yapmam gerekir bu durumda? ” diye tekrar profesör sordu.
“ Bardağı bırakın düşsün! ” diye öğrencilerden biri yanıt verdi.
“Kesinlikle!” dedi, profesör.
“Hayatın problemleri de böyle bir şeydir. Onları kafanda birkaç dakika tutarsın. Bir sorun yokmuş gibi görünür.
Uzun bir süre düşünürsün. Başınız ağrımaya başlar.
Daha uzun düşünün. Artık seni bitirmeye ve hiçbir şey yapamamana neden olur.
Hayatınızdaki mücadeleleri ve problemleri düşünmek önemlidir, fakat DAHA ÖNEMLİSİ onları her günün sonunda, uyumadan önce yere bırakmaktır (bardak gibi).
Bu şekilde strese girmez, ve her gün taze bir beyin ile uyanır ve her konuyla ve yolunuza çıkan her mücadele ile başa çıkabilecek güçte olursunuz!
Bu yüzden bugün ofisten ayrıldığınızda,
Sevdiklerinize şunu hatırlatın :
” Bardağı yere bırakın bugün! ”

Alıntı.

Genel

Böyle Birşeyle Yol da Karşılaşsam Çok Hoş Olurdu :)

BÖYLE BİR ŞEYLE YOL DA KARŞILAŞSAM ÇOK HOŞ OLURDU :)
BÖYLE BİR ŞEYLE YOL DA KARŞILAŞSAM ÇOK HOŞ OLURDU 🙂

BÖYLE BİR ŞEYLE YOL DA KARŞILAŞSAM ÇOK HOŞ OLURDU Bir telefon kulübesi amacı dışında bu kadar güzel değerlendirilir…Benoit Deseille ve Benedetto Bufalino isimli iki sanatçı Fransa’da yapılan Lyon ışık festivali için kulübeyi akvaryuma çevirmişler… Artık herkesin cep telefonu kullandığını ve ankesörlü telefonlara eski ilgininin kalmadığını düşünerek bunu yapmışlar…