Yaşamsal ve Kişisel Gelişim

‘Az önce ne duyduğumu asla tahmin edemezsin!’

large (20)
‘Az önce ne duyduğumu asla tahmin edemezsin!’

Dedikodu üzerine  okuduğum en iyi makalelerden biriydi.İslamiyette de dedikodunun ne kadar günah olduğunu bilmeyenimiz yok.Ama bazen kendimizi dünya  haline  öyle  kaptırıyoruz ki;egomuza yenilip bunu yapabiliyoruz.Bazen  yapmadığımızı sanıyoruz iyi niyetimizden emin olduğumuz  için ama  çoğu zaman bu hataya farkın da  olmadan da düşebiliyoruz.Zaten elimden geldiği kadar dedikodudan uzak durmaya  çalışıyordum ama  bu yazıyla kararlılığım da arttı.İşte Mantıklı açıklamalarla dedikodu üzerine;

Bazen az önce duyduğumuz en son bilgi parçasını bir başkasına aktarmadan duramayız. Ya da kimin kiminle ne yaptığı ve ne zaman ve nerede olduğu hakkında en cazip haber parçalarını araştırmak için kaçınılmaz bir merak duyarız. Fakat bu gerçek midir yoksa kurgu mu?

Dedikoduyu yayma sürecinde ya da söylentileri devam ettirirken, karma yasasına göre bir borç hesabı yaratabileceğimizi fark ediyor muyuz? Aslında dedikodudan doğan boş düşüncelerin, huzursuzluğun ve depresyonun seviyesi, hayatların, ailelerin parçalanmalarının yanı sıra organizasyonlar ve kurumlara açılan hukuk davalarıyla binlerce dolara mal olabilir.

Çoğunlukla başkaları hakkında dedikodu yapan insanlar kendilerinden hoşnut değillerdir. Normalde düşük öz saygıya veya kendileri hakkında çok yüksek bir görüşe sahiptirler. Ve başkalarını düşürerek daha iyi hissederler. Dedikodu rüzgârdan daha hızlı yayılır. Dedikodu o kadar güçlüdür ki birçok büyük kral ve imparatorlukların düşüşüne neden olmuştur. Bu alışkanlık o kadar tehlikelidir ki onu başlatanı ve onu yayan yardakçıları mahveder. Dedikodu size geri döner çünkü birisi diğerleri hakkında konuştuğu gibi aynı şekilde onlar hakkında da konuşulur.

Dedikodu yapmak gerçekten bir ihtiyaç, istek veya bir dürtü müdür? Dedikodu yapmak kişiye ne amaçla hizmet eder? Kendi hikâyem ile mutlu olmadığım ve bundan dolayı başkalarının “‘Az önce ne duyduğumu asla tahmin edemezsin!’” yazısını okumaya devam et

Kelimeler Okyanusu

Hayatta bazı fırsatlar vardır ki, sadece birkez karşımıza çıkar

large (10)

Hayatta bazı fırsatlar vardır ki, sadece birkez karşımıza çıkar 

Karlı bir kış günüymüş… Yağan kardan üşümüş küçük kırlangıç, yalnız bir adamın penceresinin dışına gelip gagasıyla camı tıkırdatmış, adeta adamın onuniçeri girmesine müsade etmesini istemiş. Yalnız adam bu isteği görmüş, “olmaz alamam, git başımdan” der gibi kuşu kovalamış, sonra da kendi kendine söylenmiş;”Hıh, camı tıkırdatmakla kendisini içeri alacağımı mı sanıyor acaba..?”
Gecenin ilerleyen saatlerinde canı sıkılmış,rüzgar ve soğuk arttıkça yalnız adamı daha başka düşünceler sarmış,kırlangıcın arkadaşlığını geri tepmekten biraz pişmanlık duymuş… “Keşke kuşu içeri alsaydım. Ona biraz yiyecek verirdim. Minik kuş oradan oraya uçar, neşeli sesler çıkartır, cıvıldar, yalnızlığımı paylaşırdı. ” demiş. Ertesi sabah ilk iş pencereyi açıp,etrafına bakınmış adam, belki kırlangıç oralarda bir yerlerde olabilir diye düşünmüş.Ama görememiş zavallı kırlangıcı…
Uzun kış geçmiş, yine yaz gelmiş…Etrafta kırlangıçlar, cıvıldıyarak uçmaya başlayınca;yalnız adam, heyecanla camını sonuna kadaraçıp kuşu beklemiş… Ama hiç gelen olmamış.
Onun hevesle havada uçan kuşlara baktığını “Hayatta bazı fırsatlar vardır ki, sadece birkez karşımıza çıkar” yazısını okumaya devam et

Kelimeler Okyanusu

“Mutluluk uçsuz bucaksız ormanlardadır, bomboş sahillerdeki coşkudadır. İnsan elinin değmediği bir…

large (10)
“Mutluluk uçsuz bucaksız ormanlardadır,
bomboş sahillerdeki coşkudadır.
İnsan elinin değmediği bir yerdedir,
denizin diplerinde ve gürlemesindedir.
İnsanları severim, ama doğayı daha çok severim…”

“Mutluluk sadece paylaşıldığı zaman gerçektir..”

– Christopher McCandless

Özgürlük Yolu – Into the Wild (2007)