Bunların kadrini bilirseniz, kıymet bilmeyi öğrenirseniz her gününüz bayram olur.Blogda sizin için yayınladığım makalemi okumayı es geçmeyin.Mutlu Bayramlar .

tumblr_ngr3ledpAj1rrqsx6o1_1280

Zamanla anlıyor insan: 3-4 güne sıkışmış bir tatilden öte bir şey bayram…
Hayata rasgele serpiştirilmiş ilahi ikramlar, kıymet bilen kullara her daim bayram yaşatır.

Nefes almak bayramdır mesela; günün birinde soluksuz kalınca anlar insan…
Görmenin nasıl bir bayram olduğunu karanlık öğretir; sevmeninkini yalnızlık…
Sızlamayan her organ, hele de burun direği bayramdır.
Bayramdır, elden ayaktan düşmemek, zihinden önce bedeni kaybetmemek, kurda kuşa yem olmayıp “Çok şükür bugünü de gördük” diyebilmek…
Sevdiklerinle geçen her gün bayramdır.
Küsken barışmak, ayrıyken kavuşmak, suskunken konuşmak bayramdır.

Bir kitabı bitirmek, bir binayı bitirmek, bir okulu bitirmek, kâbuslu bir rüyayı, kodeste ağır cezayı bitirmek bayramdır.
Yoğun bakımda sancılı geceyi ya da kangren olmuş bir ilişkiyi bitirmek de öyle…
Vuslat da bayramdır öte yandan…
Endişe içinde beklediğinden mektup almak, telefonda ansızın sesini duymak, deli gibi burnunda tütenin boynuna sarılmak bayramdır.
En acıktığın anda dumanı tüten bir somunun köşesini bölmek, korktuğunda güvendiğine sarılabilmek, dara düştüğünde dost kapısını çalabilmek bayramdır.
Bir sürpriz paketinden çıkan hediye, tatlı bir şekerlemede üstüne serilen battaniye, saçlarını müşfik bir sevgiyle okşayan anne bayramdır.
“Ona güvenmiştim, yanılmamışım” sözü bayramdır.
Hiç aldatmamış, aldanmamış olmak bayram…

Yeni bir sözcük öğrenmek, bir tünelin sonuna gelmek, müzmin bir işin kapısını çarpıp uzun bir yola çıkıvermek bayramdır.
Zorluklara tek başına göğüs gerebilmek, gereğinde haksızlığın üstüne yalın kılıç yürüyebilmek bayramdır.
Yeni eve asılan basma perdeler, alın teriyle kazanılmış ilk rızkın konduğu çerçeveler, yüklü bir borcun son taksiti ödenirken sıkılan eller bayramdır.
Evde yalnızlığı noktalayan insan nefesi, akşam kapıda karşılayan yavuklu busesi, sevdalı bir elin tende gezmesi, nice adağın ardından çınlayan çocuk sesi bayramdır.
Sonrasında gelen ilk diş bayramdır, ilk söz bayram, ilk adım, ilk yazı, ilk karne bayram…
Güne gülümseyerek başlamak bayramdır.
“İyi ki yanımdasın” bayram, “Her şeyi sana borçluyum” bayram, “Hiç pişman değilim” bayram…

Evlatların mürüvvetini görebilmek, eve dolu bir torbayla gidebilmek, konu komşuyla yarenlik edebilmek, akşamları eskimeyen bir keyifle çay demleyebilmek bayramdır.
Zamanı donduran eski fotoğraflara nedametsiz bakabilmek, altı çizilmiş eski kitapları aynı inançla okuyabilmek, yol arkadaşlarının yüzüne utanmadan bakabilmek bayramdır.
Alnı açık yaşlanmak bayramdır; ulu bir çınar gibi ayakta ölebilmek bayram…

Bunların kadrini bilirseniz, kıymet bilmeyi öğrenirseniz her gününüz bayram olur.
Meraklanmayın, öyledir diye size deli demezler.
Deseler de böyle delilik, bayram artığı günlerdeki nankör akıllılıktan evladır.
Her gününüz bayram olsun!

One thought on “Bunların kadrini bilirseniz, kıymet bilmeyi öğrenirseniz her gününüz bayram olur.Blogda sizin için yayınladığım makalemi okumayı es geçmeyin.Mutlu Bayramlar .

  1. Bir sabah uyanıyorsunuz.zar zor kalkıyorsunuz yataktan.Yüzünüze doğan güneşi , karanlığı yırtıp bedeninizi saran aydınlığı güne kavuşan sesleri hissetmiyorsunuz.Uykuyla karışık bir yorgunluk…Oysa ki;gece tüm kaygıları sararken bedelsiz mutluluğu yakalamayı sabaha bırakmıştınız yarı ölüme geçerken.Uyku yavaşça soyunurken,başka farkındalıklardı rüyalar.Eskiyen bir günü arkada bırakırken.Sanki yeni bir yaşamdı .Önce gökkuşağı taç başında Ay’sa düşmüş sımsıcak kucağına yıldızlar sımsıkı avucunda.Yarı yaşamda hiç bitmeyecekcesine belki bir anlık güzelliklerde.Ama işte ,hayat biteviye özlenen , bir perde değil ki. Sabaha daha çok var oysa sabah yeni bir doğuş yeni bir yaşam ve umut diye beklerken ,ikinci perde açılıyor bir bulut ki katran kara, şimşekler çakıyor ardı ardına ve buz kesmiş tepeden tırnağa,kara bir rüya ki hiç sorma,siyah-beyaz yaşanmışlıklarda.Biraz uzunca Biraz karabasanca.Uyanmak istiyorsunuz ama, bir şeyler çeker sizi girdaba.Debelenip durursunuz. İşte buda yaşamın içinde ikinci perdenin provası .Herşey çok güzel giderken ,her şey güzel olacak diye düşünürken,sonunda bir bakarız ki, fırtınalı ve mağrurdur hayat.Suskun görünsek de uykuyla karışık bir yorgunluk da “Gezinen bir gölgedir hayat, gariban bir aktör sahnede bir ileri bir geri saatini doldurur ve sonra duyulmaz olur sesi bir masaldır
    gürültücü bir salağın anlattığı ki yoktur hiçbir anlamı. ” desede Shakespeare aslında Hayatın anlamı zaten hayatı olduğu gibi iyisi ve kötüsü ile kabul edebilmeyi öğrenmek değil mi? Hep güzel rüyalarla, bayramlara , sabah’ı mutlu kucaklamanız dileğiyle, AYIŞIĞI

Yorumunu bizimle paylaş çünkü düşüncen bizim için önemli :)

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s