Aşk'a Dair · Genel · Kelimeler Okyanusu

İşte Okunmaya değer Bir Yazı;Dünyayı Değiştirmek İstiyorsan bir erkeği sev,gerçekten sev;


Dünyayı değiştirmek istiyorsan bir erkeği sev; gerçekten sev… 

 

tumblr_inline_mrbmldq9fc1rbbjly

Birini seç, ruhu seni çağıranı, seni net biçimde göreni seç. Korkabilecek kadar cesur olanı seç.

 

 Elini tut ve onu kalbinin damarlarına götür, orada senin sevecenliğini görsün, orada dinlesin, onun ağır yüklerini kendi ateşinde yak, kül et.

Gözlerinin derinliklerine bak, derinden bak, orada  hareketsiz kalanı uyandır, dirilt. Utangaç olana cesaret ver, orada ne beklediğini fark et.

Gözlerinin derinliklerine bak

 

 Gözlerinin derinliklerine bak, orada babalarını, dedelerini gör, uzak yerlerde, çok eski zamanlarda savaşa ve şiddete karışş atalarını gör.

Acılarına, mücadelelerine, maruz kaldığı işkencelere bir zamanlar…

Ve bırak hepsi gitsin…

Onun atalarından gelen yükü hisset

Sana sığındığında kendini nasıl güvende hissedeceğini bil

Onun öfkesine ayna olma

Çünkü senin bir rahmin var, eski yaraları iyileştiren, derin ve tatlı bir kapı…

Eğer dünyayı değiştirmek istiyorsan, bir erkeği sev, gerçekten sev…

Karşısında kırılganlığın nefesinde kadınlığın bütün ihtişamıyla otur…

Bir çocuğun masumiyetinde, ölümün derinliklerinde, açan bir çağrı olsun, onun erkeklik gücünü kabul et…

Geri gittiğinde, kaçtığında, mağarasına doğru, çünkü kaçacaktır…

Ailendeki bütün kadınları etrafına topla, onların bilgeliğinden nasiplen.

Onların fısıltıyla anlattıklarını dinle, korkmuş genç kız kalbini sakinleştir.

Onlar seni sakinleştirecek ve sabırla onun dönüşünü beklemeni kolaylaştıracaklardır…

Git kapısında otur ve hatırlatma şarkısı söyle, belki bir kez daha dinginleşecektir…

 

Onu küçük bir çocuğu gibi hilelerle, baştan çıkarma oyunlarıyla kandırma, bunlar  sadece onu ayartıp yok oluş ağına sürükler…

Kaousun ve nefretin mekanı olan bu yer ataları tarafından yapılan bütün savaşlardan daha korkunçtur..

Bu dişil enerji değildir, bu öç almadır

Bu eğilip bükülmüş çizgilerin zehiridir,

Asırlarca sömürülmüş olan, tecavüz edilen dünyanın zehiri.

Bu kadınlara bir güç vermez

Bu kadını erkeği hadım eden bir hale dönüştürür

Bu hepimizi öldürür…

Annesi onu ister öpüp kucaklamış olsun ister olmasın

Ona gerçek anneyi şimdi göster

Sarıl ona, nezaketine ve derinliklerine götür…dünyanın merkezine…

Onu yaraları için cezalandırma, senin ihtiyaçlarını ve kriterlerini karşılamadağı için, onun için tatlı ırmaklar gibi ağla

Gözyaşlarını döktüğünde onu eve getir…

 

Eğer dünyayı değiştirmek istiyorsan, bir erkeği sev, gerçekten sev

Onu çıplak ve özgür olabileceği kadar sev

Onu doğum ve ölümün döngüsüne bedenini açabilecek kadar sev

Ve bu fırsat için ona teşekkür et.

 

Birlikte öfkeli rüzgarlarda ve dingin ormanlarda dans ettiğinizde

Kırılabilecek kadar cesur ol, izin ver, varlığının yumuşak baş döndürücü yanlarını keşfetsin,

Bilsin ki seni kucaklaşıp sarabilir, koruyabilir

Kollarına  at kendini, seni tutacağından emin ol,

Bundan önce binlerce kez düşş olsan bile

Ona teslim olarak ona teslimiyeti öğret

 

 

Eğer dünyayı değiştirmek istiyorsan, bir erkeği sev, gerçekten sev

Destekle onu, besle onu, ona izin ver, onu duy, kucakla, iyileştir onu.

Bunun karşılığında sen de beslenecek, desteklenecek ve korunacaksın

Güçlü kollar, net düşünceler, odaklanmış oklar tarafından

Çünkü eğer izin verirsen, o düşündeki adam olur…

 

Eğer dünyayı değiştirmek istiyorsan, bir kadını sev, gerçekten sev.

 

large (2)mö

Senin ruhunu çağıran bir kadın bul, seni idare eden değil

Kontrol listeni bir kenara at, kulağını kalbine koy ve onu dinle…

 

Yaşayan her varlığın adını, dualarını, şarkılarını duy,

Her kanat çırpanın, telaş içinde yüzenlerin, yeraltındakilerin, sualtındakilerin, her yeşilin, çiçek açanın, henüz doğmamış olanın, ölmekte olanın…

Onların onlara hayat veren Bir’e hüzünlü övgülerini işit,

Eğer adını henüz duymadıysan, yeterince dinlememişsin demektir.

Eğer hala gözlerinde yaşlar yoksa, eğer hala onun ayaklarına eğilmemişsin, neredeyse onu kaybetmişsin demektir.

 

Eğer dünyayı değiştirmek istiyorsan, bir kadını sev, kendinin ötesinde sev. Arzunun ve mantığın ötesinde, senin gençlik, güzellik, ve çeşitlilik gibi bütün yapay özgürlük gündemlerinin ötesinde sev.

Bize çok sayıda seçenek verildi

Ama biz bir Ruhun ateşinin ortasında durup, oradan ışıyan gerçek özgürlükte aşka direnmeyi yakıp kül etmeyi unuttuk.

Bir tane tanrıça var

Ona bak onu gör.

Bak bakalım o mu baltayı başına vuracak olan.

 

Eğer değilse yürü, hemen…

Boşa zaman harcama.

Bil ki kararının onunla bir ilgisi yok.

Çünkü nihai olarak kim olduğu ile değil ne zaman teslimiyeti seçeğimizle ilgili..

 

Eğer dünyayı değiştirmek istiyorsan, bir kadını sev.

Onu ölüm korkusunun ötesinde sev

Onu içindeki anne tarafından manipüle edilme korkunun ötesinde sev.

Ona onun için öleceğini söyle

Onunla birlikte yaşayabileceğini söyle.

Onunla birlikte ağaçlar dik ve onların büyümesini seyret.

Onun incinebilir güzelliğinde onun ne kadar güzel olduğunu söyle ve onun kahramanı ol.

Ona hatırlat, o senin adanman ve hayranlığınla o senin tanrıçan.

 

Dünyayı değiştirmek istiyorsan, bir kadını sev.

Bütün yüzleriyle, bütün mevsimlerde

O seni şifalandıracak senin şizofrenini

ikili zihnini, yarım kalbini

O şizofreni ki senin ruhunla bedenini ayırır

Seni daima dışarıya bakar kılar, kendinden başka bir şeyi aramak için

                          Böylelikle yaşamı değerli kılmak için

 

Her zaman bir başka kadın olacak

Sonunda o parlak olan da eski mat olana dönüşecek

Ve sen yeniden huzursuz olacaksın

Arabalar gibi kadınlar değişik tokuş edilemez

Tanrıça, arzunun en son objesidir, satılamaz.

 

 

Erkeğin daha çok seçime ihtiyacı yok

Erkeğin ihtiyacı kadın, dişil, sabırlı, şefmatli, aramayan yapmayan, bir yerde nefes alan, köklere inen, birlikte yeryüzünü sarabileceğiniz kadar kuvvetli.

 

Eğer dünyayı değiştirmek istiyorsan, bir kadını sev, yalnızca bir kadını.

 

O kutsal bir kase gibi sev ve koru onu

Bütün insanlık için duyduğu terk edilme korkularını sev.

Onun yaraları sadece onun yaraları değil,

Onun bağımlılığı zayıflık değil

Eğer dünyayı değiştirmek istiyorsan bir kadını sev

O sana inanana kadar sev. O zaman içgüdüleri, sanatı, sesi, vizyonları, tutkusu, vahşiliği ona tekrar döner

O aşkın gücüdür, bütün politik medya şeytanlarının yok etmeye ve değerini düşürmeye çalışğı aşkın gücüne sahiptir.

 

Eğer dünyayı değiştirmek istiyorsan

Davalarını, silahlarını, iç savaşını bırak, öfkenden vazgeç, büyüklük sevdalarını aydınlanman için bırak…

Kutsal kase senin önünde duruyor…

Eğer onu kollarına alırsan bu yakınlıktan daha ötesini aramaktan vazgeç.

Ya huzur ve barış denilen şey bir kadının kalbiyle beraber tekrar hatırlanması gereken unutulmuş bir rüya ise?

Dünyayı değiştirmek istiyorsan bir kadını sev.

Gölgelerinin en derinliklerine kadar

Varlığının en yüksek noktalarına kadar

Onunla ilk karşılaşğın bahçeye git

Gökkuşağı ülkesinin kapısına

Birlikte tek bir ışık gibi yürüyerek

Dönüşü olmayan noktaya

Yeni bir yeryüzününün başlangıcına ve sonuna… 

 

Kelimeler Okyanusu

Doğru olanı yapmak Üzerine Güzel Bir Hikaye

large
Doğruluk Güzel Bir Erdemdir

On bir yaşındaydı ve New Hampshire gölünün ortasındaki adadaki evlerinde ne zaman eline bir fırsat geçse hemen balığa giderdi.

Levrek avı yasağının kalkmasından bir gün önce, babasıyla akşamın ilk saatlerinde küçük güneş balıklarından yakaladı. Sonra oltasına yem takıp, oltayı fırlatma talimi yaptı.

Yem suya değdiği zaman gün batımında suda altın haleleler oluşturmuş, daha sonra gölün üzerinde ay doğmuştu. Oltasının hızla çekildiğini hissedince, oltaya büyük bir balık geldiğini anladı. Babası oğlunun balığı çekişini hayranlıkla izledi.

Çocuk sonunda yorgun düşen balığı sudan çıkardı. O güne kadar gördüğü en büyük balıktı, bir levrek; ama av yasağının kalkmasına sadece saatler kalmıştı.

Baba oğul güzelim balığa baktılar, pulları ay ışığında ışıl ışıl parlıyordu. Babası bir kibrit yakıp saatine baktı. Saat on olmuştu. Av yasağının bitmesine daha iki saat vardı.

Önce balığa, sonra oğluna baktı.

“Suya geri bırakman gerekiyor, oğlum,” dedi.

“Baba!” diye itiraz etti çocuk ağlamaklı bir sesle.

“Başka balıklar da var,” dedi babası.

“Ama hiçbiri bunun kadar büyük değil!” dedi çocuk.

Göle şöyle bir göz attı. Gölde hiçbir balıkçı teknesi yoktu. Babasının yüzüne baktı bu kez. Kendilerini hiç kimsenin görmemiş olmasına, kimsenin ne balığı yakaladıklarını bilmesinin olanaksız olmasına karşın, babasının sesinden bu konuda hiçbir ödün vermeyeceğini anlamıştı.

Oltanın ucunu balığın ağzından çekti ve balığı gölün karanlık sularına bıraktı. Balık suya düşer düşmez, şöyle bir çırpındı ve gözden kayboldu.

Çocuk bir daha bu kadar büyük bir balık tutamayacağından emindi.

Bu olay bundan tam otuz dört yıl önce oldu. Bugün o çocuk New York City’nin ünlü mimarlarındandır. Babasının küçük evi hâlâ o adadadır. Oğlunu ve kızlarını hâlâ o adadaki küçük eve balık tutmaya götürür.

Çocuk haklıydı. Bir daha o kadar büyük bir balık tutamadı.

Fakat değerler konusunda bir ikilem yaşadığı zaman hep o balığı gözünün önüne getirir.

Babasından öğrendiği gibi değerler doğru ile yanlışın ne olduğu konusunda çok basit bir konudur. Güç olan yalnızca değerlerin uygulanabilmesidir.

Birileri görmediği zaman da doğru olanı yapabiliyor muyuz? Evet, küçüklüğümüzde bizlere balığı suya geri bırakmak öğretilseydi, doğru olanı yapabilirdik. Çünkü gerçeğin ve doğrunun ne olduğunu öğrenmiş olurduk.

Doğru olanı yapma kararı belleklerimizdeki canlılığını hiçbir zaman yitirmez. Bu anıyı dostlarımıza ve torunlarımıza göğsümüz kabara kabara anlatırız.

Fırsatlardan yararlanmak değil, doğru olanı yapmaktır önemli olan…

 

Gülümse Biraz

Nasreddin Hoca’dan Ders

hoca-1Nasrettin Hoca’yı bir köye vaaz ve nasihat için davet ederler. Kararlaştırılan gün köye gelen Hoca, ”Bir kese altın verirseniz konuşurum, yoksa döner giderim.” der. Çaresiz herkesten para toplayıp, denkleştirip bir kese altını Hoca’ya verirler. Çok güzel bir konuşma yapan Hoca, konuşmanın sonunda giderken aldığı bir kese altını iade eder. ”Madem geri verecektin niye istedin” diye sorulunca Hoca, ”Para ödediğiniz için dikkatle dinlediniz. Birincisi bu. İkincisi de; cebinde para oldu mu insan bir başka konuşuyor” diyerek harika iki ders daha verir.

Gülşah'ın Notları

Enya LTD ŞTİ Dolandırıcılığı

Enya LTD ŞTİ Dolandırıcılığı!!

Özellikle blogçu arkadaşlarımın mutlaka okumasını rica ediyorum

Bugün çok acayip birşey geldi başıma.Her zamanki gibi akşam 19:00 civarında maillerimi kontrol ettim.Normalde şahıslar haricinde üyesi olduğum sitelerden ya da bunun gibi reklam vs maillere bakmıyordum.Yalnız başlık dikkatimi çekti; ”YETKİLİNİN DİKKATİNE” Yazıyordu.Neyse maili açtım ilk birkaç cümleyi okuyunca   zaten başımdan aşağı kaynar su dökülmeye başladı.Gelen maili aynen aktarıyorum:

 

Sayın Yetkili,
 
Telifi ve satış hakları tarafımıza ait olan lisanslı bir görsel kullandığınız tespit edilmiştir.
Gerekli bilgiler ektedir.Kullanmış olduğunuz görselin faturasını rica etmekteyiz.Faturasının olmaması dahilinde kaçak kullanım teşkil etmektedir ve kaldırmanız veya standart lisans satın almanız bir anlam ifade etmemektedir.
Fatura bulunmuyor ise sonradan lisanslama (Late) bedeli üzerinden uzlaşma teklif edilmiştir.
İlgili görselin fatura\indirme geçmişi,kopya kullanım yapıldı ise late (sonradan) lisanslaması ibraz edilmediği taktire yetkisiz kullanımdan işlem görecektir.
Görselimizin satış linki, lisans bilgileri, model bilgileri ve fotoğrafçı bilgilerine ait detaylar aşağıdaki linktedir.

People Images Türkiye

Saygılarımla
SAFİYE YILMAZER
Çalışma Saatleri
Pzt.- Cuma 09:00 – 18:00
Bostancı/İST
Tel.(+90) 216 740 00 10 Dahili104
Fax.(+90) 216 372 01 11
Sözüm ona 250 dolara benimle uzlaşma yoluna gidiyorlar.250 dolar ödeyip faturasını onlara göndermemi bekliyorlar.Aksi takdirde yasal işlemlere başvuracaklar. 
Oldu cınım ya!!
Ne yalan söyleyeyim bir saat boyunca bunu kafama taktım.Nasıl olur böyle birşey diye.Kar amacı bile güdmediğim bir blogta paylaştığım bir fotoğraf yüzünden…Olur mu olur sonuçta telif hakkı hakkında az çok birşeyler biliyorum.Zatn bu yüzden tedirgin oldum.Ama bir yanımda bu işin içinde birşeyler var diyor.Neyse bir arkadaşımla kontakt kurdum.Allahtan o benden daha soğukkanlıydı ve durumu çok çabuk idrak etti.Sağolsun araştırmamda da  yardımcı  oldu.Googleda bu şirketle ilgili dünya kadar konu var.Yabancı sitelerde bile bununla ilgili konular açılmış.Türkiyenin adının bu şekilde  o sitelerde geçmesi gerçekten çok üzücü.İnsanlar artık işin kolayını bulmuş.Herkes kolay para derdinde.Ama bu dünyanın diğeri de var.Mutlaka birilerini ağlarına düşürmüşlerdir,canlarını yakmışlardır.Ama ettikleri yanlarına kalmayacaktır eminim.Zaten kalmasında.Daha dün kurduğum güzel dünyayı imgeleyerek anlattım.Bazı kimseleri ne yaparsan yap yola getiremezsin.
Yarın ilk işim bu mailin ve bana gelen dökümlerin çıktısını alıp savcılığa başvurmak olacak.Aman bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın diye düşünüp sessiz kalmak olmaz.Ben farkına vardım ama varmayabilirdim de ya da başkaları farkına varmayabilir.Bir anlık bir gafletle inanabilir.Böyle fırsatçılara fırsat vermemek için yarın üzerime düşen görevi yapacağım.
Araştırmamı yaparken bir arkadaşımızın sitesine rastladım.Orada mail adresleri farklı ama belli ki dönem dönem adres değişikliği ve site değişikliği yapıyorlar.Kullanılan şirket adı ve isim hep aynı.KENDİSİ OLAYI ÇOK GÜZEL BİR ŞEKİLDE ÖZETLEMİŞ.O nedenle onun yazısını da aynen aktarıyorum.
Sezgin arkadaşımız bu manidar resimle de bir yakıştırma yapmış.Hakaten bu neyin kafası ya ?
resimstock-dolandiriciligi
Uzun zamandır yoğun çalışmamdan dolayı bloga yazamamıştım, şimdi sizlereyerli dolandırıcılık girişimlerinin bir yenisini tanıtacağım :)

Olayı özetleyelim,

Ağustos ayında Web sitelerini yaptığım müşterilerimin bir tanesi beni arıyor. Web sitede kullandığımız resimlerin bir tanesinin telif hakkı varmış, eğer 150$ödemezsek firma bizi mahkemeye verecekmiş! (yersen) Üstelik! Resmi kaldırmamızın da hiç bir anlamı yokmuş! :)

Telefonda olayı duyar duymaz güldüm abi dolandırıcıdır onlar dedim. Ve nitekim de öyle oldu, biraz araştırma sonucu birçok web sitede forumda bunların yaptıkları harami saltanatının sonuçları çıktı.

Nekadar kurumsallar anlatamam!

Okadar kurumsallar okadar kurumsallar ki anlatamam! 😀 Bize mail yolu ile ihtarname çekmişler! (Mail yolu ile bakın) ve bize mail attıkları adrese bakarmısınız resimstock1@gmail.com Kurumsal bir mail dâhi alamamışlar, gmail adresinden adamlar ihtarname çeker olmuş!

 

* Eminim ki bize attıkları maili görmek istiyorsunuzdur işte o mail

Merhaba,

Gerekli bilgiler ektedir.Kullanmış olduğunuz görselin faturasını rica etmekteyiz.

İlgili görsel aynı zamanda resimstock.com adlı sitede mevcuttur.

İyi çalışmalar.

aygılarımla / with bst rgds
Cansu IMREN
Hukuk Birimi
Enya LTD.STI.

Bostancı/IST

Tel.(+90) 216 740 00 10
Fax.(+90) 216 631 22 93

Bu adamlar okadar kurumsal ki adres dahi veremiyorlar! Alaylı bir ses tonu ile aradım, kendilerinden adres istediğimde “Biz malesef adres veremiyoruz, bazı sorunlar oldu” cevabı aldım karşımdaki BAĞYAN’dan :) İyide BAĞYAN nasıl olur bir hukuk firmasısınız adres veremiyorsunuz dedim. “Zamanında bazı sorunlar oldu neticede burda çalışan bayanlarız” cevabı almamla kahkahayı bastım. Eee tabi bi dolandırıcılık girişimi var yasadaki açıklardan yararlanarak. Adres vermek olmaz dimi? Dıt dıt dıt! Telefon kapandı :)

Cevap!

Her nekadar baştan beri içime bir tiskinti gelse de bunların dolandırıcı olduğunu ve para kaptırmak istemediğim ap açık ortada. Henüz çiçeği burnunda yeni mezun avukat kuzenimi arayarak olayı anlattım ve gülerek karşılayarak bu maili çekti kendilerine….

İhtarnameye Cevap

Bu maile de cevap olarak sadece “Dosyanız olumsuz kaptılıyor, savcılığa suç duyurusunda bulunulacaktır” şeklinde komik bir mail daha aldık… Aylar geçti üstünden aklıma gelince hala gülüyorum :)

Sonuç!

Ya siz kimsiniz? depositphotos’un resimlerinin sizde telif hakkı nasıl olabilir? İhtarname gelir, ilgili telif haklı içeriği kaldırırım. Kaldırmazsam yasal süreç başlar, ihtarname gelmeksizin bu neyin kafası? Mail yolu ile ihtarname nerede görülmüş? Birde yukarda adı geçen avukat var, Cansu IMREN adı mı kullanılmış, yoksa kendisi de bire bir bu işin içinde mi bilmiyorum. Ama açık açık para talep ediliyor! web sitenizden ilgili resmi kaldırsanız bile 150$ tazminat ödeyeceksiniz deniyor. Ayrıca belirtmek isterim ki yurtdışı forumlarında da bu sivri zekalılar ile dalga geçilmekte.

Bu konuyu buraya yazmamın tek sebebi google üzerinden başkalarının canını yakmaya çalıştıklarında bu yazıya ulaşmaları… Taktir allahın! Eden bulur 😉

http://www.sezgin.net.tr/resimstock-com-dolandiricilik-girisimi-239/#comment-197