Yaşamsal ve Kişisel Gelişim

Anne ve Babalara Öğretmen Öğüdü

Hindistan’da bir öğretmen, bir sınav öncesi öğrencilerinin anne ve babalarına şu mektubu gönderdi:
…Sınav haftasına kısa bir süre kaldı. Çocuğunuzun başarılı olmasını ne kadar çok istediğinizi biliyoruz ama…
Unutmayın ki sınavlara girecek öğrenciler arasında matematiği anlamasına gerek olmayan geleceğin sanatçıları oturuyor olabilir.
Tarih ve İngiliz edebiyatı çocuğunuzun işine yaramayabilir; çünkü onun geleceğinde, belki de başarılı bir girişimci
olmak vardır. Çocuğunuz bir müzisyen olacaksa, kimya notlarının önemi kalmayacak.Ya da bir
sporcu olmak yatıyorsa düşlerinde, fizik dersindeki başarısının fiziksel yeteneklerinden daha iyi olması gerekmiyor.
Çocuğunuz iyi not alıyorsa, bu güzel birşey…Ama iyi not almıyorsa, onun kendine olan
güvenini ve inancını sarsmayın. Rahatlatın çocuğunuzu…Bu yalnızca bir okul sınavıdır.
Yaşamının ilerideki bölümlerinde onu, daha değişik sınavların beklediğini söyleyin.
Ne not alırlarsa alsınlar, onları sevdiğinizi ve bir okul sınavında aldıkları notla yargılamayacağınızı duyumsatın onlara.
Lütfen yapın bunları. Çünkü siz bunları yaptığınızda, o kendine daha çok güvenen ve yaşamı boyunca karşısına çıkacak engellerle kolayca savaşabilen bir çocuk olarak yetişecek. Bir sınavın ya da düşük bir notun, onun düşlerini ve yeteneklerini alıp götürmesine
izin vermeyin. Unutmayın: “Dünyanın en mutlu insanları, yalnızca doktorlar ve mühendisler değildir.”
Her Telden · Müzik Ve Video

Eşini Başka Bir Erkekle Yakalayan Penguenin Trajediye Dönüşen Mücadelesi

Penguenlerin şirin, sevimli birer canlılar olduğunu düşünüyorsanız, bundan çok emin olmasanız iyi edersiniz. Çünkü kendileri, ceset hırsızlığından tutun da yuva yıkıcı birer canavara dönüşmeye kadar korkunç haller içerisinde bulunabiliyorlar ve bir “evlilik kavgasını” birbirlerinin gözlerini oyacak seviyeye taşıyabiliyorlar.

Söz konusu duruma dair bir örnek, National Geographic tarafından kaydedilen yeni bir görüntü ile bir kez daha gözler önüne seriliyor. Elde edilen kamera görüntüsünde, eşi tarafından aldatılan ve reddedilen bir erkeğin rakibi ile arasında geçen son derece kanlı bir kavgaya tanıklık ediyoruz. Kavga, insana has durumlara neredeyse bir ayna tutulmuşçasına oldukça gerçek ve bir o kadar da trajik biçimde sona eriyor.

Aşağıdaki videoda, Arjantin’in Punta Tombo yarım adasında bulunan, çiftleşme dönemindeki 200.000 bireyli bir Magellanic penguen (Spheniscus magellanicus) kolonisinin Eylül ayına ait görüntülerine yer veriliyor.

Yuvalar inşa edilecek, oyuklar açılacak, yumurtalar bırakılacak ve yavruların yumurtadan çıkışları beklenecek.

Birçok Magellanic pengueni hayat boyu süren bir eşleşme oluştururken (bir çift 16 yıl boyunca beraber yaşar), bazı dişiler bütün bir çiftleşme dönemini aynı erkekle geçirmeyi tercih etmeyebiliyor.

İşte bu kavga da tam olarak bu nedenden kaynaklanıyor.  Çünkü, erkek penguen yuvasına geri döndüğünde eşini başka bir erkekle eşleşmiş halde buluyor.

Bir dişinin, iki erkek arasında paylaşılamasının patlak verdiği kavgada, durum giderek ciddileşiyor ve penguenler birbirlerine saniyede sekiz darbe yapabilen paletleriyle vurmaya başlıyor.

Birçok kuş türü, vücutlarını daha aerodinamik yapabilmek için kanatlarında içi boş kemikler bulundurmak üzere evrimleşmiştir. Fakat penguenler, kanatlarında sert kemikler bulundurduklarından, uçamazlar. Bu da, bir penguenin kanat (palet) darbesini oldukça ciddi hasarlara sebep olacak hale sokmuştur, özellikle de yalnızca 76 cm boyundaysanız bu darbeler inanılmaz etkilidir.

Kalın ve yağlı derileri, penguenlerin hayati organlarını iyi-kötü korumaya yeterliyken, yuvalar kazmak için kullandıkları gagaları rakiplerinin gözlerini oymak gibi oldukça ölümcül olabilen yaralar açabiliyor.

Reddedilmiş erkek için işler oldukça kötü başlıyor ancak bununla da kalmıyor. İki erkeğin uzlaşmaz kavgası bir an için duruyor ve dişinin ikisi arasında bir seçim yapması bekleniyor. Ne yazık ki, dişi, “yuva yıkıcıyı” seçmekten çekinmiyor.

Fakat, asıl partner bu seçimi kabullenmiyor ve rakibini kendi yaptığı yuvanın dışına çekerek kavgaya devam ediyor. Durum giderek daha da kanlı bir hâl almaya başlıyor, ta ki, “asıl erkeğimiz” vazgeçene kadar.

Her şeyin ardından asıl kalp kırıcı an ise, kaybeden erkeğin artık uzaklaşması gerektiği ve yaralarını kaybettiği dişinin önünde değil uzakta bir yerlerde yalaması gerektiği an oluyor.

İyi haber şu ki; 200.000 bireyli bir kolonide tekrar eş olabileceği bireyi bulabilme ihtimali var ve umuyoruz ki; dostumuz bütün yaralarını iyileştirecek bir başka dişiyi bulur.

Merak etme küçük penguen, bütün iyiler seninle birlikte ağlıyor artık. Sen de bizden birisin. 🙂

Bu görüntüleri izlemek elbette ki kolay olmamıştır (ve evet, zaman zaman narrasyonu abartmış da olabiliriz) ancak önemli bir hatırlatmada bulunalım; hayvanlar bize oldukça sevimli gelebilir, fakat doğa acımasızdır.