Şehitler Diyor Ki:

Şehitler Diyor Ki: ”Feryatlara kanmayın,bizi öldü sanmayın.Biz ölümü öldüren bir iman taşıyoruz,Kur’an-a andolsun dipdiri yaşıyoruz.Ana,baba,eş,kardeş,silin göz yaşınızı,Bu şeref size yeter,dik tutun başınızı.Bu ilahi şöleni veda sanmayın sakın;Biliniz ki;Cennette buluşmamız çok yakın”

Rabbim tüm Şehitlerimize rahmet eylesin,mekanları cennet olsun.

89e258cc9688725172107c695eb8b8f9

Hepimizin ortak bir sevdası varken, ortak bir sevdaya sahip olabiliyorken, VATANIMIZ için bir ol ya! BİR!

Ne polisinin, halkının üzerine ateş açan vatan hainlerini unut ne de emir eri mehmetçiğini linç eden gözü dönmüş katilleri.. Ne bu hainliğe salya akıtanları unut ne de bu hainliğe karşı omuz omuza göğüs geren milleti.. Çöple samanı ayırmayı bil. Bu vatan bizim. Bu asker bizim. Bu polis bizim. CHP, MHP, AKPlisi bu millet bizim. Ne “BİRLİK” için çağrı yapan ezan ve selalardan rahatsız ol ne de demokrasi için seninle kol kola duran ateistten. Kalplerinizi taşlaştırmayın. Olaylara karşı gelen sakallılar varsa oo hep şeriat için bunlar. İçki şişeleriyle yürüyen varsa oo ülkeyi karıştıran çapulcu bunlar. Sıyrılın kirli düşüncelerden. Hepimizin ortak bir sevdası varken, ortak bir sevdaya sahip olabiliyorken, VATANIMIZ için bir ol ya! BİR!

Dünyaya bir de burudan bak istersen.

Seviyorum Dünya haritalarını çünkü onlar bana hepimizin bir olduğunu hatırlatıyor.Savaşların anlamsızlığını ve kendini üstün görmenin ne kadar absürd olduğunu gösteriyor.

Allahın bizi ne çok sevdiğini ve yeryüzünü hepimiz için nasılda severek nasıl da özenerek yarattığını hatırlatıyor.

Acı heryerde aynı acı, umut heryerde aynı umut, insanlıkta heryerde aynı olmalı.

Herkes buradan bakmalı bence dünyaya.

Sadece Kendi bulunduğun yerden  bakınca yeterince empati kuramazsın.

Unutma!
Karanlık karanlığı yok edemez, karanlığı sadece ışık yok edebilir.
Nefret nefreti yok edemez, nefreti sadece sevgi yok edebilir.”

Adsız

Kulaklarım toprakla doluncaya kadar öğreneceğim.

large (18)

 

 

 

 

 

 

“Kulaklarım toprakla doluncaya kadar öğreneceğim.”

The First Grader

 

Merhaba sevgili blog takipçilerim.Biliyorum sürekli takip edenleriniz nerede bu kız diyor.Der çalışmaktan internete  çok fazla zaman ayramıyorum.Zaten bloğa girdiğim zaman saatlerce çıkamıyorum.Bu nedenle blogtan mümkün olduğunca  uzak durmaya  çalışıyorum.

Geçtiğimiz hafta  çok ders  çalıştığım  için kendime tatil verdim.7 gün keyif  çattım üzerinize afiyet.Kendimi filmlere verdim.Çok da güzel filmler  izledim.Bunlardan biri de: The First Grader.İzlemenizi şiddetle  öneririm.Gerçi film biraz da zevklerin konuştuğu bir alan.Biraz da ruh halinize bağlıdır  filmi sevip sevmemeniz.Benim gibi bilgiye aç,susamış,öğrenme meraklısı biri için kesinlikle ilgi çekici olacak bir film.Film Kenya’da geçiyor.Gençliğinde asker olan,vatanı içini savaşmış;bu savaştan ailesini kaybetmiş bir adamın 84 yaşında okuma yazmayı öğrenmek için ilkokula başvurması ile başlıyor hikaye.Yaşanmış bir  hayat  hikayesinden alınmış filmin konusu.Filmi dikkatli bir  şekilde son sahnesine kadar izlerseniz işte  o son sahnede ağlayacağınızı garanti edebilirim.İnanın benim boğazım düğüm düğüm oldu.Kendimi ağlamaktan alıkoyamadım.Bilemiyorum ben mi çok duygusal bir günümdeydim ama; içinde insanlığı yeşerten biri  o sahneye asla kayıtsız kalamaz.Genelde aksiyon,fantastik,gerilim filmleri tercihimdir.Aşk filmi açıp elinde peçete salya sümük ağlayanlardan değilim.Göz yaşı dökeceksem eğer böyle bir film için dökmeliyim.

Buna benzer bildiğiniz kaliteli içerikli filmleriniz varsa önerilerinizi mail adresime ya da  post’un altına alabilirim.Şimdiden teşekkür ederim.Haziran’a kadar yoğun olacağım yine.Ama fırsat buldukça burdan paylaşımlarımla göz kırpacağım size 😉

Seviyorum sizi,kendinize  çok iyi bakın.Hep mutlu hep huzurlu kalın.

Enya LTD ŞTİ Dolandırıcılığı

Enya LTD ŞTİ Dolandırıcılığı!!

Özellikle blogçu arkadaşlarımın mutlaka okumasını rica ediyorum

Bugün çok acayip birşey geldi başıma.Her zamanki gibi akşam 19:00 civarında maillerimi kontrol ettim.Normalde şahıslar haricinde üyesi olduğum sitelerden ya da bunun gibi reklam vs maillere bakmıyordum.Yalnız başlık dikkatimi çekti; ”YETKİLİNİN DİKKATİNE” Yazıyordu.Neyse maili açtım ilk birkaç cümleyi okuyunca   zaten başımdan aşağı kaynar su dökülmeye başladı.Gelen maili aynen aktarıyorum:

 

Sayın Yetkili,
 
Telifi ve satış hakları tarafımıza ait olan lisanslı bir görsel kullandığınız tespit edilmiştir.
Gerekli bilgiler ektedir.Kullanmış olduğunuz görselin faturasını rica etmekteyiz.Faturasının olmaması dahilinde kaçak kullanım teşkil etmektedir ve kaldırmanız veya standart lisans satın almanız bir anlam ifade etmemektedir.
Fatura bulunmuyor ise sonradan lisanslama (Late) bedeli üzerinden uzlaşma teklif edilmiştir.
İlgili görselin fatura\indirme geçmişi,kopya kullanım yapıldı ise late (sonradan) lisanslaması ibraz edilmediği taktire yetkisiz kullanımdan işlem görecektir.
Görselimizin satış linki, lisans bilgileri, model bilgileri ve fotoğrafçı bilgilerine ait detaylar aşağıdaki linktedir.

People Images Türkiye

Saygılarımla
SAFİYE YILMAZER
Çalışma Saatleri
Pzt.- Cuma 09:00 – 18:00
Bostancı/İST
Tel.(+90) 216 740 00 10 Dahili104
Fax.(+90) 216 372 01 11
Sözüm ona 250 dolara benimle uzlaşma yoluna gidiyorlar.250 dolar ödeyip faturasını onlara göndermemi bekliyorlar.Aksi takdirde yasal işlemlere başvuracaklar. 
Oldu cınım ya!!
Ne yalan söyleyeyim bir saat boyunca bunu kafama taktım.Nasıl olur böyle birşey diye.Kar amacı bile güdmediğim bir blogta paylaştığım bir fotoğraf yüzünden…Olur mu olur sonuçta telif hakkı hakkında az çok birşeyler biliyorum.Zatn bu yüzden tedirgin oldum.Ama bir yanımda bu işin içinde birşeyler var diyor.Neyse bir arkadaşımla kontakt kurdum.Allahtan o benden daha soğukkanlıydı ve durumu çok çabuk idrak etti.Sağolsun araştırmamda da  yardımcı  oldu.Googleda bu şirketle ilgili dünya kadar konu var.Yabancı sitelerde bile bununla ilgili konular açılmış.Türkiyenin adının bu şekilde  o sitelerde geçmesi gerçekten çok üzücü.İnsanlar artık işin kolayını bulmuş.Herkes kolay para derdinde.Ama bu dünyanın diğeri de var.Mutlaka birilerini ağlarına düşürmüşlerdir,canlarını yakmışlardır.Ama ettikleri yanlarına kalmayacaktır eminim.Zaten kalmasında.Daha dün kurduğum güzel dünyayı imgeleyerek anlattım.Bazı kimseleri ne yaparsan yap yola getiremezsin.
Yarın ilk işim bu mailin ve bana gelen dökümlerin çıktısını alıp savcılığa başvurmak olacak.Aman bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın diye düşünüp sessiz kalmak olmaz.Ben farkına vardım ama varmayabilirdim de ya da başkaları farkına varmayabilir.Bir anlık bir gafletle inanabilir.Böyle fırsatçılara fırsat vermemek için yarın üzerime düşen görevi yapacağım.
Araştırmamı yaparken bir arkadaşımızın sitesine rastladım.Orada mail adresleri farklı ama belli ki dönem dönem adres değişikliği ve site değişikliği yapıyorlar.Kullanılan şirket adı ve isim hep aynı.KENDİSİ OLAYI ÇOK GÜZEL BİR ŞEKİLDE ÖZETLEMİŞ.O nedenle onun yazısını da aynen aktarıyorum.
Sezgin arkadaşımız bu manidar resimle de bir yakıştırma yapmış.Hakaten bu neyin kafası ya ?
resimstock-dolandiriciligi
Uzun zamandır yoğun çalışmamdan dolayı bloga yazamamıştım, şimdi sizlereyerli dolandırıcılık girişimlerinin bir yenisini tanıtacağım :)

Olayı özetleyelim,

Ağustos ayında Web sitelerini yaptığım müşterilerimin bir tanesi beni arıyor. Web sitede kullandığımız resimlerin bir tanesinin telif hakkı varmış, eğer 150$ödemezsek firma bizi mahkemeye verecekmiş! (yersen) Üstelik! Resmi kaldırmamızın da hiç bir anlamı yokmuş! :)

Telefonda olayı duyar duymaz güldüm abi dolandırıcıdır onlar dedim. Ve nitekim de öyle oldu, biraz araştırma sonucu birçok web sitede forumda bunların yaptıkları harami saltanatının sonuçları çıktı.

Nekadar kurumsallar anlatamam!

Okadar kurumsallar okadar kurumsallar ki anlatamam! 😀 Bize mail yolu ile ihtarname çekmişler! (Mail yolu ile bakın) ve bize mail attıkları adrese bakarmısınız resimstock1@gmail.com Kurumsal bir mail dâhi alamamışlar, gmail adresinden adamlar ihtarname çeker olmuş!

 

* Eminim ki bize attıkları maili görmek istiyorsunuzdur işte o mail

Merhaba,

Gerekli bilgiler ektedir.Kullanmış olduğunuz görselin faturasını rica etmekteyiz.

İlgili görsel aynı zamanda resimstock.com adlı sitede mevcuttur.

İyi çalışmalar.

aygılarımla / with bst rgds
Cansu IMREN
Hukuk Birimi
Enya LTD.STI.

Bostancı/IST

Tel.(+90) 216 740 00 10
Fax.(+90) 216 631 22 93

Bu adamlar okadar kurumsal ki adres dahi veremiyorlar! Alaylı bir ses tonu ile aradım, kendilerinden adres istediğimde “Biz malesef adres veremiyoruz, bazı sorunlar oldu” cevabı aldım karşımdaki BAĞYAN’dan :) İyide BAĞYAN nasıl olur bir hukuk firmasısınız adres veremiyorsunuz dedim. “Zamanında bazı sorunlar oldu neticede burda çalışan bayanlarız” cevabı almamla kahkahayı bastım. Eee tabi bi dolandırıcılık girişimi var yasadaki açıklardan yararlanarak. Adres vermek olmaz dimi? Dıt dıt dıt! Telefon kapandı :)

Cevap!

Her nekadar baştan beri içime bir tiskinti gelse de bunların dolandırıcı olduğunu ve para kaptırmak istemediğim ap açık ortada. Henüz çiçeği burnunda yeni mezun avukat kuzenimi arayarak olayı anlattım ve gülerek karşılayarak bu maili çekti kendilerine….

İhtarnameye Cevap

Bu maile de cevap olarak sadece “Dosyanız olumsuz kaptılıyor, savcılığa suç duyurusunda bulunulacaktır” şeklinde komik bir mail daha aldık… Aylar geçti üstünden aklıma gelince hala gülüyorum :)

Sonuç!

Ya siz kimsiniz? depositphotos’un resimlerinin sizde telif hakkı nasıl olabilir? İhtarname gelir, ilgili telif haklı içeriği kaldırırım. Kaldırmazsam yasal süreç başlar, ihtarname gelmeksizin bu neyin kafası? Mail yolu ile ihtarname nerede görülmüş? Birde yukarda adı geçen avukat var, Cansu IMREN adı mı kullanılmış, yoksa kendisi de bire bir bu işin içinde mi bilmiyorum. Ama açık açık para talep ediliyor! web sitenizden ilgili resmi kaldırsanız bile 150$ tazminat ödeyeceksiniz deniyor. Ayrıca belirtmek isterim ki yurtdışı forumlarında da bu sivri zekalılar ile dalga geçilmekte.

Bu konuyu buraya yazmamın tek sebebi google üzerinden başkalarının canını yakmaya çalıştıklarında bu yazıya ulaşmaları… Taktir allahın! Eden bulur 😉

resimstock.com Dolandırıcılık Girişimi!

Kıymetli olsan zaten o meşguliyetin bir parçası sen olurdun.

Meşgul olduğunu söylüyorsa rahatsız etme . 
Kıymetli olsan zaten o meşguliyetin bir parçası sen olurdun.

Yaaa böyle cancağızım…Sen sen ol ne zamanını ne mutluluğunu,sana sadece boş vakitlerinde can sıkıntısına iyi geldiğin insanlar için harcama.

Mutluluk sensin sen…Yüreğindeki melodiden ilham al.Kimsenin hayatının figüranı olma.Kendi hayatının başrolünü yaşa 🙂

Şöyle bir şeyle de altın vuruş yapayım 🙂

Kendiniz için sevin ama asla sevginizden dolayı kendinizi oyuncak etmeyin..!
Ya kişiliğinizden olursunuz ya da tükenmişlik sendromuna girersiniz..
Kimse senden değerli değil..!
Seviyorsa arar, O’na kibri tattırmayın..!
Görmezden gelin, kalbinize mühür vurun..
Faturayı ödeyen mührü açar zaten.

Kedilerden Öğrenmemiz Gereken 17 Hayat Dersi-Mutlaka Oku :)

tumblr_noi5xi6zq81u6jismo2_540

 

İnstagramdan takip edenler varsa bilirler benim de cimbom adında sarı  bir kedim var.Annesi evimizin bodrumunda doğum yapmıştı iki kardeşten tek kalan kedidir cimbom bize 🙂 Benim biriciğimdir.1.5 yıldır birlikteyiz.Çok sadık ve sevgi dolu.Kedilerin doğasını onun sayesinde daha iyi tanıdım.Bazen bir  çocuk gibi şefkat dağıtıyor,bazen bir bilgenin tavrını bürünüyor.Yemeğini yedikten sonra bir kenara çekilmesine asla kızmıyorum.”hah nankör kedi yedi bak yanıma yanaşmıyor” diye düşüncelere hiç bir zaman girmedim.Ne biliyoruz belki çok yedi şişti dinleniyor 🙂 Bize asla zarar vermedi.Ne tırmalamak ne ısırmak, hiçbir şey…

Sabah kayboldu bir yerlere.Ara tara hiçbir yerde bulamadım.Dışarı çıkıp biraz dolaştım ,seslendim yine yok.Her zaman yaptığı birşey olmadığı için merak ediyor insan haliyle.Neyse camın kenarında çalışıyorum dersimi, çalışma masamda,hani gelirse göreyim onu diye.Yağmur çiselmeye başladı bir baktım koşarak geliyor.

Özgürlüğünü kimseye kaptırmıyor 😀 Zaten biz de onun bize köleolmasını beklemedik hiçbir zaman.Rabbimin bize verdiğini paylaştık onunla.Hem ekmeğimizi hem sevgimizi…

Şimdi yanımda uyuyor tatlışım.Yine o çocuk halini aldı 🙂 Bence bir insan iyice bakar ve görürse bir kediden bile alabileceği dersler vardır.Burada da onları çok güzel özetlemişler bence 🙂

 

Kedilerden Öğrenmemiz Gereken 17 Hayat Dersi-Mutlaka Oku 🙂


1- Yaşadığın anın keyfini çıkaracaksın.
2- Oyun fırsatlarını kaçırmayacaksın.
3- Doyduğun kadar yiyeceksin.
4- Birisi sana iyilik yaptı diye sahibin olmayacak.
5- Yine de kıymet bileceksin.
6- Tehlikeli bulduğun şeye yaklaşmayacaksın.
7- Meraklı olacaksın ama tedbiri elden bırakmayacaksın.
8- Temizliğine ve bakımına özen göstereceksin
9- Sık sık gerineceksin.
10- İstediğini elde edene kadar ısrar edeceksin.
11- Özgürlüğünü kimseye kaptırmayacaksın.
12- Kafana koyduğunu yapacaksın.
13- Kendi isteklerini küçümsemeyeceksin.
14- Güzel bir masaja hayır demeyeceksin.
15- Numara yapmayacaksın.
16- Yaşadığın yeri sahipleneceksin.
17- Her zaman dingin ve huzurlu bir anı yakalamaya çalışacaksın ve en önemlisi kendini beğeneceksin.

 

 

Yeni yılınız Kutlu olsun,kutlu mutlu,Kutlu olsun :)

large (3)

Siz de demiyor musunuz her yılın başında : ” Bu yıl benim yılım olacak,bu yıl bambaşka olacak ” diye?Bir tek ben miyim her yıl bu tekrarı yaşayan 🙂

Her yılın başında bu sözler tekrarlanıyor kafamda.Yılın sonunda bakıyorum  geriye diyorum ki:” Amaaaan bu yıl da istediğim gibi olmadı.Tamam bu yıl olacak,bu sefer olacak.” Sanki önümde daha  çoook uzun yıllar varmış gibi.Bu olmadı tamam bi daha baştan deyip buruşturup çöp kutusuna basket atar gibi atıyorum yılları.Şimdi böyle söyleyince boşa geçirdiğim çok yıllar var gibi anlaşılıyor ama anlatmak istediğim bu değil.Çok şükür her yıl biraz daha değiştiğimi ve geliştiğimi hissediyorum.Demek ki yıllar boşa geçmiyor.Anlatmak istediğim şu;sürekli bir memnuniyetsizlik içinde yaşayıp gidiyoruz.Farkına varmak için iyi bir silkelenmemiz gerekiyor.”Bu yıl inşallah piyango bana vurur,bu yıl inşallah sınavı kazanırım,bu yıl inşallah evlenirim,bu yıl inşallah istediğim işi bulurum,bu yıl inşallah yazı zayıf geçiririm…” gibi beklentilerimiz var.Sanki bunlardan başka başımıza hiç güzel bir şey gelemezmiş gibi. 🙂 Bu yıl ben bir iş bulmadım,sınavda istediğim bölümü kazanamadım.Üstüne üstlük kalp kırıklıkları,yalan dolan insanlarla karşılaşmalar…neler neler…Ama bunlar dönüp baktığım taraf değil.Neler kazandığıma bakarak kendimi daha mutlu ve şanslı hissediyorum.Bu yıl beni üzen tek şey oldu ki o da terör.Ülkemizde ve tüm dünyada malesef gerçekleşen bu terör olayları…İnsanın insana yaptığı şiddet;taciz,bir üvey annenin şiddeti,bir erkeğin bir kadına şiddeti…bir erkeğe şiddet….Sadece 2016’dan değil, geriye kalan tüm yıllardan beklentim tüm bu çirkinliklerin,kötülüklerin son bulmasıdır.Rabbim bizi güzel günlere,aydınlık günlere ulaştırsın inşallah.

Dünyada kötülüğü yok etmek için,önce içimizdeki kötülükleri yok etmemiz gerektiğinin bilincinde olmalıyız bana göre.İnsan olmak her zaman pozitif  olmak güler yüzlü olmak demek değildir sadece.İnsan olmak gerektiğinde başkasının acısı içinde,ruhunda acı duyabilmek ve bu acıyı içinde merhamete,sevgiye dönüştürebilmektir.Bunun yolu da insanı sevmekten geçer.Birbirimizi daha çok sevebilmenin yolu da bir kaç ufak ama etkili tılsımdan geçer.Birbirimize gülümsemek,nazik olmak,anlayışlı olmak,fesatlık ve kıskançlıkla değil de sevgi dolu gözlerle birbirimize bakmak,önyargılardan kurtulmak,empati kurabilmek gibi basit ama bir  o kadar etkili şeylerle dünyada ne kadar  çok şeyi değiştirilebileceğimizi bilsek ve  bunu hepimiz uygulasak inanın ne kadar güzel bir yer olurdu yaşadığımız bu evren.Çıkarlarımızı bir kenara atıp Allah rızası için yaşamayı felsefe edinmediğimiz sürece bunu başarabileceğimizi de sanmıyorum.

Yine de ben hala  umutluyum.Daha güzel bir dünya için umutluyum inanın buna.Çünkü ben inanıyorum.Hepimiz inanırsak gerçek olur biliyorum.Siz siz olun güzelliklerden umudunuzu kesmeyin.Her şeye yeniden başlamak için bugün geride bırakıyoruz tüm olumsuzlukları.Öfkeleri,kırgınlıkları 2015’te bırakıyoruz.Hayatımızdaki insanlara,sahip olduğumuz her şeye şükrediyoruz.Dışarı çıkıp derin bir nefes alıp ” her şey çok güzel olacak” diyoruz.

Bu yıl”Harika bir yıldııı,gelsin sıradakiii” diyerek geçiş yapabileceğimiz güzel bir yıl olsun.

Cumanız mübarek olsun.Güzel seneler dilerim hepinize 🙂

Sevgilerimle

Gülşah

Umut belki bir fincan kahvededir ya da bir cep dolusu kabak çekirdeklerinde…

12299231_951973864889634_3293548726488404003_n (1)

 
Ne hoştur kuzineli bir sobanın karşısında seni anlayacak bir dostunun yanında onunla hoş sohbet etmek,derdini anlatmak,onu dinlemek,gülmek… Hiç unutulur mu o sobanın sıcaklığı?sol bacağımı kaşıntı yapacak kadar ısıtıp kızarttım;ama sobetin koyuluğu hissettirmedi bile.Şimdi dünyanın neresine gidersem gideyim,zamanın hangi dilimine varırsam varayım unutabilecek miyim bu anı?o O kahvenin tadını dostumun bakışlarını,pür dikkat beni dinleyişini…Yok mümkün değil.

Bazen olumsuz birşeylere  o kadar odaklanıyoruz ki;çevremizdeki uzanan dost elleri göremiyoruz.

Ne kadar sade yaşarsak o kadar az beklenti içine giriyoruz ve ufak şeylerden mutlu olmasını bu şekilde becerebiliyoruz.

Tam böyle bir akşam yaşadım işte ben de, paylaşmak istedim bu yüzden sizinle.Hani bi umut kırıklıklarınız falan vardır dedim ne bileyim…İlham olur belki bu kare size.Mutlu olmak için,mutlu hissetmek için küçükte olsa bi ışık olur diye.

Sonra Yıldız Kenter’in bi hikayesi geldi aklıma.Daha önce sizinle paylaşmıştım bunu, sürekli takip edenleriniz mutlaka görmüştür.Hadi gelin bir kez daha hatırlayalım o hikayeyi.Umut serpelim yüreğimize birlikte.Belki umut bir fincan kahvededir ya da bir cep dolusu kabak çekirdeklerinde 🙂

Kabak Çekirdeklerim

“İnsanın ortak kaderi doğum, ölüm ve o aradaki zaman, yaşam… Doğmak, ölmek isteğe bağlı değil…
Ölmek, belki bazen.
Bize düşen yaşamak.
Koşullar ne olursa olsun yaşamak…
Ayakta kalmak…
Hadi sıyırttın sıyırttın, hayatta kalabildin zar zor…

Uzun yaşamak, bir ayrıcalık.
İyi, güzel…
Ama ayakta kalmak, kalabilmek.
Ceza!
Müthiş bir ceza!

İlkokuldaydım, birinci sınıfta.
Hiç unutmadığım bir cezaya çarptırıldım.
Karatahtann önünde, sırtım sınıfa, yüzüm karatahtaya dönük, ders bitimine kadar kıpırdamadan ayakta durmak…
Utanıyorum, midem bulanıyor, ölmek istiyorum.
Herkesten nefret ediyorum, herkes ölsün istiyorum.

Sonra bir ara cebimdeki kabarıklığı hissediyorum:
Kabak çekirdeklerim!
Bir kuruşluk kabak çekirdeği almıştım, bir tane bile yemedim. Mahmut’la (benden birbuçuk yaş büyük ağabeyim; üçüncü sınıfa gidiyor) eve giderken yiyecektik.
Evimiz taa tepede, Abidin Paşa Konağı’nın orada.
Baharda…
Bademler açmış, tepeye giden toprak yol bomboş.
Ev yok pek. Apartman hele hiç yok. Göz alabildiğine tarla.

Papatyalar, gelincikler.
Hadi be sen de!..
Ne diye ölecekmişim…

Mati’ciğimle güzelim dağ yolunda çekirdek yiyerek,
konuşa gülüşe eve gitmek varken!

Şimdi dönüp geriye baktığımda,
hep çekirdek misali umutlar peşinde
ayakta kalabildiğimi görüyorum.

Öleceğimi bile bile bir çekirdek uğruna
bu kadar çaba, çırpınma!
Değer mi?..

Bir şey yap, Met’i anımsıyorum, sevgili Aziz Nesin’i…
İçim ısınıyor yeniden.
Kalk hadi diyorum,
durma koş, bir şeyler yap.
Yaşa…

Dur diyorlar bir yandan da, koşma…
Yeter dinlen artık. Koşma…
Öl artık!

Ama çekirdeklerim bitmedi ki daha…”


Yıldız Kenter

Ablam evleniyor,sıra bana mı geliyor?

12226950_843332162447501_7513431338661923983_n

 

Herkese merhaba blog takipçilerim.Son günlerde burada çok fazla zaman geçiremiyorum çünkü geçerli bir mazeretim var 🙂 Ablamı evlendiriyoruz.Haftaya  inşallah düğünümüz  olacak.Ablam da sonunda dünya evine giriyorrr.

Başlangıçta bu düşünce beni üzse de zamanla alışıyor insan.Sonuçta tek kız kardeşim,her zaman her an birlikte olamasakta akşam eve geldiğimizde odamızda buluşup dertleşiyorduk birlikte zaman geçiriyorduk.O yüzden insan başlangıçta kabul etmekte zorlanabiliyor.Ama sonra  onun mutluluğunu görünce biraz da zaman devreye giriyor pek tabii alışıyorsunuz bu fikre.

Ablanızın evden ayrılmasından daha kötü birşey varsa o da çevrenizde ”ablan evleniyor,sıra seni geliyor”şeklinde ki;artık espiri mi desem hani ne bileyim gönderme mi desem ne desem bilemedim neyse  işte bunlara maruz kalmanızdır.Belki gayri ihtiyari söylüyorlar ama şimdi kalabalık bir ortamda gözler size çevrilince ister istemez geriliyorsunuz.Kaldı ki bizim aramızda ablamla sıra söz konusu hiç olmadı 😀 Nasibi gelen gider derdik hep çünkü aramızda çok büyük yaş farkı yok.Neyse en sevdiklerimm bile bu cümleyi bana karşı söylemişken artık mecbur katlanıyorum.Sanıyorum düğünden sonra da ”hadi bakalım gülşah senden de bişeyler bekliyoruz” şeklinde baskıcı cümlelerin hedef tahtası haline geleceğimi de tahmin ediyorum.Neyse bu  da geçerrr yahu napalım iyi olacağımmmm 🙂 Ahhh ahhh kuzenimin düğünündeki gelin çiçeğini kapmıcaktımmm.Sırf oradaki en büyük kız olduğum için gruruma yediremem diye bir atılım yapıp çiçeği yakalamıştım.Hep onun yüzünden oldu bunlar.Neyse…

Yukarıda görmüş olduğunuz fotoğrafta ablam ve eniştemin nişan dış çekimlerinden bir kare.Gerçi ben üst kısmı kırptım ama böyle de çok güzel oldu bence.Bu gitar da neyin nesi demeyin.Eniştem müzisyen.Çok şanslıyımmmm.ahaha ablam şanslı demem gerekirken  kendime pay biçiyorum.Çünkü bilen bilir müziği severim,şarkı söylemeyi daha  çok severim.Eniştemle arada tıngırdatıyoruz.

Çok şükür harika bir eniştem var.Dur Gülşah düğünden önce hemen karar verme diyenleriniz olabilir.Ama ben onun her zaman aynı kalacağına çok eminim.Çünkü o istese de farklı davranamaz,ele verir kendini.Güzel kalbi,sağlam karakteriyle  önce ablamın sonra da bütün ailenin gönlünü feth etti.O kadar doğal o kadar  içten ki.İyi ki eniştem ooo iyi kiiiii 🙂

İşte dediğim gibi bir düğün koşturmacasıdır gidiyor.Söylerlerdi anlamazdım ”tatlı telaşlar” diye.Cidden de öyle.Allah tüm bekarlara nasip etsin.Bana bakmayınn benden geçtii.Gençler evlensin artık 😀

Ne karalasam da sizi kendimden bir haber etsem diye düşünürken yine açmış ağzımı yummuşum gözümü.

Hepinize  kucak dolusu sevgiler.Kendinize  çokk iyi bakın.Takipte kalınnn ♥