Gülşah'ın Notları · Kelimeler Okyanusu

Kedilerden Öğrenmemiz Gereken 17 Hayat Dersi-Mutlaka Oku :)

tumblr_noi5xi6zq81u6jismo2_540

 

İnstagramdan takip edenler varsa bilirler benim de cimbom adında sarı  bir kedim var.Annesi evimizin bodrumunda doğum yapmıştı iki kardeşten tek kalan kedidir cimbom bize 🙂 Benim biriciğimdir.1.5 yıldır birlikteyiz.Çok sadık ve sevgi dolu.Kedilerin doğasını onun sayesinde daha iyi tanıdım.Bazen bir  çocuk gibi şefkat dağıtıyor,bazen bir bilgenin tavrını bürünüyor.Yemeğini yedikten sonra bir kenara çekilmesine asla kızmıyorum.”hah nankör kedi yedi bak yanıma yanaşmıyor” diye düşüncelere hiç bir zaman girmedim.Ne biliyoruz belki çok yedi şişti dinleniyor 🙂 Bize asla zarar vermedi.Ne tırmalamak ne ısırmak, hiçbir şey…

Sabah kayboldu bir yerlere.Ara tara hiçbir yerde bulamadım.Dışarı çıkıp biraz dolaştım ,seslendim yine yok.Her zaman yaptığı birşey olmadığı için merak ediyor insan haliyle.Neyse camın kenarında çalışıyorum dersimi, çalışma masamda,hani gelirse göreyim onu diye.Yağmur çiselmeye başladı bir baktım koşarak geliyor.

Özgürlüğünü kimseye kaptırmıyor 😀 Zaten biz de onun bize köleolmasını beklemedik hiçbir zaman.Rabbimin bize verdiğini paylaştık onunla.Hem ekmeğimizi hem sevgimizi…

Şimdi yanımda uyuyor tatlışım.Yine o çocuk halini aldı 🙂 Bence bir insan iyice bakar ve görürse bir kediden bile alabileceği dersler vardır.Burada da onları çok güzel özetlemişler bence 🙂

 

Kedilerden Öğrenmemiz Gereken 17 Hayat Dersi-Mutlaka Oku 🙂


1- Yaşadığın anın keyfini çıkaracaksın.
2- Oyun fırsatlarını kaçırmayacaksın.
3- Doyduğun kadar yiyeceksin.
4- Birisi sana iyilik yaptı diye sahibin olmayacak.
5- Yine de kıymet bileceksin.
6- Tehlikeli bulduğun şeye yaklaşmayacaksın.
7- Meraklı olacaksın ama tedbiri elden bırakmayacaksın.
8- Temizliğine ve bakımına özen göstereceksin
9- Sık sık gerineceksin.
10- İstediğini elde edene kadar ısrar edeceksin.
11- Özgürlüğünü kimseye kaptırmayacaksın.
12- Kafana koyduğunu yapacaksın.
13- Kendi isteklerini küçümsemeyeceksin.
14- Güzel bir masaja hayır demeyeceksin.
15- Numara yapmayacaksın.
16- Yaşadığın yeri sahipleneceksin.
17- Her zaman dingin ve huzurlu bir anı yakalamaya çalışacaksın ve en önemlisi kendini beğeneceksin.

 

 

Gülşah'ın Notları

Yeni yılınız Kutlu olsun,kutlu mutlu,Kutlu olsun :)

large (3)

Siz de demiyor musunuz her yılın başında : ” Bu yıl benim yılım olacak,bu yıl bambaşka olacak ” diye?Bir tek ben miyim her yıl bu tekrarı yaşayan 🙂

Her yılın başında bu sözler tekrarlanıyor kafamda.Yılın sonunda bakıyorum  geriye diyorum ki:” Amaaaan bu yıl da istediğim gibi olmadı.Tamam bu yıl olacak,bu sefer olacak.” Sanki önümde daha  çoook uzun yıllar varmış gibi.Bu olmadı tamam bi daha baştan deyip buruşturup çöp kutusuna basket atar gibi atıyorum yılları.Şimdi böyle söyleyince boşa geçirdiğim çok yıllar var gibi anlaşılıyor ama anlatmak istediğim bu değil.Çok şükür her yıl biraz daha değiştiğimi ve geliştiğimi hissediyorum.Demek ki yıllar boşa geçmiyor.Anlatmak istediğim şu;sürekli bir memnuniyetsizlik içinde yaşayıp gidiyoruz.Farkına varmak için iyi bir silkelenmemiz gerekiyor.”Bu yıl inşallah piyango bana vurur,bu yıl inşallah sınavı kazanırım,bu yıl inşallah evlenirim,bu yıl inşallah istediğim işi bulurum,bu yıl inşallah yazı zayıf geçiririm…” gibi beklentilerimiz var.Sanki bunlardan başka başımıza hiç güzel bir şey gelemezmiş gibi. 🙂 Bu yıl ben bir iş bulmadım,sınavda istediğim bölümü kazanamadım.Üstüne üstlük kalp kırıklıkları,yalan dolan insanlarla karşılaşmalar…neler neler…Ama bunlar dönüp baktığım taraf değil.Neler kazandığıma bakarak kendimi daha mutlu ve şanslı hissediyorum.Bu yıl beni üzen tek şey oldu ki o da terör.Ülkemizde ve tüm dünyada malesef gerçekleşen bu terör olayları…İnsanın insana yaptığı şiddet;taciz,bir üvey annenin şiddeti,bir erkeğin bir kadına şiddeti…bir erkeğe şiddet….Sadece 2016’dan değil, geriye kalan tüm yıllardan beklentim tüm bu çirkinliklerin,kötülüklerin son bulmasıdır.Rabbim bizi güzel günlere,aydınlık günlere ulaştırsın inşallah.

Dünyada kötülüğü yok etmek için,önce içimizdeki kötülükleri yok etmemiz gerektiğinin bilincinde olmalıyız bana göre.İnsan olmak her zaman pozitif  olmak güler yüzlü olmak demek değildir sadece.İnsan olmak gerektiğinde başkasının acısı içinde,ruhunda acı duyabilmek ve bu acıyı içinde merhamete,sevgiye dönüştürebilmektir.Bunun yolu da insanı sevmekten geçer.Birbirimizi daha çok sevebilmenin yolu da bir kaç ufak ama etkili tılsımdan geçer.Birbirimize gülümsemek,nazik olmak,anlayışlı olmak,fesatlık ve kıskançlıkla değil de sevgi dolu gözlerle birbirimize bakmak,önyargılardan kurtulmak,empati kurabilmek gibi basit ama bir  o kadar etkili şeylerle dünyada ne kadar  çok şeyi değiştirilebileceğimizi bilsek ve  bunu hepimiz uygulasak inanın ne kadar güzel bir yer olurdu yaşadığımız bu evren.Çıkarlarımızı bir kenara atıp Allah rızası için yaşamayı felsefe edinmediğimiz sürece bunu başarabileceğimizi de sanmıyorum.

Yine de ben hala  umutluyum.Daha güzel bir dünya için umutluyum inanın buna.Çünkü ben inanıyorum.Hepimiz inanırsak gerçek olur biliyorum.Siz siz olun güzelliklerden umudunuzu kesmeyin.Her şeye yeniden başlamak için bugün geride bırakıyoruz tüm olumsuzlukları.Öfkeleri,kırgınlıkları 2015’te bırakıyoruz.Hayatımızdaki insanlara,sahip olduğumuz her şeye şükrediyoruz.Dışarı çıkıp derin bir nefes alıp ” her şey çok güzel olacak” diyoruz.

Bu yıl”Harika bir yıldııı,gelsin sıradakiii” diyerek geçiş yapabileceğimiz güzel bir yıl olsun.

Cumanız mübarek olsun.Güzel seneler dilerim hepinize 🙂

Sevgilerimle

Gülşah

Gülşah'ın Notları

Umut belki bir fincan kahvededir ya da bir cep dolusu kabak çekirdeklerinde…

12299231_951973864889634_3293548726488404003_n (1)

 
Ne hoştur kuzineli bir sobanın karşısında seni anlayacak bir dostunun yanında onunla hoş sohbet etmek,derdini anlatmak,onu dinlemek,gülmek… Hiç unutulur mu o sobanın sıcaklığı?sol bacağımı kaşıntı yapacak kadar ısıtıp kızarttım;ama sobetin koyuluğu hissettirmedi bile.Şimdi dünyanın neresine gidersem gideyim,zamanın hangi dilimine varırsam varayım unutabilecek miyim bu anı?o O kahvenin tadını dostumun bakışlarını,pür dikkat beni dinleyişini…Yok mümkün değil.

Bazen olumsuz birşeylere  o kadar odaklanıyoruz ki;çevremizdeki uzanan dost elleri göremiyoruz.

Ne kadar sade yaşarsak o kadar az beklenti içine giriyoruz ve ufak şeylerden mutlu olmasını bu şekilde becerebiliyoruz.

Tam böyle bir akşam yaşadım işte ben de, paylaşmak istedim bu yüzden sizinle.Hani bi umut kırıklıklarınız falan vardır dedim ne bileyim…İlham olur belki bu kare size.Mutlu olmak için,mutlu hissetmek için küçükte olsa bi ışık olur diye.

Sonra Yıldız Kenter’in bi hikayesi geldi aklıma.Daha önce sizinle paylaşmıştım bunu, sürekli takip edenleriniz mutlaka görmüştür.Hadi gelin bir kez daha hatırlayalım o hikayeyi.Umut serpelim yüreğimize birlikte.Belki umut bir fincan kahvededir ya da bir cep dolusu kabak çekirdeklerinde 🙂

Kabak Çekirdeklerim

“İnsanın ortak kaderi doğum, ölüm ve o aradaki zaman, yaşam… Doğmak, ölmek isteğe bağlı değil…
Ölmek, belki bazen.
Bize düşen yaşamak.
Koşullar ne olursa olsun yaşamak…
Ayakta kalmak…
Hadi sıyırttın sıyırttın, hayatta kalabildin zar zor…

Uzun yaşamak, bir ayrıcalık.
İyi, güzel…
Ama ayakta kalmak, kalabilmek.
Ceza!
Müthiş bir ceza!

İlkokuldaydım, birinci sınıfta.
Hiç unutmadığım bir cezaya çarptırıldım.
Karatahtann önünde, sırtım sınıfa, yüzüm karatahtaya dönük, ders bitimine kadar kıpırdamadan ayakta durmak…
Utanıyorum, midem bulanıyor, ölmek istiyorum.
Herkesten nefret ediyorum, herkes ölsün istiyorum.

Sonra bir ara cebimdeki kabarıklığı hissediyorum:
Kabak çekirdeklerim!
Bir kuruşluk kabak çekirdeği almıştım, bir tane bile yemedim. Mahmut’la (benden birbuçuk yaş büyük ağabeyim; üçüncü sınıfa gidiyor) eve giderken yiyecektik.
Evimiz taa tepede, Abidin Paşa Konağı’nın orada.
Baharda…
Bademler açmış, tepeye giden toprak yol bomboş.
Ev yok pek. Apartman hele hiç yok. Göz alabildiğine tarla.

Papatyalar, gelincikler.
Hadi be sen de!..
Ne diye ölecekmişim…

Mati’ciğimle güzelim dağ yolunda çekirdek yiyerek,
konuşa gülüşe eve gitmek varken!

Şimdi dönüp geriye baktığımda,
hep çekirdek misali umutlar peşinde
ayakta kalabildiğimi görüyorum.

Öleceğimi bile bile bir çekirdek uğruna
bu kadar çaba, çırpınma!
Değer mi?..

Bir şey yap, Met’i anımsıyorum, sevgili Aziz Nesin’i…
İçim ısınıyor yeniden.
Kalk hadi diyorum,
durma koş, bir şeyler yap.
Yaşa…

Dur diyorlar bir yandan da, koşma…
Yeter dinlen artık. Koşma…
Öl artık!

Ama çekirdeklerim bitmedi ki daha…”


Yıldız Kenter

Gülşah'ın Notları

Ablam evleniyor,sıra bana mı geliyor?

12226950_843332162447501_7513431338661923983_n

 

Herkese merhaba blog takipçilerim.Son günlerde burada çok fazla zaman geçiremiyorum çünkü geçerli bir mazeretim var 🙂 Ablamı evlendiriyoruz.Haftaya  inşallah düğünümüz  olacak.Ablam da sonunda dünya evine giriyorrr.

Başlangıçta bu düşünce beni üzse de zamanla alışıyor insan.Sonuçta tek kız kardeşim,her zaman her an birlikte olamasakta akşam eve geldiğimizde odamızda buluşup dertleşiyorduk birlikte zaman geçiriyorduk.O yüzden insan başlangıçta kabul etmekte zorlanabiliyor.Ama sonra  onun mutluluğunu görünce biraz da zaman devreye giriyor pek tabii alışıyorsunuz bu fikre.

Ablanızın evden ayrılmasından daha kötü birşey varsa o da çevrenizde ”ablan evleniyor,sıra seni geliyor”şeklinde ki;artık espiri mi desem hani ne bileyim gönderme mi desem ne desem bilemedim neyse  işte bunlara maruz kalmanızdır.Belki gayri ihtiyari söylüyorlar ama şimdi kalabalık bir ortamda gözler size çevrilince ister istemez geriliyorsunuz.Kaldı ki bizim aramızda ablamla sıra söz konusu hiç olmadı 😀 Nasibi gelen gider derdik hep çünkü aramızda çok büyük yaş farkı yok.Neyse en sevdiklerimm bile bu cümleyi bana karşı söylemişken artık mecbur katlanıyorum.Sanıyorum düğünden sonra da ”hadi bakalım gülşah senden de bişeyler bekliyoruz” şeklinde baskıcı cümlelerin hedef tahtası haline geleceğimi de tahmin ediyorum.Neyse bu  da geçerrr yahu napalım iyi olacağımmmm 🙂 Ahhh ahhh kuzenimin düğünündeki gelin çiçeğini kapmıcaktımmm.Sırf oradaki en büyük kız olduğum için gruruma yediremem diye bir atılım yapıp çiçeği yakalamıştım.Hep onun yüzünden oldu bunlar.Neyse…

Yukarıda görmüş olduğunuz fotoğrafta ablam ve eniştemin nişan dış çekimlerinden bir kare.Gerçi ben üst kısmı kırptım ama böyle de çok güzel oldu bence.Bu gitar da neyin nesi demeyin.Eniştem müzisyen.Çok şanslıyımmmm.ahaha ablam şanslı demem gerekirken  kendime pay biçiyorum.Çünkü bilen bilir müziği severim,şarkı söylemeyi daha  çok severim.Eniştemle arada tıngırdatıyoruz.

Çok şükür harika bir eniştem var.Dur Gülşah düğünden önce hemen karar verme diyenleriniz olabilir.Ama ben onun her zaman aynı kalacağına çok eminim.Çünkü o istese de farklı davranamaz,ele verir kendini.Güzel kalbi,sağlam karakteriyle  önce ablamın sonra da bütün ailenin gönlünü feth etti.O kadar doğal o kadar  içten ki.İyi ki eniştem ooo iyi kiiiii 🙂

İşte dediğim gibi bir düğün koşturmacasıdır gidiyor.Söylerlerdi anlamazdım ”tatlı telaşlar” diye.Cidden de öyle.Allah tüm bekarlara nasip etsin.Bana bakmayınn benden geçtii.Gençler evlensin artık 😀

Ne karalasam da sizi kendimden bir haber etsem diye düşünürken yine açmış ağzımı yummuşum gözümü.

Hepinize  kucak dolusu sevgiler.Kendinize  çokk iyi bakın.Takipte kalınnn ♥

Gülşah'ın Notları

Düşünceler Odasına Bekliyorummm Hadiiii! :)

Selam blog takipçilerim.Geceniz nasıl geçiyor 🙂 Ben şimdi gecenize renk katacak birşey  paylaşıcam sizinle.Aslında böyle kafanızı dinlendiricek böyle  tılsımlı birşey.Bana da çok sevdiğim biri gönderdi.Hadi başlıyoruz.Tamam tek istediğim sessiz bir  ortam hazırlayın kendinize  sonra buraya tıklayın ve Türkçe seçin sonra da koordinatları iyi izleyin ve size söyleneni yapın.Çok seviceksiniz  biliyorum 🙂

Gülşah'ın Notları

Bloğumda Sonbaharın Yenilik Rüzgarları Esiyoooooorr!

Sonbaharrr…yenilenmenin tazelenmenin mevsimi Arınmanın yeniden başlamanın mevsimi.Hüzünleri kederleri ne varsa atıcaz bu sonbahar.Ağlamaksa ağlamak,acıysa acı yağmur çok mu hüzünlendiriyor hüzünlenin gitsin.Amaaa!! Hepsini dökücez sonbaharla birlikte kışa huzurla giricez.Paçalarımızda ne kadar kir,pas,öfke kırgınlık tırı vırı ne varsa atıyoruz tamam mı?.Hayır bunları aranızda hala matemde hala yeniden başlayamamış kimseler vardır diye söylüyorum.Bana bakarsanız ben zımba gibiyim.Mutluyum ve pozitifim.

Yenilenmek,tazelenmek demişken bloğumda da yenilik rüzgarları esiyooooorr.Sonbaharın serin,yenilik rüzgarları bloğuma da uğradııı.Eski temadan gerçekten oldukça sıkılmıştım.Siz ne düşünüyorsunuz?Olmuş mu yakış mı bloğumuza bu cicisi.Bence gayet yakıştı.Yenilenmek iyidir.Sonbahara taptaze bir başlangıç yapayım istedim.

Çok değer verdiğim biri der ki;Unutma toprak üstündeki hergün iyi bir gündür.Ben de bunu kendime ilke edindim.Her gününüz iyi olsun :*

Adsız

Gülşah'ın Notları

3 Eylül 2015

DSC_0013Doğum günümü kutlayan herkese ayrı ayrı teşekkür ederim güzel insanlar.kutlamalarınızı yazdığınız bağlantılara mutlaka bakın çünkü herkese teşekkür notumu ilettim.Yinede  burdan bir kez daha ayrı ayrı teşekkür ederim size.

Sol fotoğraftaki fotoğraf dün’ü yani doğum günümü özetleyen bir fotoğraf.Ellerin ojeli olduğuna,saçların boyalı,gözlerin eyeliner’lı olduğuna bakmayın,çok şükür anadolu kızıyız elimizden tüm işler geliyor 🙂 Çiçeği burnunda eniştemin fındık bahçesinden küçük bir kare.Biz de çorbada tuzumuz bulunsun diye dün yardıma gittik.Ne kadar faydamız oldu bilmiyorum.Kocaaa fındık tarlasında yaptığımız iş devede kulak gibiydi.Toprak işi gerçekten zor.Tüm çalışanların Allah yardımcısı olsun.Ama bir o kadar da zevkli aslında.Bir de yanında sevdikleriniz varsa…e bir de çıkınınızda bahçe domatesi,peynir, ekmek varsa çok mutlu bir gün sizi bekliyor demektir.Yorulsakta aklımızda kalan DSC_0001muhabbetlerimiz,gülüşlerimiz var.Fakat bir hata yapıp ellere eldivenleri takmadan fındıkları yerden tırpanlamaya başladım.Bir iki deri soyulmasından sonra eldivenleri geçirdim ellerime :)Tarlada en sevilesi şey de öğle yemeği.Eniştemin bahçesinden toplayıp getirdiği çeri domateslerini kütür kütür götürdüm leblebi gibi.Çok güzel bir gündü.Dereye çıplak ayak girmeyeli o kadar zaman olmuştu ki.Toprağa bastım yalınayak tüm kötü enerjileri attım.Mis gibi oldu hem ruhum hem bedenim.

Bütün gün bizimkilerden ses çıkmadı.Ne bir doğum günü kutlayanı  ne bir belli edeni.Neyse akabinde eve geldik oturduk yorgunluk hissedilmeye başladı tabi oturunca.Ben iflas bayraklarını çekmiş durumdaydım.Balkona geçtim eniştemin babası hasan amcam balkondaydı,gittim yanına oturdum.Birini arayacak telefon kulağında, daha yeni çalıyor herhalde bir yandan bana bakıyor ve DSC_0038diyor ki; ”bugün senin doğum günün mü ” 😀 Evet hasan amca sen nerden biliyorsun dedim.”özgür demişti gidip pasta alıcam diye” demez miiiiii.Hahayy o an’a kadar zerre kadar aklımdan geçmemişti.Tamam dedim bunlar unuttu.Doğum günü falan yok,Gülşah sen pastayı unut.Neyse ben yinede renk vermedim tabi.Onlar beni sevindirmişler ben şimdi gerçekleri söyleyip sürprizi bozmuş olmayayım dedim.Neyse pasta geldi.Kameraya alıyorlar bir yandan.Enişteciğimin elinde pasta,mumları üfledim.Üzerinde bir not ”Oku bakalım sesli” dedi.Ben böyle güzel not görmedim daha.Yani bir enişte baldızının sevgisini ancak bu derece hızla arttırabilirdi.Sevgi tavan yaptı tabi bende.Seviyorum onları ya.İzmit’e dönmeden önce balkonda çay ve pasta eşliğinde eniştem gitarıyla bana çok güzel bir doğum günü şarkısı söyledi.Sonra bir  kaç şarkı
daha…Onlar da fındık hediyesiymiş 😛 Güzel bir gündü,çok güzel hemde.Her yıl gelenek haline gelmiş aile arası doğum günü etkinliklerimiz,artık kocaman bir aile IMG-20150903-WA0080ile kutlanacak.Çoğalıyoruz,büyüyoruz…

İşte bir doğum günüm daha böyle geçti.Bu yıl kendime yeni sözler verdim.Şu üç ilkeye sonuna kadar sağdık kalacağım.

Üşenme
Erteleme
Pes etme

Bu yıl’ın bana öğrettiği en önemli şeyler oldu.Çünkü bu üç’ü olduğunda yapılamayacak hiç birşey yok.Tabi dua ile taçlandırarak.Ne dilek tuttu acaba diye merak eden varsa etmesin.Çünkü biz dilek tutmayız ,sadece dua ederiz.

Bugün geriye kalan hayatımın ilk günü.Bugün tüm olumsuzlukları,kırgınlıkları,nefretleri dün’de bırakıp yeni baştan demenin tam zamanı.

DSC_0050

Gülşah'ın Notları

İyi ki doğdum!

b1-1343975208

11926000_910869825666705_6180292934861356993_n

Ne çabuk büyüdüm ben ya 🙂 Ne çabuk 31 oldum aman yarabbim dilim varmıyor söylemeye.40’a merdiven dayadıkları bu mu oluyor.Ne acayip birşey yaşlanıyoruz her yıl bir yaş daha ama biz tutuyoruz bir de bunu kuluyoruz 😀 Ağlıcak halimiz yok tabiii ama artık 25 yaşından sonra başlıyorsun buruklaşmaya.Hele 19 undan önce sanki büyük marifet büyümek.Aman nee önemlii! 😛 Yeğenlerimin büyüdüğünü görüyorum onlar büyürken büyüdüklerine şaşıyoruz”ya bu ne çebuk büyüdü kocaman kız oldu” vs diyoruz.Sanıyoruz ki o geçen yıllar bizi büyütmüyor.Biz de aynı büyüyoruz.Aynaya fazla bakıyoruz galiba ki ne ara büyüdük anlamıyoruz.Ben anlamadım.İnanın 20 den sonra nasıl geçti bilmiyorum.Hiç büyümicekmişim gibi geliyordu.Her girdiğim ortamda en küçük ben olurdum hep.Grurlanırdım bir de bununla hoşuma giderdi.Şimdi 31 yaşındayım bir de üstüne üstlük hala bekarımmmm Amann Allahım!!

Ne zor birşeydir bu biliyor musunuz siz ? 😀
Önceden umurumda değildi büyümek büyümemek,düşünmezdim bile.Şimdi aynada göz çevremi pür dikkat izliyorumçGülerken fazla kasmıyorum kendimi aman kırışmasın,aman iz yapmasın diye :)) Bu da delilik tabi.Napıcaksın yahu gül rahat rahat eninde sonunda kırışacak ellerin.Ne var bunda ben böyle de severim kendimi ( sevmezdi)

Şaka bir yana gençlik gibisi yok.Her yaşın ayrı bir güzelliği var diyorlar da bir ben inandıramadım o söze kendimi.Gençlik iksirini bulamadılar gittiler.Sayıların önemi yokta.Saçlarda beyazlar çıkmaya başlayınca bir dank ediyor insana.Şimdi kırışıklıkları bekliyoruz ne ara gelip yerleşicekler diye,kaz ayakları falan derken bi bakmışım olmuşum tonton bir nine 😀

Ahhhh cancağızlarım yapacak birşey yok.Zamanı durdurabilen çıkmadı malesef.Ben bunları niye anlattım konuyu bir toparlayayım müsadenizle.Bugün benim doğum günümm.Bir yaş daha eksildi ömrümden ah ahhh.Sevineyim mi üzüleyim mi bilemedim.Bu konudaki farkındalığı henüz yakalayamadım.Bununla ilgili avutucu bir kaç söz,deyim,bakış açınız varsa alabilirim mail adresime 🙂

Normalde bizim aile geleneğimizdir;o gün kimin doğum günüyse gecesinde pasta alınır kesilir.Doğum günü kutlanır falan.İlk zamanlar sürpriz olan bu pasta adetimiz tabiii yıllar sonra artık tahmin edilebildiği için sürprizden çıktı.Velhasıl ben de bu gece böyle birşey bekliyordum bizimkilerden ama bu sene gerçekten sürpriz oldu bana çünkü bana pasta almadılar 😀 Henüz doğum günümü kutlayan da yok ühüü…Öyle tahmin ediyorum ki yarın bir sürpriz yapılacak bana gideceğimiz yerde.Eh bakalım bekliyoruz.Valla bu sene pastamı kesmezlerse olay çıkarmayı düşünüyorum.Ben anlamammm..Opasta buraya gelecekkk!Kimse doğum günümü de kutlamayınca ben de blogda yaınlıyorum ,gözünüze gözünüze sokuyorum işte.Canlarımmm siz de olmasanız çok yalnızım 😦 🙂

Bu akşam birazcık şımarmış olabilirim.Doğum günü çocuğu olarak hakkım diye düşünüyorum.Yaş 31 olabilir ama ruhum kaç gelin onu sorun bana.Hala şımaracak kadar genç çok şükür.Neyse hadi bakalım mail adresimin çökmesi dileğiyle mesajlarınızı bekliyorum ve yayınlamak istiyorum blogda bu sene böyle değişik birşey yapayım diyorum ^_^

Bugün doğan herkesin doğum gününüüü kutluyorummm.İyi ki doğdukkk ve iyi ki başak burcuyuzzz.Beni takip eden güzel insanlar ve aileler var biliyorum.Bunu okuyorsanız hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum burada benimle olduğunuz için.Bu şımarık kıza katlandığınız ve yalnız bırakmadığınız için.Büyüklerin ellerinden küçüklerin gözlerinden ortancaların yanaklarından öpüyorum.Sağlıcakla kalın.Kucak dolusu kalpler hepinize!..b1-1343975208b1-1343975208