Ne Kadar Talihlisiniz?

Ne kadar talihlisiniz,hiç düşündünüz mü?…

Buzdolabınızda yiyecek bir şeyler, sırtınızda bir elbiseniz, başınızın üstünde bir çatı ve uyuyacak bir yatağınız varsa,
bu dünyada yaşayan insanların yüzde yetmiş beşinden daha zenginsiniz demektir.
Cüzdanınızda paranız, bir yerlerde saklı altın yada döviziniz varsa, dünyanın en varlıklı yüzde sekizi arasında olduğunuzu bilin.
Bu sabah kalktığınızda kendinizi sağlıklı hissettinizse, hafta sonunu göremeyecek milyonlardan daha talihli olduğunuz
açıktır.
Eğer bir savaşın korkunçluğunu içinde yaşamamış, hapishanenin yalnızlığını tatmamış, işkence acılarına, açlık içinde
kıvranmamışsanız, bu dünyada yaşayan beş yüz milyon insandan daha önde olduğunuzu unutmayın.
Anne ve babanız hâlâ birbirleri ile evli ve hayattalarsa, bu şansa sahip çok ender evlatlardan olduğunuzu da bilin. Yüzünüzde bir gülümseme ile başınızı dik tutabiliyorsanız, Allah’ın sevdiği kullarından birisi olduğunuza inanın. Çünkü hemen herkes bunu yapabilir, ama çoğu da yapmaz.
… ve eğer bu yazıyı okuyabiliyorsanız, bu dünyada okuyacak hiç bir şeyi olmayan iki milyar insandan çok ama çok talihli olduğunuzu aklınızdan çıkarmayın.

Taba’nın eşsiz sahilleri ile fotoğraf aşkına 😍

Diyorlar ki; öyle bir mekan ki “bir kere görürsen bir daha asla bırakamazsın” fotoğraflara bakinca insan az cok kestirebiliyor. Burasi Mısır’ın bir şehri; Taba ve bu gordugunuz fotograflardaki yerler de tabanin o essiz guzellikteki sahillerinden bir köşe.Bir gun oraya gitmenin hayallerini kuruyorum 😍 😌

Simdilik gordugunuz uzere bu guzel fotograflarla  idare ediyorum 😊Facebook sayfasini aşkla takip ediyorum. Beni taniyanlar ne buyuk bir fotograf aşkımın oldugunu iyi bilirler. O yuzden bu guzel fotograflari fotograf kategorimde paylasmak istedim. Bu guzel mekani gidip goremeseniz bile dunyanin bu guzelliklerinden gozlerinizi, bu huzurundan ruhunuzu mahrum etmeyin. Doga ve huzurla harmanlanmis bu inanilmaz mekanin  soluk kesen daha fazla fotografini gormek ve takip etmek icin tıkla✔  buraya ↔❤😘 white sand camp

Zoru başaranlara selâm olsun.🌸🌿

Şöyle düşünün;

Belki ailesi küçükken en masum zamanında, öyle bir aşağıladı ezdi ki öyle incitti ki onu, ondan böyle nobran!

Belki güvendiği insanlar, ona öyle bir darbe vurdular ki, iyiliği aptallık olarak algılamasına sebep oldular, ondan böyle saldırgan!

Belki onun hayallerini yıktılar, ondan böyle kötümser konuşuyor, ondan umutsuz, hep negatif!

Belki yalanlarla büyüdü, kendini korumayı yanlış yerden yanlış kişilerden öğrendi, ondan böyle yalanı rahatça söylüyor!

Belki HİÇ SEVGİ GÖRMEDİ, ondan böyle acımasız!

BELKİ RABBİNİ BİLE BİLMİYOR!!!

“O ÇOK KÖTÜ” en kolayı. Empati, şans verme, iyi olan taraf olma ve affetme en zoru. Zoru başaranlara selâm olsun.🌸🌿

glysunflower🌻

Ahtapot Inky kapatıldığı akvaryumdan kaçtı, mazgallara kadar süründü: Şimdi okyanusta ve özgür!

Ahtapot Inky, gelmiş geçmiş en cesur, en becerikli ve en maceraperest ahtapot. Kayıp Balık Dori’nin arkadaşı ahtapot Hank’in hayallerini gerçekleştiren Inky, çılgınca bir maceranın sonunda yeniden okyanuslarda ve tamamen özgür!

 

ahtapot1

 

Yeni Zelanda’daki Milli Akvaryum yetkilileri, ahtapotun akvaryumunda olmadığını fark ettiğinde artık çok geçti. Inky, arkasında dünyanın en heyecan verici macerasının izlerini bırakarak çoktan okyanusa ulaşmıştı bile!
Inky’nin özgürlük macerasının tüm adımları, ardında bıraktığı izlerle takip edilebilmiş.
Her şey akvaryumu temizleyen görevlililerin kapağı açık unutmasıyla başlamış.

Akvaryumun tepesindeki açıklığı fark eden Inky, yukarı doğru tırmanmış, kendini akvaryumun dışına çıkarmayı başarmış. Ardından yere kadar inmiş ve sürünerek mazgallara doğru ilerlemiş. Yaklaşık 15 cm genişliğindeki mazgallara geldiğinde, Inky biraz duraklamış, birazcık oyalanmış ama çok da vakit kaybetmeden kendini mazgallara, kanalizasyona, oradan Büyük Okyanusa  bırakmış!
Yeni Zelanda Milli Akvaryumu yetkililerinden Rob Yarrall, ahtapot Inky’nin vücut büyüklüğünün futbol topu kadar olduğunu ancak ahtapotların bedenlerinin son derece esnek olması sayesinde kolayca kıvrılarak her yüzeyde ilerleyebildiğini söylüyor.
Ahtapotlar firarda!
Inky’nin esaretten kurtulup özgürlüğüne kavuşması haberi, Hayvanlara Adalet (Animal Justice) adlı hayvan hakları örgütünün paylaşımıyla yaygınlaştı. Hayvanseverler bir hayvan  daha akvaryum, tema parkı ve su parkı esaretinden kurtulduğu için sevinçli.
Inky’nin kaçışı, hayvanların doğal yaşam alanlarına karşı duydukları içgüdüsel yönelimin en önemli kanıtı olarak görülüyor.

 

ahtapot31

Inky’nin firarına ilham veren başka ahtapot özgürlüğü mücadeleleri de var. 2009 yılında, ABD’nin Kaliforniya eyaletindeki Santa Monica Pier Akvaryumundaki bir ahtapot da su vanasını açmış, tankın taşmasını sağlamış ve akvaryumda su baskınına neden olmuştu.
Hayvanlar esaret koşullarını kabullenmiyor
Inky 2014 yılından bu yana Milli Akvaryum’da tutuluyordu. Yakalandığında vücudunda çizikler oluşmuş, kolları yaralanmıştı.
Ahtapot uzmanı Jennifer Mather, ahtapotların inanılmaz zeki olduklarını, esaret koşullarına yaşamayı kesinlikle kabullenemediklerini söylüyor.
Ahtapot Inky’nin kurtuluş mücadelesi, hayvanların doğal yaşam alanlarında, engin denizlerde, okyanuslarda, yaban hayatında yaşamaları gerektiğini,   zorla kapatılıp, eğlence sektörü için esaret altında çalıştırılmalarına karşı çıkmamız gerektiğini bir kez daha gösteriyor.
Yolun açık olsun Inky, cesaretin yolumuzu aydınlatıyor!

Kaynak: Kırmızı tilki

 

Bir Vatan Evladının mesajıdır Bu…

Kim ne derse desin ben ülkemle, bayragimla, başkanimla, insanimla grur duyuyorum. Grur duyuyorum; cunku benim tasi topragi altin topragi sehitlerin kaniyla dolu dipdiri anamin ak sütü gibi helal bir vatanim var. Grur duyuyorum cunku sehitlerimin kaniyla can bulup dalgalanan bayragim var. Grur duyuyorum cunku sozumona belli ulkeler gibi kendi ve kendi ulkesinin cikari icin insan hayatina zarar veren, verenlere silah satan, kucucuk cocuklari savasin ortasinda birakan, haksizliğa cikarlari icin sessiz kalan bir baskan olmayi oteye  birakin, aksine dunyada nerde bir mazlum varsa ona kollarini acan insan gibi insan bir baskanim var. Yurtta sulh cihanda sulh diyen liderlerim var. Grur duyuyorum cunku merhametli, imanli, hayra vesile olmayi seven, vatani icin butun yuregini ortaya koyan yigitlerim, askerlerim, halkim var. Grur duyuyorum cunku vatan denince tek yurek olmayi bilen  tarafı olduğum ya da olmadığım partilerim var.. Ben bu guzel ulkeyle grur duymam da ne yaparim?. Onu bagrima basmam da ne yaparim? Geçmisimle de gelecegimle de grur duyuyorum. Cunku tarihteki cizgimizden hic kaymadik. Terorist gozuyle baktiklari, Avrupalasmaya uygun olarak gormedikleri islam ve Türkler medeniyetin baş tacıdır bana göre. Insanligin en guzel ornegidiru. Bizi halatlarimizin en ince bolgelerinden yakalayip korparmak bölmek istiyor bazilari.

Ben Atatürkü de bugünkü başkanimi da cok seviyorum. Cunku her ikisi de bu vatan icin ugrasti, emek verdi. Kendi ulkende ayrimciliga dusme. Karsindaki seninle ne kadar zit olursa olsun kendi fikrini dayatmaya calisma.  Cunku her iki goruse de ihtiyac var unutma. Dogruyu anlat ama kendi egonu katma.

Bugun belimiz dogruluyor diye zorlarina gidiyor malesef. Ama biz bize taş atana çiçek atacak kadar ezberledik Yurtta sulh cihanda sulh cumlesini.

Bugun bakiyorum da kendi kisisel nedenlerinden oturu vatanini hor gören, insanina küfredenler var. Ulkene sahip cik, yaptigin her seyle ulkene faydali ol. Kimseye kendi ulkeni yerme. Unutma ki vatan söz konusuysa kendi cikarlarini birakacaksin. Tek yurek olacaksin. Yüreğinde ne varsa o kadar Türksün unutma! Ne mutlu Türküm diyene!

Kimi der ki kadın Uzun kış gecelerinde yatmak içindir. Kimi der ki kadın Yeşil bir harman…

jgo0bnvpbm.png

Kimi der ki kadın
Uzun kış gecelerinde yatmak içindir.
Kimi der ki kadın
Yeşil bir harman yerinde
Dokuz zilli köçek gibi oynatmak içindir.
Kimi der ki ayalimdir,
Boynumda taşıdığım vebalimdir.
Kimi der ki hamur yoğuran.
Kimi der ki çocuk doğuran.
Ne o, ne bu, ne döşek, ne köçek, ne ayal, ne vebal.
O benim kollarım, bacaklarım, başımdır.
Yavrum, annem, karım, kızkardeşim,
Hayat arkadaşımdır.

Nazım Hikmet Ran