Sağlık Ve Güzellik

Ender Saraç’ın Cilt Beyazlatmak İçin Domates Maskesi Tarifi

domates-maskesi

Cildimizi olduğundan bir veya birkaç ton daha beyaz göstermek isteriz. Çoğu kişi de cilt beyazlatmak için lazerli ışınlı yada peeling li bir takım yöntemleri benimsiyorlar. Oysa evde cilt beyazlatmak ta alternatif bir seçenek olarak karşımızda duruyor. Bunu nasıl mı yapacağız? Yanıt çok basit. Ender Saraç’ın doğal cilt beyazlatıcı tarifi ile…

Cildi beyazlatan doğal kürler arasında daha doğrusu ev yapımı maskeler içerisinde belki de en fazla tercih edileni Domates maskesi dir. Domates maskesi sayesinde cildimiz kolay ve etkili yoldan beyazlayacak ve aynı zamanda oldukça tasarruflu bir bitkisel bakım kürünü evde kendi kendimize uygulamış olacağız. Özellikle esmer tenli bayanların tercih ettiği bu bitkisel maske kürü için çok ta fazla bir malzemeye ihtiyacımız olmayacak.

Cilt beyazlatıcı domates maskesi için 1 orta boy domates ve bir miktar ak buğday ununa (has un) ihtiyaç duyacağız. Bu domates önce yıkanıyor daha blender de geçirilip suyu sıkıldıktan sonra eşit miktarda unun içerisinde ezilerek muhallebi veya macun kıvamına getiriliyor.

Macun kıvamındaki bu karışımı yüzümüzü beyazlatmak istediğimiz bölgelere süreceğiz. Ancak dikkat edilmesi gereken bir şey var. O da göz ve dudaklara mümkün olduğunca az bir biçimde bulaştırmamızdır. Maskeyi 5-10 dakika bekleterek kurumasını sağlayacağız.
Cilt beyazlatıcı domates maskesinden tam anlamıyla sonuç alabilmek için 2 ay boyunca 2 günde 1 kez gece uykusundan önce olacak biçimde cilt beyazlatma kürüne devam etmek gerekiyor

 

Kaynak;güncelsağlık

Sağlık Ve Güzellik

Somon Balığı: Besin Değerleri ve Sağlığımıza Faydaları

large (10)

 

Somonun faydaları yıllardır konuşulur. Soğuk sularda yaşayan bir tatlı su balığı olan somon balığı, bilindiği üzere omega-3 yağ asitlerinin mükemmel bir kaynağı. Üstelik pembe renkli ve diğer balıklara kıyasla daha yağlı etiyle iyi pişirildiği zaman gerçekten çok lezzetli ve şık bir öğün.

Omega 3’ün yanısıra somon balığı; kaliteli proteinler, vitaminler ve mineraller yönünden çok zengin bir besin. Günlük protein ihtiyacını karşılarken somon balığı tüketmek akıllıca bir seçim. U.S. Department of Agriculture National Nutrient Database’e gore 3 ons (yaklaşık 85 gram) somonda 22 gram protein ve vücudumuz için gerekli olan bütün aminoasitler bulunuyor.

The Institute of Medicine’in raporuna göre ise önerilen günlük protein miktarı; hamile ve emziren kadınlar için 71 gram, yetişkin kadınlar için 46 gram, yetişkin erkekler için de 56 gram. Bununla birlikte bu değerlerin ortalama değerler olduğunu ve kişiden kişiye değişebileceğini de belirteyim. Ama şu var ki; somon yediğinizde vücudunuza ciddi anlamda kaliteli protein ve esansiyel aminoasit takviyesi yapmış oluyorsunuz.

Bununla birlikte fırınlanmış ya da ızgara yapılmış somon, kalp için son derece faydalı doymamış yağ asitleri içeriyor. 85 gram somonda yaklaşık 7 gram sağlıklı yağ var; bunun 5 gramı omega-3 yağ asitlerini de içeren, tekli ve çoklu doymamış yağlar.

British Journal of Nutrition’ın 2012 sayısına göre, omega-3 yağ asitleri enflamasyon ve kalp hastalıkları risklerini azaltıyor.

Ayrıca pişmiş somon; potasyum, fosfor, B-12 vitamini, niyasin (B-3 vitamini); ve daha küçük miktarlarda A vitamini, folik asit, magnezyum, demir ve çinko içeriyor. Besleyiciliğinin yanında enerji değeriyse oldukça düşük: Taze fırınlanmış 85 gram somonda yalnızca 119 kkal. enerji var. Somon balığının besin değerleri genel olarak bu şekilde. Şimdi de bu sağlıklı besinin vücudumuza olan  bazı faydalarına bakalım:

1.     Osteoartrit ve diğer enflamasyonların tedavisine yardım eder

 İçinde bulunan biyoaktif peptitlerin (özellikle kalsitoninin) kıkırdak yapısına katılan kolejen sentezini arttırdığı, düzenlediği ve stabilize ettiği çalışmalarla kanıtlanmış. Ayrıca Pain dergisi Mayıs 2007 sayısında, iltahaplı eklem rahatsızlığı olan hastaların 3-4 ay boyunca düzenli omega-3 yağ asidi takviyesi kullandıktan sonra eklem ağrılarında ve sertliğinde azalma görüldüğünü yazdı.

2. Sizi daha mutlu ve daha akıllı bir insan yapar

Somon balığında bulunan Dokosahekseonik Asit (DHA), omega-3’ün aktif bileşenlerdinden biri; ve aynı zamanda %60’ı yağdan oluşan beynimizin yapısına katılan önemli bir yağ asidi. Bu durum, DHA’dan zengin somon, uskumru, ringa balığı gibi yağlı balıkları düzenli bir şekilde tüketen insanların nörolojik ve psikolojik sorunlarda daha dirençli olmasını, duygudurum değişimi gibi depresyon belirtilerini daha az yaşamasını açıklayabilir. Journal of Affective Disorders’da yayınlanan bir çalışmaya göre araştırmacılar, depresyonlu hastalarda omega-3 seviyelerinin ciddi anlamda düşük olduğunu tespit etti.

3. Kalp-damar sağlığınızı güçlendirir

Somon tüketimi kalp krizi, felç, düzensiz kalp ritmi ve yüksek kan basıncı gibi kardiyovasküler problemleri azaltabiliyor. Omega-3 yağ asitleri, DHA ve EPA üzerinde yapılan çalışmalar bu maddelerin pıhtılaşma ve arter plak oluşumunu azalttığını gösteriyor.

4. Göz sağlığını korur ve güçlendirir

DHA beynin yanısıra, retina ve gözün dış bölümünün de yapısına katılan bir yağ asidi. Yaşlılığa bağlı göz hastalıklarından korunmak için uzmanlar, A vitamininin yanı sıra omega 3 yönünden zengin balıkların tüketiminin düzenli yapılmasının da büyük önem taşıdığı konusunda hem fikir.

5. Uyumanıza yardımcı olur

Somon balığı bir triptofan kaynağı. Triptofan, proteinleri oluşturan 20 aminoasitten biri ve tamamen doğal bir sedantif. Somonun kalp ve beyin sağlığına olan faydaları bilinmekle birlikte uyku getirdiği ve sakinleştirdiği pek bilinmiyor; ama akşam yemeğinde somon balığı, uskumru, ringa ve alabalık gibi balıklar tüketmek size kesintisiz bir gece uykusu sağlayabilir!

Hem içeriğindeki sağlıklı yağların bozulmaması için hem de fazla yağ tüketiminden kaçınmak için somonu yağda kızartmak yerine fırında pişirmeyi veya ızgara yapmayı tavsiye ediyorum. Hiç hazırlık yapmadan, sadece biraz karabiber ilavesiyle bile inanılmaz lezzetli bir balık!

Kaynak;uplifers.com

Sağlık Ve Güzellik

Bir Günde Detoks!

Woman taking bath

Bir Günde Detoks!

Kendinizi detokslayın, hafifleyin.

İlk olarak size sorun teşkil eden toksin kaynaklarını belirleyin. Beslenme alışkanlıklarınıza bir göz atın. Fazla kilonuz varsa, bilin ki, kilolar da toksin üretirler. Organik ya da en azından doğal sebze, meyve gibi besinlere yönelin.

Detoksu bir yaşam biçimi haline getirmeye çalışın. Kafein, sigara ve alkolden uzaklaşın. Yağ tüketiminize dikkat edin. Hayvansal yağlardan uzak durun.

Detoks sadece beden değil, aynı zamanda ruhun da temizliğidir. Hayata daha pozitif bakmayı, yardım etmeyi, eğlenmeyi, gülmeyi, sevmeyi,sosyalleşmeyi de yaşamınıza sokar.

Detoks bir programdır. Size özel olarak düzenlenecek kürleri uygulamanız çok faydalı olacaktır. Ancak, gidip bir detoks merkezinden yardım alacak durumunuz yoksa, işte size bir günlük program. buradan yola çıkarak, kendiniz için yeni bir rota belirleyebilirisiniz.

– Öncelikle rahat ve boş bir gün belirleyin.
– Psikolojik olarak kendinizi detoks için hazırlayın.
– Detoks günü seçtiğiniz günden bir gün öncesinde sigara içmeyin ve alkol almayın.
– Kafein ve içeriğinde kafein bulunan içecekleri kullanmayın.
– Güne 1-2 bardak ılık su içerek başlayın.
– Bedeninizi esnetecek ve gevşemenizi sağlayacak birkaç ısınma hareketi yapın.
– Daha önceden tecrübeniz varsa yoga da yapabilirsiniz.
– Dışarı çıkın, 30 dakika yürüyüş yapın. Mümkünse yeşil alanlar veya deniz kenarı gibi oksijeni fazla olan yerleri seçin.
– Yürüyüş sırasında bedeninizdeki toksinlerden kurtulduğunuzu imgeleyin.
– Gün boyunca sık sık su, soda ve meyve suyu tüketin.
– Gün içinde öğün atlamayın.
– Her fırsatta müzik dinleyin. En azından yapacağınız işlerde fonda rahatlatıcı müzikler çalmasını sağlayın.
– Öğle yemeğinizi hafif ve uzun tutun. Yemekten yarım saat kadar sonra 30 dakikalık bir yürüyüşe çıkın. Bu yürüyüş sayesinde yediklerinizi daha kolay sindireceksiniz.
– Ara öğünlerde meyveler, çiğ sebzeler ve sularını tercih edin.
– Akşam yemeğini en geç 19.00’a kadar yemiş olun. Hafif pişmiş sebzeler, az zeytinyağı, limon ve sirke ile tatlandırılmış salatalar doğru bir seçim olacaktır.
– Akşam yemeğinden sonra da ufak bir yürüyüş yapın. Bu egzersiz çok daha rahat bir gece geçirmenizi ve keyifli bir uyku uyumanızı sağlayacaktır.
– Bitki çayları sizi rahatlatacaktır. Özellikle kuşburnu, adaçayı ve papatya sakinleştirici ve gevşetici etkiye sahip olduğundan, vücudunuza faydası olacaktır.
– Yatmadan önce bir duş yapın. Duş esnasında bedeninize ufak bir bakım uygulayın. Cildinizi fırçalayabilir, aroma yağlarla hazırlanmış bir küvette dinlenebilirsiniz. Banyodan sonra vücudunuza nemlendirici ile bir masaj yapın.
– Gününüzü yine müzik dinleyerek bitirin.
– Yatarken kitap okuyabilirsiniz.
– Yatak odanızı cep telefonu, televizyon gibi manyetik kirlilik yaratan cihazlardan temizleyin. İyi hava almış ve normal ısıda bir odada uykuya dalın.
– Düşüncelerinizi, negatif ve kendinizi kötü hissetmenize sebep olan duygularınızı unutarak, huzurlu bir uykuya dalın.

Pınar TOK