Gülşah'ın Notları

Bir süreliğine Hoşçakalın…

large (126)

Sevgili Blog takipçilerim;

Daha öncede söylemiştim.Kısa bir süreliğine bilgisayarımın fişini çekmek istiyorum.Bazı alışkanlıklarımı hayatıma geçirebilmek,hedeflerimi yapabilmek için ve biraz daha fazla hareket için bir süre paylaşımda bulunamıcam.

Ama sizler zaman zaman geçmişe dönük paylaşımlara bakabilirsiniz.Okumadığınız çok şey olduğuna eminim.O paylaşımların hepsi benim için birbirinden özel.Hepsini içime sindire sindire okuyup sevgiyle paylaşmıştım.Ara ara mutlaka maillerime bakıcam.

Lütfen benimle iletişime geçin.Güzel bir mail trafiği yapalım.

Bana nasıl mail göndereceğinizi biliyorsunuz.İşte buradan.Bolunu tıklıyorsunuz.Mail adresim zaten kayıtlı mesajınızı yazıp gönderiyorsunuz.

Bu arada az önce deprem oldu hissettim.Özellikle istanbulda güçlü bir şekilde hissedilmiş.Çok büyük geçmiş olsun hepimize.Bol salavat getirmek lazım.Dua lazım.Annemin söylediği bir söz vardır her zaman.Dünya dualarla ayakta duruyor diye.Dualarda buluşalım sevgili arkadaşlarım…

Benim için dua et derler,iyi niyetliyizdir ama kaldırıp ellerimizi gerçekten dua etmek aklımıza gelmez ne yazık ki.Bu yüzden gerçek dualarda buluşalım…Tekrar görüşeceğiz…O zamana dek sevgiyle kalın.Allah’a emanet olun…

Kelimeler Okyanusu

Hamd ve şükürle günaydın,

large (4)

 

Hamd ve şükürle günaydın,

Var oluşuma, şimdiki halime, verdiğin –vermediğin her şeye, geçmiş ve gelecekteki bütün şimdilerime şükürler olsun.

Bugün gerçeği görmeyi ve bütünün hayrına seçimler yapmayı seçiyorum

Bugün bilinç katmanlarımın uyumlanmasına niyet ediyor, zihnimin ve özümün işbirliği içinde olmasını seçiyorum.

Bugün şükretmeyi seçiyorum. Biliyorum ki ben kalben şükrettikçe bana yeni kapılar açılır.

Açılan kapıları görmeye ve kapılardan girmeye niyet ediyorum.

Bugünü özümdeki mutluluk ve huzurla dinginlik içinde geçirmeyi, öfkeden, yargılamalardan, suçlamalardan, eleştirilerden, kıskançlıklardan, böbürlenmelerden, kinden uzaklaşmayı, sevgiyle hareket etmeyi seçiyorum.

Sevgiyle geçirilen bir gün bereketli geçmiş demektir.

Esra Süren

ESSU-Nefes Koçu-Reiki Master

İşiniz su gibi rast gitsin, yolunuz su gibi aksın, hayatınız su gibi ferah olsun, ışığınız bol olsun

Kelimeler Okyanusu

Erkeklerin gözleri güzelliğini kaybetti çünkü erkekler ağlamaz diye yanlış bir fikir var…

 

large (35)Erkeklerin gözleri güzelliğini kaybetti çünkü erkekler ağlamaz diye yanlış bir fikir var. Küçük bir oğlan ağladığında annesi, babası hemen “Ne yapıyorsun kız gibi öyle” diye atlıyor. Ne saçmalık.Allah erkeğe de kadına da aynı gözyaşı bezlerini vermiş. Erkeklerin ağlamaması gerekseydi gözyaşı bezleri de olmazdı: basit …matematik. Niye erkeklerde de kadınlarla tıpatıp aynı gözyaşı bezleri var? Gözlerin ağlamaya ihtiyacı var ve doya doya ağlamak çok güzel bir şey.

OSHO

Kelimeler Okyanusu

Denemeyi Göze Alma Cesareti

timthumb (1)

 

Kral maiyetini önemli bir görev için sınamak istemiş. Birçok güçlü ve akıllı adam etrafına toplanmış. Kral onları bugüne kadar görüp görecekleri en kocaman kapının önüne getirerek şöyle söylemiş: “Siz akıllı insanlar, benim bir sorunum var ve hanginizin bunu çözebileceğini görmek istiyorum. Burada krallığımdaki en büyük ve en ağır kapıyı görüyorsunuz. Hanginiz bunu açabilirsiniz?”

Saray mensuplarından bazıları açamayız der gibi başlarını sallamış. Diğerleri, çevresindekilere göre daha akıllı sayılanlar, kapıyı daha yakından incelemiş, fakat onlar da açamayacaklarını kabul etmişler. Bu akıllı insanlar böyle söyleyince saraylılar sorunun çözülemeyecek kadar zor olduğunda fikir birliğine varmışlar.

Sadece bir vezir kapının yanına giderek onu şöyle bir gözden geçirmiş ve elleriyle yoklamış, açmak için çeşitli yolları denemiş, en sonunda kuvvetle yüklendiğinde ağır kapı açılmış. Meğer kapı zaten tam kapalı değilmiş ve açmak için deneme isteği ve yüreklilikle davranma cesaretinden başka bir şey gerekmiyormuş.

Kral vezire şöyle demiş: “Sadece gördüğün ve işittiğine bağlı kalmadan, kendi gücünü devreye soktuğun ve denemeyi göze aldığın için saraydaki görevi sen alacaksın.“

Yaşamsal ve Kişisel Gelişim

Hayatın İsrafı Tembellik.Mutlaka Okuyun!

tumblr_n30rksLSs21qm6oc3o1_500

Hayatın İsrafı

Tembelliğin ne olduğunu ve insanların başına nasıl çoraplar ördüğünü düşündünüz mü? Bu soru çok mu çocukça? Hemen herkes tembelliğin kötü olduğunu bilir ve kimse tembel olmayı kabullenmek istemez. Ama acaba kaç kişi gerçekten tembel olup olmadığını araştırmıştır? Tembellik ya zihinsel, ya bedensel ya da her ikisi birden yaşanır. İnsanların büyük bir kısmı zihinlerini, önemli bir kısmı bedenlerini ve yine çok önemli bir kısmı hem bedenlerini hem de zihinlerini çalıştırmazlar. Dinlenmek kastıyla uzun uzun oturmak, televizyon seyretmek, müzik dinlemek, dedikodu yapmak kontrolsüz hayal kurmak gibi işlerle meşgul olan insan bunları yaptığı anda tembellik tuzağına düşmüştür.

Oysa hayat duraksamadan devam eden “hareketlilik ve aktiflik” prensibi üzerine kuruludur. Atomlardan galaksilere kadar;mikroplardan balinalara kadar fıtrata itaat eden bütün mahlukat amansız bir hareketlilik furyasında çırpınır. Bakınız tembel ve durağan insanların başlarına neler açılıyor: Bedensel tembellik içerisinde olan insanın vücudunda zehirli birikimler oluşur. Koşuşturmayan insanın vücudundan zehirli maddeler atılamaz. Dokular yağ bağlamaya ve kilitlenmeye başlar. Hücrelere oksijen ve besin dağılımı iyi yapılamayınca vücut hızla yaşlanmaya başlar. Bunu fiziki güç kaybı, kas zayıflığı, yorgunluk takip eder.

Bedensel tembelliğin derecesine göre kireçlenme, zaman içerisinde felç ve daha bir yığın hastalık bedene hücum eder. Zihinsel tembellik aktif düşünmeme, zihni kontrolsüz olarak harici ve dahili telkinlerin tesirine bırakma durumudur. Zihinsel tembelliğe alışan kişi beyninin sinirsel bağlantılarını aktif bir şekilde kullanmadığı için zeka gerilemeye başlar, hafıza gittikçe zayıflar, hatırlama yavaşlar; tabii ki bütün bunları genel aktivitenin azalması takip eder. Zihinsel tembelliğin prensip olarak yaşın ilerlemesiyle fazla ilgisi yoktur. Aktif insanlar hayranlık verici başarılar arasında uçuşurlar. Neden bazı insanlar çok ağır fiziksel şartlara ve zihinsel faaliyetlere tahammül ederler de bazıları hemen tükeniverirler? İnsanlar her faaliyetin kapasiteyi arttırdığını göz ardı ediyorlar. Bedenin bir kapasitesi vardır şüphesiz ve çalışan insan bu sınıra hızla ulaşır.

Ancak beynin kapasitesinin sınırı kolay kolay ulaşılamayacak kadar geniştir. Allah’ın hikmetine bakınız ki insan kalbini yorulmayan (laktik asit üretmeyen) kaslardan yaratmıştır. İnsanın yorulmayan bir diğer uzvu da beynidir. Yeterli oksijen, glikoz ve enzimler sağlandığı sürece beyin hiç durmadan sürekli çalışır. Bazıları beynin dinlenmesi için bütün işleri bırakıp dinlenmeyi-yani tembelliği tavsiye ederler. Halbuki böyle yapmak tam tersine beyni tembelleştirir. Bizim zihin yorgunluğu dediğimiz şey beyni çalıştırırken fiziksel şartları ihmal etmemizden ya da psikolojik gerginliğin fizyolojiyi etkilemesinden doğan “durumdan” başka bir şey değildir. Uyku anında dinlendiğini sandığımız beynin uyanıkken ki hali kadar yoğun çalıştığını ortaya çıkaran son tespitler de bu gerçeği vurgular

 

Muhammed Bozdağ