Hakkımda

1984 Doğumlu ve başak burcuyum.Her şeye merakı olan, her konuda fikri olan biriyim.Öğrenmekten müthiş keyif alıyorum.Öğrendiklerimin bir kısmını sizlerle paylaşmak için buradayım.Sevincimi de hüznümü de çok yoğun yaşarım.Göz yaşımı akıtmaktan çekinmem.Sevginin en güçlü  ilaç olduğuna inanıyorum ve onun çılgınca paylaşılmasından yanayım. Sevmeden sevilmeden yaşamayı hayal bile edemem.

Siz de etmeyin olur mu?

 Yaşamayı seviyorum,Yaşama sevincimi sizlerle paylaşmak için ve Kalbi sevgi dolu insanlara,Umudu kırılmışlara,morali bozuklara,neşesine neşe katmak isteyenlere,kendini geliştirmek isteyenlere bir nebzede olsa faydam olur diye buradayım…

Gün bitince hayatım birçok hayata değecek,

Güneş batarken iyi kötü sayısız iz bırakacak,

Bende hep bunu ister, bunu dilerim,

Hayatım başkalarına değerek çoğalsın diye…

Bu Blog da Kalplerinize Dokunmamın En Güzel Yolu Oldu…

Ve kendimi ifade edebileceğim en iyi yer…

Sevgiyle Kalın…

 

20 thoughts on “Hakkımda

  1. Allah sizleri tüm sevdiklerinizle beraber her iki dünyada da mutlu etsin.Benim 32 yıl önce babam yaklaşık 20 gün kadar önce de annem öldüler.Biz beş kardeşiz.Tek erkek ve en küçük kardeş benim.Sizin bloğunuzu bugün gördüm.İlgimi çekti birçok yerlerini doküman olarak kayıt ettim.Ben konuşma ve psikoljik engelliyim.Eşim işimte engelli Facede Murat Hasan Başar olarak görülürüm.Kızlarım büyüdüler büyüğü 18 küçüğü 16 yaşındalar onlara kedileri ve kitapları sevdirebildim.Büyük kızım anakolu öğretmenliği yapıyor özel bir kreşte.Küçük kızım bu yıl anadolu imam hatibi açık liseden bitirecek inşallah.Kuran kursu hocallığı için KPSS sınavına girdiler.Akabinde Diyanet sınavını kazanırlarsa kuran kursu hocalığı yapacaklar.Önemli olan onların mutlu olması ben bir baba olarak elimden geleni yapmaya çalışacağım.Siyasete Adalete ve Eğitime Format adında bir kitap yazdım.Param yetmediği için 100 tane bastırabilmdim.90 tanesini sattım.Elimde 4 tane kaldı.Esas ilgi alanım hukuk mücadelesi.Şimdilik bu kadar Allaha emanet olun.

  2. Öncelikle Annene ve babana Allah’tan bol rahmet diliyorum,Allah taksiratlarını affetsin,mekanlarını cennet etsin inşallah.Sana da ailene de Allah’tan büyük sabır dilerim.Güzel temennilerin için de ayrıca teşekkür ederim kardeşim,Allah razı olsun…Ailenden bahsetmişsin, çok güzel şeyler yazmışsın,ne mutlu sana ki iki evladını da en güzel şekilde yetiştirmiş hem kendilerine hemde topluma faydalı olacak bireyler haline getirmişsin ve getiriyorsun.Benim şu kısacık yazıdan anladığım kadarıyla sen büyük engelleri aşmışsın kardeşim.Seni ve eşini yürekten tebrik ediyorum.İyi ki sizin gibi anne babalar var.Topluma yararlı evlat yetiştiren anne babalara gerçekten hayranlık duyuyorum.Küçük büyük dememiş kitap yazıp bastırmışsın .Seni bir kez daha tebrik ederim.
    Unutmamak gerekiyor;büyük başarılar küçük adımlarla başlar…

    Bloğuma uğradığın için ve bizimle bu güzellikleri paylaştığın için sana çokkk teşekkür ederim Hasan.
    Eşinle,çocuklarınla bir ömür mutlu ve huzurlu bir yaşam dilerim size.Allah’ın selameti üzerine olsun kardeşim.
    Her zaman beklerim başımla beraber…

    Sevgiler…

  3. Söze nasıl başlayacağımı bilemiyorum, şu an o kadar kötüyüm ki, hayattan bıkmış gibi hissediyorum, bu tembellikten kurtulmak için sizin yazınız bana iyi geldi belki bu sefer kurtulurum diye ümit ediyorum. Şimdiden Teşekkürler kendinize iyi bakın hayatınızdan mutluluk, huzur eksik olmasın iyi günler …

    1. Ne mutlu,İnşallah kurtulursunuz inanın,başarın hayat daha güzel olacak emin olun.Zaman geçiyor.Sakın artık ertelemeyin🙂 Sevgiler…

  4. Yaşadığım süre boyunca hep merhametimin arkasından yürüdüm, beklentilerimi arkada bıraktım. Kimseden bir şey beklemedim, doğrusu bu sanıyordum çünkü. Yaşadıklarımı yaşayamadıklarımı içimde sakladım, sustum bastırdım olsun dedim insanlık bende kalsın. Ben en iyisini yaşatayım ki istemeye yüzüm olsun dedim. Verdim, hep verdiim karşılığını alıp alamadığıma bakmadan, aslında güçlü olmak değildi istediğim, ama olmak zorundaydım ve bırakıldım.
    Kendimi hep erteledim. Kimsenin beni anlamadığını bildiğim halde hayatıma girenleri bana verilmiş bir görev olarak gördüm. Herkesi mutlu etmek zorundayım sandım. Benimde mutlu olmam gerektiğini unutmuşum meğer.. Görevim neyse en iyisini yapmalıydım ki vicdanım rahat etmeliydi. Birilerinin de bana karşı görevleri olduğunu hiçe saymışım oysa… Ne yazık ki; Bana verilen rolleri en iyi şekilde oynarken
    onların rollerini iyi oynayıp oynamadığına hiç bakmadım. Karşımdakilerin eksiklerini tamamlamaya çalışırken, onların hatalarını görmeye vaktim kalmamış sanki. Beni üzmelerine bakmadan, karşılığında ne aldığıma ne hissettiğime aldırış etmeden
    hep verdim.. Kendimi nasılda unutmuşum.. unutturmuşlar aslında. Paramparça olmuş kalbime, cayır cayır yanan içime doğruları söylemeye çalışan beynime, mutsuz yüzüme
    hep sus dedim. Sen sus… Kendime haksızlık ettim, kimseye etmediğim kadar. Herkesi dinledim kendimi dinlemediğim kadar. Kimse benim yüzümden mutsuz olmasın diye, hiç bir şeyin sebebi ben olmayayım diye mutluluk oyunlarımı oynadım.. Yetmedi yeni oyunlar buldum. Ama bir gün bir bakmışım ki paramparça olmuşum. Tutunacak tek duygu bırakmamışım kendime. kendimi teselli edecek tek şey yokmuş hayatımda. Allak bullak olmuşum..
    Kendimi aramaya çıktığımda yorgun, yılgın, bitkin bir köşede saklanıp ağlayan bir erkek çocuğu olarak buldum. Ve ona elimi uzattım diyebildiğim tek şey GEÇTİ, bir daha seni kimse üzemeyecek. Şimdi senden özür diliyorum. Seni bu kadar hiçe saydığım için, insanların seni bu kadar üzmelerine müsade ettiğim için, seni hiç bir zaman dinlemediğim için, üzerine bu kadar sorumluluk yüklediğim için, hakkın olan bütün duyguları sana yaşatmadığım için…
    Şimdi tekrar söylüyorum. İnsanlığından, kalbinden, duygularından, çocukluğundan, hislerinden çok özür diliyorum…
    Galiba ben almadan vermenin Allah’a mahsus olduğunu unutmuşum. SON KEZ ÇOK ÖZÜR DİLERİMMMMMMMMM………!

  5. Yaşadığım süre boyunca hep merhametimin arkasından yürüdüm, beklentilerimi arkada bıraktım. Kimseden bir şey beklemedim, doğrusu bu sanıyordum çünkü. Yaşadıklarımı yaşayamadıklarımı içimde sakladım, sustum bastırdım olsun dedim insanlık bende kalsın. Ben en iyisini yaşatayım ki istemeye yüzüm olsun dedim. Verdim, hep verdiim karşılığını alıp alamadığıma bakmadan, aslında güçlü olmak değildi istediğim, ama olmak zorundaydım ve bırakıldım.
    Kendimi hep erteledim. Kimsenin beni anlamadığını bildiğim halde hayatıma girenleri bana verilmiş bir görev olarak gördüm. Herkesi mutlu etmek zorundayım sandım. Benimde mutlu olmam gerektiğini unutmuşum meğer.. Görevim neyse en iyisini yapmalıydım ki vicdanım rahat etmeliydi. Birilerinin de bana karşı görevleri olduğunu hiçe saymışım oysa… Ne yazık ki; Bana verilen rolleri en iyi şekilde oynarken
    onların rollerini iyi oynayıp oynamadığına hiç bakmadım. Karşımdakilerin eksiklerini tamamlamaya çalışırken, onların hatalarını görmeye vaktim kalmamış sanki. Beni üzmelerine bakmadan, karşılığında ne aldığıma ne hissettiğime aldırış etmeden
    hep verdim.. Kendimi nasılda unutmuşum.. unutturmuşlar aslında. Paramparça olmuş kalbime, cayır cayır yanan içime doğruları söylemeye çalışan beynime, mutsuz yüzüme
    hep sus dedim. Sen sus… Kendime haksızlık ettim, kimseye etmediğim kadar. Herkesi dinledim kendimi dinlemediğim kadar. Kimse benim yüzümden mutsuz olmasın diye, hiç bir şeyin sebebi ben olmayayım diye mutluluk oyunlarımı oynadım.. Yetmedi yeni oyunlar buldum. Ama bir gün bir bakmışım ki paramparça olmuşum. Tutunacak tek duygu bırakmamışım kendime. kendimi teselli edecek tek şey yokmuş hayatımda. Allak bullak olmuşum..
    Kendimi aramaya çıktığımda yorgun, yılgın, bitkin bir köşede saklanıp ağlayan bir erkek çocuğu olarak buldum. Ve ona elimi uzattım diyebildiğim tek şey GEÇTİ, bir daha seni kimse üzemeyecek. Şimdi senden özür diliyorum. Seni bu kadar hiçe saydığım için, insanların seni bu kadar üzmelerine müsade ettiğim için, seni hiç bir zaman dinlemediğim için, üzerine bu kadar sorumluluk yüklediğim için, hakkın olan bütün duyguları sana yaşatmadığım için…
    Şimdi tekrar söylüyorum. İnsanlığından, kalbinden, duygularından, çocukluğundan, hislerinden çok özür diliyorum…
    Galiba ben almadan vermenin Allah’a mahsus olduğunu unutmuşum. SON KEZ ÇOK ÖZÜR DİLERİMMMMMMMMM………tolunay yılmaz

  6. merhabalar özgüven eksikliği hissediyorum enerjim negatif derecede fazla her yönden zararını yaşıyorum iş açısı olsun çevre karşı cins iletişim çakralarımda sorun olduğunu düşünüyorum ne önerirsiniz

  7. Bir tesadüf eseri blogunuzla tanıştım ve vazgeçilmezim oldu.İlk internet açışımda kendimii sayfanızda buluyorum ve hergün daha çok paylaşımda bulunmanızı diliyorum…🙂

    1. Teşekkür ederim Pelin İlgine alakana.Ama bu aralar biraz yoğunum sınav hazırlığı içerisindeyim.Ara ara paylaşımda bulunmaya çalışıyorum.Sevgiler…

    1. Veya öğretmenlik hakkında ne düşünüyorsunuz ?Çünkü yazılarınız bir öğretmen yazabileceği şeyleri andırıyor!!!

      1. Teşekkür ederim sevgili Veysel güzel sözlerin için.Öğretmen olmayı çok isterdim.Sınav hazırlıklarındayım.Tercihlerim arasında ilk o var.İnşallah nasip olur…

  8. güzel faydali bir site olmuş. aynı zamanda sade. aynı şeylerden hoşlandığımı söylemek isterim. sizin gibi insanların sayısının çoğalması dileğiyle. teşekkürler.

  9. MERHABALAR
    TESADÜF SİTENİZE GİRDİM.BİR ÇOK YAZIYI OKUDUM.ÇOK İYİ GELDİ.
    TEŞEKKÜRLERR.BOL BAŞARILAR

  10. Sayın KıDıM Gülşah,

    Yazınızdaki imla hatası gözüme çarptı. lütfen düzeltir misiniz ? Sindirim organımız olan mide’njn doğru yazılışı Mide’dir, miğde değil. Türk Dili konusunda çok hassasım, düzelttiğim için kusura bakmayın.

    Saygılar, sevgiler.

    Selma Köşker

Yorumunu bizimle paylaş çünkü düşüncen bizim için önemli :)

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s