Devekuşunun Yumurtası

large (3)

Koltuğuma gömülmüş, “Şemsiye Kullanma Sanatının İncelikleri ve Öteki Önemli Şeyler” adında bir kitap okuyordum. Telefonum çaldı. Arayan eski bir dostumdu ve bana çok ilginç bir soru sordu.

“On iki kişiyi doyuracak kadar omlet yapmam gerekiyor. Kaç yumurta kırmalıyım?” “Sadece bir tane!” diye cevap verdim.

“Lütfen benimle dalga geçme.” dedi.

“Ben çok ciddiyim!” “İyi ama ben de çok ciddiyim” dedim.

“Sadece bir yumurta yeter. Tabii devekuşu yumurtası olursa!”

Eski dostum bu cevabıma resmen bayıldı.

Teşekkür edip telefonu kapattığında, “Keşke şaka yaptığımı söyleseydim” diye düşündüm. Evet, şaka yapmıştım; ama ona söylediğim şaka yanlış bir bilgi değildi. Gerçekten de bir devekuşu yumurtası ile on iki kişiyi rahatlıkla doyuracak kadar büyük bir omlet yapabilirsiniz. Eğer bir devekuşu yumurtanız ve onu pişirebilecek kadar büyük bir tavanız varsa tabii. Bir devekuşu yumurtası yaklaşık 24 tavuk yumurtasına bedeldir.

(Bu hesaba göre 12 kişi bir devekuşu yumurtası yese adam başı 2 yumurta yemiş olur. Eh bu da normal bir insana yeter değil mi? Yoksa yetmez mi?) Bu kadar büyük bir yumurtanın kabuğu da öyle çıttadanak kırılacak cinsten değildir arkadaşlar. Bir devekuşu yumurtasının üzerine babam çıksa bile kırılmaz.

Bu bilimsel gerçeği daha teknik olarak anlatacak olursam:

Devekuşu yumurtası yaklaşık 90 kilo ağırlığındaki bir insanı üzerinde taşıyabilir! Bu arada omlet yapmak için gerekli malzeme miktarı giderek artıyor farkındaysanız: Devekuşu yumurtası+dev bir tava+çekiç.

Camideki yumurtalar

Peki siz hiç devekuşu yumurtası gördünüz mü? Ben ilk kez “Süleymaniye Camii”ni gezerken gördüm!

Şaşırmayın anlatıyorum:

Mimar Sinan, Süleymaniye Camii’ni yaparken, avizelerde bulunan kandil çanaklarının aralarına devekuşu yumurtaları koydurtmuş. Aradan 400 yıl geçtiği için o yumurtaların çoğu kırılmış ya da çalınmış. Sayıları 300’den 30’a düşmüş. Geriye kalan 30 yumurta da, zaman içinde bildiğimiz yumurta renginden, karara karara kahverengiye dönüşmüş. Ama dikkatlice bakıldığında onların kocaman yumurtalar olduğu anlaşılır. Bu yumurtalar bizzat Kanuni Sultan Süleyman’ın emri ile Afrika’dan getirtilmiş. Siz sormadan ben sorayım ve cevabını vereyim:

“O devekuşu yumurtalarının Süleymaniye Camii’nin kandilleri arasında işi ne?”

Örümcekler!

Evet örümcekler yüzünden! Devekuşu yumurtalarının yaydığı bir koku, örümcekleri fena halde rahatsız ediyormuş. Gerçek bir dâhi olan Mimar Sinan, tam 400 yıl önce bunu bildiği için, camiye o devekuşu yumurtalarını astırmış. Böylece, hiçbir örümcek, gelip cami içine yuva yapamamış. Neticede, o muhteşem Süleymaniye’nin, örümcek ağlarından temizlenmesi işi, Sinan’ın müthiş çözümü ile kökten hallolmuş.

Kuş mu, deve mi?

Yumurtalarından bahsetmişken, sizlere biraz da devekuşu hakkında bilgi vermek isterim. Meşhur bir fıkra vardır:

Devekuşuna “Bavullarımızı taşı” demişler.

“Ben kuşum” demiş. “Öyleyse uç bakalım” demişler.

“Saçmalamayın, ben bir deveyim” diye cevap vermiş.

Devekuşları kuştur. Tıpkı öteki kuşlar gibi iki kanatları ve iki ayakları vardır ve yumurtlarlar. Ancak uçamazlar. Çünkü kanatları, bedenlerine oranla uçmak için yeterli büyüklükte değildir. Allah devekuşlarına uçabilecek kanat vermemiş. İyi ki de vermemiş.

120 kg ağırlığında ve 2,5 m. boyunda bir kuşun tepenizde dolaştığını bir düşünsenize! Ya omuzunuza konmaya kalkarsa!? Devekuşları uçamazlar, ama çok hızlı koşarlar. Bacakları çok güçlüdür. Ayaklarında sadece iki kocaman parmak vardır. Bu parmaklardan bir tanesi diğerinden büyüktür. Ve sadece bu büyük parmaklarının üzerinde koşarlar. Ortalama hızları ise saatte 70 km’dir.

Başını kuma gömmek mi?

“Başını devekuşu gibi kuma gömmek” deyimini hepiniz duymuşsunuzdur.

Güya devekuşları bir tehlike anında başlarını kuma sokarlarmış da, düşmanı gelip onu hap gibi yutarmış, tutarmış… Gerçekte böyle bir şey yoktur. Devekuşları kendilerini savunmak için o çok güçlü bacaklarını kullanırlar. Ya kaçarlar ya da leoparları bile kendinden geçirecek kadar sert tekmeler atarlar. Saklanmak ya da dinlenmek istediklerinde ise yere uzanırlar. İşte bu sırada uzaktan bakanlar koca gövdelerini görürler; ama başları ve boyunlarını göremezler.

“Aaa devekuşu başını kuma sokmuş!” derler. Ama devekuşu onları görür. Hem de hiçbir kuşta bulunmayan 5 cm çapındaki o kocaman ve çok keskin gözleriyle görür. Ve tekme atmak için gerekli hazırlığını yapıp yaklaşmalarını bekler. Ona göre!

Yorumunu bizimle paylaş çünkü düşüncen bizim için önemli :)

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s