5 Keyifli kokoloji sorusu ile kişilik testi serimize devam ediyoruz.

5 Yeni kokoloji sorusu ile kişilik testi serimize devam ediyoruz.

1. Doğum Gününüzde

Doğum gününüz senede tek bir gün ve her şeyin olduğundan biraz daha iyi olması gerektiğine inandığınız bir gündür. İyi dilekler, tebrikler, hediyeler ve kartlar hatta belki de iki kişilik romantik bir yemek.

Ailenizden ve arkadaşlarınızdan hediyeler aldınız. Bu hediyelerin arasındaki en büyük paket kimden gelmiş? Testi cevaplarken hayatınızda olan kişilerden seçim yapınız.

doğum günü hediye paketi

Bugün doğum gününüz ve hiç tahmin etmediğiniz birinden kart aldınız. Kim yollamış bu kartı?

Yanıt:

Verdiğiniz cevaplar hayatınızdaki insanlar hakkındaki belki farkında bile olmadığınız gerçek hislerinizdir. Hiç beklemediğiniz halde kart yollayan kişi size daha fazla şefkat ya da fazla ilgi göstermesini istediğiniz kişidir. Kısacası kartı gönderen kişi sizin uzaktan hayranlık duyduğunuz biridir. Az tanıdığınız birisi mi, yaklaşmaktan çekindiğiniz birisi mi, yoksa uzun zamandır haber alamadığınız bir arkadaşınız mı? Belki de bu mesafeyi aşmak için ilk adımı sizin atmanızın zamanı gelmiştir?

doğum günü kartı

Size yollanan en büyük paketi, size yollayana duyduğunuz sevginin ölçüsü ile bağdaştırabilirsiniz. Yüzeyde böyle görünse bile psikolojik açıdan bakıldığında size en büyük paketi yollayan kişinin size olan duygularını görmezden geliyorsunuz. Bunun anlamı ona saygı duymadığınız değil, size olan duygularına güvendiğinizdir. Bu güveni aşırıya kaçırmamaya dikkat edin. Size güven gibi gelen şey başkalarına bencillik gibi gelebilir.

2. Mavi Göğün Altında

Tek bir bulutun bile olmadığı masmavi bir gökyüzü düşünün. Sadece düşünmek bile kendinizi daha iyi hissetmenize yol açar. Şimdi gözlerinizi manzaraya çevirin. Aşağıdakilerden hangisi size en çok huzuru veriyor ve sakinleştiriyor?

1. Beyaz, karlı bir ova

beyaz karlı bir ova

2. Mavi bir deniz manzarası

mavi deniz manzarası

3. Yeşil bir dağ

yeşil dağ manzarası

4. Sarı çiçeklerle dolu bir tarla

sarı çiçeklerle dolu bir tarla kokoloji

Yanıt:

Mavi rengin ruhu sakinleştirici bir etkisi vardır. Sadece hayal ettiğimizde bile mavi bir görüntü nabzımızı yavaşlatır ve derin bir nefes almamızı sağlar. Diğer renklerin de belirli özellikleri vardır. Mavi gökyüzüne karşı hayal ettiğiniz manzara sizin mutlu bilinçaltınıza gizlenmiş olan bir yeteneği betimler.

1. Beyaz karlı bir ova:

Özel bir duyguyla ödüllendirilmiş birisiniz, bir bakışta olayları kavramak ve onay ya da açıklama gerektirmeden en karmaşık sorunları bile çözmek yeteneğine sahipsiniz. Siz o net görüşlü, karar alıcı insanlardansınız. Daima iç güdülerinize güvenin, onlar size en iyi yolu gösterecektir.

2. Mavi bir deniz manzarası:

İnsanlarla ilişki kurmada doğal bir yeteneğe sahipsiniz. İletişim kurmadaki yeteneğiniz ve farklı grupları bir araya getirme tarzınız saygı görüyor. Sadece orada olarak insanların daha uyumlu ve verimli çalışmalarını sağlıyorsunuz ki bu da sizi herhangi bir projenin ya da grup çalışmasının vazgeçilmez üyesi yapıyor. “Çok iyi. Harika çalışıyorsunuz” dediğiniz zaman bunu içten söylediğinizi biliyorlar ve bu da sözlerinizi çok değerli kılıyor.

3. Yeşil bir dağ

Sizin ödülünüz kendini ifade edebilme yeteneğidir. Duygularınızı ifade etmek için gerekli olan kelimeleri daima bulabiliyorsunuz ve çevrenizdekiler bunların kendi duyguları da olduğunu kısa sürede fark ediyorlar. Derler ki paylaşılan neşe çoğalır, paylaşılan keder azalır. Başkalarına bu denklemin doğru tarafını bulmaları için daima yardımcı oluyorsunuz.

4. Sarı çiçeklerle dolu bir tarla:

Bilgi ve yaratıcılıkla dolu bir depo gibisiniz, sonsuz sayıda fikriniz ve neredeyse sınırsız bir yaratma gücünüz var. Başkalarının duygularına açık olun ve düşlerinizi gerçekleştirmek için çalışmaktan asla vazgeçmeyin, yapamayacağınız hiçbir şey yoktur.

3. Rüzgarda Uçuşmak

Okulun tatil olduğu, sorumluluklarımızın olmadığı ve güneşin doğuşundan batışına kadar zamandan başka bir şeyinizin olmadığı o uzun yaz günlerini hala hatırlayabiliyor musunuz? Oynamak ve macera için zaman, gezinmek ve hayal kurmak için zaman. Çocukça eğlencelere harcanan saatler…Uçurtma uçurmak…Bulutları seyretmek…Balonlar yapmak…

Yeniden bir çocuk olduğunuzu ve böyle bir yaz gününe döndüğünüzü ve çayırda köpükten baloncuklar yaptığınızı hayal edin. Aşağıdakilerden hangisi hayalinize en fazla uyan tanımdır?

balon üfleyen çocuk kokoloji

1. Üflediğiniz balonlar gökyüzüne doğru yükseliyor.

2. Plastik bir halkadan yüzlerce baloncuk üflüyorsunuz.

3. Kocaman tek bir balon üflemeye odaklandınız.

4. Üflediğiniz balonları rüzgar arkanıza taşıyor.

Yanıt:

Üflediğiniz parıltılı balonlar umutlarınızın ve düşlerinizin sembolüdür. Tanımını yaptığınız görüntü umutlarınızın ve düşlerinizin nasıl gerçekleşeceğini düşündüğünüzü gösterir.

1. Üflediğiniz balonlar gökyüzüne doğru yükseliyor:

Düşlerinizi ulaşılamaz ve elde edilemez, sizden rüzgarda kaçan köpük balonları olarak görüyorsunuz. Belki de çok fazla şeyi çok çabuk istiyorsunuz ya da mümkün olmayan bir fanteziye takıldınız. Durum her neyse rüyalarınız ile gerçek arasındaki uçurum çok büyük. Başkalarına geleceğe dair planlarınızı sevdiğinizi söylerseniz bile içinizde bir yerlerde bir ses size bu rüyaların ne kadar kırılgan ve uçucu olduğunu söylüyor.

2. Plastik bir halkadan yüzlerce küçük balon üflüyorsunuz:

Siz gönlünüzü kolayca elde edilebileceklere vermişsiniz: Yeni giysiler, bir araba, erkek ya da kız arkadaş. Sizin düşleriniz akıllıca ve erişebileceğiniz bir yerde. Hayatta en çok neyi istediğinize karar verin ve onun için çalışın. Eğer her şeyin peşinden aynı anda giderseniz ellerinizin boş kalması ihtimali yüksektir.

3. Kocaman tek bir balon üflemeye odaklandınız:

Sizin tüm hayatınızı yönlendiren tek bir önemli düşünüz ya da amacınız var. Bu isteğe sıkıca sarılın ve amacınıza ulaşmak için çalışın.

4. Üflediğiniz balonları rüzgar arkanıza taşıyor:

Geçmişteki gerçekleşmemiş düşlerinizin hayal kırıklığı sizi hala etkiliyor. Ancak düşlerin ardından gitmek ve bazılarını yolda kaybetmek geleceğe yönelik yeni düşler kurmak için sadece bir eğitimdir. Düş kurmaktan korkmayın, hiç kaybetmeyenler sadece hiç denemeyenlerdir.

4. Labirent

Bir kez daha eğlence parkına dönelim ve bilinçaltımızı keşfe devam edelim. Eğlence parkındaki aktivitelerin bazılarını hatırlıyorsunuz, roller coaster’ın baş döndürücü heyecanını ve iyi huylu atlı karıncayı. Korku tüneli hala bekliyor ama onu çiftlerin keşfine bırakalım. Onun yerine labirentte bir yürüyüşe ne dersiniz? Kocaman labirentte yolunuzu buldunuz ve çıkışta duruyorsunuz. Aşağıdakilerden hangisi duygularınızı yansıtıyor?

labirent eğlence parkı kokoloji

1. Çok kolaydı. Hemen bitirdim. Acayip düşeşti!

2. Eh biraz zaman aldı tabii ama şimdi düşününce aslında çok da zor değildi.

3. Amaan nasıl kaybolduum! Bir an yolumu hiç bulamayacakmışım gibi geldi.

4. İçerde bir grubun peşine takıldım da bana yolu gösterdiler. Yoksa hala oradaydım.

Yanıt:

Dolambaçlı ve birbirine eklenen labirent koridorları tüm yanlış dönüşler, aynı yerlerden geçişler ve çıkmaz yollarla sizin hayatta kendinize seçtiğiniz yolları temsil eder. Ergenlik, hayatta kaybolma ve karmaşa duygularının en sıklıkla yaşandığı dönemdir. Labirentte yaşadıklarınız yetişkin olma yolunda yaşadıklarınızı hatırlama şeklinizdir.

1. Çok kolaydı. Hemen bitirdim. Acayip düşeşti!:

Pek çok kişinin hayatının ergenlik dönemini stres ve karmaşa dolu olarak hatırlamasına karşın sizin için sadece eğlence geçmiş. Siz ruhunuzu aramakla meşgul ya da arkadaş baskısıyla perişan olmamışsınız, tüm deneyim büyük ve eğlenceli bir parti olarak geçmiş. Elbette bunun anlamı gerçek sınavın hala önümüzde olduğu anlamına da gelebilir.

2. Eh biraz zaman aldı tabii ama şimdi düşününce aslında çok da zor değildi:

Okul günleriniz kolay geçmemiş ve büyük olasılıkla hepimizin kaygılandığı, aşk, arkadaşlık ve gelecek düşünceleri ile uykusuz geceler geçirmişsiniz. Ama bu deneyim sizi bugün olduğunuz kişi yapmış ve öğrendikleriniz önünüze çıkabilecek zor zamanları aşmayı öğretmiş.

3. Amaan nasıl kaybolduum! Bir an yolumu hiç bulamayacakmışım gibi geldi:

Hemen herkes büyürken bir ya da iki kötü yıl geçirmişken siz hayat hakkında kaygılanmayı en uç noktaya taşımış, sadece kafanızın içindeki sorunlara takılmış, yoğun şüphe ve kaygılarla kendinize eziyet etmişsiniz. Bu karakterinize ciddiyet ve derinlik eklemiş olabilir ama artık rahatlamanın ve hayatın tadını çıkarmanın zamanıdır. Bunu hak ettiniz.

4. İçerde bir grubun peşine takıldım da bana yolu gösterdiler. Yoksa hala oradaydım:

Bugün hayatınızda en çok gurur duyduğunuz şeyler gençliğinizde edindiğiniz arkadaşlıklar ve ilişkiler. Siz de herkes gibi kaygılar duymuşsunuzdur ama işler ne zaman zorlaşsa size yardımcı olacak birileri olmuş. Şimdiye kadarki şansınıza şükredin. Şimdi artık yardıma ihtiyacı olanlara el uzatma sırası sizde.

5. Muayenehanede

Hastane herkes için farklı anlamlar taşır. Bilmedikleri bir hastalıktan muzdarip olup ilk kez muayene olmaya gelenler endişeli ve umutsuz görünürler. Ama uzun bir hastalıktan iyileştikten sonra ya da güzel ve sağlıklı bir bebek doğurduktan sonra kapıdan çıkmakta olanlar mutluluk ve rahatlık içindedirler.

Hastane başlı başına bir dünyadır; yaşam ve ölümün, üzüntü ve sevincin gün içinde birbirleriyle defalarca yolunun kesiştiği bir dünya ve oraya gidenler için her gün sadece bedenlerini değil ruhlarını da iyileştirebilmek için yeni bir şanstır. Belki hastaneye daha önce gittiniz, belki de bu ilk ziyaretiniz. Her halükarda hazır olun çünkü doktor şimdi sizi görecek.

muayenehane kokoloji

1. Bir kliniğin lobisinde oturmuş çağrılmayı bekliyorsunuz. Küçük bir oğlan çocuğu tek başına koşuyor ve siz de ona yavaşlamasını ve dikkatli olmasını söylüyorsunuz. Size nasıl tepki veriyor?

2. Muayene odasının kapısı azıcık aralanıyor ve siz o aralıktan gri renkli sağlıksız bir kişinin doktor tarafından muayene edildiğini görüyorsunuz. Oradaki hasta tanıdığınız birisi. Kim o?

3. Doktorun yardımcısı gelip adınızı söylüyor. Garip olan yardımcının tanıdığınız birisine çok benzemesi. Kime benziyor?

4. Muayenenizden sonra doktor sizi ofisine çağırıyor ama ofisine girdiğinizde arkası size dönük olarak oturuyor ve sonuçlarınıza bakarak kendi kendisine konuşuyor. Size hiçbir şey açıklamıyor. Ne yaparsınız?

Yanıt:

Hastane, hastalık ve iyileşme mekanıdır. Kendinizi bu senaryoda hayal ederek kendi psikolojinizin zayıf ya da bakıma muhtaç noktalarına dokundunuz.

1. Oğlan çocuğunun tepkisi başkaları hatalarınızı fark ettiğinde ya da sizi eleştirdiğinde sizin vereceğiniz tepkiye eştir. Sizi duymuyormuş gibi mi yaptı, durup özür mü diledi, yoksa şımarık bir velet gibi dilini mi çıkardı? Şimdi başkalarının neler hissettiğini biliyorsunuz.

2. Muayene masasında hasta olarak hayal ettiğiniz kişi zor bir durumda asla güvenemeyeceğinizi düşündüğünüz birisidir. Sizden daha hasta görünen biri size zaten nasıl yardımcı olabilir ki?

3. Doktorun yardımcısı kaderinizi tayin edecek güce sahip birisini temsil eder. Yardımcının benzediğini düşündüğünüz kişi sizin her zaman ya saygıdan ya da korkudan güvendiğiniz birisidir. Bir gün ne kadar güçlü hale gelirseniz gelin bu kişi sizin zihninizde her zaman sizden üstün bir konumda olacaktır. Bu gücün kaynağı o kişinin size pantolonunuzu indirin eğilin ve öksürün deme yetkisinden de kaynaklanıyor olabilir.

4. Doktorun davranışına gösterdiğiniz tepki size kabadayılık edildiğinde ya da sizinle alay edildiğinde vereceğiniz tepkiyi gösterir. Kimisi ortalığın sakinleşmesini bekler, kimisi bir açıklama ister ve kimisi de kalkıp kapıdan çıkıp gider. Siz ne yaptınız?

Kendinizi zeka bulmacaları ile test etmeye hazır mısınız? Bu sorulara doğru yanıt vereni cidden tebrik ederim 👏

Kendinizi zeka bulmacaları ile test etmeye hazır mısınız?

Bu sorulara doğru yanıt vereni cidden tebrik ederim 👏

Göreceğiniz 11 soru, MENSA’nın çıkarttığı İngilizce kitaplardan derlenmiştir. MENSA, dünyanın bilinen en eski yüksek IQ topluluğudur. Dünya çapında 100000’nin üzerinde üyesi vardır. Genel nüfusun en üst %2’lik zeka dilimine giren her birey MENSA’ya üye olabilir.

1. Yukarıdaki diziyi aşağıdakilerden hangisi takip etmelidir?

Zeka Sorusu 1

Yanıt:

D (Birer sütun atlayarak kuralı kontrol ettiğinizde her bir sembolün 2 yukarı hareket ettiğini görebiliriz.)

2. Soru işareti yerine hangi sayı gelmelidir?

Zeka Sorusu 2

Yanıt:

7 (Her bir karenin içerisinde kalan 3 sayıyı toplayın ve buna A diyin. Bulduğunuz toplamın rakamlarını toplayın ve buna da B diyin. A’yı B’ye bölüp bulduğunuz sayıyı ortadaki karenin içerisine yazın.)

3. Soru işareti yerine hangi sayı gelmelidir?

Zeka Sorusu 3

Yanıt:

72 (Her 3’lünün sol üst köşesindeki sayıyı 2’ye bölün. Sağ üst köşesindeki sayıyı 3’le çarpın. Ardından, bulduğunuz iki sayıyı birbirleriyle çarpın ve alta yazın.)

4. Soru işareti yerine hangi sayı gelmelidir? (Her renk 10’dan küçük bir sayıya karşılık gelmektedir)

Zeka Sorusu 4

Yanıt:

10 (Üçgenin kenarlarını oluşturan renkleri topluyoruz. Turuncu:2, Kırmızı:3, Yeşil:5, Sarı:6)

5. Soru işareti yerine hangi sayı gelmelidir?

Zeka Sorusu 5

Yanıt:

72 (Birinci dairede 3’le çarparak, ikinci dairede 6 ile çarparak, üçüncü dairede ise 9’la çarparak sayıları buluyoruz. Her pasta dilimini bir sayıyla çarparak karşısındaki pasta dilimindeki sayıyı buluyoruz.)

6. Soru işareti yerine ne gelmelidir?

Zeka Sorusu 6

Yanıt:

32 (Diğer tüm sayıların rakamlarını yer değiştirdiğinizde eşini bulabiliyorsunuz.)

7. Soru işareti yerine ne gelmelidir?

Zeka Sorusu 7

Yanıt:

5 (Her pasta diliminin içerisindeki sayıları toplayın ve bulduğunuz toplamın rakamlarını kendi içinde toplayın. Çıkan sayıyı saat yönünde ilerleyerek bir sonraki pasta dilimine yazın)

8. Aritmetik işlemler (toplama, çıkarma, çarpma, bölme) bu resimde şu anda yer almıyor. Hangi kısımlara hangisini yerleştirmeniz gerektiğini tespit edebilir misiniz? (İşlem üstünlüklerini göz ardı ediniz)

Zeka Sorusu 8

Yanıt:

9 – 3 x 4 + 19 – 8 / 5 + 4 = 11

9. Soru işareti yerine ne gelmelidir? Her renk 10’dan küçük bir sayıyı temsil etmektedir.

Zeka Sorusu 9

Yanıt:

2 (Pembe:1, Yeşil:2, Turuncu:3, Sarı:4, Kırmızı:5, Mor:6. Her rengin hangi sayıya karşılık geldiğini belirledikten sonra, her pasta diliminin içerisinde büyük renge denk gelen sayıyı küçükten çıkartın. Bulduğunuz sayıyı saat yönünde ilerleyerek bir sonraki pasta dilimine yazın.)

10. Gördüğünüz küplerin hangi iki yüzünde aynı sayıların bulunduğunu bulabilir misiniz?

Zeka Sorusu 10

Yanıt:

D ve L

11. Hangisi diğerlerinden farklıdır?

Zeka Sorusu 11

Yanıt:

C (Dikey yansımalarına bakıldığında hepsinin resimlerde bir eşi var)

Ayrıca kendinizi test etmek için MENSA’nın kendi sitesini ziyaret edip 30 soruluk teste göz atqbilirsiniz.

Kötü Dünya Sendromu Yaratmak istiyorlar.Türkiye Milleti Bu Dönemde Kauçuk gibi Olmalı! Nasıl mı?

​Toplum Psikolojisi kitabının yazarı, Üsküdar Üniversitesi Rektörü Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Nevzat Tarhan hepimize ‘Kauçuk gibi olun’ önerisinde bulundu. İşte Tarhan’ın değerlendirmesi:

“KÖTÜ DÜNYA SENDROMU YARATMAK İSTİYORLAR”

“Türkiye’de sürekli saldırılar düzenleyerek, insanların güven duygusunu kırmak, gelecek kaygısı yaratmak ve dehşet duygusunu yaşatmak istiyorlar. Burada ‘kötü dünya sendromu’ denilen durum hedefleniyor. Sosyal psikologların uzun zamandır kullandığı bu sendrom,  toplum olarak umut duygusunun çok fazla darbe aldığı durumlarda kullanılıyor.

Bu sendromun 3 belirtisi var:

1. Bazı insanlarda bu sendrom, içine kapanma, sosyal ortamdan kopma şeklinde belirti gösterir

2. Bazı insanlar ise daha da hırçınlaşır ve teröre karşı bir terör yaratarak karşılık vermek ister.

3.Diğer bir grup da bu durumdan bıkar ve ülkeyi terk etmeyi hayal eder ya da imkanı varsa gider.

Teröristlerin istediği ise bu duygu durumlarını ortaya çıkartmaktır. Özellikle gelecek endişesi yaratarak, insanların kişisel ve kültürel yapısına göre bu üç durumdan birinin ortaya çıkmasını sağlarlar.

Bu nedenle ‘Türkiye güvenli bir ülke değil’ duygusunu giderecek çalışmalar yapmak gerekiyor. İnsanlara, durumun kontrol altına alınacağı ve gerçekçi çözümler oluşturulacağı konusunda umut verilmeli. Yöneticilerin buna özen göstermesi gerek.

Özellikle gençler ve çocuklar çok etkileniyor bu olaylardan. Çocuklar, anne babalarının olaylar karşısındaki tavırlarına bakarak, kendilerine onu model alıyorlar. Ebeveynlerin de bu noktada dikkatli olması şart. Daha olumlu bir tavır sergilemeleri gerekiyor. Ancak burada olayı inkar etmemek, olmamış gibi davranmamak da çok önemli. Çünkü inkar etmek, çocuklarda güven duygusunu zedeleyen bir durumdur.

Hepimiz bir gemideyiz. Kaptana ya da diğer mürettebata kızmak yerine geminin tamamını düşünülmeli. Yöneticilerin hataları elbet konuşulmalı ama abartılardan kaçınmalı. Hepimiz zarar görüyoruz çünkü. Zaten bizi parçalamak istiyorlar ve bundan haz alıyorlar. Güçlenerek ve birleşerek bu durumları atlatmamız şart. Gerilim politikalarını azaltmak ve öfkeye öfkeyle karşılık vermek yerine sakin kalmak gerekiyor. Dediğim gibi teröristler en çok gerilmemizi ve parçalanmamızı istiyorlar.

Psikolojide strese karşı 3 davranış modeli vardır:

1- Kimi insan stresi sünger gibi emer ve onunla yaşar

2-Kimileri strese karşı bir teflon gibidir. Daha bencilce yaklaşır. Kendisi yanmaz ama temas edeni yakar

3-Kimisi de kauçuk gibidir. Stresi öğütür, azaltır ve onunla sağlıklı bir şekilde mücadele eder.

İnsanlara tavsiyem kauçuk modelini benimsemeleri… Toplum olarak kauçuk gibi olalım; esneyelim ama dağılmayalım”

İyiyim, iyiyim; Cenneti garantilemiş, cehennemden azad edilmiş gibiyim. Bütün amellerimin yüz puan edeceği kesin! Ramazanda orucum, kandillerde namazım… Kapıcıya 5 lira fazla verdim bu ay. Ahh nasıl insancılım…

15578606_1413961938649039_8406585028894461794_n

Nasılsın diyorlar?
İyiyim diyorum,

Ama korkuyorum…

Birileri Allah yolunda, kimileri tecavüze uğrayıp, kimileri liğme liğme edilip öldürülerek cennete giderken,

Ben gürbüz bir beden, rahat bir kafa, tam tekmil bir sofrayla cennete gitmeyi umuyorum ya, işte bu yüzden korkuyorum…

<><><><><><><><><><>

İyiyim diyorum, hatta bazen yanına “elhamdulillah!”ı bile ekliyorum!

Tıka basa doldurduğum karnımı sıvazlarken, “Allah olmayanlara da versin” diyorum.

Dünden kalan yemek yenmeyince, bir kaba koyup köpeklere veriyorum…

İyiyim diyorum! İyi olan herşeyi seviyorum. Ağaçları, kuşları, hayvanları, çocukları seviyorum.

Ama lütfen öldürülmüş çocukları göstermeyin bana, bakamıyorum!

İyiyim gerçekten! Oğlan iyi bir yeri tutturursa, daha büyük bir eve çıkarsam, mobilyaları değiştirirsem, biraz da kilo verirsem daha iyi olacağım!

İyiyim diyorum! Gerçi dün eşim evlilik yıldönümümüzü unutmuştu, doğum günümde çiçek almamıştı, zaten 1 aydır yemeğe de götürmüyor ama olsun, sabırlı insanımdır ben. İyiyim diyeyim, iyi olayım!

İyiyim, iyiyim Orta Afrika’da satırlarla doğranan ben değilim. Suriye’de ırzına geçilen, evi yıkılıp çocukları gözleri önünde öldürülen, yurdundan sürülen ben değilim. Arakan’da Doğu Türkistan’da yakılan ben değilim. Ben değilim kafasına vurulup, elinden ekmeği alınan. Darbeye hayır dediği için idama mahkum edilen ben değilim. Şükür ki Gazze’de bomba atılan iftar sofrası da benim değildi!

İyiyim, iyiyim; Cenneti garantilemiş, cehennemden azad edilmiş gibiyim. Bütün amellerimin yüz puan edeceği kesin! Ramazanda orucum, kandillerde namazım… Kapıcıya 5 lira fazla verdim bu ay. Ahh nasıl insancılım…

<><><><><><><><><><>

İyiyim diyorum ya işte! İyi olan herşeyi seviyorum. Ağaçları, kuşları, hayvanları, çocukları seviyorum.

Ama lütfen öldürülmüş çocukları göstermeyin bana, bakamıyorum!
Cahide Sultan

Halepte kardeşi için içi sızlayan kardeşim, vatanını seven güzel kardeşim; SEVİYORUM SENİ, Allah razı olsun.

Üzgünüm Kardeşim, sana gül, güne neşeli başla çok mutlu ol, gül eğlen diyemiyorum.Aç bir müzik eğlen diyemiyorum.Malesef gün eğlenme günü değildir.Gözlerinizi kapatmayın sakın. Moralim bozuluyor diye haberleri izlememezlik yapmayın. İnanın medya önünde gördüklerimiz sadece %20si halepte şu an çok daha kötü şeyler oluyor. Şunu unutmayın yaptıklarınızdan değil sustuklarınızdan da sorumlusunuz. Bu soykırıma bu cinayete sessiz kalmayın.

Elimizden gelen her şeyi yapmakla yükümlüyüz. Bu sadece bir müslümanın değil tüm insanlığın ortak derdi ve sorumluluğudur. Belediyelerde kullanmadığımaz ilaçları, battaniyeler, kıyafetleri topluyarlar un ve para yardımı da alıyorlar. Nolur ihmal etmeyin.

Dün akşam bir video izledim kendi özel hesabımdan da paylaştım takip edenler varsa görebilirler. Orda bir amca diyor ki ağlayarak. “mahmut, cümle alem bizi unuttu mahmut, tüm dünya bizi unuttu mahmut… Rabbim bize katından bir çıkış ver bize yardım et”diye ağliyordu.Yine izlediğim bir başka videoda küçücük  bir erkek çocuğu daha inanır mısınız belki 5 yaşında falan bu çocuk. Diyor ki  ” beşşar geldi bizi soydu ve bizi evimizden attı. Biz onu ne yaptık ki diye ağlıyordu. Diğer bir videoda küçücük , biri kız biri erkek çocuk yerden ekmek parçaları topluyorlardı karınlarını doyurmak için. Sevgili blog takipçilerimmmm bunlar oyun değil senaryo değil. Bunlar bizim sorumluluğumuz. Bırakın artık duvarınızda birbirinize laf  sokmayı, Allah aşkına tüm bunlara sessiz kalmayın. Bu birer insan olarak hepimizin görevi.Maddi manevi yardımlarınımızı esirgemeyelim.

Kardeşim unutmayın ki bu insanlar da sizin bizim gibi bugün gezip dolaşan, alışverişe çıkan, sosyal hayatı olan insanlardı.Halimize binlerce şükretmeliyiz. Küçük şeyleri kafaya takmamak için bundan daha büyük neden var mı? Artık saçma geliyor bana ufak dertler. Nolur yapmayın şükrü dilinizden düşürmeyin.Dünyanın tüm çilesini siz çekmiyorsunuz. Bu dünyada şu an sizden daha büyük sınav veren insanlar va.

Öte yandan milyonlarca takipçisi varken bu olayla ilgili o bembeyaz pozitif gördüğü sayfası kirlenecek negatiflenecek diye bu olayla ilgili bir tek cümle yazmayan insanlar var.Halbuki başta medya daha sonra da milyonlaraca takipçisi olan insanlar daha büyük vebal altına giriyorlar. Medya çalışanlarımız gün sizin gününüz,milyonlaraca takipçisi olan arkadaşlarım gün sizin gününüz.

Neymiş; sözüm ona ” bilmem ne” isimli çalışmasından çıkmışlar çok pozitiflermiş, mutlu mesut da fotoğrafını çekmiş koymuş ya bi git Allah aşkına!!!!!!!!!!!!

Halepte kardeşi için içi sızlayan kardeşim, vatanını seven güzel kardeşim; SEVİYORUM SENİ, Allah razı olsun.

Gülşah

Canı cehenneme rahat uyuyanın
komşusu açken kendi tok yatanın,
Kapısını örtenin perdesini çekenin,
Yapılan haksızlıkları görmezden gelenin,
Yüreği yalnız kendiyle dolu olanın,
… Yüreğinde tek bir vicdan kırıntısı olmayanın,
Duvarları ancak çarpınca görenin,
Sadece ona dokununca acıyı hissedenin,
Canı cehenneme başkasının yangınıyla
Evini ısıtıp Aşını pişirenin.