Genel

Sinema Efekti Göz Yanılması.İlginizi Çekicek Bu Yanılsamaya Mutlaka Bakın Derim…

Sinema Efekti Göz Yanılması.İlginizi Çekicek Bu Yanılsamaya Mutlaka Bakın Derim…

Bu göz yanılmasın da eski siyah beyaz filmlerde oluşturulan bir film efektine yer verdik. Film efektleri aslında hiç olmayan bir şeyi oradaymış gibi gösterebilir veya bunun tam tersini de yapabilir bir şeyi gizleyebilir. Peki bu resimdeki espri ne? Bunu anlamanız için resmin ortasına bu üzgün ve mahsun adama doğru bir müddet odaklanmanız gerekmektedir. Resmin büyük hali için tıklayınız.eski_film_korkunc_goz_yanilmasi

Genel

Eve Tırmanan Süper Kahramanlar.Siz Bile Tırmanabilirsiniz :)

Eve Tırmanan Süper Kahramanlar.Siz Bile Tırmanabilirsiniz 🙂
Eğer Spiderman değilseniz, bir binanın dış cephesinde asılı durmak, sürünmek veya yürüyüş yapmak oldukça yorucu hatta imkansız olabilir. Yinede en azından bir fotoğraf karesinde bile bir süper kahraman gibi poz vermek isteyenler için, sanatçı Leandro Erlich size bir süper kahraman gibi bir binaya tırmanmaya yardımcı olacak bir sistem geliştirdi: Yer çekimine meydan okuyan ev.
aynadan_yansiyan_ev_goz_yanilmasi_1
aynadan_yansiyan_ev_goz_yanilmasi_2aynadan_yansiyan_ev_goz_yanilmasi_3
Evet işin foyası burada ortaya çıkıyor. Yere yaklaşık 45 derece açı ile konumlandırılmış ayna, yerde çizili ev resminin dikmiş gibi görünmesini sağlıyor. Yerdeki resmin üzerinde yatarak, gezerek, sallanarak, veya birbirini iterek, çekerek poz verenlerin yansıması ise aynada sanki gerçekmiş gibi görünüyor. Ayrıca insanların hem yerde sürünerek hemde aynada tırmanarak görünmesi orada ayna olduğunun farkına varamayanlar için durumun gerçekliğini artırıyor.
aynadan_yansiyan_ev_goz_yanilmasi_4

Alıntı.
Harika gerçekten de çok başarılı…

Dilimin Ucundakiler

Biz Blogcular’a Bakılan Bakış Açısı :D

blogger karikatür
Hıhhh… Son zamanlar yaşadığımı en güzel ifade edicek karikatür bu sanırım.Çevremden aynı buna benzer tepkiler alıyorum.hatta en yakın arkadaşımın ne zaman ne yapıyorsun ? sorusuna ”bloğumdayım”cevabıma verdiği tep ki ” bıktım senin bloğundan ” 😀
Napıyım şekerim seviyorum bloğum da olmayı seviyorum paylaşımı seviyorum,okumayı seviyorum,resimlere aşığım napıyımmm benim interneti kullanma şeklim de bu yahuu…
bağdaş kuruyorum oturuyorum bloğum da biz burdayız herkesi de bekleriz sıcacık ortam çayını çekirdeğini al çitleye çitleye oku 😀

Yaşamsal ve Kişisel Gelişim

“Bir şey ancak değerini bilenin yanında kıymetlidir.” Değer Bilmek Üzerine Harika Bir Hikaye…

pırlanta
Vaktiyle ergin bir şeyh, yıllarca yanında yetiştirdiği müridini imtihan etmek ister. Onun eline iri bir pırlanta verip: “Oğlum” der “Bunu al, önüne gelen esnafa göster, kaç para verdiklerini sor, en sonra da kuyumcuya göster. Hiç kimseye satmadan sadece fiyatlarını ve ne dediklerini öğren, gel bana bildir.” Mürit elinde pırlanta bir bakkal dükkanına girer ve “Şunu alır mısınız?” diye sorar . Bakkal parlak bir boncuğa benzettiği mücevheri alır; elinde evirir çevirir; sonra: “Buna bir tek lira veririm. Bizim çocuk oynasın” der. Mürit teşekkür edip çıkar. Bir manifaturacıya gider. O da parlak bir taşa benzettiği mücevhere ancak bir beş lira vermeye razı olur. Üçüncü olarak semerciye gidir: Buna ne verirsiniz?” diye sorar Semerci şöyle bir bakar, “Bu der “benim semerlere iyi süs olur. Bundan “kaş dediğimiz süslerden yaparım. Buna bir on lira veririm.”

Mürit en son olarak kuyumcuya gider. Kuyumcu mücevheri görünce yerinden fırlar. “Bu kadar büyük pırlantıya nereden buldun?” diye hayretle bağırır ve hemen ilâve eder. “Buna kaç lira istiyorsun?” Mürit sorar: Siz ne veriyorsunuz?” “Ne istiyorsan veririm.” Mürit, “Hayır veremem.” diye taşı almak için uzanınca kuyumcu yalvarmaya başlar: Ne olur bunu bana sat. Dükkânımı, evimi, hatta arsalarımı vereyim.” Mürit emanet olduğunu, satmaya yetkili olmadığını, ancak fiyat öğrenmesini istediklerini anlatıncaya kadar bir hayli dil döker.

Şeyhinin yanına dönen mürit büyük bir şaşkınlık içinde macerasını anlatır. Şeyh sorar: “Bundan ne anladın?” Müridin verdiği cevap çok doğrudur: “Bir şey ancak değerini bilenin yanında kıymetlidir.” Şeyh ilave eder: “İşte oğlum sen de, sana verdiklerimi, bildirdiklerimi ve öğrettiklerimi onun kıymetini bilmeyenlere verme. Eğer bir kimseye mutlaka vermek istiyorsan, önce vereceklerinin kıymetini tanıt, onlara saygıyı öğret, sonra ver.” Niceleri vardır ki, nadide güllerden meydana gelen şahâne gül bahçesini, dikenli otlardan meydana gelmiş otlar sanır da çiğner geçerler.

Alıntı.

Kesinlikle öyle benim de uzun zamandır hayat felsefem bu =)

Yaşamsal ve Kişisel Gelişim

YAY HAYATTIR, OK NİYET, HEDEF İSE AMAÇTIR…

ok-ve-yay (1)
Hepimiz ilâhi iradenin okçularıyız. Bu sebeple hangi aletleri nasıl kullanacağımızı bilmeliyiz. Benden size önemli birkaç tavsiye…

Yay

Yay hayattır… Bütün enerji ondan gelir. Ok bir gün mutlaka terk edecektir. Hedef ise uzaklardadır. Ama hayat her zaman sizin yanınızda kalır, bu yüzden ona nasıl iyi bakacağınızı bilmeniz gerekir. Durgun kalacağı dönemlere ihtiyacı vardır. Her daim kuşanılmış ve gerilmiş halde tutulursa gücünü kaybeder. Bu yüzden gücünüzü tazeleyebilmek için dinlenmeyi kabul etmelisiniz. Böylece yeniden yayı germek için asıldığınızda gücünüz eksiksiz olur.

Yayın bilinci yoktur: O okçunun elinin ve arzularının bir uzantısıdır. Öldürmeye ya da düşünmeye hizmet eder. Bu yüzden her zaman amacınızı net “YAY HAYATTIR, OK NİYET, HEDEF İSE AMAÇTIR…” yazısını okumaya devam et

Yaşamsal ve Kişisel Gelişim

İşte başarının anlamı!..

İşte başarının anlamı!.-
“Akıllı kişilerin saygısını, çocukların sevgisini kazanmak. Doğanın ve çevremizkeki tüm güzelliklerin ayırdında olmak. Başkalarının en iyi yanlarını görüp desteklemek. Hiçbir karşılık beklemeden kendi armağanını vermek; çünkü almak vermeyi de getirir. Yitik bir ruhu kurtarmak, hasta bir çocuğu iyileştirmek, kitap yazmak ya da bir dost uğruna hayatını tehlikeye atmak gibi bir görevi yerine getirmiş olmak. Büyük çoşku ve neşeyle kutlamak, gülmek, kendinden geçerek şarkı söylemek. Umutsuz zamanlarda bile umudunu korumak; çünkü umut ettiğin sürece yaşarsın. Sevmek ve sevilmek. Anlaşılmak ve anlamak. Sen hayatta olduğun için birini biraz daha mutlu olduğunu bilmek. İşte başarının anlamı!.”

(Ralph Waldo Emerson)

Sağlık Ve Güzellik

Daily Mail gazetesi dünyanın en iyi üniversitelerinde yapılan araştırmaları bir araya getirerek evlerdeki görünmeyen bakteri ve mikroplara karşı bir rehber hazırladı. İşte evdeki mikrop yuvaları…

mikrop_yuvalari_04
Daily Mail gazetesi dünyanın en iyi üniversitelerinde yapılan araştırmaları bir araya getirerek evlerdeki görünmeyen bakteri ve mikroplara karşı bir rehber hazırladı. İşte evdeki mikrop yuvaları…
KLOZET:

Arizona Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre klozetler aslında bir bilgisayar klavyesinden tam 400 kat daha az kir taşıyor.
YASTIK:

Yastıklar tahmin edildiğinden çok daha fazla bakteri içeriyor. Barts and the London NHS Vakfı’ndan bilim adamları iki yıl boyunca kullanılan yastıkların ağırlıklarının 3’te birinin ölü veya canlı maytlar, ölü deriler ve bakterilerden oluştuğunu açıkladı.

YORGAN:

Worcester Üniversitesi bilim adamları inceledikleri “Daily Mail gazetesi dünyanın en iyi üniversitelerinde yapılan araştırmaları bir araya getirerek evlerdeki görünmeyen bakteri ve mikroplara karşı bir rehber hazırladı. İşte evdeki mikrop yuvaları…” yazısını okumaya devam et

Yaşamsal ve Kişisel Gelişim

An’da Kalmak Üzerine Güzel Bir Yazı…

anda kalmak
An’da Kalmak Üzerine Güzel Bir Yazı…
“Geçmişi düşünmeden, anı değerlendiren, geleceği de kazanır.”

Kafamızın sağlam olması büyük ölçüde, içinde bulunduğumuz anı ne kadar yaşayabildiğimize bağlıdır. Bir gün veya bir yıl önce neler olduğu, ya da, ertesi gün neler olabileceğinin önemi yoktur. Sizin var olduğunuz yer, içinde bulunduğunuz andır. Bu her zaman böyledir.

Ne var ki, çoğumuz birçok şeyi aynı anda dert etme sanatında ustalaşmışızdır. Geçmişteki sorunlarımız ve geleceğe yönelik endişelerimiz yaşadığımız ana hükmettikçe, biz de kaygılarla ve ümitsizlikle dolu bir bunalıma gireriz. Bu durumdayken hayattan zevk almayı, önceliklerimizi ve mutluluğumuzu ileri bir tarihe erteleyerek, gelecekte “bir günün” bugünden daha iyi olacağına inanmaya çalışırız. Ne yazık ki, şimdi bize geleceğe bakmamızı söyleyen zihniyet, bunu hep tekrarlar ve o “bir gün” bir türlü gelmez. Yaşam biz başka planlar yapmakla meşgulken, çocuklarımız büyür, sevdiğimiz insanlar bizden uzağa taşınırlar, kimi ölür, bedenimiz giderek biçim değiştirir; bu arada hayallerimiz uçup gidiyordur. Kısacası, hayatı ıskalıyoruzdur.

Çoğu insan hayatını, sanki gelecekte kullanacağı bir elbisenin provasıymış gibi yaşar. Oysa, hiç öyle değildir. Kimsenin yarın burada olacağına güvencesi yoktur. Sahip olduğumuz ve kontrol edebildiğimiz tek zaman, içinde bulunduğumuz andır. Aklımızı yaşadağımız ana verebilirsek, içimizden korkuyu atabiliriz. Bu korku gelecekte olabileceğinden kaygı duyduğumuz olaylardır… İleride parasız kalabiliriz, çocuklarımızın başı derde girer, yaşlanacak ve öleceğiz, diye duyduğumuz endişelerdir.

Korkuyla savaşmak için en iyi yol, dikkatinizi tekrar şimdiki zamana döndürmektir. Bundan böyle dikkatinizi bulunduğunuz yere ve o ana vermeye çalışın. Gayretinizin karşılığını fazlasıyla alacaksınız.

Kaynak: Ufak Şeyleri Dert etmeyin

Dr. Richard Carlson