Kelimeler Okyanusu

Dr. Paul Ruskin, öğrencilerine yaşlanmanın psikolojik belirtilerini öğretirken onlara şu olayı okur:

large (72)
Dr. Paul Ruskin, öğrencilerine yaşlanmanın psikolojik belirtilerini öğretirken onlara şu olayı okur:

“Hasta ne konuşuyor, ne de söylenenleri anlıyor. Bazen saatlerce anlaşılmaz şeyler geveliyor. Zaman, yer ya da kişi kavramı yok. Yalnız, nasıl oluyorsa, kendi adı söylendiğinde tepki veriyor. Son altı aydır onun yanındayım, ne görünüşü için bir çaba sarf ediyor ne de bakım yapılırken yardımcı oluyor. Onu hep başkaları besliyor, yıkıyor ve giydiriyor. Dişleri yok, sacları yok, yiyeceklerin püre halinde verilmesi gerekiyor. Gömleği salyalarından dolayı sürekli leke içinde. Yürümüyor. Uykusu sürekli düzensiz. Gece yarısı uyanıp çığlıklarıyla herkesi uyandırıyor. Çoğu zaman mutlu ve sevecen, fakat bazen ortada bir sebep yokken sinirleniyor. Biri gelip onu yatıştırana kadar da feryat figan bağırıyor.”

Bu olayı okuduktan sonra, Ruskin öğrencilerine böyle birinin bakımını üstlenmek isteyip istemediklerini sorar. Öğrenciler bunu yapamayacaklarını söylerler.

Ruskin, kendisinin bunu büyük bir zevkle yaptığını ve onların da yapması gerektiğini söyleyince öğrenciler şaşırırlar. Daha sonra Ruskin hastanın fotoğrafını dolaştırmaya başlar. Fotoğraftaki doktorun 1 yasındaki küçük kızıdır ve cok tatlıdır…

Dr. Ruskin, Amerikan Tıp Birliği Dergisindeki makalesinde, gülünç bir yanlış anlamanın insana nasıl tamamen farklı bir perspektif kazandıracağını anlatmaktadır.

Yaşamsal ve Kişisel Gelişim

Kendine karşı dürüst olmayı unutma. Nasıl ? Üç şeyi hatırlamak gerekiyor!

large (11)Kendine karşı dürüst olmayı unutma. Nasıl ? Üç şeyi hatırlamak gerekiyor!

Bir , ne olman gerektiğini sana söyleyenleri asla dinleme : kendi iç sesini dinle , sen nasıl olmak istiyorsun ? Yoksa hayatın harcanır gider .

İki , maske kullanma – bedeli ne olursa olsun dürüst kal . Öfkeliysen öfkeli ol. Öfkesini bastıran insanın bedeninde blokajlar oluşur . Öfke iki noktadan , tırnak ve dişlerden boşaltılır . Uzun süre öfkesini bastıran insanlar daha çok yer , daha fazla sigara içer , daha fazla konuşurlar ; çünkü bir şekilde enerjiyi birazcık boşaltabilmek için çenelerinin çalışması gerekir . Ve öfkeli insanların elleri çirkinleşir , yamuklaşır . Herhangi bir şeyi bastırırsan bedende o duyguya karşılık gelen yer etkilenir . Ağlamak istemiyorsan gözlerin parlaklığını yitirir , çünkü gözyaşı gereklidir . Unutma , içten gelerek gözyaşı dökemezsen , gülemezsin de , çünkü bu diğer uçtur . Gülmek istiyorsan gül ,yüksek sesle gülmenin ters bir tarafı yok .

Üçüncüsü , sahici olmaktır ; şimdiki zamana sadık kal , çünkü tüm yalanlar ya geçmişten yada gelecekten içeri sızar . Geçen geçmiştir , üzerinde durma , bunu bir yük gibi taşıma . Gereksiz yere gelecekle uğraşma , yoksa gelecek şimdiki zamanı ele geçirip yok eder ve henüz olmayanlar olmamıştır . Şimdiye sadık kal , işte o zaman sahici olacaksın . Şimdi burada var olmak , sahici olmaktır .

Osho

Sağlık Ve Güzellik

20 Dk Yürüyüşten Sonra Beyin!

beyin_yuruyus_th
20 Dk Yürüyüşten Sonra Beyin!

Aşağıdaki resim, Illinois Üniversitesi doktoru Chuck Hillman tarafından çekilen bir MR görüntüsü…

Soldaki resim, beynin hareketsiz bir oturuştan sonraki görüntüsü

Sağdaki resim ise, 20 dakikalık bir yürüyüşten sonraki görüntüsü…

Görüldüğü üzere yürüyüş beyin aktivitesini hatırı sayılı derecede artırıyor ve hareketliliğin olduğu bölge genellikle mutlulukla ilişkilendiriliyor.

2009 yılında İsveç’te yapılan araştırmalar da kalp atışlarını hızlandıran egzersizlerin beyin gücünü artırdığını kanıtlamıştı.

Aynı şekilde 2011’de ABD’de yaşlılar üzerinde 1 yıl süreyle yapılan deneylerde;

kalp atışlarını belli bir ritimde tutarak günde 40 dakika yürüyüş yapan kişilerde beyindeki hiokampüsün büyüyüp, hafızanın arttığı;

pasif gruptakilerde ise hipokampüsün küçüldüğü gözlemlendi.

İşte size beyninizi geliştirmek için basit bir çözüm,

Bol bol yürüyün ve egzersiz yapın 🙂

Yaşamsal ve Kişisel Gelişim

Hayata Çocukça Gözlerle Bakmak ve Mutlu Olmak

large (38)Hayata Çocukça Gözlerle Bakmak ve Mutlu Olmak

Bu yazıyı yazmamda bana ilham veren kişi, Taksim’den dönerken otobüs camından gördüğüm küçük bir çocuktu. Bu çocuğu; Taksim’in hafta sonu kalabalığında kaldırımda gördüm. Annesiyle birlikte dilenen bu küçük çocuk, annesinin kucağında öyle tarifsiz bir mutluluk içinde gözüküyordu ki! Çocuk; açık havada, annesiyle birlikteydi ve anasının kucağındayken, ona oyunlar yapıyordu. O an öyle keyifli ve mutluydu ki! Bu çocuk mutluydu çünkü hayatında olmayanlara, eksiklere değil; olanlara ve sadece o ana odaklanmıştı. İşte onu mutlu yapan, en çok da buydu.

Çocuklara, bir şeyler öğretme telaşı içinde olduğumuz için sık sık unutsak da; aslında onlardan öğreneceğimiz çok şey var. Bunlardan en önemlisi de, çocuksu gözlerle dünyaya bakabilmek… Yaşamda, her şeyi ilk kez görüyor ve hayatı yeniden keşfediyor gibi merakla bakabilmek ve anın içinde bir çocuk gibi kaygısız olabilmek.

Oysa biz mutluluğumuzu ne kadar çok koşulla sınırlandırıyoruz. Çocukken mutlu olmak için ne kadar “Hayata Çocukça Gözlerle Bakmak ve Mutlu Olmak” yazısını okumaya devam et

Sağlık Ve Güzellik

Su Ve Enerji Tasarrufu!Akarken kıymetini bilmediğimiz suyu israf etmemeliyiz.Tasarruf İçin Elele. Lütfen Okuyalım!

sinemagraf_musluk

Su Ve Enerji Tasarrufu!Akarken kıymetini bilmediğimiz suyu israf etmemeliyiz. Lütfen Okuyalım!

Merhaba Kıdım Gülşah Takipçileri;

Daha önce de su tasarrufuyla  ilgili bir yazı paylaşmıştım ama bu  sefer su ve enerji tasarrufuyla  ilgili uzun soluklu ama çok bilgilendirici ve eğitici bir  yazı paylaşıcam sizinle.Dikkat ediyorsanız her geçen zaman kışlar daha kurak geçiyor.Son nisan yağmurları olmasaydı barajlarımız’ın su seviyesi yaz’a 0’dan başlayacaktı.Kaldı ki bu yaz susuzluk yüksek bir  ihtimal.Dünya da yerleşimin çoğalması ve ormanlaşmanın zalmasıyla kuraklıkta kendini gösteriyor.Yağmurlar azalıyor.

Bura da bize  düşen çok büyük görevler var.Hem de  çok fazla ama zamanla alışkanlık haline getirirsek kolaylaşacağı kesin.Yalnız bunu  sadece  1-2 kişinin yapması ve  uygulaması,sadece bir  kaç kişinin bilinçlenmesiyle ve duyarlılığıyla  olacak bir  şey değil.Bu yüzden sizden ricam bu makaleyi uygun bir zamanınız da mutlaka  okumanız ve çevrenizde ki herkesle mutlaka paylaşmanızdır.Ailenizin üyelerini mutlaka bilinçlendirmenizdir.Bu konu da hem bizler karlı çıkacak hem de dünyamız için  gelecek nesiller ve çocuklarımız için çok büyük bir  iş başarmış olacağız.

Ben okudum,gözümün korktuğu kadar zamanımı almadı.Okurken su ve enerji tasarrufu hakkın da bir çok şey öğrenmemin yanısıra,bir sürü de pratik bilgi edindim.Hatta hemen bir  tanesini hayata geçirdim bile.Örneğin kullandığımız rezervuarları ele alalım.Rezervuarınıza,1.5 litrelik bir pet şişeyi su ile doldurarak sifonunuzun içine yerleştirin. Sadece bu basit önlemle bile yılda 2 ton su tasarruf edersiniz.

Düşünsenize her sifon da 1.5 litre kar etmiş olucaz..

Duyarlılığı için herkese şimdiden teşekkürler.Tasarruf için Elele…

SU TASARRUFU

large (38)Yeryüzünün 3’te 2’sinin su olduğunu, ancak bunun sadece yüzde 0.3’ünün içilebilir su olması nedeniyle su kaynaklarının verimli kullanılması gerekiyor.

Dünyada 6 milyar insandan 2 milyarı sağlıklı su içemiyor.

Susuzluk yakın zamanda çağın en büyük meselesi olacak

Bugün petrolden kaynaklanan savaşlar, yarın yerini suya bırakacak.

Su kaynaklarımızla gururlanmamıza rağmen Amerika’da kişi başına düşen kullanılabilir su varlığı 18 bin metreküp iken bu miktar ülkemizde bin 400 metreküp civarında.

Bir ülkenin su zengini olabilmesi için kişi başına düşen yıllık su miktarı en az 10 bin metreküp olmalı. Bundan dolayı su israfına karşı duyarlı olmalıyız. Akarken kıymetini bilmediğimiz suyu israf etmemeliyiz.

SU TASARRUFU NASIL YAPILIR ?

Genel

Erkekler ve Burçları…Beyler Bunu Kaldırabilecek misiniz Bilmiyorum :)

large (11)Erkekler ve Burçları…Beyler Bunu Kaldırabilecek misiniz Bilmiyorum 🙂

Maydanoz bile alırken manava burcunu soran bir insanım, insanların burcu önemlidir benim için. İyi arkadaş, vefalı koca, vatana millete hayırlı evlat olup olmadıklarını şıppadanak anlarım burcundan. Annem de böyledir benim, musluk tamircisinin contayı sıkışından anlar burcunu, başak burcu bu, titiz yaptı işini, etrafı sulamadı bahçıvan gibi der. Konuya bu kadar vakıf olduğum için; bugün size erkekler ve burçlarından bahsedicem.
KOÇ ERKEĞİ: Yüce Rabbim! Koç erkeği kadar sanatsever, yemekten, içmekten gezmekten anlayan bir erkek daha olamaz. O kadar anlar ki, sizi bunaltır. O onla yenmez, bu bunla giyilmez, o müzik asla içkisiz dinlenmez, diye diye yer bitirir ömrünüzü. Bu adamla yemek kursuna gitseniz, sizi kenarda oturtup, bak bu böyle soyulur diye sizi kenara itikler, bütün menüyü tek başına yapar. Bir de gözü dışardadır ki aboww!, Ama ben flörtözüm sohbet etmeyi seviyorum der ve o huyuna da mutlaka havalar süsler verir. Bir de eski sevgililerinin hepsiyle arkadaştır, hepsinin çocuğuna çeyrek takacak kadar hukuku vardır, ama temiz kalpli, iyi insanlardır neticede…

BOĞA ERKEĞİ: Boğa erkeğinin para işlerine kafası çalışır, disiplinli, eğlenceli, hayat dolu insanlardır. Çok güzel yemek yapar, felaket kin tutarlar, mahşer günü sorgu melekleri kesin boğa burcudur, iyiliği de kötülüğü de asla unutmazlar. Yemeğe, eğlenceye halvete, düşkünlerdir. Arkadaş “Erkekler ve Burçları…Beyler Bunu Kaldırabilecek misiniz Bilmiyorum :)” yazısını okumaya devam et

Kelimeler Okyanusu

Büyümeyen Çocuk Bakışlarım

large (72)

Büyümeyen Çocuk Bakışlarım

Yaşım büyüdü ama
Çocuk bakan gözlerim büyümedi hala…
Vapurda giderken,
Vapura eşlik eden, gökyüzündeki bulutlar
Şekil değiştiriyor, ben bakarken.

Sonbaharda düşen sarı çınar yapraklarının
Üzerinden yürüyorum koşar adım.
Sonbaharın tadını çıkarmak için
Arsız bir çocuk edasıyla…

Deniz kenarından kabuklar topluyorum
Dilediğim renge boyamak için.

Sıkılmadan saatlerce arıyorum,
Sahildeki şeytanminarelerini…
Çocukluğumdaki gibiHala simli yılbaşı kartlarında kaldı gözüm ve aklım
Parlak kartları, kitap aralarında saklamak için.
Çocuklardan ödünç alıyorum salıncakları,
Muzip bir çocuk tavrında…
Anlıyorlar çocuklar halimi,
Ve kırmıyorlar beni…
Zamana inat,
Büyümüyor, çocuksu gözlerim.
İçimde bakışları bana dost,
Her an oynamaya hazır
Bir çocuk gizliyorum…

Figen Karaaslan