Hayalleriniz çocukluğunuzda kalmasın…

Hayalleriniz çocukluğunuzda kalmasın.
Geç kalmış olmak hiç yapmamış olmaktan çok çok iyidir…😉

11 thoughts on “Hayalleriniz çocukluğunuzda kalmasın…

  1. İçimdeki boşluktan öteye gidemez halde buluyorum kendimi günlerdir kurtulmaya çalıştıkça daha fazla dibine gömüldüğüm bir bataklığın içindeyimz ihnimdeki buzlanmaları çözecek kadar kuvvetli değil, yaşadığım zorlukların alevi hangi yana dönsem kendime çarpıyorum. nereye dönersem döneyim ben ve yarım kalmış onca hayalim donmaya yüz tutmuş bir ruh taşıyorum, kaynayan bedenimin içinde o kadar zıt ki birbirine yaptıklarımla düşündüklerim zamanla korkmaya başladım kendimden duvar dibine çökmüş bir şizofren hastası kalbim elimde zehirl i kıpkırmızı bir elma avcı iştahıyla ısırıyorum sualsiz tüm iç organlarım paramparça oluyor kan kusuyorum bir acı insanı bu kadar mutlu eder mi? yeni doğum yapmış bir annenin sevinciyle karşılıyorum sadist umutlarımı Tırnaklarımla kazıyorum kendi mezarımı dört bir yanımda sorgu meğer ne çok hata yapmış düşüncelerim acıyor tırnak diplerim taşlar batıyor aralarına parmaklarımın koyu, katran karası kadar koyu bir kan gölü oluşturuyor tırnaklarımdan akan kanlar pişman değilim kşeşkem yok hiç yine olsa yine canice infaz ederim içimdeki tüm iyi yanımı adalet istemiyorum hayallerime otopsi istiyorum sadece elbet katili bir iz bırakmıştır geride
    son olarak herkese içinde birazcık olsun umut tomurcukları olan herkese mary hopkin’den those were the days şarkısını ithaf ediyorum sözlerinde herşey saklı bende benin seçeceğim hayatı yaşamak isterdim sabit sıradan önümde ne varsa ona şükredecek ama üşümüş ama bunalmış sadece huzur mutluluk ve güven duygusu en büyük hazinem olurdu

  2. tam tarihi hatırlamıyorum ama 2006-2012 yılları arasındaki not defterimden. 2006 mayıs’ı hayatımın dönüm noktasıydı ve bir zamanlar çok değerli bir uzmanın tavsiyesiyle duygu ve düşüncelerimi günlük yada anlık olarak yazmamı istemişti edebi olarak değil rastgele bazı konular ya da sorunlar üzerindeki düşüncelerimi yaşanılan her neyse sıcağı sıcağına olması gerektiği için bi defter taşır sürekli karalardım. ben de bazı araştırmalar yaparken hiç ummadan yaşamsal ve kişisel gelişim bölümündeki bazı yazılara yönlendirildim. doğrusu beni de buradaki pek çok şey duygulandırdı ve hatta ağlattı içim halen kan ağlıyor belki 15 yılın özetini yapamam ama bunu paylaşmak istedim çünkü gerçekten hayallerim çocukluğumda kaldı artık bu dünyadaki tek varlık amacım hayatımın anlamını, iyi ve huzurlu hissetmek için çaba ve mücadele göstermek olduğunu iyi biliyorum. Ernest Hewingway’in çok güzel bir sözü var ” Dünya güzel bir yer ve uğruna savaşmaya değer” Kanımca İnsanoğlu dünyayı güzel bir yer olmaktan çıkarmış güzel bir yer için Animal Planet ya da NatGeo Wild ‘ ı izlemek yeterli🙂 şaka bir yana ben Hewingway’in sözünün 2.yarısına katılıyorum. Hayat nasıl olursa olsun mücadele etmeye değer. Tanrı insana iki seçenek sunmuş; SEVMEK ya da ÖLDÜRMEK. Biz yani insan ırkı nedendir bilinmez öldürmeyi yakıp yok etmeyi tercih ettik. En basitinden Barışı sağlamak için bile uluslar savaşıyor. Neyse yazılarınız üstünde durduğunuz konular çok derin ve içsel huzuru sağlayıcı.

    1. Çok teşekkür ederim.Düşüncelerini benimle paylaştığın için ayrıca teşekkür ederim.Önceki yorumun gibi bu da beni alıp götürdü…

  3. Bende böyle tepkiler için teşekkür ederim. İnsan olduğumu iletişim kurabildiğimi azcık kalan umut tomurcuklarını pek az ender gördü diğer insanlar ama bu dünyada değilim ne kadar bedenim tutsak kalsa da bu yüzden gülemiyor ağlayamıyor tebessüm ama kotu anlamda ajitasyon olarak söylemiyorum gerçek anlamda bu dünya dünyevi maddi dünya umurumda değil beden geçici ruh yada iç huzur esas önemli olan içimizdeki mutluluk ateşi sönmesin kimisi saraylarda mutlu olamazken kimisi barakasında bir fincan çay ile dünyanın en mutlu insanı olur Şunu paylaşmak istiyorum Eski Ahit Genesis yada Yaradılış 3:16 RAB Tanrı kadına çocuk doğururken sana Çok acı çektireceğim” dedi,ağrı çekerek doğum yapacaksın 3:17 RAB Tanrı Adem’e, Karının sözünü dinlediğin ve sana, Meyvesini yeme dediğim ağaçtan yediğin için Toprak senin yüzünden lanetlendı dedi, yaşam boyu emek vermeden yiyecek bulamayacaksın 3:19 Toprağa dönünceye dek Ekmeğini alın teri dökerek kazanacaksın. Çünkü topraksın, topraktan yaratıldın Ve yine toprağa döneceksin.işte 1 canlı olan insan Fil’den sonra en uzun doğumu bekleyen insan(Fillerin gebeliği 660gündür) ne zorluklarla büyüyor dünyaya geliyor haftalar ayları yıllar yılları kovaladıktan sonra kötü bir şey oluyor ve anında hayatı son buluyor ben bunu anlayamıyorum hayattaki amacımız varlık sebebimiz hep hep bunun gibi sorular yeryüzünde cevapsız kalacak ben çocukluğumdaki hayallerimi değil içimdeki çocuğu geri istiyorum en saf yalın masum günahsız sebepsiz gülüşleri mutlulukları neşeleri bu hayat önce hayallerimi sonra ruhumu götürdü ama bedenim kor alevde sadece can çekişen bir parça et ve kemik yığını gibi umarsızca terkedilmiş halde evet hayallerimiz çocukluğumuzda kalmasın ama ben anılarıyla bile can buluyor en sıkıntılı anımda düşündükçe bir umut yeşeriyor derinliklerde izin verirseniz şunu paylaşmak istiyorum bol yıldızlı gökyüzü çok açıktı ve çocukluğumun geçti yerleri düşününce aklıma gelivermişti.Yalnızlığımın en koyu anlarını yaşıyorum yine gözler yine yıldızlarda Sahi neden yalnızlık ve yıldızlar bir arada olmuşlardır şarkılarda,şiirlerde ve yazılarda? Kim bilir belkide yıldızların uzak oluşudur sebep.Tıpkı sevilenlerin uzak oluşu gibi yıldızlar kayarlar aniden ve sen izlersin uzaktan sadece uzaktan bir dostun yok oluşunu izlemek gibi.Öyle ya zamanla dost olurlar yıldızlar insana en karanlık gecelerinde
    Kimisi beklenenleri düşünürken, kimisi acı çekerken kimiside yalnızlığı onu sarınca izler yıldızları ve sırlı bir yolculuk başlar iç aleme doğr insan kendini bulacak kendiyle hesaplaşacaktır.Gelin görünki fazla kolay değildir insanın kendini bulması.çelişkiler vardır önünde cevaplar bile zorlar insanı
    Bir zaman sonra sebep sormaya başlar yalnızlık nden der neden beni seçtin? yürek anında karşı çıkar seni ben seçmedim. Daha ne sorular dökülür ortaya cevapları olmayan bazen beraberinde birkaç damla göz yaşı getirir bu hesaplaşmalar ve bir gün insan ağlayamaz olduğunun farkına varır, yüzde sadece acı bir tebessüm kalmıştır.Sadece dalar gözler yıldızlara…Bulmuştur kendini, bulmuştur en gizlilerini dilde iki kelime vardır şimdi: Alıştım yalnızlığa Ve bilir artık bir nimettir yalnızlık kendini bulana………………..

    Saygılarımla,
    AYIŞIĞI

  4. Hz. Mevlana bir gün birini üzüntülü görür ve der ki: Bütün gönül darlığı, bu Âleme gönül bağlamaktan gelir. Gönül kuşu her dala yuva yapacak olsa, yuva yapacak yer kalmaz. Gönlünü öyle bir yere bağlayacaksın ki, binlerce kıyamet kopsa sana yalnızlık derdi çökmesin.

    Saygılarımla,
    AYIŞIĞI

Yorumunu bizimle paylaş çünkü düşüncen bizim için önemli :)

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s