Günaydın…

günaydın; 
yeni gün, parlayan güneş 
günaydın; 
içim dışım 
kanayan yaram, ince sızım 
çayım, zeytinim sıgaram 
günaydın…

günaydın; 
dere boyları, çınar dalları 
sahildeki kum taneleri 
zıplayan balıklar, ötüşen kuşlar 
simitçi çocuklar, mendilci kızlar 
günaydın…

günaydın; 
asfalt yollar, fabrikada işçiler 
tarlada ırgatlar, çapalar. bacalar 
yatakta hastalar, 
beyaz önlüklü melekler, 
parklarda minik canlar, 
tamircide çıraklar, 
eli bastonlular, kucağı bebeliler, 
günaydın…

günaydın; 
ülkem, coğrafyam, beşeriyetim 
ülekmin kalem tutan elleri 
ülkemin çapa tutan elleri 
ülkemin bekçileri 
yazarları, ozanları, 
gelinleri, kızları 
bıyıkları terlemiş delikanlıları 
türküleri, sevdaları 
günaydın….

günaydın; 
canlar, 
günaydın dostlar 
dostluğa feda olanlar; günaydın…

Celil Taş

Reklamlar

Eylül sabahının serinliği…

large (33)

Eylül sabahının serinliğini
Yaprakların serinliğini
Ciğerlerime dolduruyorum

Sessizlik ve serinlik
Birleşiyor
Yıkanmış güvercinler
Ve çok uzakta bir tren sesi

Her zaman yeniden başlamak duygusu
Doğuyor içimde
Her uyanışımda

Düşmanlarımı bağışlıyorum
Daha çok seviyorum dostlarımı
Her uyanışımda

Eylül sabahının serinliğini
Yaprakların serinliğini
Yüreğime dolduruyorum

Ataol BEHRAMOĞLU