Sağlık Ve Güzellik

Sürekli Acıkıyor musunuz?

surekli-acikiyor-musunuz
Sizde sürekli acıkıyor musunuz? Yeme isteğinize karşı koyamıyor, bir şeyler atıştırmak için mutfakta mı buluyorsunuz kendinizi? Ya da buzdolabının içini açıp, dakikalarca ünlü bir ressamın portresine bakarmış gibi, yiyeceklere bakıyor musunuz? Siz ne kadar beslenme şeklinizi değiştirmeye çalışırsanız çalışın, bu konu hakkında diyet kitaplarını hatim etseniz de, içinizden gelen bu aşırı yeme isteğinin önüne geçmediğiniz takdirde, değişen hiç bir şey olmayacaktır. Sağlık Bakanlığının son günlerde büyüyen obezite sorununa dikkat çekmek amaçlıyla yapılmış kamu spotlarını izlemişsinizdir. Azimli olun, dikkat edin, ne yemeniz gerektiğini öğrenin ve mutlaka hareket edin temasını işliyorlar.

Sürekli acıkma konusunda yapılan araştırmalar neticesinde enteresan bilgilere ulaşılmış. Su içme alışkanlığının olmadığı, hatta su içme bir ihtiyaçken, ne zaman alışkanlık kavramına geçiş yaptığı bilinmiyor. Su yerine asitli içecek, şekerli çay, kahve ve meyve suyu gibi kalorisi yüksek sıvılar tüketiliyor. Bedenimiz suya ve içindeki minerallere ihtiyacı olduğunun sinyallerini verirken, bizler algı hatasına düşüp, yemeğe yöneliyoruz. Aslında bedenimiz sadece suya ihtiyaç duyarken, biz acıktığımızı, doymadığımızı düşünerek, sürekli atıştırmayı tercih ediyoruz. Aslında 1 dolu bardak su içsek, bedenimiz rahatlayacak ve istediği sıvı alımına ulaşıp, sinyal vermeyi kesecek.

Zayıflamak için, porsiyonlarınıza dikkat etmeniz gerekiyor, ufacık bir parça kremalı bisküvi ya da 1 dilim kek, koca bir kase dolusu meyveye ya da 1 tabak sebze yemeğine denk geliyor. Ayrıca kremalı bisküvinin içine giren katkı maddeleri daha çabuk acıkmanızı sağlarken, meyve ve sebzelerin içinde bulunan liflerden dolayı uzun süre tokluk hissi yaşarsınız. Kısaca tokluk hissi veren gıdalara yönelmeniz gerekiyor. Abur cuburla dolgunluk hissini yaşayamaz, yüksek kalorilerinden dolayı kilo alırsınız.

Sürekli acıkıyor olmamızın bir başka nedeni ise, duygusal açlık olarak tabir edilen, depresif ve stresli günlerde daha çok yeme isteğinin belirmesidir. Çoğu zaman duygusal olarak kendimizi boşlukta hissettiğimiz zamanlarda, sadece yüksek kalorili besinler tüketerek, geçici mutluluk hissini yaşamak istiyoruz. Tatlı krizlerine girmemizin sebebi de yine fiziksel açlıktan öte, duygusal açlık yaşamamızdan kaynaklanıyor. Uzmanlar, böyle zamanlarda, serotonin hormonunu devreye sokmak için, muz, kapuz, badem gibi doğal serotonin içeren meyvelerden tüketilmesi gerektiğini söylüyorlar.

Yapılan bir başka araştırmada ise, sürekli acıkma hissinin, kahvaltı yapma alışkanlığının olmamasıyla bağlantılı olduğu tespit edilmiş. Uykuyla beraber en az 9-10 saat aç kalan beden, sabah uyandığında enerji dolmak, aktivitelere yetişebilmek, tam kapasite çalışabilmek için besine ihtiyaç duyar. Siz kahvaltı öğününde ne kadar fazla yerseniz yiyin, bunun kilo sorunu yaşatmadığı, aksine, sağlam yapılan bir kahvaltının, gün boyu acıkma hissinin önüne geçerek, sürekli tok tuttuğu görüşmüştür.

Kaynak;bambu.com.tr

Yorumunu bizimle paylaş çünkü düşüncen bizim için önemli :)

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s