Dilimin Ucundakiler

Düşlediğim Dünya;

 

Öyle bir dünya düşlüyorum ki;dünyanın hiç bir köşesinde savaşın olmadığı,tüm insanların kardeşçe yaşadığı,birbirlerinden asla şüphe etmediği,kalbini kırmadığı,yalan söylemediği…Haksızlıkların olmadığı bir dünya,silah diye bir şeyin olmadığı,çocukların daima gülümsediği bir dünya…

İstiyorum ki;bir gün haberleri açayım ve spiker şöyle söylesin:”Sayın seyirciler,sevinerek söylüyoruz ki bugün size verebileceğimiz hiçbir haber yok,size bu akşam sunabileceğimiz tek şey azsonra izleyeceğiniz dünyadan görüntülediğimiz video kaydı,keyifli seyirler dilerim.” ve ardından insanların mutlu,gülen yüzleri,koşan çocuklar,uçan balonlar,el ele  günbatımında dolaşan sevgililer,dua eden ve sadece secdede Allah aşkından dökülen mutluluk gözyaşları,bir zenci ve bir beyaz çocuğun el ele koşması…Hadi bir düşün güzel olmaz mıydı böyle bir şey?Biliyorum sen de istiyorsun böyle bir dünya.Peki,o halde senden ricam sadece bir kaç dakika düşün.Böyle bir dünya için ben ne yaptım diye.Kendimden ne kattım yaşadığım evrene.Sevdiklerime neler sundum.Enerjimin ne kadarını öfkeme ve ne kadarını sevgiye ayırdım.Bu evrende bana düşen görevi ne kadar yerine getirdim?Lütfen içindeki öz’ü sorgula ve bunları sor.Kendine dürüst cevaplar ver.Nefretli anlarını düşün.Mesela en son kimin kalbini kırdığını düşün.Arkanda kırıp döktüğün birşeyler kalmış mı diye bir bak.Ya da birilerini değiştirmiş olabilir misin acaba?Onun kendine olan güvenini,insanlara olan güvenini yok etmiş olabilir misin?

Hep kendi  tarafımızdan bakıyoruz yaşadığımız,karşılaştığımız olaylara.İşlerimiz hep sorunsuz gitsin istiyoruz.Sabırsızız bir kere;öfkeliyiz herşeye,herkese.Aniden sinirleniyoruz,hep gerginiz.Hep sıfır alıyoruz hayat sınavından.

Hayatımızda  onca güzel şey varken hep olmayana takılıp kalıyoruz.Sebepsiz sıkıntıların esiriyiz.Elimizdekilerle yetinip şükretmeyi beceremiyoruz.Bizler yaşama sanatını bilmiyoruz.Hep anlaşılmayı bekliyoruz,anlamıyoruz kimseyi.Anlamak istemiyoruz.”Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın” atasözünü hayatımızın her alanına yerleştiriyoruz fütursuzca.Yanlış,hata kabul etmiyoruz.Affetmiyoruz.Hazırız ipleri koparmaya adeta.Oysa kime yetmez ki bu koca dünya?Paylaşılamayan ne?Asla tam anlamıyla ait olamayacağın dünya varlığı mı?

Bu dünyayı biz iyileştireceğiz.Silahların önüne geçemedik göğsümüzü gererek.Ama  içimizdeki sevgiyle iyileştireceğiz insanları,daha kötüye giden değil, daha güzel bir dünyayı, evrenin yapbozuna ait parçaları olan,BİZ, yapacağız bunu.Sadece bir ağaç dikip,çocuklarımıza malvarlığımızı bırakıp gitmeyeceğiz bu dünyadan.Güzel bir kalp de bırakacağız,bir umut bırakacağız yüreklerde iyiliğe dair.

 

Dünyada olan onca kötü şeye rağmen,hala iyilerin olduğuna da yürekten inanıyorum ve hatta biliyorum.Hiç bilmediğimiz gizli kahramanlar da var onları da biliyorum.Fakire fukaraya yardım eden,yaralanmış,savaş görmüş ülkelerin insanlarına,çocuklarına görünmez bir el uzatan…İYİ İNSANLAR HALA VAR BİLİYORUM.İşte dünya böyle insanlar sayesinde hala yaşanılası bir yer.

Size bir şey tavsiye edeceğim.Ama bunu en azından sadece bir kere yapın olur mu?Yarın  yolda yürürken  yanınızdan geçen hiç tanımadığınız herhangi birine yanınızdan geçerken ”selamunaleyküm” deyin.Ben öyle yapıyorum ama iyi günler de dileyebilirsiniz ya da merhaba da diyebilirsiniz ,hiç farketmez.Selam verin ve içinizde yayılan o enerjiyi hissedin,istem dışı gülümsediğinizi farkedeceksiniz.Zaten bir kere yaptığınızda gerisi gelecek eminim.Bu yaptığınız şey içinizde evrensel duyguları harekete geçirecek.

öyle işte 🙂 İçimden geldi bunları size yazmak.Sonra olarak,kendi adıma söyleyebilirim ki;

İYİ insanların parmakla gösterilemeyecek kadar çok olmasını diliyorum ve  hepinizin yüreğinden öpüyorum kardeşlerim,türlerim,birlikte aynı evi (dünyayı)paylaştığım güzel insanlar hepinize selam.Allah’ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.
Sevgilerimle
Kıdım Gülşah

 

Genel

Tek Bakışta Gözlenebilir Evren

Tek Bakışta Gözlenebilir Evren

Müzisyen ve sanatçı Pablo Carlos Budassi, Princeton Üniversitesi’nden araştırmacılarla işbirliği içinde, teleskoplardan, uydulardan ve NASA robotlarından elde edilen verileri kullanarak, gözlemlenebilir evreni tek bir görüntüye sığdırmış. Budassi gözlemlenebilir evrenin logaritmik bir illüstrasyonu yaratmak için, Princeton’lı gökbilimciler Richard Gott ve Mario Juric’in ürettiği logaritmik Evren haritalarına başvurmuş. Gökbilimcilerin Budassi’nin illüstrasyonuna kaynaklık eden haritaları, Evren’in en detaylı üç boyutlu haritalarını çıkaran Sloan Digital Sky Survey‘in son on beş yıldır topladığı verilere dayanıyor.

Budassi, araştırmacıların haritasını çember şeklinde tasarlamış ve NASA teleskopları ile uzay araçlarından elde edilen görüntüleri kullanmış. Evren’de kayıt edilen yaklaşık üç milyon astronomik cismi içeren bu logaritmik haritanın merkezinde, Güneş ve Güneş Sistemi yer alıyor. Haritadaki atmosferik cisimlerin arasındaki mesafenin logaritmik olarak hesaplanması, merkezdeki nesnelerin de görünür olmasını sağlıyor. Çok büyük alanları tek bir görüntüde sunabilmek için sıklıkla kullanılan logaritmik haritalarda, merkezdeki nesneler kenardakilere göre çok daha büyük ölçeklidir; merkezden çepere doğru gidildikçe cisimlerin boyutu küçülür.

Güneş Sistemi‘nden başlayan döngüsel yolculuk, Kuiper Kuşağı, Oort bulutu, Alfa Centauri, Kahraman Kolu, Samanyolu, Andromeda Galaksisi ve diğer yakın galaksiler ile devam edip, kozmik ağ, kozmik mikrodalga arka plan ışıması ve Büyük Patlama’nın görünmeyen plazmasıyla sonlanıyor. Haritayı en detaylı haliyle görmek için n Wikimedia Commons‘ı  ziyaret edebilirsin.Hatta bence mutlaka etmelisin.Üstüne ikinci kez tıklamayı unutma 🙂

Güneş Sistemi‘nden başlayan döngüsel yolculuk, Kuiper Kuşağı, Oort bulutu, Alfa Centauri, Kahraman Kolu, Samanyolu, Andromeda Galaksisi ve diğer yakın galaksiler ile devam edip, kozmik ağ, kozmik mikrodalga arka plan ışıması ve Büyük Patlama’nın görünmeyen plazmasıyla sonlanıyor. Haritayı en detaylı haliyle görmek için Wikimedia Commons‘ı ziyaret edebilirsin.Hatta bence mutlaka etmelisin.Üstüne ikinci kez tıklamayı unutma 🙂

Sanatblog

 

gozlemlenebilir-evren-logaritmik-illustrasyon-1200-1024x1024

Genel

Her şey yeterli olsun

Seni ayakta tutmaya yetecek kadar Güzelliklerle dolu bir yaşam sürmeni dilerim, Aydınlık bir bakış açısına sahip olmana Yetecek kadar güneş diliyorum.
Güneşi daha çok sevmene Yetecek kadar yağmur diliyorum.
Ruhunu canlı tutmaya yetecek kadar Mutluluk diliyorum.
Yaşamdaki en küçük zevklerin daha büyükmüş gibi
algılanmasına yetecek kadar acı diliyorum.
İsteklerini tatmin etmeye yetecek kadar Kazanç diliyorum.
Sahip olduğun her şeyi takdir etmene yetecek kadar Kayıp diliyorum.
Son “elveda”yı atlatmaya yetecek kadar “merhaba” diliyorum.

tumblr_njeq9g0BRO1s4dnu0o1_540

Kelimeler Okyanusu

Beri Gel-Mevlana Celaleddin RUMİ

large (5)

 

Beri gel, daha beri, daha beri.
Bu yol vuruculuk nereye dek böyle?
Bu hır gür, bu savaş nereye dek?
Sen bensin işte, ben senim işte.

Ne diye bu direnme böyle, ne diye?
Ne diye aydınlıktan kaçar aydınlık, ne diye?
Topumuz bir tek olgun kişiyiz, bir tek,
Ne diye böyle şaşı olmuşuz, ne diye?

Zengin yoksulu hor görür, ne diye?
Sağ soluna yan bakar, ne diye?
İkisi de senin elin, ikiside,
Peki, kutlu ne, kutsuz ne?

Topumuz bir tek inciyiz, bir tek.
Başımız da tek, aklımız da tek.
Ne diye iki görür olup kalmışız
İki büklüm gökkubbenin altında, ne diye?

Sen habire gevele dur bakalım,
Habire ‘Usul boylu birlik çam ağacı’ de,
Sonu nereye varır bunun, nereye?

Şu beş duyudan, altı yönden
Varını yoğunu birliğe çek, birliğe.
Kendine gel, benlikten çık, uzak dur,
İnsanlara katıl, insanlara,
İnsanlarla bir ol.
İnsanlarla bir oldun mu bir madensin, bir ulu deniz.
Kendinde kaldın mı bir damlasın, bir dane.

Erkek arslan dilediğini yapar, dilediğini.
Köpek köpekliğini ede durur, köpekliğini.
Tertemiz can canlığını işler, canlığını.
Beden de bedenliğini yapar, bedenliğini.

Ama sen canı da bir bil, bedeni de,
Yalnız sayıda çoktur onlar, alabildiğine,
Hani bademler gibi, bademler gibi.
Ama hepsindeki yağ bir.

Dünyada nice diller var, nice diller,
Ama hepsin de anlam bir.
Sen kapları, testileri hele bir kır,
Sular nasıl bir yol tutar, gider.
Hele birliğe ulaş, hır gürü, savaşı bırak,
Can nasıl koşar, bunu canlara iletir.

Mevlana Celaleddin RUMİ