Yaşamsal ve Kişisel Gelişim

Yerin seni çektiği kadar ağırsın, kanatların çırpındığı kadar hafif… Kalbinin attığı kadar canlısın, gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç!… Sevdiklerin kadar iyisin, nefret ettiklerin kadar kötü… Ne renk olursa olsun kaşın gözün…

SEVDİĞİN KADAR SEVİLİRSİN...!
SEVDİĞİN KADAR SEVİLİRSİN…!

Yerin seni çektiği kadar ağırsın, kanatların çırpındığı kadar hafif… Kalbinin attığı kadar canlısın, gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç!… Sevdiklerin kadar iyisin, nefret ettiklerin kadar kötü… Ne renk olursa olsun kaşın gözün, karşındakinin gördüğüdür rengin!… Yaşadıklarını kar sayma; yaşadığın kadar yakınsın sona… Ne kadar yaşarsan yaşa, sevdiğin kadardır ömrün!… Gülebildiğin kadar mutlusun, üzülme, bil ki ağladığın kadar güleceksin… Sakın bitti sanma her şeyi, sevdiğin kadar sevileceksin!… Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer, ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın… Bir gün yalan söyleyeceksen eğer, bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın!… Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret, ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın… Unutma! Yağmurun yağdığı kadar ıslaksın, güneşin seni ıssıttığı kadar sıcak!… Kendini yalnız hissettiğin kadar yalnızsın, ve güçlü hissetiğin kadar güçlü… Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin!… Bunu unuttuğunda aldığın ner nefes kadar üşürsün, ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutursun… Çiçek sulandığı kadar güzeldir, kuşlar ötebildiği kadar sevimli… Bebek ağladığı kadar bebektir, ve her şeyi öğrendiğin kadar bilirsin!… Bunu da öğren!… SEVDİĞİN KADAR SEVİLİRSİN…!
Alıntı…

Dilimin Ucundakiler

Bu Gün Çok Mutluyum :D Neden mi? Hadi Gel Biraz Anlatayım :)

bugün çok mutluyum
Bu Gün Çok Mutluyum

Bu Gün gerçekten inanılmaz bir mutluluk içindeyim 🙂 nedenini bilmiyorum tam olarak halbu ki Hayatım da herşey aynı ve herkes aynı yerin de.Nolurdu her gün böyle hissetseydik dimi :)Muhteşem bir gün geçirdim.Bu gün herşeyi boşverdim hayatım da kötü ne varsa görmemezlikten geldim.hepsini elimin tersiyle masadan attım.güzel şeyler düşündüm.bugün toprağa dokundum 🙂 güzel bir bakış gördüm.en yakın dostumla sarıldım,ailemle sohbet ettim,piknik yapan insanları aileleri izledim.bugün bir köpeğe peynir verdim 🙂 küçük bir çocuğun annesinin sözünü dinlemeden nasıl koşturduğunu izledim.arabanın camını açıp rüzgara bıraktım kendimi 🙂 yeşile baktım,akan suyu dinledim.Hayatımın en değerlisi canım dostumla sahil de çay içtim.canlı müzik dinledim.Bu gün çok mutluyum Şu an beni normal de ağlatan bir şarkı da bile huzur bulabilirim 🙂 mutlu olabilirim.o melodilerin arasın da küçük huzur parçaları çıkarabilirim.bugün nedense herkesi olduğundan daha çok seviyorum.Bütün gün dışarda olmama rağmen şu an dışarı çıkıp bişeyler yapıcak kadar iyi hissediyorum kendimi 🙂 kalabalık ortam da bolbol sohbet edebilir şen kahkahalar atabilirim çocuklarla oyun oynayabilir ya da yürüyüşe çıkabilirim 🙂 Bu gün çok mutluyum Yaşamak güzel,çokkkk güzelll…Ama ne var biliyormusunuzzz…bu hayatta her şey yolun da gitse de günün sonun da evinize huzurla girebiliyorsanız.ora da sizi bekleyen aileniz varsa,onlarla herşey yolundaysa İşte asıl mutluluk o.Asıl huzur o.Evim de odam da Annemin ve Babamın yanın da bulduğum huzuru hiç birşeye değişmemmm.İyi ki varsınız Benim güzel ailem…iyi ki varsınız benim canım dostlarım,arkadaşlarım,ahbaplarım,akrabalarım,hayatıma yeni giren insanlar…iyi ki umut var…
Bu gün çok mutluyum İyi ki varsın bunu okuyan kişi çünkü burayı tıklayarak sen de hayatıma dokundun…iyi ki varsın ^_^

KıDıM_

Yaşamsal ve Kişisel Gelişim

İşte, aşkta, başarıda, hayatta limitiniz ne kadar?

fotoğraf çekmek

İşte, aşkta, başarıda, hayatta limitiniz ne kadar?

Günümüzdeki teknolojik ürünlerle özdeşleşen teknik terim olarak değil sorduğum limitiniz.

Bilgisayarların hayatımıza girdiği andan itibaren aşina olduğumuz terimler var ya, o dilde de değil sorduğum…

Hani bir ‘tık’la her şeyi önümüze getiren…

Malum, her şey hıza bağlı ya!

Bir ‘tık’la her şey elimizde.

Fast food, fast live, fast music, fast love…

Çünkü hiçbir şeye vaktimiz yok!

O an yaptığımız, ilgilendiğimiz şeyin tadını çıkarmak mı, inceliği anlamak mı, derinliğin farkına varmak mı? O da ne?

Her şey bir an önce olmalı.

Bir şeylere yetişebilme, çok şeyi bir an önce yapma telaşımız, limitimizi belirliyor aslında.

Limiti biz kendimiz koyuyoruz minimum düzeye getirerek. Farkında olmadan hem de.

Nasıl mı?

Yaşamı monitörlerde sınırlayarak…

Yakınlığı, arkadaşlığı, samimiyeti klavyelerde arayarak…

Oysa hangi tuş verebilir içten bir gülüşün sıcaklığını?

Hangi program anlatabilir size, bir araya gelip de yapılan sohbetlerdeki anlatılanları?

Kaç 5 + 1 hoparlör bırakabilir, sevdiklerimizle beraberken atılan kahkahaların kulaklarımızda bıraktığı o hoş tınıyı?

Sıcak bir öpüşü hangi tuşla…

Hangi mail kotasına sığar peki; kalbimizden kabarıp taşan sevgi, umut ve içimizdeki gün ışığının aydınlığı?

Ya da copy – paste yapabilir miyiz yıldızların lacivert gökyüzüyle buluşmasını?

Doğa resimlerini ekranlarımıza döşemek yerine, yollarda, çiçekçilerde, bahçelerde gördüğümüz güllere, akasyalara, sümbüllere hayranlıkla bakmayışımız neden?

Gökkuşağına karışan burge, yani yağan yağmurdan sonraki toprak kokusu hangi klasörümüzde saklı?

Peki ya kaybolan zamanımızı hangi geri dönüşüm kutusundan kurtarabiliriz?

Teknoloji sayesinde bilgi toplumu olduk evet ama duygu toplumu olmaya megabaytlarımız mı yetmiyor acaba?

Ne dersiniz?

***

Hayat yolunda yürürken;

İşte;

Bilgili, donanımlı olduğumuz işimizde çalışmanın yanı sıra elimizden gelenin en iyisini yapmak, kendi sınırlarımızı aşarken aslında kendimizi de ne kadar aşabileceğimizin, yenileyebileceğimizin en güzel kanıtı değil midir?

İlişkilerde;

Gerek ikili ilişkilerde gerek arkadaşlık ilişkilerinde; sevgi, saygı, hoşgörü, anlayış, samimiyet limitini ne kadar yüksek tutarsanız bunun size geri dönüşünün de o kadar çok olacağı malumunuz…

Aşkta;

Aşk; kalpten gelir, ruhta büyür, gözlerimizden ve bedenimizden hayata akar. Sevgi, saygı, anlayış, samimiyet ve incelikler limitinin sonsuzluğunun, sizi mutluluğun doruğuna uçurması kaçınılmaz bir gerçek.

Başarıda;

Söz konusu başarı olunca limiti arttırmanın üç anahtarı var bunun. Tutku, teknik ve cesaret! Başarının bilgi istediğini, ‘bilgi’nin de beşte dördünün ‘ilgi’ olduğunu, Baş + arı: ‘Baş’ olmak için ‘arı’ gibi çalışmak gerektiğini biliyoruz.

Başarı konusunda; kafesten çıkınca değil, kafesi içimizden çıkarınca özgürleştiğimizin bilincinde miyiz peki?

Hayatta;

Ruhuna dar gelen yaşamını bir beden büyütmek ve kabuğunu kırmak isteyenler, hayatta yaşamak ve yapmak istediklerine ulaşma konusunda, limitlerini sonuna kadar açmalı …

Herkesin sınırı kendine göre elbette.

Ama unutmayın ki;

Limitsizsiniz!

Limit Sizsiniz!

Bu makalenin tamamı Müşfik Kenter’in Şiirinden alıntıdır ve Mümin sekman’ın Herşey seninle Başlar Kitabından esinlenerek yazılmıştır.