Sinirli Anlarınız da Yapmanız Gerekenler.Anlık Sinirlerinizi Gidermenin Yolları Ve Öfke Kontrolü

large (13)

Sinirli Anlarınız da Yapmanız Gerekenler.Anlık Sinirlerinizi Gidermenin Yolları Ve Öfke Kontrolü

fiğe, işyerinde patrona, evde karıya veya kocaya, kafede sevgiliye, akşamları çocuğa sinirlenir dururuz sürekli… Derken elektrikler kesilir, maç varken lüzumsuz bir şeyle uğraşmak zorunda kalırsınız, sevdiğiniz dizinin en heyecanlı bölümünü kaçırırsınız, benzine yine zam gelir… Yani gün içinde sizi sinirlendirecek bir şey mutlaka olur. Ama “kriz yönetimi” tabiri gibi, bir de “sinir yönetimi” tabiri var tıp dünyasında… Yani sinirleri kontrol edip bu işten en az hasarla kurtulmanın yöntemleri… Peki bunun için ne yapmalı?

 “Kızgınsan konuşmadan önce 10, çok kızgınsan 100 e kadar say.”

Saymak sinir yönetimidir. Sayarken zaman geçiyor, konuya dikkatimiz etkileniyor ve sakinleşme sürecine geçiyoruz. En azından o andaki gibi değiliz artık. Sinirlilik anında ortaya çıkan enerji, zaten gergin olan durumu daha da kötüye götürüyor ve saldırgan davranış ve sözlere neden oluyor. Ama örneğin 10 a kadar saydığınız zaman hem zaman geçiyor hem de sizi sinirlendiren olaydan uzaklaşmanızı sağlıyor. Böyle bir durumda derin nefes almak da sinirliliği azaltıyor. Bilerek yavaş ama derin bir nefes almak, hem yatıştırıcı etki yapıyor hem de dikkatimizi nefes sonrası ana odaklıyor. Dolayısıyla ilk başta anormal sinirleneceğimiz duruma artık o kadar sinirlenmiyoruz.

Sinirlenmenin insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerini artık herkes biliyor. Bu durumda uzmanlar olaya “reaksiyon göstermenizi değil” ama “cevap vermenizi” öneriyor. Bunu yapmak için de üç noktaya dikkat etmek gerekiyor:

Bu sayede karşınızdaki kişinin yerine kendinizi koyup onun gözleri ile olaya bakabilirsiniz. Böylece anlaşmazlığın kaynağını daha iyi anlarsınız. Cevabınız da o oranda yumuşak olur. Kendine güvenerek cevap vermek, sinirlendiğiniz anda ortaya çıkan saldırgan tutumunuzdan tamemen değişiktir, duygularınızı doğrudan, dürüst ve doğru kelimeleri seçerek ifade edersiniz. Bu tutum, anlayış ve karşınızdaki kişi ile ortak bir nokta bulmanıza yardımcı olur.large (6)

Önce neye sinirlendiğinizi, karşınızdaki insanın size ne söylediğini iyice anladığınızdan emin olur. Böylece sorunu yanlış anlamamış olur ve bu sayede de reaksiyon göstermek yerine düşünme sürecine girersiniz. Duygularınızı kontrol etmek için konuyu ilerki bir zamanda karşınızdakiyle tartışmanız da iyi bir yöntem. Bu süreçte kısa bir yürüyüş bile çok işe yarar.

Endişeliyim, çok şaşırdım, sinirliyim” cümleleri ile başlayın.

İki: Sorunu açıkça ortaya koyun. Karşınızdakini yargılar bir tavır almayın. O türlü yorumlardan kaçının. Örneğin “sen zaten hiçbir zaman işe vaktinde gelmezsin” demek yerine “Bu hafta senden üç kere şu konuda ropor

istedim. Ama daha önüme gelmedi. Neler oluyor?” deyin.

Üç: Niye sinirli olduğunuzu izah edin. Karşınızdakinin yaptığı hatanın yol açtığı etkinin sizin de geleceğinizi olumsuz etkileyeceğini anlatın.

Dört: Karşınızdaki insana içinde bulunduğu durumu anladığınızı hissettirecek kelimeler seçin.

Beş: Yanınızda, baktığınız zaman sizi mutlu hissettiren bir fotoğraf taşıyın.

HUZUR ÖNERİLERİ

• Sinirliyseniz bir şey yapmadan veya söylemeden önce 10 a çok sinirliyseniz 100 e kadar sayın

• Cevap vermeden önce derin ve yavaş bir nefes alın

• Kişileri yargılar şekilde konuşmayın

• Kendinizi karşınızdakinin yerine koyun, onun gözüyle bakın

• Onun durumunu anlamaya çalışın

• Sinirlendiren alışkanlıklarınızı bir anda değil ama yavaşça terk edin

• Trafikte araba kullanırken asla cep telefonu ile konuşmayın

• Sinirlenmeye başladığınız mekanı hızla değiştirin

• Bir Walkman, discman edinin

SİNİRE KARŞI BİLE HOŞGÖRÜLÜ OLMALI

Çok fazla sinirlenip de bu yazıdaki hiçbir öneriyi uygulayamazsanız, o zaman ne yapmalısınız?

Size bir şeytanın avukatı lazım. Onunla ciddi anlamda sinirlenme kontrolü deneyimi yapın. Öncelikle araba kullanırken ve de o korkunç trafiğin içinde cep telefonunuzla asla konuşmayın. Gelen telefon sizi daha da çıldırtabilir. Kendi zayıf noktalarınızı, nelerin sizi sinirlendirdiğini bilin. Trafik mi? O zaman erken işe gidip, geç çıkın. Eve gitmeden önce bir saat jimnastik yapın veya bir yere gidip o günün stresini atın. Bu sayede eviniz veya çocuk gürültüsü üzerinize gelmez. Ve unutmayın ki sinir de gündelik hayatımızın bir parçası. Sinire karşı bile hoşgörülü olmak lazım.

Kaynak;hekimce.com

ÖFKE VE KIZGINLIĞIN BOŞALTILMASI

Psikologlar artık bunun çok yanlış ve tehlikeli bir inanç olduğunu göstermişlerdir. Bazı insanlar bu inancı, diğer kişileri incitmek için verilmiş bir onay gibi algılamaktadırlar. Araştırmalar, kızgınlık duygusunun “boşaltılması”nın kızgınlık, öfke ve saldırganlığı daha çok arttırdığını ve sorunu çözmek için hiç bir yararı olmadığını göstermektedir. Onun için en iyisi, kızgınlığınızı neyin tetiklediğini bulmanız ve kendinizi öfkeyle kaybetmeden, bu nedenlerle başa çıkabileceğiniz stratejileri geliştirmektir.

Deneyebileceğiniz bazı basit yöntemler şunlardır:

Diyaframınızdan derin nefesler alın; göğsünüzün üst kısmıyla nefes almanız sizi rahatlatmaz. Nefes alıp verdiğinizde göğsünüz değil, karnınız şişmelidir.

Derin nefeslerinizi alırken, kendi kendinize tekrar tekrar “Gevşe!” ya da “Sakin ol!” diyerek telkinde bulunun.

Belleğinizden çağırarak ya da hayal ederek sizi gevşetecek bir yer ya da ortamı düşünün ve gözünüzün önüne getirmeye çalışın.

Kendinizi zorlamayacağınız, yavaşça yapılan Yoga-türü egzersizlerle kaslarınızı gevşetmeye çalışın.

Bu teknikleri hergün pratik yaparak ezberlerseniz, daha sonra karşılaşacağınız gergin ortamlarda otomatik olarak uygulayabilirsiniz

BİLİNÇTE YENİDEN YAPILANMA

Bu strateji en basit anlamıyla düşünme tarzınızı değiştirmek demektir. Kızgın insanlar düşüncelerini küfrederek, bağırıp çağırarak ifade etme eğilimindedirler. Kızgın olduğunuz zaman genellikle düşünceleriniz gerçeği yansıtmaktan çok, olayların abartılmış ve çarpıtılmış bir şekilde algılandığını yansıtır. Bu tür düşünceleri farkedin ve yerine daha mantıklı olanları yerleştirin. Örneğin kendi kendinize, “Eyvah, şimdi herşeyi mahvetti!” gibi bir şeyler söylemek yerine, “Evet! Çok can sıkıcı bir olay. Neden kızdığımı çok iyi anlıyorum. Ama dünyanın sonu değil ve buna şimdi öfkeleniyor olmam bu olayı olmamış hale getirmeyecek.” diyebilirsiniz. Her iki düşünceyi de zihninizden geçirerek deneyin. Kızgınlığınızın hangi düşünceyle arttığını ya da azaldığını görün.

Farkında olmadan çok sık kullandığımız ve bizi kızgınlık duygularına hazırlayan, “asla!” ya da “her zaman” gibi sözcükleri zihninizde yakalamaya çalışın. “Bu asansör asla çalışmaz!” ya da “Her zaman telefon etmeyi unutursun!” gibi cümleler sadece hatalı değildir; aynı zamanda, kızgınlık duygunuzda haklı olduğunuzu düşünmenize de yol açar ve siz durumla ilgili yargıyı vermiş olduğunuzdan, problemin çözümüne de katkıda bulunmaz.

Örneğin, randevularına sürekli olarak geç gelen bir arkadaşınız olduğunu düşünelim. Hemen saldırmaya kalkmayın. Bunun yerine, neyi elde etmek istediğinizi, amacınızı düşünün. Sizin asıl istediğiniz arkadaşınızın randevuya sizinle aynı saatte gelmesi değil mi? O halde, “Her zaman geç kalırsın! Tanıdığım en sorumsuz ve làkayt kişisin!” gibi yargılardan kaçının. Bu tür cümleler sadece arkadaşınızı incitmeye ve onun da kızmasına yol açacaktır.

Eğer bu arkadaşınız sizin için önemliyse, problemin ne olduğunu ortaya koyun ve her ikiniz için de işe yarayacak bir çözüm yolu bulmaya çalışın. Ya da sorunu kendi kontrolünüze alıp, örneğin randevunuzu yarım saat öne alın, böylece arkadaşınızı bir parça atlatmış bile olsanız oraya zamanında gelecektir. Sonuçta problem çözülecek ve arkadaşlığınız devam edecektir. Kendinize öfkelenmenin hiçbir şeyi çözmeyeceğini, kendinizi daha iyi hissetmenize yardımcı olmayacağını, hatta daha da kötü hissedebileceğinizi hatırlayın.

Mantık öfkeyi yener, çünkü öfke haklı bir nedene bağlı olsa da, çok çabuk mantık sınırlarını aşabilir. Bu yüzden öfkelendiğinizi hissettiğinizde mantığınıza sığının. Kendinize “Tüm dünyanın size kazık atmaya çalışmadığını” hatırlatın. Sadece, yaşamın iniş ve çıkışlarından bazılarını yaşadığınızı düşünün. Öfkenizin kontrolden çıkmaya başladığı her zaman, bu yönteme başvurun. Daha dengeli bir bakış açısını yakalamanıza yardımcı olacaktır.

Öfkeli insanlar her şeyi talepkar bir şekilde isterler, diğer deyişle kendilerine hak görürler. Bu durum, adalet için de böyledir, takdir, kabul, onay, vb. için de böyle. Herkesin bu değerlere ihtiyacı vardır. Elde edemeyince hepimiz üzülür, incinir, hayal kırıklığına uğrarız. Ama kızgın ve öfkeli insanlar, bunları talep ederler. Talepleri karşılanmayınca, hayal kırıklıkları engellenme duygusuna, o da kızgınlık ve öfkeye gider. Bu insanlar, düşünceleri üzerinde çalışıp onları yeniden yapılandırırken, bu talepkàr özelliklerinin farkına varmalı ve “beklentileri”ni, “arzular”a dönüştürmelidirler. Diğer deyişle, istediği herhangi bir şey için, “Bana verilmeli” ya da “Benim olmalı” demek yerine, “Bana verilmesini isterdim.” diye düşünmenin daha sağlıklı olduğunu görmelidirler. İstediğinizi elde edemeyince kuşkusuz engellenme, hayal kırıklığı, incinmişlik gibi kesinlikle normal duygular hissedebilirsiniz. Ama bu duyguların içinde kızgınlık ve öfke olmamalıdır. Bazı kızgın insanlar bu duygularını, incinmişliğin acısından kaçınmak için kullanmaktadırlar, ama bu duygular, eninde sonunda o acıyı duymalarını engellemez.

ÇEVRE DEĞİŞİKLİĞİ

Bazen, sinirlenip öfkelenmemize yol açan “şeylerin” yakın çevremizde olduğunu farkederiz. Sorunlar ve sorumluluklar üzerinize öylesine yıkılır ki düştüğünüz tuzağa ve o tuzağı temsil eden insanlara karşı öfke ile kavrulursunuz.

Biraz ara verin. Gün içinde özellikle stresli olacağını bildiğiniz saatlerde, sadece kendiniz için kullanacağınız bir zaman ayırın. Örneğin çalışan bir anne, eve geldiğinde kendisine ayıracağı bir 15 dakikalık süre olursa, çocuklarının isteklerine, parlamadan daha iyi yanıt verebilir.

Danışmanlık

Eğer kızgınlık ya da öfkenizin, kontrolünüz dışındaki yoğunluklara çıktığını düşünüyorsanız, ilişkileriniz ve hayatınızın önemli boyutları bu duygudan etkileniyorsa, belki onu daha iyi yönetebilmek için profesyonel birinin danışmanlığına başvurabilirsiniz.

Psikoloğunuza başvurduğunuzda ona öfke duygularınız üzerinde çalışmak istediğinizi söyleyin. Yapmak istediğinizin sadece duygularınızı farketmek ve ifade etmek olmadığını, aynı zamanda ifade tarzınız üzerinde de çalışmak istediğinizi belirtin.

Yüksek düzeyde öfke yaşayan bir kişinin öfkesinin, danışmanlık aracılığıyla 8-10 hafta içinde orta düzeye inebildiği araştırmalarla gösterilmiştir.

Atılganlık (kendini ifade etme) eğitiminin rolü

Öfkeli kişilerin saldırgan olmak yerine atılgan olmayı öğrenmelerinin gerektiği doğrudur. Ama bu konudaki kitapların ya da yaklaşımların çoğu, kendilerine kızgınlık yaşama iznini vermeyen insanlar içindir. Bu tür kişiler ortalama bir insandan daha sessiz ve pasiftirler, diğerlerinin kendilerini sürekli olarak ezmelerine izin verirler. Öfkelerini kontrol edemeyen kişiler genellikle bunu yapmazlar. Ama bu kitaplarda yine de engelleyici durumlarda neler yapılabileceğine ilişkin işe yarayabilecek bazı ipuçları bulunabilir.

Unutmayın kızgınlığı yok edemezsiniz, edebilseniz bile bu çok iyi bir fikir olmayacaktır. Tüm çabalarınıza rağmen sizi kızdıracak olaylar olacaktır. Yaşam her zaman için engellerle, acılarla, kayıplarla ve diğer insanların onlardan beklemediğiniz davranışlarıyla dolu olacaktır. Bunu değiştiremezsiniz. Ama bu olayların sizi etkileme biçimini değiştirebilirsiniz. Kızgınlık ve öfke tepkilerinizi kontrol ederek, uzun vadede onların sizi daha mutsuz kılmasını önleyebilirsiniz.

Reklamlar

8 thoughts on “Sinirli Anlarınız da Yapmanız Gerekenler.Anlık Sinirlerinizi Gidermenin Yolları Ve Öfke Kontrolü

    1. Oyle mi kıyamam
      Herhalde senin beyninde sorun var sinirlenmiş gelmiş yardım istiyor bizene senden bizene sınırınden kusbeyinli

    2. eğer aşırı tepki verilmeyecek olaylara gereğinden fazla sinirleniyorsan önce kendine şunu sormalısın. Bütün bu öfkem sadece bunun için mi ? Altında yatan başka sebeplerin olup olmadığını sormalısın kendine.

  1. Çabuk s inirlenmem sinirlenincede icime atarım ve buda beni hasta eder .sonrada kendimi yerim neden cevap vermedim diye
    .

  2. ben ufak seylere bıle hemen ofkelenıyorum bazen kırıp dokuyorum buaralarda ıyıce sınırlerm bozuldu kendıme zarar verır oldum ne yapmam lazım

  3. kristen, sen iyiki sinirli değilsin:)) adam yada kadın kendini farketmiş düzelmeye çalışıyor ne güzel… ben öfkeli bir insanla nasıl başa çıkabileceğimi ararştırıyorum, keşke o da bunu farkedip ne yapması gerektiğini ararştırsa. çabası bile yeterdi sanırım:(

  4. Ben bir tartışma ortamında kendimi savunmaktan geri kalmıyorum,ama karşımdaki kişi eğer çok suçlayıcı konuşuyorsa haklı olduğum halde ben kiminle konuşuyorum diyip konuyu öylece bırakıp kaçırıyorum sonra da şöyle deseydim böyle deseydim diyorum çevremdekilere ben haklıydım değil mi falan diye sorup rahatlamaya çalışıyorum ama o an hiç bir şekilde beni suçlayan beni dinlemeyen insanla muattap olamıyorum niye öyle oluyor yani ben pasif miyim

Yorumunu bizimle paylaş çünkü düşüncen bizim için önemli :)

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s