Burçlar Aldatılırsa Naaapar?? :)

large (18)

Konu ister AŞK, ister dostluk, ister iş olsun… her insan evladının ALDATILMAYA allerjisi vardır! Yani şimdi düşünsenize; siz ”nayna nayna naaay naaa…” diye tıngır mıngır yürür ve önünüzün arkanızın sobe olduğunu varsayarken, birileri çalıların kapıların ardına saklanmış vaziyette bir takım işler çeviriyor ve sizin bundan bihaber kalmanızın avantajını kullanıyorlar!!!

Esasen ”Aldatan Kendini Aldatır!” denir ve bu da ziyadesiyle doğrudur…

Ama bu beni Sivri, Hınzır & Cüretkar bir dille Burç ve Yükselen Burca göre ALDANMA TEPKİLERİ bohçasını, ortaya dökmekten alakoymazzz :))))

Buyrun burdan YANIN efendimmmm;

KOÇ : Kafası kesilmiş tavuğa döner…. BİLDİĞİN SALAKLAŞIR! Önce inanası gelmez… Yani şimdi bi dakka… Dünyanın merkezi O iken, her şeyi ama herrrrşeyi yapan da, koyan da alan da, silen de, yıkan da, bizzat ”Ulu, Eşsiz ve Titretici” şahsı iken, hangi X!!!@WZZT…@jjjX böyle bir ”kural dışı” harekete CÜRET etmiş olabilir? Ama gerçeği kabul edince, süngüsü müngüsü yerle yeksan olur. Durumu sindirmesi biraz zaman alır. Koç Moç denilince de, sanılır ki tufaya geldiğini anladığı gibi, şahlanıp yeri göğü yıkacak… NERDEE… Yani elbette onun da sırası gelir! Ama Koç önce bir sağlam yıkılır. Bir müddet sessiz sedasız kendiyle halleşir… Acıyla cebelleşir. Sonra da bir sabah uyanır, veee kendisini aldatanı önce yeniden kucağa oturtup sonra bizzat aldatmak üzerine ”göz yaşartıcı bomba ve elektrikli cop” içeren planlara girişir!

BOĞA : DİREKT DALARR! O sakin, düşünmeden hareket etmeyen, hatta düşündükten sonra da uzuuun bir süre harekete geçemeyen insan-güzeli :))))) UÇAN KAFA neymiş konusunda literatüre girecek türden bir gösteri yapar. Aldanma varsa, çanak çömlek kırılmış, hesap kitap dağılmıştır. Güvenin olmadığı yerde Boğa da olmayacağı için hiiiç önünü sonunu hesap etmeye gerek görmez. Resmen ”kan görmüş” gibi olur ve sağlam bir olay çıkartır. Üstelik durgun suların akıntısı derin olduğu için, bir kez kalkan Boğa kolay kolay yerine oturmaz… Hırsı, küskünlüğü, intikam girişimleri epey bi devam eder. Kısacası Boğaya kıtır atmak, cesaretten ve hınzırlıktan biraz daha fazlasını ister😉

İKİZLER : ÖNCE Bİ KAL GELİR! Ve Ajdaa Pekkan’ın ”HANCI” şarkısındaki gibi durum İkizler’e ”sonradan yavaş yavaş kor!” Düşünür düşünür içi kabarır… İşin kötüsü, onu aldatan – ister aşkta, ister dostlukta, ister işte – her kim ise, bu kişi birden kıymetli de olur! Yani dönüp sümüğünü atmayacağı birisi ona madik atsın… İkizler birden onu aşırı önemsemeye ve dalamadığı deniz, çıkamadığı dağ gibi görmeye başlar. Durup dururken dert sahibisi olur :))) Kendisini kül yutmaz, büyü tutmaz bişi sandığı için, arkasından iş çevirmeyi becerini, piskolocikman ”ÜSTAT” olarak görmeye başlar :))) Veee İkizlerin kendisini kündeye getirenlerle arasında gariiip bir göbek bağı oluşur… Yaaa İŞTE ELE :)))))

YENGEÇ : Ney… ney ney ney… SİZ BİR YENGEÇ’i ALDATTINIZ HA!!!! Oyyyyy anammmm :)))))) Ya bak vakit varken vazgeçin tamam mı… Yani daha anlamadıysa  – gerçi onların burunları accayip koku alır ama… – hemen operasyonu durdurun… İzlerinizi örtün… Ve Yaradana adaklar adayıp dualar etmeye başlayın. Zira Yengeç durumu saptadığı andan itibaren, hayatınız bir darbeli matkap ile delik deşik edilecektir :))))) Var yaaa oyar oyar… Gider gelir konuşur… Dolar dolar boşalır… Sizi ananızdan doğduğunuza, onu bulduğunuza, sonra kandırdığınıza külliyen pişman ve kendi varlığınıza düşman etmeden, kanı yerden kalkmaz! Veee bu aldatışın yıldönümleri, mevsim dönümleri, ay dönümleri ve münferit anma günleri deee ayyynı itina ile kutlanır :)))))

ASLAN : Hiii… Ayyy yapmayın kız… Bak çok fena bişeydir bir Aslan’ı o halde görmek. Yeminle içiniz kaldırmaz, kendinizi intihar edersiniz! Aldatılan Aslan var ya… tıpkı minicik terk edilmiş bir bebek gibi olur. Öyle yaralı, öyle hüzünlü, öyle çaresiz hisseder ki kendini… kalbi öyle çok kırılır ki, kendi kalbinizi yere atıp üstünde tepinmek istersiniz. Aslan sevilmeye, beğenilmeye, eşsiz ve vazgeçilmez bulunmaya öyle odaklanmıştır ki, birilerinin ona ihanet edebileceğini aklından bile geçirmez. Bunu fark ettiği anda da, gerçekten biter… Afra tafra filan yapacak hali olmaz. Avutulmayı bekleyen bir çocuk gibi tüm duyguları ortada kalakalır. İşte tam o anda sardınız, sarmaladınız, kendinizi affettirdiniz… NE ALA! Yoksa Aslan kalbini bir süre içinde sertleştirip, size karşı bir kaleye dönüştürecektir. Ondan sonra da Çanakkale GEÇİLMEZ!

BAŞAK : Konu ister iş, ister aşk, ister dostluk olsun… Başak aldatılmayı önce çookk ama çok kişisel alacaktır! Yani karşısındakilerin şahsiyeti, söylenen yalanın mahiyeti, ciddiyeti ve vehameti filan solda sıfır kalacak… Merkezde ise, kendisinin acımasızca harcanmış olması olacaktır. Sonra da, mazohistçe bir ”haklılık gururu” çökecektir üzerine… Ne de olsa Başak her acının bir ömür tiryakisi olmamış mıdır? Onun kaderinde başkalarının bencilliğinin, anlayışsızlığının, kadir-kıymet bilmezliğinin, insafsızlığının ….. nın, nın, nın da nın… baş-kurbanı  olmak yok mudur? İŞTE… İŞTE HAYAT ONU YİNE YANILTMAMIŞTIR! Kendi içinde acı dolu, umutsuz, olumsuz… dışa karşı ise katı, yargılayıcı ve mesafeli olmasını haklı çıkartacak bir neden daha vermiştir işte insanlar ona… Çok şükür Başak mutlu olmak riskini ya da etrafına o kadar da aldırmama baskısını taşımak yerine, acı gerçeğin verdiği rahatlamayı bağrına basıp, YİNE bildiği gibi yaşamaya devam edebilir…

TERAZİ : Teraziler panik-ataklı insanlardır! Atak haline girmemek için panik oluşturabilecek her şeyi öngörmeye çalışırlar. Yani o biriyle dans ediyorsa zokayı yutmamak için partnerinin her adımını ölçüp biçmiş, olası zaafiyetleri dikkate alarak kendini konumlandırmıştır. Dolayısıyla kağıt üzerinde Terazi ALDATILAMAZ… Biri ona hiiç çaktırmadan böyle bir fake atınca da, Terazi atanı bırakır, kendiyle uğraşır; önce itinayla NEYİ KAÇIRDIĞINI bulmaya çalışır… Hayır yani bir maç kaç settir… En basit dediğimiz futbol bile iki devredir :)))) Önemli olan kendini ve sahayı kontrol etmek, harici durumları minimize etmektir. Açığı ve kaçağı bulunca, Terazi önce bir yol kendini toplarrr ve ardından düşünmeye başlar; eğer aldatanı tamamen gözden çıkartmadıysa, bu seti kaybetmiş olmanın acısını uzatmalarda gani gani çıkartır :))) Yok konuyu kapatmaya niyet ettiyse, elini sizinle kirletmez; konuyu mahkemeye, medyaya, o da olmadı mafyaya devreder :)))) Ama HESAP MUTLAKA GÖRÜLÜR!

AKREP : Valla AYNIYLA KARŞILIK VERİR :))) Öyle ezilmiş hissetmekle, efendime söyliyim bunalıma girmekle filan vakit harcamaz… Üstelik bir kez durumu tespit edip, karşılığın ölçüsünü de belirledikten sonra, hiiiç istifini bozmaz ve şartları zorlamaz… En uygun anın ve koşulların eline geçmesini bekler. Sonra da göstere göstere… karşısındakinin yüzüne sırıta sırıta darbeyi ÇAKAR! Bu Akrep için hakkın yerini bulması, kaybolan dengenin kurulmasıdır. Öyle davranır ki, muhatabı bu karşılığı aldığı için rahatlayıp hafiflediğini, üstünden yük kalktığını dahi hisseder :))) ÜSTELİK ARTIK KONUMLAR EŞİTLENDİĞİNE GÖRE DANS DEVAM EDEBİLİR🙂 Akrep ne hinlik geleceğini göremediği biriyle gül alıp vermektense, iyi tanıdığı bir rakiple dövüşmeyi tercih edecektir…

YAY : Amaninnnn… İşte YAY’ın küllüm olup, hem kendini hem sizi yakmak istediği an, bu durumu fark ettiği andır! Bildiğin KAFFAYI YERR… Ne böyle bir dalgaya düştüğü için kendini affedebilir, ne onun ”saflığından yararlandığı için” karşısındakini… Derin ve uzun bir depresyona girmesi ve arada bir dozunu ayarlamakta zorlandığı saldırılara kalkışması mümkündür. Yay’ı bir kez aldattıysanız üzülmesin ya da olay çıkmasın diye saklamak yerine, doğrudan gidip durumu itiraf etmek ve ”boynum kıldan ince” naaparsan yap, diyetini al ama lütfen aramız bozulmasın filan demek en iyisidir! Sakın ona geçmişte kendisinin attığı kıtırlardan filan dem vurmaya da kalkmayın :)))) Bi kerem o daima yaptıkları hakkında açık olmuştur. Sizin gibi arkadan iş çevirmemiştir. YEKTEN AF DİLEYİN AMAN İSTEYİN! Gerçi Yay olayı müteakkip paranoyaklaşıp güven duygusunu tamamen kaybedeceği için, artık ilişkiniz asla eskisi gibi olmaz. Ama hiç değilse her iki taraf için de çok acı ve verimsiz sonuçlara yol açacak ”bitmek bilmez” bir savaş başlamamış olur…

OĞLAK : Hımmmm… evet işte bu biraz dönüşsüz bir yoldur! Zira Oğlak zor siler ama tam siler. İstifini bozup olay çıkartacağını, ya da açıkça intikam alacağını sanıyorsanız yanılırsınız… Onun kaybetmekten en fazla çekindiği şey insanlar değil, onurudur! Onurunu kırdığınız zaman, kaybedenin – yani elbette onu kaybedeninin :)))) – siz olması garantidir… Uzun bir dargınlık olur mu? Şart değil… Ama bir görüşme arası mutlaka olur. Oğlak güvenmediği insanla mümkünse aynı mekanda ve aynı yolda kalmamayı tercih eder. Eskaza karşılaşırsanız, soğuk bir baş selamı verip sizi gözleriyle aşağılamak onu yeterince tatmin eder. Ama mutlaka yan yana kalması gerekiyorsa onu çok incitmiş olan bir ”utanç anısını” ikide bir sofraya getirmektense, bu ilişkinin artık bir öneminin olmadığını, ne yaptığınıza aldırmadığını, numaranızı verdiğini ve daha fazla bir beklentisi olmadığını ince ince belli edecektir…

KOVA : Önce tam bir ”akıl tutulması” yaşar! O bir risk yönetim uzmanı olarak böyle bir tuzağa düşmüş olmayı asla ama asla içine sindiremez… Bu duruma gelmek öyle bir midesine oturur ve kendine öyle kızar ki, O KADAR OLUR! Depresyonun derin denizleri gayrı Kova’ya mesken olacaktır… Bulunduğu mekanda adınız anılsa, orayı terk eder! Büyük ihtimalle kendini ilk topladığında çok ağır, yenilmez yutulmaz bir konuşma yapmadan devreyi kapatmaz ve özür mözür kabul etmez. Sizi görmek ona kendi salaklığını hatırlatacağı için, ilişkisini tamamen kesmesi ve aranıza ikinci Çin Seddi’ni örmesi kuvvetle muhtemeldir…

BALIK : En beklemediğiniz tepkiyi verecektir :)))))) Bir gece içip içip arabanızın tavanını üstünde zıplayarak çökertmekten, sizi patronunuza ya da karınıza ispiyonlamaya, ya da ofisinize isimsiz tehdit mektupları yollamaya kadar her rezilliği deneyebilir. Ya da, tamamen tepkisiz kalabilir… Hiiiiççç ilgilenmiyormuş ve zaten bu konunun çoktan farkındaymış filan gibi de görünebilir. Hatta yani… farkında olmuş olması bile mümkündür :)))) Zira onların evrenin ruhuyla garip, ince ipliklerle örülü bir bağları vardır :)))) Dolayısıyla ensesine çöken belirsiz bir hüzünle gezmek yerine, gerçeği duymak ona huzur dahi vermiş olabilir. Ama asıl intikamı; onun hayatında da ”bilmediğiniz ve aslaaa bilemeyeceğiniz” bir şeyler olduğunu hissetirecek ipuçlarını ayağınızın dibine sermek olacaktır… Sonra da sizi kendi şokunuz ve vahşi hayal gücünüzle başbaşa bırakacaktır :))))

Yorumunu bizimle paylaş çünkü düşüncen bizim için önemli :)

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s