Yaşamsal ve Kişisel Gelişim

“Sizin için en kötü şey, bir başkasını o yokken yermek olsun” Ders Verici Anlamlı Bir Yazı….

sokrates1
Bir gün bir tanıdığı büyük filozof Sokrates’e rastladı ve dedi ki, “Arkadaşınla ilgili ne duyduğumu biliyor musun?”

“Bir dakika bekle” diye cevap verdi Sokrates. “Bana bir şey söylemeden evvel senin küçük bir testten geçmeni istiyorum. Buna ‘Üçlü Filtre Testi’ deniyor…”

“Üçlü Filtre?”

“Doğru,” diye devam etti Sokrates. “Benimle arkadaşım hakkında konuşmaya başlamadan önce, bir süre durup ne söyleyeceğini filtre etmek, iyi bir fikir olabilir. Birinci filtre ‘Gerçek Filtresi’: Bana birazdan söyleyeceğin şeyin tam anlamıyla gerçeği yansıttığından emin misin?”

“Hayır,” dedi bir süre duraklayan adam… “Aslında bunu sadece duydum ve…”

“Tamam,” dedi Sokrates. “Öyleyse, sen bunun gerçekten doğru olup olmadığını bilmiyorsun. Şimdi ikinci filtreyi deneyelim; ‘İyilik Filtresi’. Arkadaşım hakkında bana söylemek üzere olduğun şey iyi bir şey mi?”

“Hayır, tam tersi…”

“Öyleyse,” diye devam etti Sokrates. “Onun hakkında bana kötü bir şey söylemek istiyorsun ve bunun doğru olduğundan emin değilsin. Fakat yine de testi geçebilirsin, çünkü geriye bir filtre daha kaldı. ‘İşe Yararlılık Filtresi’. Bana arkadaşım hakkında söyleyeceğin şey benim işime yarar mı?”

“Hayır, gerçekten pek işine yaramayabilir…”

“İyi,” dedi Sokrates derin bir nefesin ardından. “Eğer, bana söyleyeceğin şey doğru değilse, iyi değilse ve işe yarar, faydalı bir şey de değilse bana niye söyleyesin ki?”

Bu Sokrates’in iyi bir filozof sayılmasından önce, aklı ile büyük itibar, saygı görmesinin sebebiydi. Aklı ile kendini ve dostlarını toplumsal travmalardan korumasını bildiği gibi, bu konuda örnek bir eğitmendi de..

Yakın ve sevdiğiniz herhangi bir arkadaşınız hakkında başıboş konuşmalar duyduğunuz her sefer bu üç filtre testini kullanınız. Hem ilişkinizi, hem saygınlığınızı korumanız için faydalı bir yoldur.

Alıntı

Reklamlar
Dilimin Ucundakiler

Kendi Kendine Mutlu Olmak Güzeldir :)

aşk
Sizin de yokmu şöyle Tam da Sebebini bilmeden mutsuz olduğunuz da yüzünüzü güldürücek kimseniz…
Mutlaka vardır sakın yok demeyin.Bu illa ki sevgilimiz olmak zorun da değil ki.Mesela bi dostumuz,Ailemiz veya ailemizin üyelerinden herhangi biri,akrabalarınız,Hatta içimizde ki çocuk bile olabilir bu 🙂 Zaten sebepsiz yere mutsuz hissediyorsak eğer muhtemelen içimiz de kendimizi unuttuğumuz bir yerler var demektir.Bir köşe de sıkışmış bi yalnızlık,bel ki bir vicdan rahatsızlığı kimbilir bu daha çoğaltılabilir.Yani sihirli bir değneğin gelip herşeyi mükkemmel yapmasını bekleyemyiz öyle değil mi?ya da birilerinin illa ki sevgi göstermesini içimiz de olup bitenden haberdar olmadığı halde gelip bizii anlamalarını bekleyemeyiz.Önce kendimizi dinlemeliyiz. kendimize en büyük ilgiyi ve sevgiyi kendimiz göstermeliyiz.Kendimizi anlamalı iç sesimize kulak vermeliyiz.
Size olurmu bilmem ama bazen sevgiyi ve huzuru dışarıda aradığım da nedense çevremde ki hiç kimse benimle ilgilenmiyormuş gelir.Sonra artık bunun çözüm olmadığını anladığım da ve kendi kabuğuma çekilip kendimle daha çok ilgilendiğim de ve içim de ki dağınıklığı toparladığım da herkes birden arayıp sormaya başlar,bu bazen kalbinizi kırmış eski bir dost,sevgili bile olabilir…
Kendimizi ne kadar çok seversek o kadar severiz ve seviliriz,kendimize ne kadar çok saygı duyarsak o kadar çok saygı görürürüz.

Osho’nun da dediği gibi;

”Sen huzurlu olduğunda, insanlar sana yaklaşır; huzursuzolduğunda uzaklaşır. Bu okadar fiziksel bir olay ki, kolaylıkla gözlemleyebilirsin. Ne zaman huzurlu olsan herkesin sana yakın olmak istediğini hissedeceksin, çünkü huzur titreşir, etrafında bir titreşim yaratır. Etrafında huzur halkaları hareket edecek ve her kim yaklaşırsa, bir ağacın gölgesine girip rahatlamak ister gibi sana daha yakın olmayı arzu edecek”

Yani demem o ki hayat güzel,biz güzeliz :)Kendi kendimize mutlu olmasını öğrenmeliyiz.Kendi kendine mutlu olamamak hep bağımlı ve kontrolsüz mutluluklar yaşamak gibi gelir bana. Bizler koca birer çınarız,dallarımızı kırmayalım,kırdırmayalım…Sonra zaten bizi gerçekten sevenler yanımız da olucaktır ve sevgileri içimize ışık gibi girip yüzümüzü güldürcektir 🙂

Gülşah Özçiftçi

Yaşamsal ve Kişisel Gelişim

Mutluluğun Sırrı…Düşündürücü Ve Anlamlı Bir Hikaye…

Mutluluğun Sırrı
Mutluluğun Sırrı
Genç adam babasına mutluluğun sırrını sorar:
– “Pencerenin yanına git, dışarı bak ve bana neler gördüğünü ve gördüklerinin sana ne hissettirdiğini söyle” der.
– ” Sokağı dolaşan, gülen, tartışan, alışveriş yapan, birbirine sarılan, kavga eden insanları görüyorum. Gördüklerim dışarıda bir yaşam olduğunu düşündürtüyor ve kendimi iyi hissediyorum.” diye cevap verir genç adam.
Babası tekrar sorar:
-“Şimdi aynanın karşısına git. Gördüklerini ve hislerini bana söyle.”
-“Doğal olarak kendimi görüyorum ve sadece kendimi gördüğüm için yalnız hissediyorum” der.
Genç adamın kafası biraz karışmış olarak:
-“İki seferde de bir cam parçasına bakıyordun. Bana aradaki farkı söyleyebilir misin?” diye sorar yaşlı adam.
-“Birincisinde dışarısını ve insanları görmemi sağlayan temiz bir camdan bakıyordum, ikincisinde ise kendi görüntümü bana yansıtan arkası sırla kaplı bir camdan bakıyordum.”
-“İşte evladım, mutluluğun sırrı da burada yatar: Eğer dışarıdaki insanlar ve kendi arana sırrın girmesine izin verirsen kendini görürsün.

Yaşamsal ve Kişisel Gelişim

Öfkeyi ne yapmalı ?

öfke
Öfkeyi ne yapmalı ?

Artık psikologlar hastalıkların neredeyse yüzde yetmişinin bastırılmış duygulardan kaynaklandığını söylüyor:
Çok kalp rahatsızlığı kalpte bastırılan çok fazla öfke demektir,
O kadar çok nefret var ki kalp zehirlenmiştir.

Öfkeyi ne yapmalı ??? Başka birisine ifade etmeye gerek yoktur çünkü “başka birisi” konu dışıdır.
Bir dahaki sefer öfke hissettiğinde git ve evin etrafında yedi kez koş ve bundan sonra bir ağacın altında otur ve öfkenin nereye gittiğini izle.
Onu bastırmadın, onu kontrol “Öfkeyi ne yapmalı ?” yazısını okumaya devam et