Fotoğraf Aşkım

Ücra Dağ Köyündeki Öğrencilerden Harry Potter’ın Kıskanacağı Bir Müsabaka

Bayıldım bu fotoğraflara 😀 şunlardaki mutluluğa bakar mısınız. Hadi önce bu fotoğrafların hikayesini anlatayım size.

Agarwal adlı öğretmen Himalayalarda bir dağ köyünde çalışıyor. Öğrencilerinin İngilizce öğrenmesini kolaylaştırması için onlara Harry Potter filmlerini seyrettirmiş. Öğrenciler bu seriyi seyrederken o kadar mutlu olup heyecanlanmışlar ki Agarwal onlara bir Quidditch müsabakası hazırlamış!

Aşağıdaki fotoğraflar bu “müsabaka”dan. Öğretmenimiz öğrencilerinin fotoğraflarını çektikten sonra fotoşopa başvurarak onları “uçurmuş”.

bence bu fotoğraflar Harry Poter hikayesinden çok daha fazlasını anlatıyor 🙂 Neşeli, naif, elindekilerle mutlu olmasını bilen, sıcacık ve iyi hissettirmesi de cabası.

cca7b300bc154aa5a069df7c647a2276-jpg-700x0_q85_autocrop_crop-smart_upscale0b84bcfca2ff45fba899232247f55f77-jpg-700x0_q85_autocrop_crop-smart_upscale 0e0178d321e649ef9864bb499c347703-jpg-700x0_q85_autocrop_crop-smart_upscale 1ac7612597b44590b91282f9f1d51ce6-jpg-700x0_q85_autocrop_crop-smart_upscale 832dfa3d23a043bd9620b129d108e59a-jpg-700x0_q85_autocrop_crop-smart_upscale 542186256e6a4f288c8990003e909674-jpg-700x0_q85_autocrop_crop-smart_upscale b8fc44aa1f394f3a8ab17e01b037d25d-jpg-700x0_q85_autocrop_crop-smart_upscale
ce3280ef3e61467a8d389e7140230c06-jpg-700x0_q85_autocrop_crop-smart_upscale

Müzik Ve Video

Hadi dağları fethedip gelelim

30 yaşındaki İskoçyalı ekstrem sporcusu Danny MacAskill, bisikletiyle dağları fethediyor.Gerçekten çılgın bir adam Ve bu yaptığı şey gerçekten çok çok özel bir şey videoyu izlerken onun neler hissettiğini belki siz de hissedebilirsiniz en azından biraz da olsa.Dağlara kafa tutup kıyıya gelip o sakinlikte oturmanın hissiyatı nasıl bir şeydir acaba? O anı yaşamanın nasıl bir şey olduğunu  hep merak edeceğim sanırım 🙂

Yaşamsal ve Kişisel Gelişim

Bizler ne sağ beyinli, ne de sol beyinli insanlarız. Tam beyinli insanlarız.

e01f13a655f218b7e9f0d84c1e0f5df8

– Sen sol beyinli misin, sağ beyinli mi abi?

– Beyinsizim ben kardeşim!

Şehir efsanelerinden biridir sağ beyinli yada sol beyinli olmak. Yeterince ayrımcılık ve ötekileştirme yapılıyor olması yetmezmiş gibi,kişisel gelişim altında insanların kişilikleri sağ beyinli yada sol beyinli oluşlarına göre değerlendirilir.

Sol beyin analitik düşünce, sağ beyin yaratıcı sanatsal kişilik…

Bu varsayımın 200 sene önce ortaya atıldığını hesaba katarsak o zamanlar değerli bir bilgi sayılabilirmiş. Ancak bilim hızla ilerliyor ve özellikle neuro-bilim dalındaki son gelişmeler bizleri pek çok yeni şeyle tanıştırıyor.

Sağ Beyin mi Sol Beyin mi baskın?

Beynin iki yarım küresi vardır. Bu ikisi birbirinin yansıması değildir, yani aynı değildir. Hem fonksiyonel olarak hem de şekil olarak asimetrik yapıya sahiptirler. Bu iki yarımküre birbiriyle “corpus callosum” denen sinir ağlarıyla iletişime geçerler.

1880’li yıllarda, kürelerden birinde meydana gelecek bir hasarın beyin fonskiyonlarında ve davranış şekillerinde ciddi bozulmalara yol açtığı gözlemlenmiş. Dil öğrenme gibi kabiliyetler sol beyinde gözlemlenirken, daha ruhani işler sağ beyinde dönüyormuş. 1960’lı yıllarda beyin ameliyatları yapılmaya başlandığında, küreler fiziksel olarak ayrı ayrı incelenmeye başlanmış. Her bir kürenin belli alanlarda daha dominant olduğu görülmüş. Sağ taraf müzik, sanat, görsel imgeleme, yüz tanıma gibi şeylerde baskın iken; sol taraf mantık, problem çözme ve hesap işlerinde baskın olmuş. Bunu ilk gözlemleyen bilim adamı Richard Sperry, Nobel Ödülü’ne layık görülmüş.

Sağ beyin-Sol beyin baskın olma durumu daha sonra kişilik analizine kadar gitmiş. Sağ beyne sahip kişilikler daha yaratıcı, etkileyici, duygusal, sezgisel, duyarlı ve sanatsal iken; sol beyinli kişilik mantıklı, analitik, matematik ve bilim alanında daha başarılı olarak saptanmış.

Bilim, şu anda geldiği noktada bu şehir efsanesini çürütmüş durumdadır. Belki de bilim adamlarının hepsinin sol beyinli olmasından kaynaklanıyor olabilir, bilemem. Beyin tarama cihazları ve son teknolojik çalışmalar, iletişimi sağlayan sinirsel ağların her iki yarım küre arasındaki ileşimi mükemmel sağladığını ve her iki yarım kürenin de birbiri ile koordinasyon içinde çalıştığını göstermiştir. Örneğin daha önce sol beyne ait olduğu söylenen dil öğrenme kabiliyeti hiçbir küreye ait bulunmamıştır. Dil öğreniminde her iki küre de iş birliği içinde çalışmıştır. Sol beyin gramer ve telafuz üzerinde çalışırken, sağ beyin tonlama ve ses uyumu üzerine odaklanır. Bazı insanlar elbet dil konusunda diğerlerinden daha iyi olabilir ama bu onların sol beyinlerinin daha baskın olduğu anlamına gelmez. Dil becerisi her iki tarafın da mükemmel işbirliğiyle ortaya çıkar: Yin Yang.

Bilim adamları son teknoloji ile beynin 7000 ayrı bölgesini taramayı başarmışlar ancak sağ yada sol beynin baskın olduğu hiçbir deneğe rastlamamışlardır. Buldukları şey ise, yapılacak göreve göre beynin her iki tarafının da işbirliği içinde çalıştığı olmuş.

Elbette bilim adamları bunu ne kadar ispatlasa da kimsenin buna inanmaya ihtiyacı var gibi gözükmüyor. Belki de başarılı yada başarısız olukları alanları bu şekilde övmek yada örtmek işlerine geliyordur. Yüzlerce senedir inanılan şeyin bir anda çürümesi bu konuda şimdiye dek yazılan çizilen şeylerin de hiçe sayılması demektir. Bu ne yazanın ne de okuyup inananın hemen işine gelmez. Yaşadığımız dünyaya adapte olmanın yolu bir şeylere inanmaktan geçiyor. Bu yüzden günlük yıldız falları ve kişilik testleri her zaman revaçta oluyor.

Sadece bazı alanlarda iyi olduğunuza inanmak sadece kendinizi tatmin etmeye yarar. Bu diğer insanlara da sağ yada sol beyin aynasından bakmamıza yol açar.

O zaman deriz ki bütün ressamların matematiği kötüdür, yada bütün mühendisler sanat fukarasıdır. Elbette bu doğru değildir. Leonarda olsun, Einstein olsun, her iki beyni de mükemmel ve uyum içinde kullanan insanlardı.

Meditasyon ve Qigong gibi çalışmalarda kullanılan ses tonlamaları beynin her iki yarım küresini titreştirerek aradaki sinirsel dokuların gelişmesini sağlar. Bu sayede her iki yarım küre de çevrimiçi (online) olarak birbiriyle mükemmel bir iletişim kurmaya başlar. Bunun amacı yukarıdaki tüm tartışmalara son verip sağ-sol beyin dengesini kurmaktır.  Bu denge Yin Yang dengesidir. Beyinde 15 milyardan fazla hücre bulunmaktadır ve biz aciz kullar bunun maksimum sadece %10’unu yada %15’ini kullanabiliyoruz. Herkes geri kalan %90’a birgün nasıl erişileceğinin derdinde… Potansiyel kullanıma hazır ama hiç kullanılmayan bu kısım işte bu  denge sayesinde kullanıma hazır hale geliyor.

Frekans ayarlarınız değişip arttıkça titreşimler her iki yarım kürenin de gelişmesini ve daha önce kullanmadığınız yüzdeleri yavaş yavaş kullanmanıza olanak sağlıyor. Sezgisel güçlerinizde artış, şifa, telepati vb doğa üstü sayılabilecek birtakım yetenekler tüm insanlar için sıradan günlük şeyler haline gelebiliyor. İnsanlar arasındaki iletişim sorunları ortadan kalkıyor. Bizi ayıran, ötekileştiren her türlü öğe teker teker ortadan kalkmaya başlıyor. Beden-zihin-ruh dengesini kurmayı başardığınızda ise sadece insanları değil, var olan herşeyi koşulsuz sevmeyi öğreniyorsunuz. Doğanın da, tüm diğer canlıların da sizinle BİR olduğunu idrak edebiliyorsunuza. O zaman kendiniz de dahil herşeyin illuzyon olduğu gerçeğini korkmadan algılayabiliyorsunuz. O zaman gerçekten “kaşık yok” oluyor.

Dengeyi kurmaya başladıkça, daha önce tek tarafta daha iyi olduğunuz yeteneğinizi artık diğer taraftaki yeteneklerinizle de birleştirmeye başlıyorsunuz. Yalnız bir matematik dehası değil, aynı zamanda kendini en etkileyici biçimde ifade etmeyi başaran bir gönül adamı da olmayı başarabiliyorsunuz. O zaman sağ sol beyin karmaşası ortadan kalkıyor.

Bizler ne sağ beyinli, ne de sol beyinli insanlarız.

Tam beyinli insanlarız.

Dersi İpek

Derki.com

 

Yaşamsal ve Kişisel Gelişim

Stresten Kurtulmak İçin kurtarıcı Tavsiyeler…

tumblr_o131uq30q81qm1x85o1_500

Stresten kurtulmak için hayatınızdaki fazlalıkları atın; fazla kilo, fazla insan, fazla sevgi, fazla öfke, fazla hırs.

Hoş bir koku keyfimizi yerine getirir. Özellikle yasemin, gül, limon ve lavanta kokuları mutluluk hormonlarını harekete geçirir.

Şefkat iyileştiricidir. Çünkü insanın içindeki tüm hastalıklar sevginin eksikliğinden kaynaklanır.

Spor yapın, hem negatif düşüncelerinizden uzaklaşırsınız, hem de kendinizi zinde ve enerjik hissedersiniz. Oksijenli, açık havada en az 1 saat yürüyün.

Başınız ağrıdığında sıkı bir bantla bağlamak sizi rahatlatıyorsa sebebi stresdir. Ağrının durması için Ton balığı, yumurta, brokoli tüketin.

Ceviz beyin hücreleri için çok yararlıdır. Kan şekerini düşürdüğü için şeker hastalarına da uzmanlar tarafından tavsiye edilir.

Su içmek için uygun zamanlama;
Uyanır uyanmaz 2 bardak su: Organları aktive eder.
Uykudan önce 1 bardak su: Kalp krizini ve felci önler.

Öksürüğünüz olduğu günlerde ayağınıza vicks merhemi sürün ve üzerine kalın bir çorap giyin. Öksürüğünüz kısa sürede hafifler ve kesilir.

Bitter çikolata 3 saat boyunca kan akış hızını attırır, beyinin önemli noktalarına kan gitmesini sağlar, böylece beyniniz daha hızlı düşünür.

Telefonda uzun konuşmayın, elektronik aletlerin uzağında durun, kullanmıyorsanız kapalı tutun.

Zaman zaman yalın ayak toprakta yürüyün.

Brokoli, karnabahar, ıspanak, lahana kırmızı turp, kara turp, havuç, maydanoz, rezene, tere tüketin, elmayı kabuğuyla yiyin. Sindirim sistemi için kuru kayısı yiyin.

Meyve suyu yerine taze meyve tüketin, meyve suyu şişmanlatır.

Mutlaka erken yatıp, erken kalkın.

Hazır gıdalar tüketmeyin, mevsiminde yetişen ürünlerden alıp, bunlarıda evinizde kendiniz pişirin. Şeker yerine tatlandırıcı olarak bal yada pekmez kullanmaya gayret edin.

Muhtaçlara yardım edin, şükredin, dua edin. ✿⊱╮