Yaşamsal ve Kişisel Gelişim

”Derviş Kaşıkları” İçinizi Isıtacak Bir Hikaye ^_^

derviş kaşıkları
Bir gün sormuşlar ermişlerden birine; “Sevginin sadece sözünü edenlerle, onu yaşayanlar
arasında ne fark vardır?” “Bakın göstereyim” demiş ermiş. Önce sevgiyi dilden gönüle
indirememiş olanları çağırarak onlara bir sofra hazırlamış. Hepsi oturmuşlar yerlerine. Derken
tabaklar içinde sıcak çorbalar gelmiş ve arkasından da derviş kaşıkları denilen bir metre boyunda
kaşıklar.

Ermiş; “Bu kaşıkların ucundan tutup öyle yiyeceksiniz” diye bir de şart koymuş.
“Peki” demişler ve içmeye teşebbüs etmişler. Fakat o da ne? Kaşıklar uzun geldiğinden bir
türlü döküp saçmadan götüremiyorlar ağızlarına. En sonunda bakmışlar beceremiyorlar, öylece aç
kalkmışlar sofradan.

Bunun üzerine, “Şimdi…” demiş ermiş, “Sevgiyi gerçekten bilenleri çağıralım
yemeğe.” Yüzleri aydınlık, gözleri sevgi ile gülümseyen, ışıklı insanlar gelmiş oturmuş sofraya
bu defa. “Buyrun” deyince her biri uzun boylu kaşığını çorbaya daldırıp, sonra
karşısındaki kardeşine uzatarak içmişler çorbalarını. Böylece her biri diğerini doyurmuş ve
şükrederek kalkmışlar sofradan.

“İşte” demiş ermiş, “Kim ki hayat sofrasında yalnız kendini görür ve doymayı
düşünürse o aç kalacaktır. Ve kim kardeşini düşünür de doyurursa o da kardeşi tarafından
doyurulacaktır. Şüphesiz şunu da unutmayın. Hayat pazarında alan değil, veren kazançlıdır her
zaman…”

Alıntı

Yaşamsal ve Kişisel Gelişim

Yaşadığınız her günden hayata dair bir ders alın! Bugün; dün için endişelendiğiniz yarındır. BUNA DEĞER MİYDİ? Sharon Zeff

BUNA DEĞER MİYDİ
Bazen birileri hayatınıza girer ve onların orada olmalarının, sizin bazı amaçlarınıza hizmet etmeleri, size ders vermeleri veya kim olduğunuz ya da kim olmak istediğiniz konusunda size yardım etmeleri demek olduğunu kesinlikle bilirsiniz.
Bu kişilerin kim olabileceklerini asla bilemezsiniz – bir oda arkadaşı, bir profesör, bir arkadaş, bir sevgili ya da tamamen yabancı biri – ama gözleriniz onlarla kilitlendiğinde, işte o an hayatınızı çok derin bir şekilde etkileyeceklerini bilirsiniz.dost

Bazen, başınıza gelen şeyler ilk başta korkunç, acı verici ve adaletsizce görünebilir ama sonraları aksine o engelleri aşmadan potansiyelinizin, gücünüzün, iradenizin ve yüreğinizin asla farkına varamayacağınızı anlarsınız. Hastalık, yaralanma, aşk, gerçek mükemmelliğin kayıp anları ve aptallıklar, hepsi sizin ruhunuzun sınırlarını “Yaşadığınız her günden hayata dair bir ders alın! Bugün; dün için endişelendiğiniz yarındır. BUNA DEĞER MİYDİ? Sharon Zeff” yazısını okumaya devam et

Yaşamsal ve Kişisel Gelişim

Dünyanın En Büyük İnci Tanesine Sahip Olacaksınız.

istiridye
Bir istridyenin içine bir kum tanesi girer. İstridye kum tanesinden rahatsız olur ve onu sedefle kaplayarak başka bir şeye, değerli bir inci tanesine dönüştürür. Hepimiz hayatımızdaki kum tanelerini inciye dönüştürme gücüne sahibiz. Diyorsanız ki; benimki kum tanesi değil kaya parçası, onu da siz yarattınız ve belki de bu sayede dünyanın en büyük inci tanesine sahip olacaksınız.
Değişim için değişmek yeterli.

Özge Çuhadaroğlu

Müzik Ve Video

Senin Bütün Şekerlerini Yedik Biz :D Bu videolar inanılmazzzzz Siz Siz olun Bu Bayram Çocukların Binbir Emekle Topladıkları Şekerlerden Uzak Durun Neden mi ? Cevabı Bura da :D

Bu çocuklar neden ağlıyor? anneleri onların cadılar bayramın da binbir emekle topladıkları şekerleri yedikleri için.ya da onlar öyle sanıyorlardı 😀 Bu video gerçekten de inanılmazzzzzzz.Siz siz olun Çocukların bayram da alın terleriyle topladıkları şekerlerden uzak durun 😀 bu ilk video da size ibret olsun 😀

Bu ikinci videoyu da mutlaka izlemelisiniz.Ben adeta çığlık çığlığa izledim çünkü bu koca yanaklı mükemmel şeyiiiinn burda olmasını ve onu ısıra ısıra sevmeyi çok isterdimmmmmmm 😀

Yaşamsal ve Kişisel Gelişim

ZAMAN KİMSEYİ BEKLEMEZ :)))

ZAMAN KİMSEYİ BEKLEMEZ
ZAMAN KİMSEYİ BEKLEMEZ

Uzun bir süre güzel hayat başlamak üzere diye düşündüm. Gerçek güzel hayat!
Ama hep bir engel daha vardı önde. Öncelikle yapılması gereken bir şey, bitmemiş bir iş, tamamlanması gereken bir hizmet, ödenecek bir borç…
Hemen sonra güzel hayat başlayacak. Sonunda uyandım ki, hayat zaten bu engellerdi. Bu perspektif, mutluluk için bir yol olmadığını, bilakis mutluluğun kendisinin asıl yol olduğunu görmeme yardımcı oldu.

Öyleyse yaşanan her anın keyfini çıkarmalı, ve bu anlar, paylaşılacak özel biri ile geçirildiğinde daha da çok keyfi hissedilmeli.
Zamanın kimseyi beklemediğini unutmamak lazım.
Öyleyse; okulun bitmesini, okula gitmeyi, on kilo vermeyi, 6 kilo almayı, çocuk sahibi olmayı, çocukların büyüyüp evden ayrılmalarını, işe başlamayı, emekli olmayı, evlenmeyi, boşanmayı,
Cuma akşamını, Cumartesi sabahını, yeni araba-ev almayı, yeni araba ve evin borcunun bitmesini, baharı, yazı, sonbaharı, kışı, ayın birini, onbeşini, şarkinizin radyoda çıkmasını, ölmeyi, yeniden doğmayı beklemeyin daha fazla mutlu olmak için.

Mutluluk bir hedef değil yoldur.
Paraya ihtiyacınız yokmuş gibi calışın,
Hiç incitilmemiş gibi sevin,
Kimse seyretmiyormuş gibi dans edin…..

ALFRED D. SOUZA