Sağlık Ve Güzellik

Radyasyondan Koruyan Doğal Taşlar

largeSayısız elektronik cihaz ve eşyaların arasında yaşıyoruz artık. Evlerimizde, işyerlerimizde, her yerde elektronik eşyalar içeren ortamlardan yayılan radyasyon ve ışıklara mağruz kalıyoruz. Organizmanın işleme düzenini bozan radyasyon ve serbest radikaller, fiziksel ve ruhsal açıdan bizleri olumsuz olarak etkiliyor. Teknolojinin giderek geliştiği ve telefon pazarının sınır tanımadığı dünyamızda, gelişmelere paralel olarak artan radyasyonun sağlığımız üzerindeki negatif etkileri azaltabilmek için bazı küçük ama önemli önlemler alabiliriz. Bu konuda da doğal taşların gücünden faydalanılabiliyor. Aragonit, Dağ Kristali, bakır taşı, azurit taşları günlük hayatta mağruz kaldığımız radyasyona karşı koruma sağlıyor. Bu taşlar sadece rasyasyona değil, uzun süre araba ve bilgisayar kullanan, ışınlardan gözleri ve zihni yorulmuş kimselere de iyi gelir. Taşların diğer faydaları yazıda belirtilmiştir.

ARAGONİT

Yapılan araştırmalar sonucunda 2.7 milyar yaşında bilge bir taş olduğu ortaya çıkan Aragonit, çok uzun bir zamandır dünyada bulunduğundan şifa gücü çok fazla olan biri taştır.

Milyar yıllık olanları İspanya’nın Aragon kentinden çıkarılır. Ülkemizde ise Toros dağlarından çıkarılır. Fakat bunlar diğerlerine oranla 30 milyon yıllık olan daha genç taşlardır.

Faydaları

  • Günlük hayatta maruz kaldığımız radyasyona (bilgisayar, cep telefonları vs…) karşı da belli bir oranda koruma sağlar.
  • Uzun süre tok tutma özelliği olduğu söylenir.
  • Ağrı, sızılarda, ilaç tedavisiyle birlikte sürekli vücudunuzda taşıdığınızda tedaviye yardımcı olur.
  • Bağışıklık sistemini kuvvetlendirip enerji verir.
  • Üzerinde taşıyan kişiye sakinlik ve huzur verir.

DAĞ KRİSTALİ

Beyaz ve siyah renklerde veya renksiz olarak, saydam ve yarı saydam şekilde bulunur. Kristal kuvarsın bir türüdür. Eğer kristalinizi çok uzun süre kullandıysanız enerjisi tükenebilir. Toplamış olduğu negatif enerjiyi size aktarmaya başlar. Bunu baş ağrısı ve mide bulantısı olarak hissedebilirsiniz. Bu durumda kristalinizi tekrar kullanmadan önce toprağa gömüp bir gece boyunca bekletilerek temizlemeniz gerekir. Ayrıca kristalinizi bir ametistin yanında bırakmanız da temizlenmesini sağlar.

Faydaları

  • Cep telefonu, telsiz gibi cihazlardan yayılan radyasyonu toplar.
  • Beyin fonksiyonlarını uyarır.
  • Göze faydalıdır.
  • Güç ve canlılık kaybına karşı koruma sağlar.
  • Zihinsel konsantrasyonu kuvvetlendirir.
  • Tene temas ettirerek kıyafet altında taşındığı takdirde, kişiyi diğer insanların negatif enerjisinden korur. Pozitif insanlar içindeyseniz taşınızı görünür şekilde takın. Böylece çevrenizdeki insanların pozitif enerjisini toplar.
  • Baş ağrısını hafifletici özelliği vardır.
  • Sindirim ve kan dolaşımı sistemini sağlıklı tutar, hastalıkların iyileşme sürecini hızlandırır.

Not: Hangi amaçla kullanılırsa kullanılsın, yeni satın aldığınız bir kristali kullanmadan önce mutlaka bir gece toprağa gömerek üzerindeki negatif enerjiden arındırın. kristaller onun enerjisine alışık olmayanlarda ilk başlarda baş ağrısına sebep olabilir. Böyle bir durumda ara sıra kristalinizi çıkarın. Ancak enerjisine alıştığınız zaman sürekli olarak takabilirsiniz.

AZURİT

Azurit, bir çeşit bakır cevheridir. Kristal yapısı birbirine dik ama farklı uzunlukta olan eksenlerden oluşur. Çoğunlukla bakır yataklarında bulunur. Çıkarıldığı ülkeler arasında Rusya, Amerika ve Avustralya bulunur.

Faydaları

  • Uzun süre araba kullanan ya da bilgisayar başında çalışmaktan dolayı gözleri yorulanlara iyi gelir.
  • Sinir sistemindeki enerji akışını artırır, oksijenin daha iyi kullanılmasını sağlar.
  • Düşünceleri berraklaştırır.
  • Azurit taşı adet dönemi kramplarında ya da yumurtalık sancılarını gidermekte kullanır.
  • Duyguların ve düşüncelerin rahatça ifade edilebilmesini sağlar.
  • Kişinin, iç dünyasını hissedip onu dışa vurma yeteneğini artırır.

MALAKİT (BAKIR TAŞI)

Malakit Taşı’na, ‘Bakır Taşı’ veya ‘Tavus Kuşu Taşı’ da denir. Işıltılı yeşil veya siyahımsı koyu yeşil renklere sahip sahip olan Malakit’in soluk yeşil çizgileri vardır. Zaire, Namibya, Rusya, İngiltere ve Amerika’da çıkarılır. Malakit, bakır yataklarında oluşan bir çeşit mineraldir. Kolay kırılan bir yapıya sahiptir. Gerçek Malakit taşı, aşırı duygulanmalara karşı kırılgandır. Aşırı duygusal kişilerin sürekli kullanması sakıncalıdır.

Faydaları

  • Radyasyonun etkilerinden korur.
  • Bedeni ve ruhu arındırır.
  • Yaydığı enerji canlılık verir, hücreleri yeniler.
  • Hoşgörüyü artırır.
  • Fiziksel ağrıları, özellikle diş ağrısını, doğum sancısını, romatizmal ağrıları ve eklem ağrılarını hafifletir. Ağrıları dindirmek için taşlar o bölgeye masaj yapılması daha iyi sonuç verir.
  • Sıkıntılı ruh halini geçirir, neşe verir.
  • Kalbi ve kan dolaşım sistemini korur.
  • İlk bakışı çektiğinden nazara karşı koruma sağlar.

large (1)ALEKSANDRİT

Aleksandrit taş ilk çıkarıldığında rengi yeşil olduğundan dolayı zümrüt zannedildi. Ancak Aleksandrit taşı güneş ışığına tutulduğunda mavimsi yeşil bir renk alır. Mum ışığına tutulduğunda ise kırmızımsı mor bir renk alır. Loş ışıkta kahverengi renk alır. Bu taşın farklı renkler almasının sebebi bileşiğinde bulunan titanyum kromdur. Aleksandrit taşının çıkarıldığı başlıca ülkeler: Rusya, Burma, Madagaskar, Sri Lanka ve Brezilya’dır.

Faydaları

  • Cildi zararlı ışınlara karşı koruduğuna inanılır.
  • Kişiler üzerinde yatıştırıcı ve iyileştirici etkileri vardır.
  • Merkezi sinir sisteminde meydana gelen problemlere karşı iyi gelir.
  • Kişideki yeteneği ve özgüveni geliştirmeye yardımcı olur.

endoğalından.com

Yaşamsal ve Kişisel Gelişim

Yaşamla Barışmak

guzel-genc-2

 

Barış;  Aniden meydana gelecek felaket karşısında üzüntü mü duyuyorsunuz? Belki de hiç meydana gelmeyecek.
Aksilikler; Hemen hemen hepsi kalbinizde yer alan büyük kötülüklerin Yüce Ruh tarafından atılma ölçüsüdür.
Uzun süreli sıkıntılar; Onlar herkesi kötü bir duruma getiren ve dua ve sessizlik kliniğine ihtiyacı olan hastalardır.
Unutkanlıklar; Başkaları üzerinde karar alma hakkını görenler merhamet edin, çünkü hangi tür problemlerle karşılaşacaklarını bilmiyorlar.
Bizim hatalarımız; Kendimizi düzeltebilmek için kutsal fırsatlar olarak değerlendiriniz.
Sevdiklerimizin hataları; Onların deneyimlerine saygı göstererek kendi sınavlarımızla karşı karşıya olduğumuzu anlayalım.
Zorluklar; Kendi imanımızı değerlendirmek için denemelerden başka bir şey değil.
Fiziksel hastalıklar; Aydınlanma için aralar ve ruhsal dünyanın yeniden inşası
Endişe beklentileri; Şöyle düşünün: Tanrı’nın merhameti ile dün ışıldayan güneş, aynı şekilde bugün de ışıldayacaktır.

F.C.Xavier’den Andre Luiz     

Yaşama karşı tavrımız, onun bize neler göstereceğini belirler. Eylem daima düşünceyi izler. Kendini ezilmiş hisseden ve öfkesi burnunda olan insanların işlerinin sürekli ters gidiyormuş gibi göründüğüne hiç dikkat ettiniz mi? Oysa neşeli ve iyimser bireyler zorluklar karşısında asla yılgınlık göstermezler. Bu durum, kader icabı değil, tamamen bizim tavrımızla ilgilidir. Aynı şeyler hepimizin başına gelebilir.Çünkü yaşam fanidir ve engellerle doludur. Fakat bir deneyimi pozitif ya da negatif yapan bizim kendi tavrımızdır.

Bu konuya ilişkin güzel bir örnekte öykü şöyle: Kansere yakalanmış iki hasta var. Bu iki hastanın ortak arkadaşlarından birinin anlattığına göre, hastalardan birincisi, kansere yakalandığını öğrendiğinde karamsarlığa gömülmüş ve yaşamında herhangi bir değişiklik yapmaksızın aynı şeyleri yemeye devam etmeye etmiş. İkincisi ise kanserin kendisine galip gelemeyeceğine karar vermiş ve beslenme düzenini değiştirmişti. Belirli bir zaman periyodu içinde ikinci hasta iyileşmiş, birincisi ise bedeninden ayrılmak zorunda kalmış. Öyküyü anlatan arkadaşları elbette farklılığı yaratan şeyin yalnızca beslenme olduğunu düşünmekle yanılmıştı. Çünkü bu farkı ortaya çıkartan şey  yalnızca alınan gıdalar olamazdı. Şüphesiz diyetin sağlık üzerindeki önemi tartışılmaz ama en önemlisi, hastalık karşısındaki tavırlanmadır.
Bu örnekte birinci hasta, kurtulamayacağını düşünüp, herhangi bir değişiklik göstermek için çaba göstermemiş. İkinci hasta ise kendi yaşamının sorumluluğunu yüklenmiş ve pozitif bir yaklaşım içine girerek, tüm yaşamının kontrolünü tekrar ele geçirip, huzurlu, sağlıklı ve mutlu bir bakış açısına ve en önemlisi yeni bir yaşama kavuşmuştur. Bunun bir diğer adı da “Yaşamla Barışmaktır”

“Yaşam bizim tarafımızdan dokunmayı bekleyen evrensel bir kumaş gibidir. Onun nasıl dokuyacağı ise dokuyanın sihirli parmaklarındaki gücü nasıl kullanacağına bağlıdır.”

Genel

Pantone Renk Astrolojisine Göre Doğduğunuz Ayın Bir Rengi Var!

PANTONE RENK ASTROLOJİSİNE GÖRE DOĞDUĞUNUZ AYIN RENGİNİ MERAK EDİYOR MUSUNUZ?

 

renk

Renklerin hayatımızdaki yeri ve gücünü hepimiz biliriz. Özellikle doğanın doğal renkleri bize huzur, enerji, dinginlik ve mutluluk verir. Bazı ana renklerin karışımı ile ortaya çıkan eşsiz ve sayısız renkler dünyamıza birçok etki sunar. Kimi renkler pozitif etkisi ile daha aktif ve yaratıcı olmamızı sağlarken, kimi renklerde mistik yapısıyla spritüel dünyamızı harekete geçirir, bazıları da hüzün duygumuzu harakete geçirebilir. Pantone renk astrolojisine göre ise her insanın doğduğu aya göre ona uyumlu ve onu bütünleyen bir rengi var. PantoneColorstrology yazarı MicheleBernhardt, renklerin gücünü hayatımızın içine dahil edebilmek için doğduğumuz ayın rengiyle uyumlu mekanlar yaratmamızı öneriyor. Doğum gününüze göre bulacağınız bu renk en sevdiğiniz renk olmayabilir, ama içinizdeki artı ve eksi yönleri dengeleyerek kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlayabilir.

Doğum Ayınıza Bakıp Renginizi Keşfedebilirsiniz.

OCAK: Karamel. Gerçeğin, kararlılığın ve kuvvetin rengi olan karamel.

ŞUBAT: Leylak. Canlandırıcı,ilham verici ve hayal gücünü harekete geçiren yenilikçi bir renk leylak.

MART: Su yeşili. Zeki, anlayışlı ve sezgileri kuvvetlendiren renk su yeşili

NİSAN: Kırmızı. Cesaretin, tutkunun rengi ateşli kırmızı nisan ayını temsil ediyor.

MAYIS: Yaprak yeşili. Doğanın rengi canlı, tazeleyici, bereketli ve iyileştirici etkisiyle yaprak yeşili.

HAZİRAN: Altın sarısı. Tazeleyici, zihinsel anlamda enerji verici ve ışıltıyla dolu bir renk altın sarısı.

TEMMUZ: Mercan pembesi. Nazik ve sakinleştirici karakteriyle mercan pembesi aşkı ve anlayışı çağıran bir renk.

AĞUSTOS: Turuncu. İlham veren, güçlü ve sadık duruşuyla turuncu huzuru simgeliyor.

EYLÜL: Gece mavisi. Sanatsal, sezgileri kuvvetli, saflığın ve erdemin sembolü olan bir renk gece mavisi.

EKİM: Gök mavisi. Sakin ve rahatlatıcı bir renk olan gök mavisi, aşkı, dengeyi ve güzelliği simgeliyor.

KASIM: Şarap rengi. Yoğun ve tutkulu bir renk olan şarap rengi, derinliği, gücü ve aşkı sembolize eder.

ARALIK: Petrol yeşili. Derin ve meditasyona uyumlu hissiyle petrol yeşili, iyimserliğin, aklın ve doğruluğun rengi.

Yaşamsal ve Kişisel Gelişim

Gün içinde sürekli oturmak zorunda olanlar için 3 dakikalık ‘düzgün oturma’ dersi

oturmak

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İnsanlığın başlangıcından beri hayatta kalabilmek, hareket etmekle özdeşleşmiş bir kavramdır. Hayatta kalmak için avlanmak, tarımla uğraşmak, göçler yapmak, savaşmak hep hareket ve aksiyon içerir.

Ancak günümüzde hayatta kalma kavramı eskinin tam tersi yönde evrilerek oturmakla özdeşleşmiş hale geldi. Artık ofiste, bilgisayar başında, evde ne kadar oturursak o kadar para kazanıyor, hayat kalitemizi arttırmak için hareketsiz bir yaşam tarzını benimsemek zorunda kalıyoruz.
Oturma eylemi yaşam tarzı haline geldiği için, sadece işle de sınırlı kalmıyor tabii. İş çıkışı saatlerinizi trafikte, arabanızın ya da servisin içinde oturarak harcıyorsunuz. Arabadan indikten sonra evde yemeğe, televizyonun başına, ya da bilgisayar karşısına oturuyor; yatana kadar geçen tüm zamanınızı oturarak harcıyorsunuz.

Peki sürekli oturmanın omurilik deformasyonlarından kalp rahatsızlıklarına kadar çok ciddi olumsuz etkilerinin olduğunu biliyor muydunuz?

Araştırmalar, sürekli oturan insanlarda hareketli yaşayan insanlara göre kardiyovasküler rahatsızlıkların görülme olasılığının 2 kat daha fazla olduğunu gösteriyor.
Ayrıca geçtiğimiz günlerde yapılan yeni bir araştırma, oturarak çalışan bireylerin kalp krizi geçirerek ölme riskinin, oturmayan kişilerden %54 daha fazla olduğunu gösteriyor.
İş çıkışında bir kaç saatliğine spor yapsanız da, haftasonlarınızı hareketli geçirseniz de; hareketli geçirdiğiniz zaman oturarak geçirdiğiniz zamanın çok küçük bir kısmına denk geliyor. Bu nedenle ne kadar hareket etmeye çalışırsanız çalışın, saatlerce oturmanın etkilerini tamamen yok edebilmeniz mümkün değil.

Peki, hareket ettiğiniz zamanı arttıramıyor, oturarak çalıştığınız zamanı da azaltamıyorsanız; alternatif olarak ne yapmalısınız? Oturarak vücudunuza verdiğiniz zararı azaltmanın başka bir yolu var mı?

Birazdan izleyeceğiniz video, zamanının büyük bir kısmını ofiste geçirmek zorunda olanlar için, vücutlarına en az zararı verecekleri şekilde oturmalarını sağlayacak bir rehber niteliğinde. Basit çizimleri ve hareketli görselleriyle kolaylıkla anlayabileceğiniz bu pozisyonları gün içinden kullanarak, vüzcudunuza verdiğiniz zararı minimum düzeye çekebilirsiniz;

Sağlık Ve Güzellik

Yeterince Su İçip İçmediğinizi 2 Saniyede Test Edin

Yeterince Su İçip İçmediğinizi Elinizin Üzerinde Test Edin

Yeterince su içip içmediğimizi kolay bir testle anlayabiliriz: Elinizin üzerindeki cildi baş parmak ve işaret parmağıyla tutup yukarı çekin ve bırakın. Oluşan kırışıklık hemen düzelmeli. Eğer kırışıklık hemen düzelmiyorsa, hücrelerin suya ihtiyacı var demektir.

su1-240x300

Araştırmacılar, yarım litre suyun bile cildin kan dolaşımını ve oksijen döngüsünü 10 dakika içinde iyileştirdiğini ortaya çıkardı. Su içtikçe metabolizma harekete geçiyor, enerji yakımı artıyor. Ve tüm duyularımız canlanıyor.

Sağlık Ve Güzellik

Uykusuzluğa ve Huzursuzluğa Son Veren Bitkiler

large (2)

Uykusuzluğunuza Bitkisel Çözümler…

Huzursuzum, uykusuzum, uykuya dalamıyorum, uykusuzluk çekiyorum diyenler için bitkisel çözümler mevcut. Uyku ilaçlarını kullanmadan önce, doğal yoldan giderebileceğiniz huzursuzluk, asabiyet, uykusuzluk gibi problemlerinizi fazla dert etmeyin ve hemen hareket geçin. Doğada bütün yararlı özellikleriyle kullanıma hazır bekleyen papatya, şerbetçioğlu, çarkıfelek çiçeği, nane ve kedi otu bitkileri bu tür sorunlarınız varsa sizin için biçilmez kaftan.

Bu bitkiler ayrıca birçok sorunun daha çözümü için tercih edilebiliyor. Mide krampları, göğüs iltihaplanmaları, bağırsak krampları, gaz, şişkinlik şikayetleri ve baş ağrıları gibi rahatsızlıkların doğal tedavilerinde de kullanılabiliyor.

Sakinleştiriciler ve Spazm Önleyiciler (Yatıştırıcı Bitkiler)

 

PAPATYA

  • Huzursuzluğa faydalıdır
  • Asabiyete faydalıdır
  • Mide kramplarını rahatlatır
  • Kalın bağırsak ağrısına faydalıdır
  • Gazı önler
  • Göğüs iltihaplanmasının tedavisinde yararlıdır
  • Ağrılı dönemlerde faydalıdır
  • Menopoz tedavisinde faydalıdır

ŞERBETÇİOĞLU

  • Huzursuzluğa faydalıdır
  • Asabiyete faydalıdır
  • Uykusuzluğa faydalıdır
  • Bağırsak kramplarını rahatlatır
  • Hassas bağırsak hastalığının tedavisinde faydalıdır
  • Gazı önler
  • İshali önler

ÇARKIFELEK ÇİÇEĞİ

  • Huzursuzluğa faydalıdır (şiddetli durumlarda)
  • Asabiyete faydalıdır (şiddetli durumlarda)
  • Uykusuzluğa faydalıdır (şiddetli durumlarda)
  • Stres kaynaklı baş ağrısına faydalıdır (şiddetli durumlarda)

NANE

  • Huzursuzluğa faydalıdır
  • Asabiyete faydalıdır
  • Uykusuzluğa faydalıdır
  • Kalın bağırsak ağrısına faydalıdır
  • Mide iltihabına yararlıdır
  • Gazı önler
  • Mide bulantısını önler
  • Kusmayı önler
  • Baş ağrısına yararlıdır

KEDİOTU

  • Dengeleyici olarak kullanılır
  • Asabiyete faydalıdır
  • Uykusuzluğa faydalıdır
  • Huzursuzluğa faydalıdır
  • Baş ağrısına faydalıdır
  • Stres kaynaklı baş ağrısına faydalıdır
  • Çocukluk dönemi davranış bozukluklarının tedavisi için önerilir

endogalindan.com