Kelimeler Okyanusu

İnsanlarin eksiklikleri bazen , ayni zamanda en güçlü tarafları olabilir.


“Japonya’da bir çocuk 10 yaslarindayken bir trafik kazasi geçirmis ve sol kolunu kaybetmis. Oysa çocugun 

büyük bir ideali varmis . Büyüyünce iyi bir judo ustasi olmak istiyormus. Sol kolunu kaybetmekle birlikte,
                          

bu hayali de yikilan çocugunun büyük bir depresyona girdigini gören babasi, Japonya’nin ünlü bir Judo 

  

ustasina gidip yapilacak bir seyin olup olmadigini sormus.. 


Hoca: 


-Getir çocugu ..bir bakalim, demis. 


Ertesi gün baba-ogul varmislar hocanin yanina.. 


Hoca çocugu süzmüs ve 


-Tamam demis..yarin esyalarini getir, çalismalara basliyoruz. 


Ertesi gün çocuk geldiginde hocasi ona bir hareket göstermis ve bu hareketi çalis demis. 


Çocuk bir hafta ayni hareketi çalismis.. 


Sonra hocasinin yanina gitmis. “Bu hareketi ögrendim baska hareket göstermeyecek misiniz?” diye sormus. 

  

Hocanin cevabi: 


Çalismaya devam et olmus… 


2 ay,3 ay,6 ay derken çocuk okuldaki bir yilini doldurmus.. 


Çocuk bu bir yil boyunca hep o ayni hareketi tekrarlamis. 


.Hocanin yanina tekrar gitmis: 


-Hocam bir yildir ayni hareketi yapiyorum bana baska hareket göstermeyecek misiniz? 


-Sen ayni hareketi çalis oglum . Zamani gelince yeni harekete geçeriz.. 


2 yil ,3 yil, 5 yil derken çocuk judodaki 10.yilini doldurmus. 


Bir gün hocasi yanina gelip. ..”Hazir ol ! ” demis.. “Seni büyük turnuvaya yazdirdim. 

  

Yarin maça çikacaksin!”..Delikanli sok olmus.. 


Hem sol kolu yok hem de judo da bildigi tek hareket var. 


Ünlü judocularin katildigi turnuvada hiçbir sansinin olmayacagi düsünmüs ; ama hocasina 


saygisindan ses çikarmamis… 


Turnuvanin ilk günü delikanli ilk müsabakasina çikmis. Rakibine 


bildigi tek hareketi yapmis ve kazanmis. Derken.. ikinci üçüncü maç…. 

  

çeyrek, yari final ve final… 

  

Finalde delikanlinin karsisina, ülkenin son on yilin yenilmeyen sampiyonu çikmis. 


Tam bir üstat; delikanli dayanamayip hocasinin yanina kosmus.. 


-Hocam hasbelkader buraya kadar geldik ama rakibime bir bakin 


hele.. Bende ise bir kol eksik ve bildigim tek bir hareket var..bu kadar 


bana yeter.. bari çikip ta rezil olmayayim izin verin turnuvadan çekileyim.. 


-Olmaz demis hocasi. Kendine güven,çik dövüs. 


Yenilirsen de namusunla yenil. 


Çaresiz çikmis müsabakaya. Maç baslamis.Delikanli yine bildigi o tek hareketi yapmis ve tak.! 

  

Yenmis rakibini sampiyon olmus. 

  

Kupayi aldiktan sonra hocasinin yanina kosmus: 


-Hocam nasil oldu bu is? Benim bir kolum yok ve bildigim tek 


bir hareket var. Nasil oldu da ben kazandim.? 


-Bak oglum 10 yildir o hareketi çalisiyordun. O kadar çok çalistin ki , 

  

artik yeryüzünde o hareketi senden daha iyi yapan hiç kimse yok. 


Bu bir, ikincisi de o hareketin tek bir karsi hareketi vardir. 


Onun için de rakibinin senin sol kolundan tutmasi gerekir.!” 



  

Bunu anlatan dostumuz bir de şunu ekledi: 


İnsanlarin eksiklikleri bazen , ayni zamanda en güçlü taraflari olabilir: Ama yeter ki bu eksiklik kafalarinda olmasin… 

  

Yaşamsal ve Kişisel Gelişim

Aromatik Yağların Psikolojik Etkileri 


Aromatik Yağların Psikolojik Etkileri 

MELEKOTU :
Melekotu heyecan ve ruhsal stresi, akıl ve duygu dengesi hissi vererek teskin eder.Kaçılan problemler ile uğraşmaya motive eder.

ANASON :
Canlılık hissi verir.

FESLEĞEN :
Güçlendirici, uyarıcı bir yağ olan fesleğen konsantre olma zorluğu çekenler, dikkati kolayca dağılanlar, kararsızlık ve disipline olma zorluğu içinde olanlar için faydalıdır. Duygusal açıdan kırılgan olanlara güç verir ve düzenleyici olarak depresyon, endişe, histeri ve ruhsal yorgunluk tedavisinde kullanılır.

DEFNE :
Hafif bir uyuşturucu olan defnenin yatıştırıcı etkisi vardır.

ASİLBENT :
Asilbentin rahatlatıcı, iyileştirici ve yatıştırıcı bir etkisi vardır. En çok yalnızlık, üzüntü, endişe içinde olanlara faydalıdır. Endişelerden kurtulmaya yardımcı olur ve kendine güveni sağlar.

BERGAMOT :
Moral yükseltici ve sakinleştirici bir yağ olan bergamot, öfke ve hayalkırıklığını giderir, özellikle endişe ile oluşmuş depresyonda mükemmel sonuç verir.

HUŞ :
Uyarıcı bir yağ olan huş dinçlik verir ve ruhu canlandırır.

KARABİBER :
Hayal kırıklıklarında dayanma gücü verir ve zihnin karar vermesini güçlendirir.Duygusal etkilere kayıtsız olan kişilerin daha sıcak bir ruh haline geçmelerini sağlar.

KAJUPUT :
Zihinsel ve duygusal durgunluğa faydalı bir yağdır. Zihni uyarır, düşüncelerden uzaklaştırır, durağan duyguları uyandırır, bedeni ve zihni dengeler.

KAFUR :
Kafur ruhu dengeleyerek, özellikle duygusal depresyonla birleşmiş gerilimi yatıştırır ve kayıtsızlıktan uzaklaştırır.

KARAMAN KİMYONU :
Duygulara sıcaklık veren bir yağdır. Kendini kaybolmuş gibi hissedenlere yeni bir enerji hissi verir. Gerilim ve yorgunluktan uzaklaşma sağlar.

HAVUÇ TOHUMU :
Fiziksel etkisi gibi, havuç zihin için de berraklaştırıcıdır.

SEDİR :
Gerilimleri yatıştırır. Genellikle meditasyon aracı olarak kullanılır.

PAPATYA :
Fiziksel ve ruhsal bir rahatlatıcı olan papatya, depresyon, korku, histeri ve gerilimi yatıştırır. Endişe içinde olanlar için yatıştırıcıdır. Tedirginlik, huzursuzluk,öfke ve sabısızlık durumlarında sükunet verir.

TARÇIN :
Zindeleştiren bir yağ olan tarçın, yorgunluk ve güçsüzlük durumlarında faydalıdır.

CITRONELLA :
Ruhu canlandıran bir yağ olan citronella, depresyonda olanlar için faydalıdır.

CLARY TOHUMU :
Zihin ve düşünce ile ilgili bir çok rahatsızlıkta kullanılır. Normalden fazla aktif çalışan zihinlerde görülen zorlanma, aynı rüyaları görme, sinirsel zayıflık, karmaşık düşünce hissi, aşırı heyecan, panik ve klostrofobi durumları clary tohumuna hızla cevap verir. Kişilerin yaşamlarındaki problemlere daha geniş bir perspektiften bakmasına yardımcı olur, neşesizlik, depresyon ve kendine acıma eğilimi içinde bulunanların yüreklendirilmesinde yardımcı olur.

KİŞNİŞ :
Zihni uyarıcı bir yağ olan kişniş, duyguları canlandırır ve ruhu tazeler. Hafızaya yardımcıdır.

KİMYON :
Kimyon yağı zihinsel işlemleri uyarıcı, güçlü bir düzenleyicidir.

SELVİ :
Rahatlatıcı bir yağ olan selvi, depresyonun hem acı hem de öfke, tedirginlik, aşırı konuşma şeklinde ortaya çıkan diğer yönünü iyileştirir. Büyük ve ani değişikliklerde, kişinin değişimi kabul etmesinde büyük destektir.

DEREOTU :
Dereotu, kriz anlarında veya şok sonrasında olduğu gibi kişinin olaylara yenik düştüğü durumlarda kullanılır.

OKALİPTÜS :
Kişiye konsantrasyon ve zihin açıklığı sağlar. Enerjilerin dengesiz olduğu durumlarda kullanılır.

REZENE :
Sıkıntılı zamanlarda güç ve cesaret verir. Stresli zamanlarda tepki olarak yeme sonucu oluşan oburluk ve alkolizm için kullanılır.

FRANKINCENSE :
Zihinsel ve duygusal etkileri için çok eski zamanlardan beri kullanılan Frankincense, karışıklık içindeki zihne tutarlılık ve düzen sağlar. Kendini güvende hissetmeme, kendini eleştirme, disiplin eksikliği, şüphecilik, takıntılı olma, yorgunluk ve cesaret eksikliği gibi durumların hepsi, bu yağın sakinleştirici ve aynı zamanda canlandırıcı etkisinden fayda sağlayabilirler.Frankincense, uzun süreli acı durumlarında ve bir şekilde geçmişe takılmış ya da orada kaybolmuş gibi görünen insanlarda faydalıdır. Korkuların her cinsi – hafif endişelerden panik ataklara kadar-bu yağ ile bir rahatlamaya dönüşür ve kabus, klostrofobi ve bilinmeyen şeylerden korkma durumları bu uygulamaya mükemmel cevap verirler.

GALBANUM :
Devamlı değişen modları olan insanların özlerine dönmelerini sağlar.

SARDUNYA :
Sardunya, manik depressif eğilimli kişilerde, zihni yeniden dengeler ve içe/ dışa dönüklüğün aşırı uçlarını törpüler,endişe ve depresyonu yatıştırır. Genellikle kişilik olarak çok katı olanlar sardunyanın etkilerinden yararlanabilirler.

GREYFURT :
Kafa karışıklığı, kıskançlık ve hayalkırıklığı gibi olumsuz düşünce durumlarında ilaç olarak kullanılır. Greyfurt, bu durumları yok eder ve canlandırıcı karakteri ile kararsızlık, sürüncemede bırakma ve geçmiş için kaygılanma durumlarında fayda sağlar. Manik ve depressif arasında gidip gelen durumlarda yardımcıdır.

GUIACWOOD :
Meditasyon için de kullanılan Guiacwood rahatlık ve ruhaniliğe teslim olma duygusu verir.

ÇÖRDÜKOTU :
Nüfuz eden bir yağ olan çördükotu, bulanık zihne berraklık getirir. Gömülmüş duyguları odaklayarak duygusal acıyı azaltır.

IMMORTELLE :
Şok, korku ve fobilerde faydalıdır.

YASEMİN :
Yatıştırıcı ve canlandırıcı bir yağ olan yasemin, kendini uzak ve kopuk hisseden kişileri dünyanın daha gerçekçi bir görüntüsüne yakınlaştırır. Depresyon, üzüntü tedavisi ile güven aşılama, kayıtsızlık ve tembellikten sıyrılmanın sağlanmasında kullanılan ana maddedir. Duyguların bir yay gibi gerilerek, katılık, duygusal ifade eksikliği ve kıskançlık gibi belirtiler gösterdiği gergin durumlarda faydalıdır. Yasemin, endişeyi yatıştırır ve gelecek olaylardan korkanlara soğukkanlılık verir, aynı zamanda afrodizyak olarak da kullanılır.

ARDIÇ :
Bedene olan etkisi gibi, ardıç zihin için de uyarıcı, berraklaştırıcı ve destekleyicidir. Zihnin gereksiz bilgilerden arındırılmasına yardımcı olurken, aynı zamanda endişe, depresyon, hafıza kaybı ve duygusal tükenmişlik durumlarında fayda sağlar.

LAVANTA :
Lavanta düzenleyici bir ilaçtır. Bir moddan diğerine atlayan duyguları dengeler, endişe, panik ve histeriyi yatıştırırken depresyon ve halsizlik durumlarında kişiye canlılık sağlar. Uykusuzluk için genel olarak faydalıdır ve manik-depresyon tedavisinde kullanılabilir.

LİMON :
Yanan bir kalbi ve zihni yatıştırır, tazeler. Düşüncelere berraklık sağlar.

LEMONGRASS :
Enerji verici bir yağ olan lemongrass ruhu canlandırır, zihne ve duygulara hareket verir ve zihni daha güçlü konsantrasyonlara yöneltir. Dış dünyalarından bağımsız olarak can sıkıntısı çekenler için faydalıdır.

MERCANKÖŞK :
Derin ruhsal travmaların seçimidir. Acının yalnızlığında kaybolanları rahatlatır, endişe,hiperaktivite, gerilim ve histeri durumlarında zihni yatıştırır ve uykusuzluk vakalarında iyileştirici bir uyku alınmasına yardımcı olur.

MELISSA :
Yatıştırıcı ve canlandırıcı bir yağ olan Melissa, duygusal blokların kişinin acı çekmesinde etken olduğu durumlarda faydalı bir ilaçtır. Şok, panik, histeri için kullanılır ve aşırı duyarlı kişileri yatıştırır. Acı içindeki kişiler bu yağ ile olumlu bir bakış açısı kazanabilirler.

MÜRRÜSAFİ :
Güçlendirici ve yatıştırıcı olan Mürrüsafi duyguların kızışarak kişiyi güçsüzlük, kayıtsızlık ve dürtü eksikliğine sürüklediği durumlarda kullanılır.

NIAOULI :
Niaouli zihni uyarır, duyguları yeniden canlandırır ve konsantrasyonu sağlar.

PORTAKAL :
Enerjisi durgunlaşmış kişiler için yararlıdır. Kasvetli düşüncelerden ve can sıkıntısından arındırır, Olumlu bir bakış açısı sağlar ve enerji verir. Portakal yağı psikolojik gerilim ve strese karşı korunma sağlar.

KEKLİKOTU :
Psikosomatik rahatsızlıkların tedavisinde faydalı olduğu düşünülmektedir.

PALMAROSA :
Kişiye canlandırıcı bir tazelik verir. Yatıştırır ve düşüncelere berraklık verir.

MAYDANOZ :
Maydanoz, idrar akışını arttırıcı etkisi yanısıra, aşırı yüklü zihinleri temizleme özelliği mevcuttur.

PATCHOULI :
Dengeleyici bir yağ olan patchouli, nesnellik sağlar, espritüelliği arttırır, kararsızlık durumundaki zihne berraklık verir ve zihni karışık olanların akıllarını başına toplamasını sağlar. Endişeli olanları yatıştırırır.

NANE :
Etkileyici ve uyarıcı bir yağ olan nane, zihni yabancı konulardan arındırır, öfkeden uzaklaştırır, zihinsel yorgunluk ve depresyon durumlarında enerji ve dinçlik verir. Kişinin sinirsel heyecan nedeni ile titrediği durumlarda faydalıdır, sinirsel güçsüzlükte güç sağlar. Nanenin etkileyici kokusu, şok ve histeri durumunda kişiyi yatıştırır.

PETIGRAIN :
Yatıştırıcı ve rahatlatıcı bir yağ olan Petigrain, bazı etkileri ile Neroliye benzer. Panik ve öfkeyi yatıştırır, depresyonda olanlara cesaret verir, zihni canlandırır, duygusal karışıklığı azaltır.

KIRMIZI BİBER :
Çoğu baharat yağı gibi, kişinin kendini keyifsiz hissettiği durumlarda faydalıdır. Canlandırıcı ve uyarıcıdır. Yorgunluk ve bitkinlik durumlarında zihinsel enerjiyi arttırır.

ÇAM :
Yorgun zihni güçlendirir ve canlandırır.

GÜL :
Özelliklere kadınlara faydalı olan güçlü bir ilaçtır. Geçmişte kaybolmuş, duygularına aşırı bağlı, kendilerinin çok farkında olanlar ya da aşırı derecede ben-merkezli olan kişiler için faydalıdır. Üzüntü ve pişmanlık durumlarında yatıştırıcıdır, ruha neşe verir, acıyı ve depresyonu, özellikle de bu bir doğum sonrası yaşanırsa, iyileştirir.

BİBERİYE :
Zihin ve duygulara berraklık verir, entellektüel yetileri biler ve birikmiş çöpleri temizler. Kendini hafıza zayıflığı ya da zihin karışıklığı şeklinde gösteren zihinsel fonksiyon kaybı durumunda kullanılır. Zihinsel berraklığın olmadığı ve kararsızlığın var olduğu durumlarda odaklanma sağlar ve bir tür koruma hissi verir. Histeri, tembellik, üzüntü ve “Pazartesi Sendromu”na biberiyenin canlandırıcı özellikleri ile yardımcı olunabilinir.

ROSEWOOD :
Sinir sistemi üzerinde dengeleyici bir etkisi vardır. Bitkin,keyifsiz ve problemlerine fazlası ile boğulmuş olanları canlandırır.

SANDAL :
Sandal, bir çok olumsuz duygusal durumla başa çıkabilir.Dinginlik veren bu yağ, saplantılar, gerginlik, gelecek olaylar ya da hata korkusu, emniyetsizlik, kendini eleştirme ve güven eksikliği ile kuşatılmış olanlar için bir nimettir.Üzüntü ve depresyonu yatıştırır, kedere yardımcı olur, zor şartlarda sebat sağlar. Bu yağda, geçmişteki olaylara gereğinden fazla bağlı olanlar, bağlayıcı ipleri kesmek için bir yol, içedönük kimseler ise rahatlama bulacaklar. Entellektüel çaba korkusu sandalın etkisi altında erir.

Sandal kokusu kendini emniyetsiz hissedenlere korunma hissi verir, tekrarlayan rüya problemi olanlara yardımcı olur. Cinsel iktidarsızlık ve frijidite durumlarındaki kullanımı ile ünlüdür ve içgüdüsel duyuların gelişmesine yardımcı olur.

MİNEÇİÇEĞİ :
Depresyon için kullanılabilen mineçiçeği, rahatlatıcı ve canlandırıcıdır.

VETIVERT :
Ruhun hem derin hem de yüzeysel düzeylerine etkileri olan vetivert, zihne denge hissi verir.Stres ve gerilim sonucu oluşan problemleri yatıştırırır, özellikle sınav, dişçi öncesinde yaşanan korku benzeri durumlarda faydalıdır. Derin psikolojik problemleri olanlar, özellikle de aşırı hassas ve duygusal yaşamında fazla açık olanlar, vetivert kullanımı ile rahatlayacaklardır.

YLANG YLANG :
Ylan ylang suçluluk, düşmanlık, sabırsızlık, kıskançlık, inatçılık, ağzı sıkılık, şüphecilik ve öfke gibi elastik olmayan aktif olumsuz duyguları yatıştırır. Uzak ve soğuk hissedenler için faydalıdır, kendilerini aşırı eleştirenlere ve güvensiz olanlara kendine değer verme hissi sağlar ve kolay telaşlanan mizaçları yatıştırır. Endişe, depresyon, uykusuzluk ve şok durumlarında faydalı olduğu gibi, geleneksel olarak cinsel iktidarsızlık ve firijidite durumlarında afrodizyak olarak kullanılmaktadır.

Kelimeler Okyanusu · Yaşamsal ve Kişisel Gelişim

Tek bir hayatınız var ve bir gün sona eriyor..Umarım her gününüzü değerlendirirsiniz

“Hayatımı yeniden yaşayabilseydim eğer;
Hastayken yatağa girer dinlenirdim.
Ben olmadığım zaman her şey kötüye gidecek diye düşünmezdim..
Gül şeklindeki pembe mumu saklamaz yakardım..
Daha az konuşur, ama daha çok dinlerdim..
Yerler kirlense, masa örtüm lekelense bile daha çok arkadaşımı
akşam yemeğine davet ederdim..
Oturma odasında TV seyrederken, patlamış mısır yer, şömineyi yakmak isteyen birisi olduğunda ona engel olmazdım.. Yerler leke olacak diye korkmazdım.. Bana gençliğini anlatmaya çalışan dedeme daha çok vakit ayırırdım.. Kocamın sorumluluklarını daha çok paylaşırdım..
Saçım bozulmasın diye, arabanın camının açılmasını önlemezdim..
Eteğimin lekelenmesine aldırmadan çimlere otururdum..
TV seyrederken daha az, hayata bakarken daha çok ağlar ve gülerdim.. Ömür boyu garantilidir denilen hiçbir şeyi satın almazdım..
Hamileliğimin bir an önce sona erip, doğum yapmayı dilemek yerine, hamile olduğum her anın tadını çıkarır ve içimde bir canlı yaratmanın ne kadar harika olduğunu fark ederdim.. Bu o kadar nadir bir olay ki.. Mucize gibi bir şey..
Çocuklarım beni öpmek istediklerinde, asla “Önce git ellerini yüzünü yıka” demezdim.. Onlara daha çok “seni seviyorum”,
ondan da daha çok “özür dilerim” derdim..
Ama başka bir hayat verilseydi en çok yapacağım şey;
her dakikasını değerlendirmek olurdu..
Dikkatle bak.. Gerçekten gör.. Yaşa.. Vazgeçme..
Küçük şeyler için şikayet etmekten vazgeç..
Bana benzemeyenler, benden daha çok şeye sahip olanlar
ve kimin ne yaptığı beni ilgilendirmezdi..
Bunun yerine, ilişkilerimi güçlendirmeye çalışırdım..
Sahip olduğunuz ruhsal, fiziksel ve duygusal her şey için
şükredin.. Tek bir hayatınız var ve bir gün sona eriyor..
Umarım her gününüzü değerlendirirsiniz.
Erma Bombeck

Yaşamsal ve Kişisel Gelişim

İçimizde Bir Harita- Nil Karaibrahimgil Kendimize itiraf edemediğimiz gerçekleri birbir yüzümüze vurmuş!

İçimizde bir harita

Şayet bir şeye, gereğinden fazla tepki veriyorsanız bu, sizde o şeyden bol miktarda olduğunun habercisi olabilir.

Bazen, fırtına dindikten sonra, ‘yahu neden ben buna bu kadar bağırdım çağırdım alındım, kaskatı kesildim’ dediğim oluyor. 
Gerçi ben pek bağırıp çağırmam ama sessiz kaskatılığı iyi beceririm.
Biri hakkında yargılama yapıldığında, ‘O zaten şöyle biri’ denildiğinde, ‘Onun bu huyundan nefret ediyorum’ denildiğinde…
Dedikodunun en dikenli yerlerinde. Ya da beklenmedik bir anda garsona, bekçiye, yandaki şoföre sesimiz yükseldiğinde. 
Sahi neden bazı şeyler, bizi diğerlerinden fazla tetikler düşündünüz mü? 
Kim olsa böyle tepki verir demeyin. Vermiyor herkes. 
Nefes alıp sakinleşeni var. O lafları etmeyeni ya da sizi kıran, delirten, çileden çıkartan şeyi görmeyeni, duymayanı, konuşmayanı var.
Bir anda neden kurbağa gibi gıdımız şişiyor bazı şeylere? 
Küçük şeylere mesela. 
Çayı geç getiren bir garsona, otoparkımız dolu diyen otoparkçıya, yeni sevgili bulmuş dul bir kadına? 
Höt diye çıkışıyoruz ya. 
Hop hoop diyoruz. 
O şişen gıdı, ruhtaki hangi sinire bağlı? 
Hangi hassasiyet? 
Hangi düğmemize basıldı? 
Hiç düşündünüz mü? 
Hiç dışarıda kırmızı ışıklar yakmanıza sebep olan kabloyu takip ettiniz mi?
Edince kendimize ait haritalar açılıyor masaya. 
Mesela bizim garsona çıkışmamızın sebebi, garsonun bizim önemli biri olduğumuzu yok sayarak davranması oluyor. 
Yani taşı kaldırdım ne çıktı? Ben önemli birisiyim. Ben önemli birisiyim taşını da kaldıralım ne çıkar? 
Bana önemli birisiyim gibi davranılmaması beni çıldırtıyor. Bunu da kaldıralım…
Benim önemli birisi olup olmadığım başkasının davranışlarına bağlı. Kaldır…
Benim önemli olup olmadığıma başkaları karar verir. 
Ne yani şimdi bu adam böyle davrandığına göre ben önemsiz mi oldum? 
Bu adam beni önemsiz görürse, ben sahiden önemsiz mi olurum? 
Dışarıdaki önemimi korkuyla, sesimi yükselterek yönetebilir miyim?
Basit bir ses yükselmesi buralara kadar gidebilir. 
Olan her şey içimizde oluyor. Dışarısı diye bir yer yok. Hatta başkaları bile yok. 
Sadece aynalar var gibi düşünün. 
Dayanamadığımız, tahammül edemediğimiz her şey biziz. Herkes biziz. 
O duyguyu çok iyi tanımamızın sebebi, içimizdeki miktarı. 
Ayıpladığımız şey kendimizde bastırdığımız şey. İçimizde burkup burkup top yaptığımız o kumaş, başkaları giyince bize görünür oluyor.
Bu hafta, etraftakilerin tepkilerine ve kendi tepkilerinize bir de bu pencereden bakın, ‘içimde ne var da, ben böyle celallendim’ deyin. 
‘Bendeki neyi gördüm de, çekilmez buldum, bende olan ne onda var da, bana dayanılmaz geliyor’, bir sorun. 
İnsanın kendine yolculuğu bir ömür. Kendisiyle tanışması bitmiyor. İçimizde kablolar, çek çek gelmiyor. 
Kimi çocukluğa, kimi anaya babaya, kimi yaralara…
Piri Reis gibi, haritamızı çıkarıp girinti çıkıntılarımızı bilsek, daha güzel limanlara gitmez miydik?

Yaşamsal ve Kişisel Gelişim

Yakalanan Kısrak Harman Dövermiş.

 

“Yakalanan kısrak harman dövermiş…” İlişkilerinizde, iş hayatınızda özel hayatınızda, acaba siz yakalanan kısrak gibi misiniz? Kullanılıyor musunuz? Kendinize vakit ayıramıyor musunuz? Gerçekten yakalanan kısrağın hikayesini duydunuz mu?

Atalarımız yaşadıkları olayları çok güzel ifade ederek, bizlere deyimler olarak iletmişlerdir. Yukarıdaki deyim aslında halen günümüzde az da olsa kullanılmakta olan bir sistemi anlatmaktadır. Bu hikaye şöyle başlar. Ahırlarında dokuz ay boyunca at bakmak istemeyen zeki köylüler, dağarda özgüce dolaşan ve yaşayan vahşi at sürülerine gözlerini dikmişlerdir. Bahar gelince köylüler bu atların otladığı yerlere gider, içlerinden tecrübesiz olduğu için daha çabuk yakalanacak olan genç kısrakları yakalarlarmış.

Bu kısrakları harmanların dövüldüğü yere götürür, bağlar ve yuvarlak bir döner dolapta gezdire gezdire harmanı dövdürürlermiş. Köylü, hasat sezonuna kadar hiç masraf etmediği için ve hazıra konduğu için mutludur. Nasılsa emek harcamamıştır, bütün bir yıl bakıp sorumluluk üstleneceği bir at olmadığı için duygusal bir bağı da yoktur. Yalnızca otunu ve suyunu özensizce vererek kısrağı işi bitene kadar kullanmak peşindedir.

Peki ya genç kısrak, tecrübesiz olduğu ve hazırlıksız bir anında yakalandığı için olayın farkına yeni varmıştır. Daha önce hiç deneyimlemediği bir olayın tam ortasında bulur kendini. Mecbur kalmıştır, başa gelen çekilir, vardır bunda da bir hayır der. Harmanı döverken çevirdiği dolabın her turunda yere biraz daha sağlam basarak tecrübelenir, kuvvetlenir ve olgunlaşır. İlk zamanlar olayın telaşı içinde net olarak göremediği büyük resmi şu an görmeye ve kendini sorgulamaya başlar.

Köylünün keyfi yerindedir. İşi hiçbir emek harcamadan zaten görülmektedir. Sadece kendine gelen menfaatin peşinde birikim sürahisini doldurmaktadır. Aynı anda kısrak yaşı büyümese de kendini dinlemiş, güçlenmiş ve akıllanmıştır. Günlerdir durmadan dövdüğü harman önce onu sersemletip yorgun düşürmüş, kaslarına ağrılar vermiş olsa da onu tutan kayışları koparacak güce ulaşmasını sağlamıştır.

Köylü, atın değiştiğinin ve artık bulunduğu duruma isyan ettiğinin farkında bile değildir. Çünkü ilk birkaç günden sonra atın yemeğini, suyunu bile başkalarına verdirmektedir.

Kısrak bir sabah silkelenir ve ona artık dar gelen kayışlarını koparır. Etrafındaki çitleri kolaylıkla bir darbede parçalar. Ait olduğu özgür olduğu ve kendini mutlu hissettiği çayırlara doğru hızla ama bir o kadar da rahatlamış olarak koşar.

Köylü, o ana kadar düşünmediği soruları düşünmeye başlar. Şimdi ben ne yapacağım, keşke kısrağa biraz nefes aldırsaydım, ona yardımcı olacak ekipmanları alsaydım demeye başlar.

Hayatta ilişkiler de böyledir. Siz savaşçıysanız, iyi insan olmaya çalışıyorsanız, güvenilirseniz, başladığı işi mutlaka sonuçlandırır etiketi üzerinize yapıştırılmışsa ve hepsinden önemlisi vicdanlı biriyseniz aman dikkat. Bir anda genç kısrak gibi kendinizi yakalanmış ve sırtınızda size ait olmayan ya da başkalarıyla paylaşsanız daha rahat taşıyacağınız bir yükün, sorumluluğun altında tek başınıza kalmış bulabilirsiniz. Bu olay işte, özel hayatınızda, evlilikte, aile ilişkilerinde yani hayatın her noktasında kendini gösterebilir. Diğerlerinin keyfi yerindeyken, siz ırgat gibi çalışan ya da kendine vakit ayıramayan bir konumda bulursunuz kendinizi.

Nasılsa siz o işi, o sorumluluğu, hakkıyla, fedakarlıkla gerçekleştirdiğiniz için, herkes ortadan kaybolur. Bir süre sonra siz bu yükten dolayı isyan etseniz de sizi duymamazlıktan gelirler.

Ne zaman artık yeter dediğinizde ve genç kısrak gibi kayışlarınızı koparttığınızda, hepsi birden panik olurlar, aman biz sana yardımcı olalım, yükünü, sorumluluğunu paylaşalım diyerek aslında en başından beri yapmaları gereken şeylerin farkına varırlar. Ama ne tecrübeleri vardır ne de bilgileri. O harmanın üzerine hayatlarında bir gün bile çıkmamış sadece uzaktan seyretmişlerdir.

Şimdi genç kısrağın kayışlarını seneler sonra kendileri takmaya çalışırlar ve işte o zaman farkındalık başlar…

“ Yücelerin Yücesi Rabbim

Beni ben yapan tüm değerlerimi, özelliklerimi, kabiliyetlerimi olduğu gibi sahipleniyor ve bunları bana bahşettiğin için sana şükrediyorum.

Güzel bir vicdana sahip olduğum için,

Doğduğum günden bu güne kadar, kimseye bilerek ve isteyerek kötülük yapmadığım için,

Kul hakkı yemediğim için,

İyi ve doğru bir insan olmaya çalıştığım için, kendimi çok seviyorum ve şükrediyorum.

Bu güne kadar her ne yaşadıysam yaşadım. Her neyi deneyimlediysem deneyimledim. Deneyimlerimin hepsini sevgiyle kabul ediyorum. Tüm bu deneyimlerin beni bugünkü iyi insan olmamı sağlayan imtahanlar olduğunu kabul ediyorum.

Beni kullanan, bana sırtını dayayarak tek tarflı menfaat sağlayan, iyi niyetimi suistimal eden, kendimi değersiz ya da kullanılmış hissettiren herkesi ve onların hayrıma olmayan tüm enerjilerini artık kabula geçiyorum. Bu enerjileri ruhumdan bedenimden enerji alanımdan temizliyorum, sevgi enerjisine dönüştürüyor ve Evrene serbest bırakıyorum. “

İyi ki varım, İyi ki Tam’mım

Sevgiyle Serkan Sorguç ŞifaChi – sifachi.com