Ludovico Eunaudi -Nuvole Bianche

Reklamlar

Kaç kişi, kendisine göre eşsiz bir maceranın ardından güverteye çıkıp ufka bakarken, “kıyı göründü” diye bağıracak kadar şanslı olmuştur?

Şimdi artık biliyorum, insan çocukluğunun evinden bir gün çıkıyor, sonra o eski romanlardaki maceracı gezginler gibi oradan oraya savruluyor. Hanlarda kalıyor, tanımadığı insanların evine misafir oluyor, hiç bilmediği perili köşklerde geceliyor, kaderin önüne çıkarttığı yollardan bazen birini bazen ötekini seçerek hayatı keşfe çalışıyor.

Kimi zaman bir yerde durup artık yorulduğunu, daha fazlasını görmek istemediğini düşünerek kendisine sazlardan bir kulübe kuruyor. Sonra bazen o kulübeyi yıkıp yeniden yollara düşüyor.

Ama hep sonunda kendi evini, gerçekte ait olduğu, hiç bir şey yapmadan, yalnızca içinde oturduğu için bile mutlu olacağı o eşsiz yeri, ruhunun sığınağını arıyor.

Kaç kişi bulabilmiştir ki?

Kaç kişi, kendisine göre eşsiz bir maceranın ardından güverteye çıkıp ufka bakarken, “kıyı göründü” diye bağıracak kadar şanslı olmuştur?

Hatta kaç kişi gerçekte bütün bu çılgınca yolculuğun amacını anlayabilmiştir ki?

Kürşat Başar – ” Başucumda Müzik ”

Her insan öldürür gene de sevdini..

Her insan öldürür gene de sevdiğini
Bu böyle bilinsin herkes tarafından,
Kiminin ters bakışından gelir ölüm,
Kiminin iltifatından,
Korkağın öpücüğünden,
Cesurun kılıcından!

Kimisi aşkını gençlikte öldürür,
Yaşını başını almışken kimi;
Biri Şehvet’in elleriyle boğazlar,
Birinin altındır elleri,
Yumuşak kalpli bıçak kullanır
Çünkü ceset soğur hemen.

Kimi pek az sever, kimi derinden,
Biri müşteridir, diğeri satıcı;
Kimi vardır, gözyaşlarıyla bitirir işi,
Kiminden ne bir ah, ne bir figan:
Çünkü her insan öldürür sevdiğini,
Gene de ölmez insan.

Özdemir Asaf’ın çevirisi ile.

Orjinali:

Yet each man kills the thing he loves
By each let this be heard,
Some do it with a bitter look,
Some with a flattering word,
The coward does it with a kiss,
The brave man with a sword!

Some kill their love when they are young,
And some when they are old;
Some strangle with the hands of Lust,
Some with the hands of Gold:
The kindest use a knife, because
The dead so soon grow cold.

Some love too little, some too long,
Some sell, and others buy;
Some do the deed with many tears,
And some without a sigh:
For each man kills the thing he loves,
Yet each man does not die.

I like it 🙄

Hayatını kitaplara adayan ve bunun karşılığını alan insanların hikayesi

En kısa animasyon film kategorisinde 2012’de Oscar alan The Fantastic Flying Books of Mr. Morris Lessmore, bir fırtınayla kendini başka bir diyarda bulup, uçan kitapları olan bir kadından, ne olduğunu sonradan anlayacağı bir görev devrelan Mr. Lessmore’un on beş dakikalık sessiz hikâyesini anlatıyor. Geniş bir hayal gücünün ürünü olan kısa film, aynı zamanda geleneksel film yapım teknikleri ile son teknolojiyi birleştiren azimli tekniğinden de çok söz ettirmiş.

Katrina Kasırgası, Buster Keaton ve Oz Büyücüsü‘nden, bir de kitap sevgisinden aynı derecede ilham alan “Morris Lessmore”, hayatını kitaplara adayan ve bunun karşılığını alan insanların hikâyesi.