Yaşamsal ve Kişisel Gelişim

İçimizdeki Düşman : Şişkin Ve Patlak EGO

Benzerlerimiz bizi nasıl görür?

-Ego kendi ihtiyaçlarını diğerlerinden daha önemli ve acil zanneder; bu yüzden “asi” taklidi yapar,

-Ego sorumluluk üstlenmekten kaçar, sürekli etrafını suçlar; bu onun “ham”lığının bir göstergesidir,

-Ego kendi istedikleri olmayınca sorun çıkarır; bu yüzden sürekli “huysuz”lanır,

-Ego öfkeli, sivri dilli, saldırgan tavırlıdır; bu onun “kavgacı” olmasına sebep olur,

-Ego iğneleyici ve küçümseyici sözlerle etrafta sürekli negatif bir hava estirir; bu yüzden “kibir”lidir,

-Ego hemen her konuda kendi görüşünü herkese kabul ettirmek ister; bu onun “çokbilmiş” halidir,

-Ego her durumu dramatikleştirir, sürekli sızlanır ve her şeyden şikâyet eder; bu onun “mızmız”lanan yüzüdür,

-Ego kendisini mükemmel zanneder; bu onun “narsist” yönünü gösterir,

-Ego her şeyi kontrol altında tutmaya çalışır ve etrafındaki herkesi bu aşırı kontrolle kasıp kavurur; bu yönü onun “ben dedimci ve takıntılı” halidir,

-Ego her durumda mutlaka olumsuz bir yön bulur; bu yüzden bir “felaket tellalı”dır…

Hala onu beslemek ister misiniz, yoksa kontrolü elinize almanın zamanı gelmedi mi?

Kelimeler Okyanusu

Bir ağaç gibi dimdik durarak, tek başına ve kıpırdamadan İçinde olan biten her şeyin iç organların ve kaslarındaki tüm içsel değişimlerin…

tumblr_nctl1sxjsA1tkud1lo1_500

Bir ağaç gibi dimdik durarak, tek başına ve kıpırdamadan İçinde olan biten her şeyin iç organların ve kaslarındaki tüm içsel değişimlerin anlayışına erişirsin. Sürekli uygulama yaparak, doğan tepkileri duyumsarsın. Hep duyumsarsın; bu sürüp gider. İşte sana yol: Ne kadar ilerlersen ilerle, Keşfedilecek harikaların sonu hiç gelmeyecek.”

Lao-Tzu

Kelimeler Okyanusu

Bir Ömre Bedel 10 Söz

tumblr_na98ngCXZw1slfr2co1_500

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

1. Kendini Tanı (Sokrates)
Kendi içinde yolculuk yap. Günlük tut. Kalbin, gönlün, vicdanın ne diyor? Neyi öne çıkarıyor? Dünyaya bilinçli bakmanın yolu başta bu iç yolculuktan geçiyor.

 

2. Olduğun gibi görün ya da görüdüğün gibi ol (Mevlana)
Dürüst ol, adil ol, hakça düşün. İçinden gelen sesin öne çıkardığı değerleri koru. Hayatta bir şeyleri korumak için ayakta kalmazsan, her şey seni düşürür.

 

3. En yukarıda aşk var (Aziz Paul)
Sesi müziğe dönüştüren aşktır. Aşk olmazsa, sevgi ilişkileri yoksa, özen eksikse, hayatın kuru bir daldan farkı kalmaz.

4. Dünyayı hayal gücü döndürür (Albert Einstein)
Yaptığımız her şey hayal kurarak başlar. Hayat herkes için; hayalleri gerçekleştirmek ve yapabileceğinin en iyisi, olabileceğinin en güzeli peşinde gitmektir. Bobby kennedy’nin sözü gibi: Diğerleri dünyaya bakıyor ve “Neden?” diye soruyor. Ben bambaşka bir dünya düşünüyor ve “Neden olmasın?” diye soruyorum.

5. Fazla güzellik göz çıkarmaz (Mae West)
Güzel hayat doya doya yaşanır. Mutluluk paylaşılır, hayatı sevme hissi coşkuyla beraber gelir. Ruhun müziginde “Haydi bastır, göster kendini” temposu vardır. Kibir değil, coşku!

6. Fırsatlar yakalandıkça çoğalır (Sun Tzu)
Başarı cesaret ister, başlangıçtaki cesaret sonradan inanca dönüşür. İnanç insanlığa daha iyi hizmet arzusuna dönüştügünde, fırsatlar yelpazesi yukarı bir seviyede tekrar açılır.

7. Ya yap ya yapma. Denemek yok! (Yoda – Yıldız Savaşları)
Hayat seri hareket, karar ve kararlılık gerektirir. Teredütte kalanlar geride kalır. hayatın üstüne gitmezseniz, hayat sizin üstünüze gelir.

8. Mükemmellik, ekleyecek bir şey kalmadğında değil, alınacak bir şey kalmadığında oluşur (Antoine de St. Exupery)
Hayatınızı basitleştirin. Basitçe indirge, indirge, bir kere daha indirge… O zaman ne kalıyor ona bak. İstekler listenizi kısa tutun. Kısa tutun ki, odaklanabilirisiniz. Güneş ışığına büyüteç tutmak gibi konsantre olmazsanız, hayatı yakamazsınız.

9. Kabiliyet yoksa sanatçı olmaz, ama çalışılmadıkça kabiliyet hiçbir işe yaramaz (Emile Zola)
Ancak akıllı, bilinçli ve odağı şaşmayan çabalar sonrası, olası potansiyelin yapabilecekleri gerçekleşir. Elması yontmadıkça elinizde sadece bir taş parçası vardır.

10. Hayatı yaşamanın iki yolu var. Biri hiçbir şey mucize değilmiş gibi yaşamak… Diğeri her şey mucizeymiş gibi yaşamak (Albert Einstein)

 

Kelimeler Okyanusu

ANLAŞILMAK ya da ANLAŞILMAmak

 

tumblr_n7mgvmIjNn1r4zr2vo1_r1_500

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bİr gün adam yolda yürümektedir İlerden iş makinalarının sesi gelmektedir Yol açma çalışması vardır Birazdan dozerin geçeceği yerde güzel bir ağaç, agaçtada bir kuş yuvası yumurtalar içinde anne kuş korkudan titremektedir Çünkü birazdan dozer ağacı yıkacak, kuş yumurtaları kırılacaktırİyi niyetiyle bir adam ağaca çıkar ve kuş yuvasını güvenli bir yere taşımak ister Kuş yuvasını alır ve güvenli olan bir ağaca çıkmaya başlar Tam yumurtaları ağaca koyacakken ayağı kayar ve elindeki kuş yuvası yere düşer, yumurtalar kırılır

Aynı olayda başka bir adam Yoldan geçerken bir bakar, Kuş Yuvası, yerden bir taş alır ve yuvaya fırlatır Yumurtalar kırılır Bu iki olayda da yumurtalar kırılmıştır Sizce ikisi aynı şey midir? İşte sevdiklerimi üzmek kırmak beni hep korkutmuştur.

Niyetiniz iyiyken kötü görünmek, severken nefret ediyor sanılmak ve dahası sözün özü derdimiz

ANLAŞILMAK ya da ANLAŞILMAmak

Kelimeler Okyanusu

Sabah Sabah Ağaç Olmak…

large (11)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

SABAH SABAH AĞAÇ OLMAK
Gerçek Bir öykü:

Büyük kızım küçükken -sanırım anaokuluna gidiyordu- sabahları yatağında beş dakika otururdu, ben de karşısına otururdum. Küçük, spontan bir oyun oynardık. Ben, bir hayvan, eşya veya bitki rolüne girerdim, o kendisi olurdu ve karşılıklı bir drama veya fabl diyebileceğimiz bir şey sergilerdik.

Bir sabah uyandı, oturup battaniyeye sarıldı ve “Hadi bana bir ağaç ol” dedi. O sabah, canım sıkkındı, keyfim yoktu; son günlerde irili ufaklı bir çok olay moralimi bozmuştu. İçime baktım, oyun oynamak istemediğimi hissettim ve dürüstçe bunu kızıma söylemeye karar verdim. “Canım benim” dedim “bu sabah keyfim yok, canım sıkılıyor, ağaç olmak istemiyorum. ” Bir an durdu ve parmağını uzatarak “Baba tamam” dedi “o zaman üzgün bir ağaç ol. ” Tekrar içime baktım, neşeli bir ağaç olmak istemiyordum, ama üzgün bir ağaç olabilirdim.

Ve üzgün ağaç oldum. Birilerinin meyvelerimi taşladığını, insanların canımı sıktığını anlattım. Anlattıkça, hafifledim, ferahladım. Beş dakika bittiğinde rahatlamıştım. (İfade edilen sıkıntı, çoğunlukla bizi rahatlatır.)

Kıssadan hisse: Yaşamın her zerresi kutsaldır, değerlendirilmelidir. Güzelliklerden güzellikler çıkar; ama sıkıntılardan da güzellikler çıkarmak mümkündür.

Yaşamsal ve Kişisel Gelişim

Beyinle İlgili Bazı Gerçekler

 

large (28)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Beynin bazı sıradışı özellikleri: İç ses, alışveriş zaafı, bağımlılık gibi birçok konuda beyin hakkında bilinmeyen gerçekleri biraraya getiren habere göre;

-100 milyar sinir hücresi: Yeterince hızlı olamamak, basit matematiği kavrayamamak ve doğumgünlerini unutmak gibi birçok özellik, beynin sinir hücreleri arasındaki trafik akışına bağlı olarak kişiden kişiye değişiyor.

-Google etkisi: Columbia Üniversitesi’nde yapılan araştırmalar, insanların kendi hafızaları ve bilgi birikimi yerine internete başvurmayı tercih ettiğini ortaya koydu. Google gibi kestirme yollara başvurmak beynin hatırlama fonksiyonlarını geriletiyor.

-Abur cubur zaafı: Yapılan bir araştırmada, sevilen yemeklerin beynin madde bağımlılığına karşı duyarlı olan bölgesini harekete geçirdiği görüldü. Uzmanlara göre bu durum motivasyon ve keyifle ilgili ‘dopamin’ hormonuyla ilgili.

-Gelecek: Bu yıl açıklanan bir araştırma sonucuna göre, beynin ön bölümü tecrübelere dayanarak gelecekle ilgili öngörülerde bulunabiliyor. Uzmanlara göre, geleceği görmek için doğaüstü güçler gerekmiyor, geçmiş olaylardan stratejik düşünerek ders çıkarmak gerekiyor.

-Alışveriş zaafı: İki yeni araştırma alışveriş yaparken dikkatin çok hızlı dağılabildiğini ortaya koydu. Buna göre; stresli ve uykusuz olduğunda alışveriş yapma ve daha pahalı ürünler alma isteği yükseliyor.

-İç ses: Bilinçli karar vermek her zaman en doğru seçim olmayabiliyor. Bir araştırma, basit kararlar alınırken mantıklı düşünmenin, daha karmaşık kararlar alırken de bilinçaltına güvenmenin daha sağlıklı olduğunu gösterdi.

-Bağımlılık: 2011’de yapılan bir araştırma, solaryuma girmenin madde bağımlılığında olduğu gibi beynin ‘ödüllendirme’ fonksiyonunu harekete geçirdiğini gösterdi.

-Kritik 20’ler: Hafıza, 27’nci yaştan sonra giderek zayıflamaya başlıyor. Hücre kaybı 20’li yaşlarda başlıyor.

-Cep telefonu: Cep telefonuyla bir saate yakın konuşma yapmak beynin telefona yakın bölgesindeki etkinliği hızlandırıyor ve gri hücre ölümü sayısı katlanarak çoğalıyor.

Reader’s Digest