Yaşamsal ve Kişisel Gelişim

En az 15 yıllık evli olan ve evliliklerini en az problemle sürdüren 100 aileye, mutluluklarının sırları sorulmuş. Alınan cevapların ortak noktası şöyle:

1508599_625069904230258_444079974_n
En az 15 yıllık evli olan ve evliliklerini en az problemle sürdüren 100 aileye, mutluluklarının sırları sorulmuş. Alınan cevapların ortak noktası şöyle:

(1) “Birbirimizi tanıyacak kadar zaman bıraktık”
(2) “Ailelerimizin rızasını aldık”
(3) “Dış görünüşümüzden ziyade, iç güzelliğimize, huyumuza ve karakterimize önem verdik”
(4) ” Düşüncelerimizin, görüşlerimizin ve inancımızın örtüşmesine dikkat ettik”
(5) “Siyasi ve ekonomik bakışımızın ortak olmasını aradık”
(6) “Aldığımız kültürün birbirimize yakın veya tamamlayıcı olmasına özen gösterdik”
(7) “Bilgi, görüş ve anlayış düzeyimizin birbirine yakın olmasını tercih ettik”
(8) “Mal varlığı konusunda birbirimize yakın olmayı istedik”
(9) “İkimizin de yaşça ve psikolojik olarak evliliğe hazır olduğunu test ettik.”
(10) “Zararlı alışkanlıkların olup olmadığına dikkat ettik.”
(11) “Kendimizi gizlemedik, doğal halimizle tanıştık.”
(12) “Kimsenin telkini ve baskısıyla değil, kendi irademizle evliliğe karar verdik.”
(13) “Evlilik kararı öncesi, bütün soruşturmalardan sonra kalbimize, içimize danıştık. O arzunun varlığını aradık.”

Alıntı

Yaşamsal ve Kişisel Gelişim

KENDİMİZİ İYİLEŞTİRMENİN BAŞLICA YOLLARI;

KENDİMİZİ İYİLEŞTİRME
KENDİMİZİ İYİLEŞTİRMENİN BAŞLICA YOLLARI:

1. Her şerde daima bir hayır ara
Bilinçteki değişim, herhangi bir çareden daha değerlidir.

2. Kendine acıma

Ruhsal gelişmenin en büyük engelidir.
3. Sorunların için başkalarını suçlama
“Düşmanlar” aydınlanma için araçtır.
Kötülüğe kötülükle karşılık verme, kötülüğü iyilikle yen.

4. Kıymet bilir tutum edin
Bilincimizi olumsuz yönlerden çekip olumlu yönlere yükselten ruhsal bir disiplindir. Panzehir: Hayırlı dilekler, depresyona ve “KENDİMİZİ İYİLEŞTİRMENİN BAŞLICA YOLLARI;” yazısını okumaya devam et

Kelimeler Okyanusu

Teşekkür etmek Bir Sanattır.Okunası Teşekkür Dolu Bir Yazı…Mutlaka Okumalısınız…

teşekkürler
“Teşekkür etmek…”?
“Sıfır maliyetle dünyanın en karlı yatırımıdır teşekkür etmek. Basit bir minnet ifadesi, emeklerin karşılığı olarak, maddi değer içermeyen bir ödeme.

Tamam, kabul. Hayatımız dayanılmaz sıkıntılarla geçiyor.

Sorunlar büyük… İşsizlik, pahalılık, terör ve hayallerin asla vücut bulmadığı bir yaşam alanı. Tarifi imkansız bir stres fırtınası altında yaşıyoruz!
Teşekkür etmek, işte bu fırtınadan, huzura, sakinliğe ve insan olmanın dayanılmaz erdemine açılan bir kapıdır. Kibirden arınmanın formülize edilmiş şeklidir…

Şeytanın avukatı filmini anımsayın lütfen… Ne diyordu şeytan gözleri sevinçten parlayarak?..
“En sevdiğim günahtır kibir!”

Neredeyse sevgi dahil herşeyin maddiyatla ölçüldüğü bu vahşi dünyada belki de şeytandan uzak durmanın, kalp kırmaktan ziyade gönüllerde taht kurmanın büyülü şifresidir, bu basit iki sözcük.

Deneyin, göreceksiniz…

Sabahtan akşama kadar iyice bunalmış bir memura, güzel duygularınızı ifade eden görünüşte basit bir “teşekkür ederim” sözünüz, her ne kadar sizin işinizi yapmak mecburiyetinde bile olsa, onun yorgunluğunu azaltacak, belki de günün bütün stresini evine taşımasına engel olacaktır.

Çatık kaşların gevşediğini, asık yüzlerin gülümsediğini, içinizden bir şeylerin yer değiştirdiğini göreceksiniz…

Nedenini bilmeden geçip giden zamanın içinde ,
hiç düşündünüz mü ne kadar teşekkür ettiğinizi..??
Hayatı yaşanılır kılan , bir nefesi daha halkana katabilmen ve onunla nefes alabilmeyi öğrenmen,güleryüzle hürmet sloganı olan teşekkür etmekten ne olursa olsun vazgeçmeyelim …)
Binbir zahmet ve marifetle hazırladığı sofra için eşinize, çayınızı veya suyunuzu ayağınıza getiren çocuklarınıza; Sahip olduklarınıza, sahip olmanız için sizi dünyaya getiren anne babanıza, en sinirli anınızda bile sizi alttan alan, olgunluk ve büyük bir sabırla dinleyen sevgilinize, sizi bunaltıcı sıcaklarda dayanılmaz kokulardan kurtarmak için çöplerinizi toplayan çöpçünüze, bakkalınıza, komşunuza, postacınıza ve saymakla bitmeyecek ama hayatımızın bir anında mutlaka sizinle olan insanlara…

En son ne zaman
teşekkür ettiniz?..

Alıntı…

Çok aramama rağmen yazzarını bulamadım çok severek okudum ve çok anlamlı buldum yazıyı.
Ben de bu anlam yüklü yazının sahibine burdan teşekkür etmek istiyorum.Ayrıca Her gün bloğuma uğrayan tıklayarak bana bir merhaba da bulunduğunu saydığım güzel insanlara, bugüne kadar gösterdiğiniz tüüüm ilginiz için hepinize çok çok çok teşekkür ederim.
amr109xq2vv

Yaşamsal ve Kişisel Gelişim

“Zamanımızın Paradoksu” George Carlin’in eşi Brenda’nın kanserden ölmesinden sonra Yazmış olduğu Okunası mektup…

zamanın paradoksu
“Zamanımızın Paradoksu” George Carlin’in eşi Brenda’nın kanserden ölmesinden sonra Yazmış olduğu Okunası mektup…

Mektubun sahibi, George Carlin (1937 – 2008); 5 Grammy Ödülü kazanmış, ABD’de “100 en büyük TV stand –upçısı” listesinde yer almış bir büyük komedyen, aktör ve yazar!.. Bu yazı, eşi Brenda’nın kanserden ölmesinden sonra, “Zamanımızın Paradoksu” başlığı ile yazılmıştı.

“Tarih içinde zamanımızın paradoksunu şöyle sıralayabiliriz :
Daha yüksek binalarımız, ama daha kısa sabrımız var; daha geniş oto yollarımız, ama daha dar bakış açılarımız var.

Daha çok harcıyoruz, ama daha az şeye sahibiz; daha fazla ““Zamanımızın Paradoksu” George Carlin’in eşi Brenda’nın kanserden ölmesinden sonra Yazmış olduğu Okunası mektup…” yazısını okumaya devam et

Yaşamsal ve Kişisel Gelişim

Sevdiklerimize Verdiğimiz Rahatsızlık İçin Özür Dileriz.Elif Şafak’ın Kaleminden…

Elif Şafak
Elif Şafak’ın Habertürk köşe yazısını sizlerle paylaşmak istedim; çünkü duygularımızın derinliklerinden yüzeye çıkarılacak farkındalığın kesitini, iletişimin bilinçaltındaki etkileşimini çok sade bir şekilde kaleme almış. Hiç düşünür müyüz etrafımızdaki, en yakınımızdaki insanların enerjisi bizi nasıl etkiliyor?

İnsan vardır, yüzü güler, gönlü cömert, ufku geniş; onunla oturdukça oturmak istersiniz; muhabbetinden keyif ve feyiz alır, ilham bulur, farkında bile olmadan ne çok şey öğrenirsiniz. Yanından kalktığınızda az buçuk değişmiş, zenginleşmiş olarak yolunuza gidersiniz. Hafiflemiş olarak, rüzgârda tüy gibi. İçinizde bir gonca gül açılır, katmer katmer renklenir. Elinizde olmadan hayata gülümsersiniz. Gene görmek istersiniz o kişiyi, ilk fırsatta yeniden buluşmak. Sohbetine doyamaz, ruhunun dibini bulamazsınız, öylesine derin. Bir saklı cevherdir, ilk bakışta belli olmayan. Uçsuz bucaksız bir denizdir kıyılarına varılmayan. O kadar azdır “Sevdiklerimize Verdiğimiz Rahatsızlık İçin Özür Dileriz.Elif Şafak’ın Kaleminden…” yazısını okumaya devam et