Genel

4 resim mi? Tek resim mi? Bu Resmin Tek Kare Olduğuna İnanmak Çok Güç.

dort_kare_tek_fotograf
4 resim mi? Tek resim mi? Bu Resmin Tek Kare Olduğuna İnanmak Çok Güç.

Görmüş Olduğunuz dört farklı resmin birleştirilmişi gibi duran resim aslında tek resim. Yani aynı ortam. Haklısınız inanması zor ben de baya bi inceledikten sonra tamam diyip kabullendim. Resimdeki eşyalar resim üzerindeki varsayılan bölünmeye göre hizalanmış ve daha büyük nesneler ise yine bu varsayılan bölünme sınırlarından itibaren farklı renklere boyanmış.
Vay canına neler yapıyorlar.güzel ama baya karmaşık bi çalışma olmuş…hem o çizmenin diğer teki nerde ve niye orda 😀

dort_kare_tek_fotograf_1

Yaşamsal ve Kişisel Gelişim

Bırakın Oynasın Çocuklar – Doğan CÜCELOĞLU Özellikle Çocuk Sahibi Kişilerin Okumasını Canı Gönülden İsterim…

dogan-cüceloğlu
Bırakın Oynasın Çocuklar – Doğan CÜCELOĞLU Özellikle Çocuk Sahibi Kişilerin Okumasını Canı Gönülden İsterim…

Bir gün seminere başlamadan önce kısa boylu güler yüzlü birisi geldi, Hocam elinizi öpmek istiyorum, dedi. Ben el öptürmekten pek hoşlanmadığım için, yanaktan öpüşelim, dedim, öpüştük. Aramızda şöyle bir konuşma yer aldı:
– Hayrola, neden elimi öpmek istedin?
– Hocam, üç yıl önce sizin bir seminerinize katıldım. Hayatım değişti.

O seminerden sonra daha mutlu bir ailem var ve size teşekkür etmek istiyorum; onun için elinizi öpmek istedim.
– Ne oldu, nasıl oldu?
– Üç yıl önce şirketimizin organize ettiği iki günlük bir seminerde bizimle beraberdiniz. O seminerin bitişine doğru dediniz ki, “Bir insanın ana vatanı çocukluğudur. Çocukluğunu doya doya yaşayamamış bir insanın mutlu olması çok zordur. Bir annenin, “Bırakın Oynasın Çocuklar – Doğan CÜCELOĞLU Özellikle Çocuk Sahibi Kişilerin Okumasını Canı Gönülden İsterim…” yazısını okumaya devam et

Kelimeler Okyanusu

GELECEĞİNİ BİLİYORDUM.Muhteşem Bir Hikaye…

yarali-asker
GELECEĞİNİ BİLİYORDUM

Savaşın en kanlı günlerinden biriydi.
Asker, en iyi arkadaşının az ilerde kanlar içinde yere düştüğünü gördü. İnsanın başını bir saniye bile siperin üzerinde tutmayacak ateş yağmuru
altındaydılar.Tam cepheden dışarı doğru bir hale yaptığı sırada başka bir arkadaşı onu omzundan tutarak tekrar içeri çekti, Delirdin mi? gitmeye değer mi?
Baksana delik deşik olmuş. Büyük olasılıkla ölmüştür bile. Artık onun için yapacak hiçbir şey yok. Boşuna kendi hayatını da tehlikeye atma sakın!
Fakat asker onu dinlemedi ve kendisini cepheden dışarı attı. İnanılması güç bir mucize gerçekleşti Asker o korkunç ateş yağmuru geleceğini biliyordumaltında arkadaşına ulaştı. Onu sırtına aldı ve koşa koşa geri döndü. Birlikte siperin içine yuvarlandılar. Fakat cesur asker, yaralı arkadaşını kurtaramamıştı siperde kalan arkadaşı dedi ki: Sana deymez demiştim. Hayatını boşu boşuna tehlikeye attın. Değdi, dedi, gözleri dolarak asker,DeğdiNasıl değdi? Bu adam ölmüş, görmüyor musun?
Yinede deydi. Çünkü yanına ulaştığımda henüz sağdı. Onun son sözlerini duymak, dünyalara bedeldi benim için.Ve hıçkırarak arkadaşının son sözlerini tekrarladı:

Geleceğini biliyordum Geleceğini biliyordum

Alıntı.

Yaşamsal ve Kişisel Gelişim

Kendini kanıtlama uğraşısında istediğini elde ettiğinde ve dünya seni baş tacı yaptığında, aynaya gidip kendine bir bak ve o …

ayna-ayna-soyle-bana_194881-A6FA-1714-5F1B
Kendini kanıtlama uğraşısında istediğini elde ettiğinde ve dünya seni baş tacı yaptığında, aynaya gidip kendine bir bak ve o kişiye kulak ver.

Çünkü senin hakkında hüküm vermesi gereken arkadaşın, baban, annen ya da eşin değil, yaşamında en belirleyici olan, aynadan sana bakan kişidir.

Bazıları, senin iyi bir arkadaş ve harika birisi olduğunu söyleyebilir, ama aynadaki kişi sana bir serseri olduğunu söyleyecektir, gözlerinin içine bakamıyorsan eğer.

Asıl memnun edilecek kişi odur, Çünkü bu yolculuğun sonuna kadar seninle olan odur. Aynadaki adam dostunsa eğer, en tehlikeli ve en zor sınavı başardın demektir.

Yaşam yolunda herkesi kandırabilir, ardından övgüler, tebrikler alabilirsin, ama aynadaki adamı kandırırsan, sonunda elde edeceğin, hüsran olabilir…

Alıntı.

Yaşamsal ve Kişisel Gelişim

neşeli bir mizaçta çekim gücü vardır. O hayatın iyi şeylerini çeken bir mıknatıstır.Neşeli Olmak Üzerine Okunası Bir Yazı…

neşeli olmak
Dünya kederlerle, yoksulluklarla, hastalıklarla o kadar dolmuştur ki, ruhlarımıza çöken kara bulutları dağıtacak bir güneşe ihtiyacımız vardır. Dünyanın sevinç ve neşe ekici insanlara ihtiyacı vardır; yükselten ve ferahlandıran, ümit ve cesaret telkin eden insanlara.

Neşeli bir ruh ne büyük bir zenginlik hazinesidir!. İyimser olabilmek kıymetli bir mirastır!. Zira sükûnet ve barış daima onunla beraberdir. Onun ışığı etrafındaki gölgeleri kovar; kederli kalpleri aydınlatır. Onun kudreti ümitsizlere bile sevinç ve cesaret getirir. Hele iyimserlik özelliği, sevimlilik, nezaket ve yüz güzelliğiyle bir arada bulunursa, yer yüzünün hiçbir hazinesi bununla kıyaslanamaz. Bu paha biçilmez nimeti elde etmek sanıldığı kadar zor değildir; zira neşeli bir yüz, sıcak ve cömert bir kalbin yansımasıdır. İçteki güneş, ilk önce yüzde değil ruhta doğar, oradan yüze yansır. Yüze parlaklık ve çekicilik veren tatlı gülümseme içimizdeki “neşeli bir mizaçta çekim gücü vardır. O hayatın iyi şeylerini çeken bir mıknatıstır.Neşeli Olmak Üzerine Okunası Bir Yazı…” yazısını okumaya devam et