AŞK, DOSTLUK VE GÜVEN

large

 

AŞK, DOSTLUK VE GÜVEN ________________________________________

Üçü bir arada oldu mu harikaymış her şey…
Gün gelmiş aşkın işi çıkmış…
Ehh meslek bu kolay mı? Ama dostlarından ayrılmadan önce söz vermiş onlara beni özlediğinizde gelin uzaklarda olmayacağım. “Nerde gözleri arzuyla dolu birbirine bakan bir çift görürseniz ben ordayım.”
Ve ayrılmış yanlarından…
Peki demiş dostluk güven’e; “madem öyle bende yoluma düşeyim…
Görev çağırır. Ama merak etme nerde birlikte ağlayan iki insan görürsen bilki ben ordayım…”
Güven ağzını açmış veda etmek için ama dostluk ayrılmış arkadaşının yanından onun son sözünü dinlemeden ve gitmiş uzaklara…
Güven sessizce geçirmiş elinde olmadan ”Beni kaybederseniz bir daha asla bulamazsınız…”

Hiç Bir Zaman Güveninizi Yitirmemeniz Dileğiyle…

Bütün Kızlar Toplandık,Toplandık,Toplandık :)

large (37)

Tamam taaaaamam bütün kızlar toplanmadık.
Hepsine bedel biriyle toplandık.
O ve ben.

Arkadaşta kalmalar aileler’in her ne kadar haklı olarak kızdıkları bir konu ise de özellikle de kızlar için bundan maceralı bir şey yoktur.En sevdiğiniz arkadaşınıza gidersiniz onlar da kalırsınız upuzuuuunnnn bir gece uyumadan sabaha kadar film mi izlersiniz artık,muhabbetin belini mi kırarsınız,efendime söyliyeyim şarkı söyleyip kahve içer fallar mı bakarsınız bilmiyorum ama eminim benim olduğu kadar bir çok kız’ın da en sevdiği şeylerden biridir.Benim için öyle hakikaten.Canım dostum Arzu’m dün bize geldi.Bugün de izinliydi.Gece 2’ye kadar sohbet ettik.Çokkk ama çok keyifli zaman geçirdik.Çok şükür ailecek görüştüğümüz için ailelerden yana sorun olmuyor.Arzu bana geliyor kalıyor ben ona gidiyorum kendi evimiz gibi davranıyoruz.Karnımız acıkınca rahat rahat buzdolabını açıp birşeyler atıştırıyoruz,yeri geliyor iki kız kardeş gibi birbirimize söyleniyoruz.Ama kendisi çalıştığı için çok sık gel git yapamıyoruz.Dolayısı ile birbirimizi çok özlüyoruz onun için bu genellikle olmuyor 🙂

Ah bir de gidişler vardır bir önce ki güne dönmeyi çok istersiniz hani eve ilk adım attığı o dakikalara daha giderken özlersiniz.Bekarlığın en güzel yanlarından biri de bu.Arkadaşlarınızla aranız da hiç bir mesafe yok.Akşam koyun koyuna yatıyorsunuz onun yanın da çok güvendesiniz dünya size sırtını dönmüş size ne? 🙂
Sevgilinden ayrılırsın dostun yanın da,onun varlığıyla o uçurum uçurum boşlukları kapatırsın.Başına tatsız bir olay geldi,onunla katlanır onunla sırtlarsın ağırlıkları,Mutlu günlerini zaten onsuz geçirmek istemezsin.
Hayatım da her zaman herşey yolun da ya da tam da istediğim gibi gitmedi ama yolun da giden yegane birşey varsa o da ailem ve dostlarım oldu.Bunu hep dile getiriyorum belki de bıktınız duymaktan ben bıkmadım söylemektenn.
Sanırım kaç yaşına gelirsek gelelim beyleri bilmem ama biz  kızların evlenmediğimiz sürece en sevdiğimiz,hatta evlendikten sonra bile hep tebessümle anacağımız ve o günlere dönmek isteyeceğimiz bir şey  olacak bu kız toplantıları.Ya böyle işte güzel bir gündü benim için.Bir de yağmur yağdı.Kahvelerimizi yaptık sessiz sakin pencereden bakıp yudumladık.Dostunuzla  içtiğiniz kahvenin,çayın bile tadı bir başka  oluyor.
Eeee siz neler yaptınızz?Herşey yolundadır inşallah.Allah sizlerin de kalplerinden huzuru eksik etmesin,dostlarınızla dostluğunuzu pekiştirsin inşallahhhh.Tekrar görüşeceğiz 🙂

Dostluk ipi

large (75)

Dostluk ipi

Genç adam iyi bir terziymiş. Bir dikiş makinası ve küçücük bir dükkanı varmış. Sabahlara kadar uğraşıp didinir ama pek az para kazanırmış. Çok soğuk bir kış gecesi dükkanı kapatırken elektrik sobasını açık unutmuş ve çıkan yangın onun felaketi olmuş. Artık ne işi varmış ne de parası. Günler boyu iş aramış ama bulamamış. Yük taşımış, bulaşıkçılık yapmış, yine de evinin kirasını ödeyecek kadar para kazanamamış. Sonunda ev sahibinin de sabrı taşınca, küçük bir bavula sığan eşyalarıyla sokakta bulmuş kendini. Mevsim kış, hava ayaz olsa da genç adamın köşesindeki parktan başka gidecek yeri yokmuş. Bir sabah iş arayacak derman bulamamış bacaklarında. Açlıktan ve soğuktan bitkin bir şekilde bankta otururken, kocaman bir araba yanaşmış kaldırıma. Arka kapıyı açmaya çalışan şoförü kızgınlıkla yana itip arabadan inen yaşlı adam;

“Yalnız bırakın beni, parkta dolaşırsam belki sinirim geçer.” diye söylenmiş. Zengin bir işadamı olduğu her halinden belli olan ihtiyar, birkaç adım attıktan sonra bankta titreyen terziyi görmüş. Terzi adamın üzerindeki paltoya bakıyormuş dikkatle. Birden siniri geçiveren ihtiyar; “Zavallı adamcağız kim bilir nasıl üşüyordur, ona nasıl yardım etsem acaba?” diye düşünmeye başlamış. Oysa terzinin düşlediği paltonun sıcaklığı değilmiş. O, çok kalın ve kaliteli bir kumaştan üretilen bu paltonun sahibine hiç yakışmadığını ve onun vücuduna uygun şekilde

Continue reading “Dostluk ipi”

Sevgili Günlük…Çocukluk Arkadaşlarım…

tumblr_n2n59kwwmp1tsl05ao1_500
Selam Günlük 🙂

Bugün sana bir anımı anlatmak istiyorum.Hep diyorum ya Çocukluğum çok güzeldi.Tamam en popüler kız ben değildim yalan yok.Ama çok eğlendim.Herşeyi dün gibi hatırlayabiliyorum.Hatta çoğu zaman ben ne çabuk büyüdüm diye kendime de sormuyor değilim.Neyse çocukluğumu seviyorum çocukluk anılarımı anlatmayı da bu yüzden biraz kafanızı şişireceğim izninizle.

Şimdi bu fotoğrafı neden koydum?Önce onunla başlayayım.Bu otun adı nedir bilmiyorum.Google babaya sordum ama sanırım doğru kelimeleri yazmadığım için bulamadım.Çocukken ( kaç yaşımda olduğumu hiç hatırlamıyorum )en yakın çocukluk arkadaşım nerminle beraber bu otlardan toplardık.sonra onları suluboyayla rengarenk boyar,kurutur,boynumuza iple karton kutu asıp önümüze koyup,otları da kutunun içine koyup kapı kapı dolaşıp bu otları satardık 🙂

Şaka yapmıyorummm o yaşta bizi gören olsa büyüyünce muhtemelen çok iyi ticaret yapacağımızı sanırdı ama alakamız olmadı.

Hatta şu an inanırmısınız belki de neredeyse 20 yıldan fazla olmuş bir olay bu hala gözümün önünden gitmiyor.Yine kapısını çalıp renkli otlardan sattığımız genç bir kadının çok hoşuna gitmişti bu yaptığımız.Bizi güleryüzüyle karşılamıştı ve ikimizden de birer tane satın almıştı.dışarı çıktığımız da evi zemin kattaydı ve renkli otu çocuğuna vermişti,çocuk onunla oynuyordu,camdan bize el sallıyorlardı.Çok hoştu.Şimdi bunu neden anlattı gülşah bize diceksiniz biliyorum,şimdi benden böyle büyük bir mesaj beklemeyin 🙂 bu fotoğraf tesadüfen karşıma çıktı ve bu anımı bura da ölümsüzleştirmek istedim.O işe yaramaz Continue reading “Sevgili Günlük…Çocukluk Arkadaşlarım…”

Güneş ve Rüzgarın Hikayesi

Güneş Ve Rüzgarın Hikayesi

gunes_ve_ruzgar_02_thGüneş ile Rüzgar, hangisinin daha güçlü olduğu konusunda tartışırlar.

Ve rüzgar “Sana benim daha güçlü olduğumu kanıtlayacağım” der.
“Şuradaki yaşlı adamı görüyor musun hani su üstünde palto olan.
Bahse girerim o paltoyu
üstünden senden çok daha çabuk söküp alabilirim.”

****
Bu denemeye razı olan güneş bir bulutun arkasına gizlenir ve rüzgar bir fırtına gücüyle esmeye
başlar. Ancak rüzgar şiddetini ne kadar artırırsa yaşlı adam da paltosuna o kadar sarınır.

gunes_ve_ruzgar_thSonunda rüzgar pes edip durulur vegüneş bulutun arkasından çıkarak yaşlı adama sıcacık gülümser.
Bunu gören yaşlı adamın yüzünde bir hoşnutluk ifadesi belirir.
Ve paltosunu çıkarır.

***
İddiayı kazanan güneş rüzgara”DOSTLUK VE NAZİKLİK HER ZAMAN HAŞİNLİK VE  ZORBALIKTAN DAHA GÜÇLÜDÜR…” der.

Alıntı

Neydi Vefa?..

tumblr_mwd78olY9J1r4zr2vo1_r1_500
Neydi Vefa?…
Unutmamaktı…
Zor günde sırt dönmemek,
Kapıları örtmemekti…
Dostun ağlarken gülmemek,
Her acıya onunla göğüs germekti vefa…
Laf değil…
Vefa ne bir semt, Ne de sadece apartman adı,
Vefa dostunla hemhal olmaktı…
Yaralıya merhem,
Susuza su…
Ve Vefa “Anlamak”…
Bir Diken İçin Bir Gülü Atmamaktı..

İşte bu ^_^

Elele tutuşacak dostalarınız olması dileği ile..

large (1)
Bir yaz günü, plajda oturuyor, kumlarla oynayan iki çocuğu
seyrediyordum. Her ikisi de, deniz kıyısında, kapılarıyla, kuleleriyle,
tünelleriyle kocaman bir kale yapmak için beraberce harıl harıl
çalışıyorlardı. Kale neredeyse tamamlanmışken , büyük bir dalga gelip
kaleyi bozdu. Her şey, bir anda ıslak bir kum yığınına dönüşmüştü.

Bütün uğraşlarının bir anda gözlerinin önünde yok olduğunu gören
çocukların göz yaşlarına boğulmalarını bekliyordum. Ama çocuklar beni
şaşırttı.

Ağlamak yerine, ikisi de kalkıp el ele tutuştular ve gülerek kıyıdan biraz
daha uzaklaşıp yeni bir kale yapmaya giriştiler.

Çocukların , o anda bana önemli bir Continue reading “Elele tutuşacak dostalarınız olması dileği ile..”