Yaşamsal ve Kişisel Gelişim

“Ne yapsam da şu huzursuzluktan kurtulsam?” diye düşünme. Huzursuzsan, huzursuz ol! Mutsuzsan mutsuz ol, büyütme bunu sadece mutsuz ol;

tumblr_namc3bCdDK1slfr2co1_500Sevgi ve Nefret bir paranın iki yüzüdür
Varlığına bütünüyle sahip çıkmalısın.
İyisiyle, kötüsüyle her yönünü kabullenmelisin kendinin.
Herhangi bir şeyden kurtulmak söz konusu değil.

Kimse asla hiçbir şeyden kurtulmuyor,
kişi sadece yavaş, yavaş her şeyi kabullenmeyi öğreniyor.
İşte o zaman karanlıkla ışık arasında bir ahenk oluşmaya
başlıyor ve bu çok güzel bir şey.
Yaşam zıtlık sayesinde bir ahenge dönüşüyor.

Bu yüzden,
bu anları da yaşamaya çalış.
Sorun yaratma. “Ne yapsam da şu huzursuzluktan
kurtulsam?” diye düşünme.
Huzursuzsan, huzursuz ol!
Mutsuzsan mutsuz ol,
büyütme bunu sadece mutsuz ol;
zaten başka ne yapabilirsin ki?

Osho

 

Akışta kalmanız dileğiyle…

Yaşamsal ve Kişisel Gelişim

Kalp Yolunun Aşamaları 1 – 2

Kalp yoluna girmek vardır, yürümek vardır, koşmak vardır, uçmak vardır, hiç olmak vardır.
Sonra da adım adım, minim minim O’na geçiş vardır. O olmak, O’ndan olmak vardır.
Nasıl bir geçiştir O. Nasıl bir yoldur.

 

Kalp-Yolu-1-2

 

Adım adım, sanki hak et beni dercesine bir yolculuk.
Bende sendenim diye kalbinin parçalanmaya başlaması, bedeninden sıyrılmanın rahatlığı içinde bir geçiş.
Bitti zannedersin ama yoktur bitiş. Oldum zannedersin ama yoktur olmak. Olmak istersin hatta artık isteyemezsin olmayı o an aklına gelemez ki oldum mu olmadım mı bitti mi bitmedi mi?
Bitecek mi bitmeyecek mi, ne zaman bitecek o zaman mı bu zaman mı?
Düşünemezsin, artık ne akla gerek vardır ne de zekaya.

Kalp yolununda vardır aşamaları;

Giriş vardır;
O yola girmeyi isteme vardır.
Evet dersin bir hırs gelir içine. Bu kadar anlatıyorlar, nedir ki bu dersin, nedir ki?
Başlarsın araştırmaya, bu yola mutlu olmak için mi girersin, sahip olduğun dertlerden huzursuzluklardan kurtulmak için mi. Ne önemi var.

Vardır bir çok problemin.
Problemdır çevrendekiler; belki patronun, belki eşin sevgilin, belki annen baban, belki gelinin damadın, belki çocuğun komşun.
Problemdir borcun zenginliğin, paran parasızlığın, alıp alamadıkların.
Problemdir elbisen ayakkabın, evin koltuğun, araban.
Problemdir işin, mesleğin, şehrin.
Problemdir açlığın, tokluğun, nefretin özlemin.

 

Her dakika yeni bir şey çıkar. Sevgilin vardır problem, yoktur problem. Evlensen bir türlü, bekar kalsan öbür türlü. Evin vardır, daha da iyisi neden olmasın. Arabanın motor gücü yetmez artık sana, çünkü bilmemne markanın bilmemne motor gücünde yeni kasalı modeli çıkmıştır. Çok beklediğin hayatının kadını erkeği çıkmıştır karşına, istediğin olacaktır, ama problem biter mi ki. Annesi problem, kardeşi problem, kavgalar problem, hediye alması problem, almaması da problem. Çok istediğin çocuğun olmuştur, ağlaması problem, yemesi yememesi, eğitimi eğitimsizliği problem.

Ağlaya sızlaya bu döngü içinde sızlanırken çevrede birileri şunu yap mutlu ol. Bunu yap paran artsın. Düşün, uygula, senin olsun der. Önce inanmak istemezsin. Mutluluk, çok mutlu olan insanlar var mıdır? Birçok insan anlatıyor kitaplarda, seanslarda, seminerlerde. Herşey güzel olabilir diye.
Teknikler, yollar, uygulamalar vb.

İnanmak istersin. Kurtulmak istersin dertlerinden, daha mutlu olmak, daha daha da mutlu olmak istersin. Hayal etsenize herşey çözülecek. Para derdi bitecek, hayalinin mesleğini yapacak zevkle koşarak gidecegin işin olacak, ruh eşini bulacaksın. Ruh eşi varmış ya! Var olan şeye illa ki ulaşmanın yöntemide vardır. Tüm isteklerin bir bir olacak.

Artık kararlısındır değişmek için. Bunlara başkaları sahip olmuş bende olabilirim belki dersin. Bu söyleyiş belki öylesine, belkide en dertli anında, belki aldatıldığında, belki ölümde, belki…
Arayış başlar artık. Büyük arayış.

Yaşam çemberleriyle çözüm bulmaya çalışacaklara da koşabilirsin, şurana vuracağım herşey çözülecek diyenlere de, gel hayat çizelgeni çıkartalım diyenlere de, çekim yasısını öğreteceğim diyenlerede, ona da buna da.

Şanslıysan yılmaz, senin yolunu bulana kadar maddi manevi koşarsın. Kimisi seni buldurur, kimisi 5-6 saatlik etkili olan, bedenini kandıran ilaçlar gibi egona bir hoşluk sağlar. Ama yılma bul yol arkadaşını, sana destek olacak yol arkadaşı elbet var. Sana destek olacak sistem elbet var. Burada ki tek tavsiyem hissini dinlemendir. Uygulamaya başladığın teknik ve yönteme karşı hissin ne. Savrulup gitme bu döngü içinde sınırsız yöntem, yol var. Gerçekten istersen ve tüm yöntemleri algılayanı bulursan, seni doğru yolu bulmanın anahtarını nasıl bulacağını gösterecektir. Milyonlarca kombinasyondan en uygununu.

Ama bir geçtin bu çizgiyi. Bir geçtin mi egonu besleyen şeyler yerine gerçekliği bulmaya. İşte artık bu yol kalp yolunun başlangıdır. O eşikten geçiştir.Artık kalpten gülümseyerek bakarsın sigara içen, kendi bağımlılıklarından kurtulamadan diğerlerinin duygu bağımlılıklarını öğrendiği bilimsel tekniklerle çözeceğine inanan, falcılara laf söyleyip bir kişiyle 15 dk konuştuktan sonra ilaç yazıp falcılığın en alasını yapan, iyi kötü algısı içinde boğulmuş statü zenginlerine, hüzünle bakarsın artık kendine koçluk edemeyip duygusal bagımlılıklardan kurtulamamış kişilere, inşallah hisseder diye bakarsın artık çevrende ki gırdapta boğulanlara, ah ederek bakarsın başkalarının üzerinde çalıştığı sözde deneyleri kendine yol bellemiş sözde eğitimlilere.
Ah dersin; bilgiler bu kadar derinde, bu kadar ulaşılmaz, bu kadar bilinmez degil. Bilgiler heryerde, bilgiler doğada, farketmeyi bilende, görmeyi bilende, hissetmeyi bilende, kendini bilende.

Bunları yaşar, düşünür,durursun.
Artık önemli olan birşeyde edinmişsindir sanki oyunun en kritik yerinde edindiğin çok önemli bir joker gibi.
Teslimiyet; koşulsuz, şartsız, beklentisiz…
Huzur vardır artık. Çevrende olaylar yaşanır gider. Gözlerini kapattığında en üzücü olaylar bile köşeye fırlatıp attığın çanta gibi öylece kalır.
Sen ise huzurlu bir teslimiyette. Vardır alman gereken bir ders. Vardır öğrenmen gereken Bir şey. Artık farkındalığın vardır.
Evet dersin Şemste söylemiş zaten:
Nerden biliyorsun dünyan altı üstüne geldiğinde altının üstünden güzel olmayacağını.

Olaylar döner durur.
Bu aşamadaki problem ise çevrende olan değiştirilemez kişiler kategorisinde ki kişilerin bu durumu algılayamaması. Ve çılgınlar gibi olayların içinde kalıp ahlar, vahlar yaşamaları.
Ne yapacaksın şimdi, göstermelik ağlayamazsın. Yapamazsın artık sahte ahlar.
İşte bu biraz zorlar… Ama kalbinde ki güzelliğin yanında bu zorluk, zorluk mudur ki.

 

Ve artık kalp yolunda yürüyüş başlar. Hala kafanda vardır sorular…
Bazen zorlar seni çevrendeki koşullar, yaşadığın olaylar, anlar. Ama değişmiştir ya herşey. Artık günlerce üzüldügün şeyler için 5 dakika yeter. Ara sıra ego yoklar seni, buradayım der. Kızabilir, şaşırabilir, sinirlenebilir, öfkelenebilirsin, nefret edebilir, niye diye sorgulayabilirsin. Egonun, bilincin ( yani beta seviyesi) etkisinde olabilirsin. Ama artık kalp izin vermez… Tatmıştır bir kere teslimiyeti, huzuru, sevgiyi. Tatmıştır bir kere özünü. Tatmıştır O’nu. Duramaz ki kargaşanın içinde. Sevgi der, sevgi. Herşeyi çözecek şey. Özüne git der, özüne. Seni zorlayan herşey artık dönüşmüştür. Özünün, sevginin, O’nun tadından kopamazsın…

Yürüyüş başlamıştır, O’na doğru bir yürüyüş…

İndiago dergisi

Bu güzel satırlar  için  Evrim Kayabaş’a sonuz teşekkürler.

 

Diğer 3 aşamayı yarın sizlerle paylaşacağım…

 

Yaşamsal ve Kişisel Gelişim

Kitap okumanın 16 faydası

20ixcso

 

Kitap okumanın harika bir meşgale olduğuna ne şüphe. Fakat yine de uzun ve yorucu bir günün ardından, televizyon kumandasına uzanmak bazen bir romana uzanmaktan daha kolay gelebiliyor. Sakın vazgeçmeyin! Çünkü kitap sevmenin, birçok avantajı var.

İşte, bunlardan sadece 16’sı:

1) Hiçbir zaman canınız sıkılmaz. Toplu taşıma aracında mısınız? Kitabınızı açın. Doktorun bekleme odasında mısınız? Kitabınızı açın. Arkadaşlarınız hep kitap okuduğunuz için artık sizi dışarıya davet etmiyor mu? Kitabınızı açın.

2) İlk buluşmada karşınızdakini değerlendirebileceğiniz harika bir test var elinizde. “Kitap okumam” mı dedi? O ana kadar her şey yolundaydı belki ama bu itirafla ilişkinin ölüm fermanı imzalandı.

 

3) Diğer herkes muhtemelen sıkıcı, tek bir hayat yaşarken, siz yüzlerce değişik yaşamı tecrübe edebilir, yüzlerce insanın zihninde dolaşabilirsiniz. Telepati gibi bir şeydir bu; hatta daha bile iyisi.

 

 

4) Henüz vizyona girmemiş filmler hakkında ahkam kesebilirsiniz. Örneğin Açlık Oyunları’nın sıradaki filmi…

 

5) Her durum için bir alıntınız vardır. Tıpkı şu an gibi: “Kitaplar her biri eşsiz, birer seyyar tılsımdır. (Stephen King)”

 

6) Benzer şekilde her durumu anlatacak doğru kelimeyi biliyorsunuzdur. Kelime dağarcığınız muazzamdır.

 

7) Tebrikler, size hediye almak çok kolay.

 

8) Kitaplarda karşılaştığınız karakterler size öyle farklı perspektifler sunar ki bunlar aslında birer terapidir. Böylece hayata ilişkin harika tavsiyeler alırsınız.

 

9) İnternetiniz mi kesik? Kimin umrunda! Zaten bu geceyi okuyarak geçirecektiniz.

 

10) İyi okurlar, daha iyi yazarlar.

 

11) Elinizdeki zenginlikle, sayısız sohbet açabilirsiniz.

 

12) Evinizi süslemenize gerek yoktur. Kitap koleksiyonunuz bu işin icabına bakar.

 

13) O kadar çok kitap okudunuz ki artık hayatınıza nasıl heyecan ve dram katacağınızı biliyorsunuz.

 

14) Son araştırmalardan birine göre (bkz Huffington post ), okumak beyin hücreleriniz arasındaki bağlantıyı güçlendirir. Haklısınız, bu da sizi daha zeki biri yapar.

 

15) Dünyanın her noktasına, hatta geçmişe ya da geleceğe yolculuk yapabilirsiniz. Kendinizi Kolombiya’nın tarihine şahitlik ederken veya Elizabeth zamanının İngilteresine bakarken bulabilirsiniz.

 

Genel

Burçlara Göre Parfüm Seçimi

Burçlar hayatımızın her evresinde olduğu gibi, parfüm konusunda da bizlere yardımcı oluyor. Kişiliğimiz, hayat tarzlarımız ve tercihlerimiz de burçların etkisini yadsıyamıyoruz. Herhangi bir kokuyu seçerken, kişiliğimizi hatta kendimizi yansıtmasını istiyoruz. Kokuların her cilt tipinde farklı durduğu gibi, kişilik özelliklerine göre de değişkenlik gösterdiği biliniyor. 12 farklı burç bağlı bulundukları su, hava, toprak ve ateş grubunun kişisel özelliklerine göre parfüm seçiminizi yapmanızı kolaylaştırıyor.

 

 

Burclara-Gore-Parfum-Secimi1

Su grubu, balık, akrep, yengeç

Su grubundaki yengeç, balık ve akrepler her zaman estetiğe ve güzelliğe önem verirler. Daima bakımlı, ince ayrıntılara önem veren, modayı yakından takip edip uygulayan bir duruşları vardır. Kişisel bakım ve temizliklerine çok dikkat ettikleri ve su grubundan oldukları için, genelde taze, sabunsu ve temizliği çağrıştıran kokuları tercih ederler. Fakat kendilerine uygun buldukları ve alıştıkları parfümü de yıllarca kullanabilir ve değişiklik yapmayı sevmezler. Çiçeksi ve gül esanslı kokuları çok beğenirler.

 

Burclara-Gore-Parfum-Secimi2

 

 

 

Hava grubu, ikizler, terazi, kova

Hava grubunun çağdaş ve modern üyeleri kovalar, ikizler ve teraziler ise araştırmayı, seyahati ve özgürlüğü en çok seven burçlardır. Gelende ayakları üzerinde durmayı ve para kazanarak özgürlüklerini ilan etmeyi çok sevdikleri için, en iyi iş kadınları bu burçlardan çıkar. Fazla abartı olmayan, ama kesinlikle klasik de olmayan modern, hızlı ve sportif, rahatlatıcı özellikle limon ve çiçek esanslı kokular tercihleridir.

 

 

 

 

Burclara-Gore-Parfum-Secimi3Ateş grubu, yay, koç, aslan

Koç, aslan ve yaylar ateş grubundadır ve her ortamda fark edilmeyi ve gösterişi çok severler. Frapan ve feminen dokulu, baharatlı kokuları tercih ederler. Kokunun sürekli onları anımsatmasını benimseyip aynı kokuyu yıllarca kullanabilir ve sürdükten sonra buram buram kokması en önem verdikleri konu olur. Sürdükleri kokuda kendileri gibi ateşli ve kadınsı olmalıdır. Piyasaya çıkan yeni kokuları hemen alıp deneler ve özellikle vanilya esanslı kokulara bayılırlar.

 

 

Burclara-Gore-Parfum-Secimi4Toprak grubu, boğa, başak, oğlak

Toprak grubundaki boğa, başak ve oğlaklar ise çalışkan, planlı ve programlı, dürüst ve son derece sorumluluk sahibi insanlardır. Realist düşünce yapıları, kuvvetli iradeleri ve cimri tavırları vardır. Çok fazla süse ve gereksiz gördükleri şatafata önem vermez ve sade, yalın mizaçlı olarak kalmayı tercih ederler. Baharatlı ve uzun süre kalıcılığını koruyan kokuları çok severler. Koku tenlerine uyum sağladıysa uzun süre değiştirmez ve sabit olarak kokuya bağımlı kalırlar

Yaşamsal ve Kişisel Gelişim

Yedi Kutsal Gerçek

budist

 

– Kaç yıldır benim yanımdasın?

– 20 yıldır efendim

– Bu zaman süresince benden ne öğrendin?

– Hiçbir şeyle değişmeyeceğim yedi gerçek öğrendim.

– Ömrüm seninle geçtiği halde topu topu 7 gerçek mi öğrendin?

– Evet.

– Söyle bakalım öyleyse neler öğrendin?

– Baktım ki herkes bir şeyi dost ediniyor, ona gönül verip
bağlanıyor. Ancak, bunların hemen hepsi insanı yarı yolda
bırakıyor. Ben ise, beni hiç bırakmayacak, ölümden sonra bile
benimle gelecek şeyleri aradım. Ve dost olarak iyilikleri seçtim
kendime. Ki, onlar sonsuz bir yükselme yolculuğuna çıkmış
insanoğlunun hiç tükenmeyecek azığı ve en gerçek dostlarıdır.

– Çok güzel, ikincisi ne bakalım?

– Baktım ki, insanların bir çoğu geçici dünya değerlerine dört elle
sarılmış onları koruyor, kasalarda saklıyor, kaybolmaması için
her çareye başvuruyor. Kimi zenginliğine, kimi güzelliğine,
kimi ününe tutunmuş sımsıkı, onları elden çıkarmamak için
çırpınıp duruyor. Oysa ben varlığımı ve bütün isteklerimi
O’na satıp, gönlümü yalnız O’nun sevgisine açtım.

– Devam et!

– İnsanların üstün olmak için birbirleriyle yarıştıklarını gördüm.
Ancak bir çoğu üstünlüğü yanlış yerlerde arıyor ve birbirinin üstüne
basarak yükselmek istiyordu. Bunun üzerine üstünlüğü geçici
dünya değerlerinde değil, akıl ve ahlâkça yükselmekte, kötülüklerin
her çeşidinden el etek çekip, iyiliklere vasıta olmakta aradım.

– Devam et yavrum.

– Yine baktım ki, insanlar sabahtan akşama birbirleriyle uğraşıyor,
boş yere hayatı zehir ediyorlar kendilerine. Bütün bunların
benlik, bencillik ve çekememezlikten ileri geldiğini gördüm.
Ve gönlümü bu kirlerden arıtarak, herkesle dost olup,
huzur ve güven içinde yaşamanın yolunu buldum.

– Sonra?

– Nedense herkes hatasının sebebini hep dışta arıyor ve başkalarını
suçlamak yoluna sapıyordu. Böylece suçlarının örtüsü altına saklanıyordu.
Oysa insanın başına ne geliyorsa kendi yüzünden ve kendi eliyle
geliyordu. Bunu bilip yalnız kendimle cenge girerek, nefsimin iradesine
uymamaya ve vesvese verenin ağına düşmemeye çalıştım.

– Doğru. . .

– Baktım ki insanlar şu bir lokma ekmek ve dünya geçimi için helal
haram demeden, her türlü hakkı çiğnemekten çekinmiyorlar. Hem
başkalarının hakkını alıp onları yoksul bırakmakla, hem de bu
haksızlığın azabını ağır bir yük gibi vicdanlarında taşımakla iki
kere kötülük etmiş oluyorlar. Oysa doğru yaşanıldığında ve hakça
bölüşüldüğünde dünya nimetleri insanlara yeter de artardı bile.

– Ve yedinci?

– Yedinci olarak şunu gördüm ki, insanlar bir şeye dayanmak ve
güvenmek ihtiyacındadırlar. Kimi zenginliğine, kimi güzelliğine. . .
Bunların hepsi de bir süre sonra yıkılacak eğreti desteklerdir.
Ben ise yalnız O’na sığınıp yalnız O’ndan yardım diledim.
Ve bunun karşılığı sonsuz bir güven oldu.

– Seni tebrik ederim evladım. Ben de yıllar yılı bütün
din kitaplarını inceledim.
Hepsinin bu 7 gerçek etrafında döndüğünü tespit ettim

Sağlık Ve Güzellik

Yüzünüzdeki akneler iç sağlığınızın habercisi

Yuzunuzdeki-akneler-ic-sagliıginizin-habercisi

 

Yüzünüzdeki akneler iç sağlığınızın habercisi

“Ayna ayna söyle bana …” diye başlayan cümleleri kuran cadı, gerçekten dış görünüşün iç sağlığımızın bir penceresi olabileceğinin farkında mıydı acaba? Hiç sanmıyoruz ama yüzümüzün bize bilinçsiz olarak sözel olmayan sinyaller verdiği de bir gerçek. Hatta cildimizin durumu hem fiziksel hem de duygusal olarak iç organlarımızda neler olup bittiği hakkında çok şey ortaya koymaktadır. Öyle ki,  bazı yüz teşhis yöntemleri ile kanserin ve çoğu hastalıkların erken aşamalarını teşhis ettiği bile söyleniyor.

Aslında, geleneksel Çin tıbbı uygulayıcıları organ ve duygusal durumları arasındaki ilişkilerle yüzyıllardır ilgileniyorlar.  Hemen hemen hepimizin annesinin röntgen ışınlarına sahip, iç organlarımızı görebilen gözleri vardır. “ay sen bi solgunsun, meyve mi yemiyorsun, su içmelisin, uyumuyor musun sen, aç mısın?” gibi sonu gelmez cümleler kurarlar ve bunların hemen hepsini de sadece suratımıza bakarak anlayabilirler. E demek ki annelerin çoğunda yüzü tanımlama ve iç organlara kadar inebilme yetisi var. İşte Alman homeopati uzmanı Wilhelm Schuessler, bu konu hakkında 1800’lü yıllarda bir araştırma yapmış ve yüzümüzde beliren sivilce ve akne gibi cilt sorunlarının, renk değişikliklerinin bir hastalık ya da durum habercisi olabileceği tezini sunmuştur.

Görsel olarak hastaların yüzleri inceleyen Schuessler, bazı teşhislerde bulunmuş ve pratikte elde ettiği verilere dayanarak biz dizi kurallar belirlemiş. Hemen aşağıda bulunan görselde de açıkladığımız gibi, bu yönergeleri izleyerek hızlı ve doğru bir sonuca ulaşabilir ve belki de sinyal veren vücudunuzu dinleyerek, önlemler alabilirsiniz. Elbette bu önlemler, hemen bir doktora başvurarak, öncelikle bilimsel bir araştırma altına girmekle mümkün olacaktır.

“Yüz tanı” ya da “yüz tanımlama” olarak geçen bu çalışma elbette mutlak bir bilimin ifadelerini içermiyor. Ama kesinlikle daha sağlıklı bir yaşam tarzına yönelmemiz için bir işaret olabilir. Örneğin,

  • Yanaklar, mide ve solunum sistemi ile bağlantılı, bu yüzden bu alandaki hafif bir döküntü vücudun oksijene hasret olduğunun bir göstergesi olabilir
  • Ağız aynı zamanda mide ilişkilidir. Dudaklar mide ve bağırsaklarla ilgili sorunlara, çene altı ise kolonlarımızdaki bir soruna işaret edebilir. Dudakların çevresinde noktalar ya da renk değişikliği, kötü bağırsak hareketlerinin, şişkinlik ya da iştahsızlık belirtisi olabilir.
  • Kuru ve pul pul dudaklar dehidratasyonun yani vücudun susuz kaldığının belirgin işareti ve ayrıca kanlı diş etleri, asidik midenin göstergesidir. Hatta dudaklarınızdaki çatlak veya yaralar, dalağınızdaki bir sorunu gösteriyor olabilir.
  • Böbrekler ve mesane çene bölgesinde yer alıyor. Eğer çene bölgenizde belirgin bir lekelenme ve ya akne sorunu yaşıyorsanız,  böbreklerin fazla mesai yaptığını ve stres içinde olduğunuzun göstergesi olabilir.

Ayrıca bakın yüzünüzü inceleyerek nelere ulaşabiliyorsunuz:

  • ağız çevresindeki solukluk kalp-kapak bozuklukları
  • genel Solukluk, demir eksikliği ve anemi
  • beyaz burun, aşırı asitli mide
  • kırmızı surat, kan, kalp ve akciğer hastalıkları ve yüksek kan basıncı
  • kırmızı, yuvarlak (“dolunay”) yüz, aşırı adrenal, Cushing sendromu ve aynı zamanda kortizon tedavisi olanlarda
  • kahverengimsi cilt, düşük adrenal, psikolojik sorunlar ve isteksizlik
  • sarımsı Cilt (sarılık),Karaciğer, safra, ya da kan rahatsızlıkları
  • dış kulak ya da göz kapakları üzerinde Etli ben büyümesi, aşırı ürik asit, gut göstergesi