Yaşamsal ve Kişisel Gelişim

SATÜRN, PLUTO ve TÜM DİĞER ŞEYLER için ENDİŞE EDENLERE…

large (17)

Satürn, Neptün, Jüpiter geçer…

Hayatta her şey geçer!
Geriye insanın vicdanı ve kendine saygısı,
Ya da utancı kalır.
”Ben bu hale nasıl geldim?” dediğimiz yollar dahi,
Geri dönülmez değildirler!
Alınacak nefes oldukça,
İnsanın evin yolunu, yani özündeki hakikati fark etme,
Ve onunla kucaklaşma imkanı vardır.
İnsan hep gidenin, olanın, bitenin, yitenin ardından gam çeker
Ama onların hiç biri bizi biz yapan değildir.
Boş hüsranları ve boş gururları bir yana bırakalım…
Elimizi kalbimizin üzerine koyalım,
Ve ”şükürler olsun ki hala sana aitim!” diyelim.
İnsanın aidiyeti ne eşyalara, ne konumlara, ne insanlaradır!
İnsanın aidiyeti RUH’unadır…
Gelen geçen gezegenlerin ardından bize kalan farkındalık da hep bu olacaktır 😉

İslamiyet

Eşeğini Kaybeden Köylü-Cumanız Mübarek Olsun

large (14)

Özellikle beyler için güzel bir  hikaye  buldum bu günümüze  özel.Bazı anlar vardır o an olanların sadece  bizim başımıza geldiğini ve derdimizden,sorunlarımızdan daha  büyük ve daha önemli bir şeyin olmadığını düşünürüz.Hahhh işte  orası aslında bizim tamda sınandığımız yerdir.Yüce Rabbiimizin herşeyden büyük olduğunu unutmayalım.Dertlerimizden bile.

“Allah’ın rahmeti bizim günahımızdan daha büyük kardeşlerim , tövbe edebilir şu mubarek cuma yeniden başlayabiliriz,herşeye yeniden… hala nefes alıyorken.. Cuma Mubarak:)”

Eşeğini Kaybeden Köylü_

Adamın biri bir gün eşeğine buğday yükleyerek değirmene varır. Eşeğin sırtındaki buğday çuvallarını indirir indirmez eşek kaçar ve kaybolur. Adam eşeğin peşine düşerek aramaya koyulsa Cuma namazını kaçıracaktır.

Tam bu sıkışık anda adamın tarla komşusu çıkagelir ve der ki, “Bugün sulama sırası senindir; hemen git; nöbetini kullanarak toprağına su ver. Sıranı kaçırırsan bir daha nöbet sana gelinceye kadar tarlanı sulayamazsın.” Adam, Cuma namazını kaçırmamak için kaybolmuş eşeğini aramaktan vaz geçmişken bu defa da başına tarla sulama derdi çıkar. Dünyalık geçim bakımından işlerin her ikisi de biri birinden mühimdir. Eşeğin peşine düşmezse hayvancağız tamamen kaybolabilir; ya da canavarların birine yem olur. Halbuki köylü eşeksiz geçinemez. Öteye beriye yüklerini kim taşıyacak ve neyin sırtına binerek yolculuğa çıkacak?

Tarla, zamanında ve düzgün aralıklarla sulanmadığı taktirde o yılki ekinler ya noksan olur. Ya da hiç olmaz. Bu da bir köylü için bütün ev halkının o yıl açlıkla karşı karşıya kalması demektir. Ayrıca buğday çuvalları da değirmende kalmaktadır. Adamın sırasını bekleyip ekini öğütmesi ve onu evine götürmesi lazımdır ki karısı öğle yemeğine ekmek pişirebilsin.

Adam işlerin hangisine koşayım diye düşünüp dururken Cuma namazının vakti gelip çatar. Hemen hatırına varlıkların biricik sahibi Allah’ın kesin emri gelir. “Cuma ezanı okunduğu zaman, dünyalık işlerinizi bırakarak Allah’a ibadet etmeye koşunuz. Cumadan çıktıktan sonra işlerinize dağılarak helal yollardan geçiminizin peşine düşünüz.” Adam şöyle düşünür: “Az sonra yüce Allah’ın kesin emri beni ibadet yerine çağıracaktır. Şu anda kafamı yoran dünyalık nimetlerle birlikte daha nice nimeti bana veren O değil midir? Üstün ve ortaksız bir gücün sahibi olarak, O verdiği nimetleri istediği anda geri alıp kulu çaresizlik içinde çırıl çıplak bırakacağı gibi elden kaçar gibi olan nimetleri tekrar kulunun eline ve emrine veremez mi? O halde tamam, herşey ne olursa olsun; ben Cuma namazına gidiyorum.” Bu kesin karardan sonra saydığımız bütün sıkışık işlerini yüzüstü bırakarak camiye koşar. Dünya işlerinin kafa yoran düşüncelerinden sıyrılarak Allah’ın evine gider.

Hatibin okuduğu hutbeyi can kulağıyla dinlerken, hafta içinde yaptığı günahları bir bir aklından geçirir; daha önceki Cuma namazından çıkarken artık günah işlemiyeceğine gönülden söz verdiği halde sözünü tutamıyarak yaptığı dine aykırı hareketlerden ötürü yüreğinde derin bir pişmanlık duyar. Esirgeyen ve bağışlayan Allah’dan, her adımını O’nun emrine uygun şekilde atamadığı için samimi bir utanç duyar.

Pişmanlık ve utancının manevi gözyaşları ile gönlünü karartan günah pasları silinir. Kalbinin bir hafta önceki o tatlı rahatlığa ve Allah (c.c.) huzurunda teslim olmuşluğa tekrar büründüğünü hisseder ve sevinir. Fakat bu sevincin yanında “ya ibadetlerimi yüce Allah (c.c.) kabul etmezse; ya farkında olmadan ağır şekilde Allah’ı gücendirecek bir günah işliyor ve Allah’ın yaygın esirgeciliğini kendimden uzaklaştırıyorsam“ diye içinde bir korku ve endişenin kıpırdadığı duyar. Sonra aklında gelir ki iyi bir mü’min zaten her an Allah’ın rahmetine güvenecek hem de O’nun korkusunu hiçbir an gönlünden çıkarmıyacak, bu iki duyguyu aynı anda taşıyarak kendini yolun doğrusu üzerinde tutacaktır.

O halde bu korkulu ve aynı zamanda ümitli hali temiz bir mü’minin özlenen halidir. Sağlam bir mü’mine yakışır duygu ve düşünceler taşıdığına ayrıca sevinir. Allah’ın öz evinde O’na bağlılıkların en samimisini sunarak Cuma namazını kıldıktan ve arınmış bir gönülle ibadet evinden çıktıktan sonra adam, evine varır.

Bir de ne görsün!… Namazdan önce kafasını yoran ve neredeyse Cumayı kaçırmasına sebep olmak üzere bulunan bütün işler, adeta kendiliğinden oluvermiştir. Eşeği eve dönmüş, buğday öğütülmüş, tarlası da sulanmıştır. Yemek pişirip taze ekmek hazırlayan karısı sofrayı kurmuş kocasının camiden dönmesini beklemekteydi. Karısına “bu işler nasıl yoluna girdiğinden dolayı içinde katmerli sevinç duyar, ve karısı olanları anlatır; adamın birisi değirmene gitmişti, kendisinin sanarak bizim buğdayları öğütmüş, çuvalları evine getirince yanlışlık yaptığını anlamış ve bize göndermiş. Eşek az önce kendiliğinden dönerek eve geldi. Komşunun tarlasını doldurup taşan su, bizim tarlaya akarak toprağımızı sulamış ve işte işler gördüğün gibi yoluna girmiş.”

Adam bir yandan Allah’a karşı, mü’min kalabalığı ile birlikte samimi kullak borcunu yerine getirip gönül rahatlığına kavuştuğundan ötürü öte yandan namaz öncesi canını sıkan işler, zincirlemesine kendiliğinden yoluna girdiğinden dolayı ayrıca katmerli sevinç duyar, kullarının her işini yoluna koyan yüce Allah’a şükürler ederek karısı ve çoluk çocuğu ile birlikte sofraya oturur.

Yüce Allah (c.c.) hepimizi dünyalık işleri uğruna dini vazifelerini ihmal etmemeyi beceren ve böylelikle her iki dünyada mes’ut olan kullarından eylesin, amin!…

Gülşah'ın Notları

Bir Yıl Daha Geçiyor…

tumblr_nb0hukYV2X1slfr2co1_500

Bir yıl daha geldi ve geçiyor…Bir kaç yıl önce  2015 ne  büyük bir sayıydı bizim için.Genç yaşıma rağmen o günleri göremeyiz belkide diyordum.Hele  2020?Halbu ki şurda 6 yıl var,ona da sıra gelecek.Yani düşündüğünde  buradan ömür’ün hiçte  o kadar  uzun olmadığını anlayabilirsiniz.Zaten bana sorarsanız 20 yaştan sonrası su gibi akıp gidiyor.İşte  bir yıl daha geçti.

Herkes farklı  hisseder bu zamanlarda..Kimilerini hüzün kaplar bir yıl daha geçti ömrümüzden diye,kimi neşe heyecan doludur.Yani sizi bilmem ama ben hep yıl sonunu değilde yılın başını düşünürüm :)Takvim kağıdından ilk sayfayı koparmak,yeni yılın bana getirecekleri,biraz heyecan…Ama  yeni yıl programları yapmak,eğlence vs alışkanlıklarımı çoktan yitirdim şükür.Gerçi eğlence dediğime bakmayın benim eğlencem de evde tombola olur :)))

10-15 yaşlarındaydık.Ablam ve ben yılbaşı günü yaklaşırken planlar yapardık.Para biriktirir o akşam odamızdaki büyük sehpayı alıp üzerini cipslerle çekirdeklerle yemişlerlele doldururduk.Duvardan duvara süsler asardık.Televizyonda ki programları izler, muhabbet ederdik.Yani kendimi bildim bileli yılbaşlarında evdeyimdir.Bazı zamanlarda uyuyarak geçirdiğim bile  olmuştur.Bu yıl güzel bir  şey yapacağız  inşallah.Ama düşündüğünüz gibi  değil 🙂

Kursta hocamız bizi biraraya toplayacak.Bize dedi ki hadi gelin herkes yılbaşına eğlenceyle girerken biz dualarla,ilahilerle girelim.Çok hoşuma gitti.Ne güzel bir fikir dedim.Annemi,ablamı alıp gideceğim inşallah.

Bir yıl daha…Bir insanın değişim geçirebilebilmesi için yeterli bir zaman.Demiyor muyuz hep her yıl bir öncekinden daha farklı hissediyoruz diye.Gerçekten öyle.Bu yıl yaşadığım değişimi tarif edebilmem mümkün değil.Geçen yıl ki beni düşünüyorum ve şimdi ki beni…Anlatsam anlatamam,zaten bir  kaç cümleyle anlatabilmem mümkün değil.Ama  şunu söyleyebilirim;bu yıl artık daha  büyük bir  pencereden bakıyorum yaşama;gözümün önünde ki o perde kalkmış,kalbimin karası gitmiş ve büyük bir gafletten uyanmış gibi hissediyorum.Yani anlatamam diyordum ama,anlatabildim sanırım.Tabi ki bu herşeyin sonu  demek değil.Artık herşeyi biliyorum,ben artık piştim demek değil kiii bu en  büyük cahilliktir.Ben sadece doğru yola bir adım attım diyebilirim.Allah devamını getirir inşallah.Gelişim hiç bitmez,öğrenmek hiç bitmez,değişim bitmez…

Sık uğrayamıyorum bloğa bu aralar.Ama  istatistiklere bakınca sahipsiz bırakılmadığını görüyorum.Kapısı paslanmıyor elhamdülillah 🙂

Söylemiştim ama  bilmeyenler için tekrarda yarar var.Biliyorsunuz sınav hazırlığı yapıyorum,Ygs ve Lys için.Bir kaç kez denedim bakayım bir şeyler  paylaşayım,karalayayım diye bloğa ama  yok olmuyor arkadaşlar.Bir bakıyorum saatlerce zaman geçirmişim bilgisayar başında.Şimdi zaman benim için çok önemli.O yüzden bir süre daha böyle devam.Arada fırsat  buldukça karalayacağım bloğa.Güzel şeylerle karşılaştıkça paylaşacağım.

Ehhh bende durumlar böyle can’lar :)) Çok şükür herşey yolunda.Koşturmaca geçiyor günler.Kurslar,dersler…Bu yıl baya  yoğun geçti.Bakalım 2015’te neler olacak.Olur ya tekrar yazma fırsatım olmaz ya da sizin bloğa bakma şansınız olmaz.Bu yüzden hepinizin yeni yılını şimdiden  kutluyorum.Daha doğrusu bırakalım kutlamayı da ben size gönülden dualarımı göndereyim buradan.

İnşallah bu önümüzde ki yıl size sevgi,barış,huzur,kardeşlik,yaşama sevinci verir.İnşallah kalbinizdekini size verir ve inşallah Allah kalbinizde ki o şeyi sizin için hayırlı eder.

Bekarlara eş,evlilere çocuk,dargınlara barış,hastalara şifa,dertlilere deva verir.İnşallah bu yıl hep güzel şeyler  olur.

İnşallah bu yıl kötülük sonsuza dek susar ve inşallah bu yıl hep iyilik konuşur.

İnşallah savaşlar  sonsuza dek biter ve barış yaşanır

Ve en inşallah hep iyilik kazanır…

Zaten aslında sonunda hep iyilik kazanır…

Görüyorsunuz ömür kısa,küskünlük için,öfke için ne yer var ne de zaman.Hele boşa geçirecek vakit  hiç yok.Bu yıl bir karar alın.Yaşayacağınız her an’ı değerli kılın ve bunu yapın.Yaptığınız şey ya size bir şeyler katsın ya da başkalarına…

Güzel yüreklerinizden öpüyorum.

Sevgilerimle.

Gülşah Özçiftçi