Yaşamsal ve Kişisel Gelişim

Yarının bulaşıklarını yarın yıkarım. Hele bir yarın olsun…

large (54)

Yarının bulaşıklarını yarın yıkarım. Hele bir yarın olsun…

Midemdeki sancılar benim için ya şiddetli bir ülserin ya da kanserin habercisiydi! Daha fazla dayanamayıp bir Klinikte muayene oldum.

Doktor: ‘Ne ülsersin ne de kanser” dedi, ‘Yalnız herhalde- işyerinde işler karışık.”Doğruydu. Bir taraftan cenaze işleri, bir taraftan üç dernekteki aktif çalışmalarım, bir taraftan Pazar vaazleri derken daima üzgün, yorgun ve telaşlıydım. – Birgün eski notlarımı vaaz müsveddelerini karıştırıp masamı temizlerken doktorun tavsiyesini uygulama imkanım doğdu. Buruşturup buruşturup çöp sepetine attığım kağıtlara bakıp kendi kendime ‘Bu kağıtlara yaptığını üzüntülerine de yapsana” dedim. O günden sonra çözümü için hiçbir şey yapamayacağım meseleleri çöp sepetine gönderdim.

Asıl tedavi karım bulaşıkları yıkarken gerçekleşti. O’nu seyrediyordum. şarkı söyleyerek bulaşık yıkıyordu. Dedim ki evlenmeden önce O’na hayatı boyunca yıkayacağı bulaşıkları bir arada gösterseydim herhalde bir çığlık atar ve asla evlenmezdi. Halbuki o bulaşıkların hergün küçük bir kısmını yıkadığından üstelik şarkı bile söylüyordu! Her Pazar insanlara nasıl yaşamaları gerektiğini anlatan biri olarak kendimden utandım. Ben hem bugünün tabaklarını, hem de yarının henüz kirlenmemiş tabaklarını yıkamaktan bitap düşüyordum. Dünkü tabakları da yeniden yıkamaktan geri kalmıyordum. O günden sonra sadece bugünün tabaklarını hem de şarkı söyleyerek yıkamaya karar verdim. Meğer dünya varmış! Yarının bulaşıklarını yarın yıkarım. Hele bir yarın olsun…

Sait Çamlıca

Yaşamsal ve Kişisel Gelişim

BilinçaltIı Nedir?Nasıl Çalışır?Bilinciniz ve Bilinçaltınız hakkında bilgi edinin…

1_1329523356

Her kişisel gelişim konumuzda mutlaka bilinç ve bilinçaltından bahsediyoruz olumlamalar yapıyor bilinçaltımızı olumlu şekilde programlamak için türlü yöntemler uyguluyoruz..Peki acaba bilinçaltı konusunda ne kadar bilgi sahibiyiz?Hadi gelin bu yazıda bilincimiz ve bilinçaltımız hakkında detaylı bilgi edinelim.
Bu arada ben böyle uzun yazıları odamda sesli bir şekilde okuyorum.Böylece uzun yazılar daha okunası bir hal alıyor.Benden size tüyo 😀

Bilinçaltı sizce nedir? Üstü açılmamış, ürkütücü anı ve duyumların gizlendiği esrarengiz bir zihinsel mağara mı? Yoksa sadece, zihnin fonksiyonel bölümlerinden biri olarak sizin bir parçanız mı?
Kesinlikle ikincisi! Bilinç ve bilinçaltı işlevsel tanımlar olarak beynin herhangi bir anatomik parçasına tekabül etmez. Birbirinden farklı ve tamamlayan görevlerine göre özelleşmiş yeteneklere sahiptir.
Bilinç

Bilişsel (kavrama) , mantıksal, karar verme fonksiyonlarını görür. Duyusal girdileri analiz eder. Düşünür, muhakeme eder, eleştirir, değerlendirir. Fikir ve/veya telkinleri yargılar, kabul eder veya reddeder. Mantık süreçleri egemendir.
Bilinçaltı
Beyninizin farkında olmadığınız yanıdır. Bütün istemsiz vücut fonksiyonlarını kontrol eder. Bir anlamda otomatik pilottur. Hafıza deposudur. Deneyimlerinizi hatıralar şeklinde depolar. Zihninizin daha derin olan bu kısmı aynı zamanda heyecanlarınız , fikirleriniz , sezgileriniz , davranışlarınız , kendiniz hakkındaki imajınız ve alışkanlıklarınızdan da sorumludur. Bilinçaltı zihin telkin ve imgeleme yoluyla iknaya riayetkardır. Bilinçli zihnin aksine sorgulamadan önerileni kabul eder. Tekrarları olumlama olarak kabul eder. Pekiştirir. Otomatik davranışlar, alışkanlıklar da hafızada kayıtlı bilgiler arasındadır. Bilinçaltının vazifesi yaşamın idamesi ve mutluluğun sağlanmasıdır. Şuuraltı zihin “kanıtlarla ne ikna edilebilir ne de kandırılabilir. Fikirlere ve imajlara karşılık verir.

Bilinçli zihin çoğu kez dış dünyadan gelen verileri süzerek işleme tabii tutar. Sözgelimi tanıdık bir yolda giderken yol boyunca gördüğünüz her şeye dikkat etmeyip hatırlamayabilirsiniz. Kitap okurken ya da televizyon seyrederken dalıp size seslenildiğini fark etmediğiniz durumlarda olduğu gibi …
Bilinç aynı anda 5±2 işi yapabilir. Daha fazla görev yüklendiğinde kilitlenir. Bu yüzden dikkatimizi yönlendirmediğimiz, bizi o anda ilgilendirmeyen bir çok veri bu filtreden süzülür. Beş duyumuzun karşılaştığı çok sayıda duyum, algılanmadan bilinçaltı hafıza deposuna geçebilir.
Gereksiz bilgiyi geçirmeyen beyin filtresi

Uzun otomobil yolculuğu yaptıysanız gün boyunca araba radyonuzun sadece yerel istasyonları aldığını , karanlık bastırınca çok daha uzak radyo istasyonlarının çekebildiğini fark etmişsinizdir. Gündüz mevcut olan parazitler kaybolmuştur. Güneş bizatihi bu elektromanyetik parazitlerin başında gelir. Hipnozda olan da buna benzer. Dış uyaranlara giriş kapatılır, içsel algıya odaklanılır.

Zihinsel kimlik %10 bilinç, %90 bilinçaltından oluşur. Bir aysberge benzetilebilir
Bilinç
Duyusal girişi analiz eder, değerlendirir.
Bilgiyi seri halinde işler, aynı anda genelde bir tek bilgi işlenir.
Kısa süreli hafızadan sorumlu
İradenin yeri
Espri, alay ve inkarı anlar
Yavaş ve belirsiz
Yeni şeyler deneme ve öğrenmeye heveslidir
Geçmiş –şu an- gelecek
Mantıkçı, muhakeme yeteneği ve akılcı karar vermeyi sağlar
Farkındalık
Dinlenmelidir
Bilinçaltı
Eleştirip yargılamadan hareket eder, kabul eder veya reddeder.
Bir çok görevi aynı anda yapabilir. Tüm vücut fonksiyonlarını yürütür.
Uzun süreli hafıza
Alışkanlıkların yeri
Kelimesi kelimesine anlar. İma, espri, inkar, istihzayı anlamaz.
Çabuk ve kesindir
Tekrarla öğrenir
Kendini koruma mekanizmasına sahiptir
Tek zamanlı çalışır. “Şimdi” vardır.
Duyguların yeridir.
24 saat iş başındadır.
BİLİNÇ VE BİLİNÇALTI

İnsan zihnini bilinç, bilinçaltı ve bilinç dışı olarak değişik bölümlere bölerek inceliyoruz.. Tabii beynimizde böyle, şurası bilinç şurası bilinçdışı diye sınırları belli alanlar yok..
Aslında zihin olayı sadece beyinle sınırlı değil. Zihin sade bir yönetim merkezi. Zihin tüm beden ve insan varlığını kaplayan bir kavram.
Bu bir kavram.. ama gerçek bir kavram..

Bilinç dediğimiz zaman

Bilinç dediğimiz zaman şu anda farkında olduğunuz her şeyi anlatıyorum demektir.. bilinçaltı sorunlarımızın kaynağıdır Şu anda beni dinliyorsanız ancak benim sesimi duyarsınız.. Sokakta çalan kornayı duymazsınız.. Ama bilinç dışınız onu duyar ve işler..
Bilinciniz bir anda en fazla yedi ile dokuz arası bilgi parçasını işleyebilir..
Yani şu anda size aklınızda tutmanızı söyleyeceğim 11 rakamı bir ilişkilendirme yapmadan aklınızda tutamazsınız ya da bir an tutarsınız ama o anda size başka bir soru sorsam ve siz onu yanıtlasanız tekrar numarayı sorduğumda büyük olasılıkla unutmuş olursunuz. Ama bilinçaltınız onu beyninizde bir yerlere geçici olarak yazar.. Bilinciniz olayları analiz eder, mantık dediğimiz o süzgeçten geçirir.. Bilinçaltımız ise geniş bir bilgi bankasıdır.. Bir bilgisayarın hard diskidir.

Bilinçaltı

Bilinçaltı değerlerimizi, inançlarımızı depolar, beden fonksiyonlarımız kontrol eder.
Bilinçaltı geniş bir bilgi bankasıdır.. Tüm yaşantımızdaki yaşadıklarımızı, acılarımızı, mutluluklarımızı, duygularımızı saklar..
İnançlarımız orada şekillenir.. Davranışlarımız, tepkilerimiz orada biçimlenir…
Bir olay karşısındaki duygusal tepkimiz burada birikmiş bilgilerin eseridir.. Gelecekle ilgili kaygılarımız buradan köken alır.

Bilinç yargılar! Bilinçaltı uygular! bilinç nerede biter bilinçaltı nerede başlar?

Bilincimiz bilinçaltında birikenleri yargılar, eleştirir, kabul eder, etmez.. Bilinç işine yaramadığına inandığı bilgileri bilinçaltına geri gönderir. Bu kötü birikmiş bilgi yaşamımızı yönlendiren bir parça olur.. Sigara, kötü yeme alışkanlığı, stresler, endişeler. Bizi biz yaparlar. Bilinçdışımız ise bedenimizde otomatik, istem dışında seyreden tüm olayları idare eder… Nefes almak, kalbin çalışması, barsakların çalışması gibi… Bilinçaltında oluşan duygular kendini bilinç dışında karşılık bulur..

Heyecanlandığınız zaman kalbiniz çarpar, utandığınız zaman yüzünüz kızarır. Stres karşısında mideniz kasılır.. Ya da sıkıldığınız zaman başınız ağrır.. İşte aslında bilinçaltı ile bilinç-dışının bu sıkı-fıkılığı bir çok hastalığın ve psikolojik sorunun nedenidir. Ülserler, barsak hastalıkları, ruhsal sorunların yol açtığı bir çok fiziksel bozukluk bu ilişkinin eseridir..

Yani bilinç-altındaki bir duygusal değişiklik ya da sürekli olumsuz uyarılar bedende kendini fiziksel bir rahatsızlık şeklinde ortaya çıkarır.. Ya da bir olumsuz alışkanlık şeklinde.. Örneğin tırnak yeme şeklinde… ya da bir tik şeklinde..

Sağlık Ve Güzellik

Detoks Etkisi Yapan 7 Bitki

Detoks Etkisi Yapan 7 Bitki Biberiye, funda yaprağı, kiraz sapı, ısırgan yaprağı, yeşil çay, mate yaprağı ve kekik, mevsim geçişlerinde detoks etkisi yapıyor!

large (55)

Mevsim değişimlerinin insan vücuduna olan etkisinin son derece önemli , bu etkileri hafifletmek ve vücuttan su atılımını hızlandırmak için 7 farklı bitkiden yararlanılabilir;

Biberiye yaprakları, yapılan deneysel çalışmalarda pankreatik lipaz enzimini baskılayarak bağırsaklardan yağın emilmesini azalttığı ve dolayısıyla kilo almayı ve karaciğer yağlanmasını önleyebileceği bildirilmektedir. Ayrıca safra salgısını artırarak sindirimi, bilhassa yağlı besinlerin sindirimini kolaylaştırmaktadır. Diğer taraftan, biberiye yapraklarının idrar söktürücü özelliği vücuttan ödemin sökülmesine yardımcı olmaktadır.

Funda yaprakları, idrar artırıcı etkisinin yanı sıra sindirimi kolaylaştırıcı özelliği bulunmaktadır.
Kiraz sapı, idrar artırıcı özelliğinin yanı sıra zengin potasyum içeriği nedeniyle vücutta idrar ile atılan potasyum dengesinin bozulmasını önlemektedir.
Isırgan yaprakları da potasyum bakımından zengin bir idrar söktürücü olmasının yanı sıra vücuttaki ödemin atılmasına yardımcı olur.
Yeşil çay ve mate, içinde bulunan kafein maddesi nedeniyle fiziksel halsizliği giderici ve enerji verici (analeptik) bir içecek olarak bilinmektedir. Kafein türevleri idrar artırıcı etkisi ile yine vücutta ödemin sökülmesine yardımcı olur. Yeşil çay ve mate bitkileri yağ yakıcı (lipolitik) ve glikojenolitik özelliktedir. yağ yakıcı etkisi klinik çalışmalar ile de ortaya konulmuştur.
Kekik uçucu yağının safra artırıcı etkisi bulunmaktadır. Dolayısıyla sindirimi kolaylaştırır.

 

Prof. Dr. Erdem Yeşilada

 

Yaşamsal ve Kişisel Gelişim

Ruhsal Oruç…Olumlu Konuşma ve Olumlama…

large

 

Ruhsal Oruç

 

Olumlu düşünmek olumlu davranmak, beyni kontrol altına alarak ruhun terbiye edilmesiyle mümkün olur.. Peki nasıl ? Bunun için en hızlı ve bildik metod olan ORUÇ tutmak gerekiyor. Fakat bu kez RUHU VE BEYNİ TERBİYE VE KONTROL ETME ORUCU.

Bugün itibariyle istediğiniz bir saatte (isterseniz bu gece yatarken) 1 HAFTA OLUMLU DÜŞÜNME ORUCU tutacağınıza niyet edin. Bu süre zarfında hem kendiniz hem de çevrenizdeki herkes ve tüm yaşam ile ilgili ASLA olumsuz hiçbirşey düşünmeyecek ve konuşmayacaksınız. Aklınıza gelen ya da o an ağzınızdan çıkan olumsuz bir sözü, düşünceyi hemen tutarak İPTAL EDECEKSİNİZ. İnancınız doğrultusunda, isterseniz TÖVBE ESTAĞFURULLAH diyebilirsiniz. Ya da İPTAL ETTİM diyerek iptal edebilirsiniz. Önemli olan o sözden duyduğunuz rahatsızlık ve söylememiş olma niyetinin ifadesidir. Ve hergün ruhsal boy abdesti almayı da unutmayacaksınız Şöyle ki : BİLİNÇLİ YA DA BİLİNÇSİZ DÜŞÜNDÜĞÜM KONUŞTUĞUM OLUMSUZ TÜM DÜŞÜNCELERİMİ VE SÖZLERİMİ İPTAL EDİYORUM. Şeklinde.. Tam 1 hafta bu Oruca disiplinli devam ettiğinizde hayatınızda ve kendinizde inanılmaz değişiklikler olmaya başladığına bizzat şahit olacak ve belki de şu ana kadar inanmadığınız Mucizelerin hayatınıza nasıl aktığını bizzat yaşayacaksınız.. (Olumlu düşünmek ve olumlu cümleler kurmak ile ilgili daha önce bir yazı yazmıştım…)

Sevgi dolu, Mucize dolu Aydınlık Günlerimiz Olsun diyelim ve OLDU..

Alev Cedimağar Şifa ve Yaşam Terapisti

Olumlu Konuşma ve Olumlama

 

Günlük Konuşmalarımızda kullandığımız kelimeler hem bilimsel olarak beynin algılarını değiştirerek bilinçaltı şartlanmaya neden olduğu gibi, Enerji olarak da olumsuzu çekmeye devam etmemize neden oluyor. Mesela; Bugün kendimi çok yorgun hissediyorum. (yorgunluk kelimesi bilinçaltına itilir ve bu hissi daha yoğun yaşamanıza neden olur. Ayrıca Kelimenin yaydığı olumsuzluk enerjisi ile çevrenizde ki var olan tüm yorgunluğu ve ağırlığı sünger gibi çekmemize neden olur, Yani buna kullandığınız kelimeler ile kapı açıyorsunuz) Bunun yerine “Bugün kendimi çok enerjik hissetmeyi seçiyorum” ya da kısaca Ben bugün çok enerjiğim. Tam aksi ifadeler olumsuzluğu iterek kendine olumlu yer açar. Beyin bunu duyar şartlanır ve komple farklı bir komut alanına girer. (Depresyonda olan kişilerin sürekli yatma ihtiyacına yatarak devam etmesi yerine kendilerini bir şekilde zorlayarak dışarı çıkmaları ve kalabalığa karışmaları gerekliliği de bundandır. Ayrıca depresyonda bunun nedenine inilmedikçe tıkanmış noktalar açılmadıkça bunlar geçici çözüm olur.) İlişkimde, arkadaşımla, ailemle mutsuzum artık mutlu olmak istiyorum.. Ya da şu insan beni çok mutsuz ediyor. Bu cümlede mutsuzluğu kabul ediyorsunuz. ve mutsuzluk kelimesini yerleştirip güçlendiriyorsunuz. İlişkimde, aradaşımla, ailemle mutlu olmayı diliyorum, seçiyorum. O insanla sağlıklı mutlu bir ilişki içinde olmayı seçiyorum. (Hergün bir önceki günden daha mutlu olmayı seçiyorum. Hergün düzenli yapılan bu olumlama cümlesi sizi enerji olarak yükselterek güne daha enerjik ve mutlu hissederek başlamanıza neden olacak)

Kaza yapmaktan korkuyorum o yüzden araba kullanamıyorum. yerine Araba kullanırken dikkatliyim ve bu yüzden güvenli kullanıyorum.

Param yok ! (eğer paranız olduğu halde sadece çevre duymasın bilmesin amaçlı bu cümleyi sürekli kullanıyorsanız emin olun evren bunu çok yakında gerçekleştirecektir YOK dediğiniz herşey zamanla yok olmaya mahkumdur… ) Bunun yerine.. Çok şükür Allah herkese bereket versin. cümlesini kullanabilirsiniz.

Ayrıca daha önce defalarca değindiğim en önemli konu ise AMA kelimesi. AMA önceki cümleye olumsuzluk verir. Mesela Bugün sana gelmek istiyorum AMA çok işim var. dediğinizde zaten gitmek istesenizde olmayacağını AMA kelimesi kullanarak onaylıyorsunuz. AMA kelimesini hayatınızdan KESİNLİKLE çıkarmamız gerekiyor.. Bunun yerine akışı kuvvetlendiren BUNUNLA BİRLİKTE bağlamını kullanırsanız akışı pozitif yönde kuvvetlendirerek önceki cümleye olumlu bir geçiş yapar ve akışı devam ettirirsiniz.. Bugün sana gelmek istiyorum BUNUNLA BİRLİKTE işim var. (yani işim bitince sana geleceğim vurgusunu hem beyne gönderiyor hem de gitme olasılığınızı açık bırakıyorsunuz..

Ağzınızdan çıkan sözlere dikkat edin çünkü mutlaka gerçek olur ve döner dolaşır sizi bulur 🙂

öpüldünüz en kocamanından

Alev Cedimağar Şifa ve Yaşam Terapisti