Gülümse Biraz

Ağustos Böceği Neden Çalışmaz…

ATT00001.Manyakmı .? Niye çalışsın =))))
 
 

Şu hikayeye bir de konu başlığı gibi bakın bakalım…

Bir ağustos böceği doğmadan önce toprağın altındaki bir lavrada ortalama
olarak 12 yıl bekler.
Evet, tam 12 yıl. 12 yıllık hapislikten sonra dünyaya gelen garibanın ömrü
adında yazılıdır: Ağustos.
Yani topu topu bir ay… Şarkı söyleyen yalnızca erkek ağustos böceğidir.
Çünkü dişi, en güzel şarkıyı söyleyeni kendine eş seçecek ve evlenecektir.
Düşünsenize, 12 yıl toprağın altında bekle, dışarı çık. Ömrün bir ay…
Buldun, buldun… Bulamadın, bir daha yok. Siz olsanız çalışır mıydınız?

 

Sunay Akın

Yaşamsal ve Kişisel Gelişim

Erteleme Hastalığı…“Nasıl olsa çok zamanım var” “Yarın başlarım” “İki günde hallederim ben onu” Diyerek zaman geçiyor ama hedeflerinizi bir türlü yerine getiremiyormusunuz?O hal de bu yazı tam size göre…

large
Erteleme Hastalığı

“Nasıl olsa çok zamanım var”

“Yarın başlarım”

“İki günde hallederim ben onu”

“Şimdi kim kalkıp oraya gidecek?

“Tamam, söz veriyorum halledeceğim”

“Sen onu bana bırak”

Listeyi sabaha kadar yazsak bitiremeyiz. Bunları sizin için, “Yitik Düşler Mezarlığı”ndan topladım. Bu sözler, bazı hayallerin ölmeden önce son kez şahit olduğu konuşmalardır. Yarınları beklemek, hayallerinizin üzerine kezzap dökmek demektir. Doğanın bir ahengi vardır ve o kusursuz işleyiş planında tek bir şey bile yarına bırakılırsa gezegenimiz yok olur.

Güneş her gün doğmaktan sıkılsa ve sadece ama sadece bir gün “doğum izni” kullansa ne olurdu? Herhalde hepimiz bir çeyrek altın yaptırıp ziyaretine giderdik…

Arılar bir günlüğüne uyusalar, kâinattaki bütün denge bozulurdu. Ay dedemiz sadece bir günlüğüne Jüpiter’lere bayram ziyaretine gitseydi, denizler taşar, depremlerle dünya sallanır ve hepimiz yok olurduk.

Kâinattaki işleyiş, bir şeyleri erteleme sistemi üzerine kurulmamış anlaşılan. Bırakın günleri, saniyelik ertelemeler bile söz konusu değildir. Sistem tıkır tıkır çalışır. Tıpkı “Erteleme Hastalığı…“Nasıl olsa çok zamanım var” “Yarın başlarım” “İki günde hallederim ben onu” Diyerek zaman geçiyor ama hedeflerinizi bir türlü yerine getiremiyormusunuz?O hal de bu yazı tam size göre…” yazısını okumaya devam et

Yaşamsal ve Kişisel Gelişim

Ya ağustos böceği haklıysa!

agustos_bocegi
Ünlü Fransız yazar La Fontaine’in “Ağustos Böceği İle Karınca” öyküsünü hepimizi biliriz. Karınca kış için yiyecek depolarken, Ağustos Böceği işin eğlencesinde yan gelip yatar. Kış geldiğinde karıncanın kapısını çalan Ağustos Böceği, olumsuz yanıt alacaktır.
Öyle midir? Ağustos böceği kimdir?
Herhangi bir işyerine kabul görüşmelerinde, ilk test edilen davranış biçimlerinden biri de, kişilerin topluluk çalışmalarına uygun olup olmadığıdır. Bir çeşit Ağustos Böceği aranır. Aslında onlar da en az karıncalar kadar, topluluk hareketi savunucularıdır. Üstelik uygun koşullar kaybolduğunda, sürü halinde göç etmesini çok iyi bilirler.

Hikâyemizde Ağustos Böceği, kendine uygun bir müzik aleti satın alarak, tüm zamanını sanatını geliştirmeye adamıştır. Öyle ki, azmi sayesinde şehirden şehre hareketle, sanatını tüm dünya çapında icra etmeyi başarır. Her bölgede isim yapar, birçok bölgedeki lezzeti tadar ve nereye gidecekse, yine grubuyla gider. Kim ne derse desin, o mutlu bir gezgin olarak anılır.
Karınca bir gün, Ağustos Böceği’nin kapısını çalar. “Nasıl bu kadar başarılı olabiliyorsun.” der.
“Çevremdeki böcekler, beni her zaman desteklemiştir. Müziğim onlara ilham verir. Güneşin ısıttığı bölgelere birlikte hareket ederiz. Yiyecek konusunda biraz arsızlıklarımız oluyor ama “Ya ağustos böceği haklıysa!” yazısını okumaya devam et