Yaşamsal ve Kişisel Gelişim

Yeniden başla!


Genç bir adam yolda yürürken kaldırımda yatan bir köpek görmüş, köpek sanki ağlıyormuş gibi ıyyk ıyyk diye sesler çıkarıyormuş.

İyice yaklaşınca köpeğin çivili bir tahtanın üzerine yattığını görmüş, çivi köpeğin tam karnına batıyormuş…
Hemen orada duran yaşlı adama sormuş,
-Amca bu köpek ağlıyor mu?
-Evet, demiş yaşlı adam, öyle gözüküyor,
-Neden? diye sormuş genç adam,
-Görmüyor musun demiş Yaşlı adam, çivili tahtanın üzerine yatmış, o batıyor herhalde.
-Peki o zaman neden kalkmıyor?
Yaşlı adamın cevabı bence çok anlamlıymış:
-Kalkacak kadar acıtmıyor demek ki…
Eğer şu anda hayatınızda bir sorun veya değiştirmek istediğiniz bir durum varsa ve hiç bir şey yapmıyorsanız iki ihtimal vardır:
Ya o çivi sizi yattığınız yerden kaldıracak kadar acıtmıyordur ya da batan çivinin acısı değişim korkunuzun acısını henüz geçmemiştir.
O çivi insana bazen öyle sert batar ki insan en olumsuz en namüsait durumlarda bile birden bire yerinden fırlar ve kendine yepyeni bir dünya kurar…

Kelimeler Okyanusu

Bir Hikaye Ve Çok Önemli Bir Mesaj…

kick-out1-1Bir Hikaye Ve Çok Önemli Bir Mesaj…

Sonradan VIII. Edward olarak anılan Gal Prensi 14 yaşındayken, denizcilik okuluna gidiyordu.
Deniz subaylarından biri birgün O’nun ağladığını gördü ve niçin ağladığını zorla söyletti. Prens,
arkadaşları tarafından sık sık tekmeleniyordu. Okul komutanı diğer talebeleri çağırıp Prensi niçin
tekmelediklerini sordu. Çocuklar prensi daha sonra “Kralı tekmeledim diyebilmek için
tekmeliyorlardı.
Sizde tekmeleniyorsanız üzülmeyin. Bunu yapanların kendilerine önem verdirmek istediklerini bilin.
Dolayısıyla asıl önemli olan sizsiniz.Bazı insan kendisinden daha başarılı olmuş insanlara hakaret
etmekten vahşi bir zevk duyarlar.

Unutmayın “Ölü köpeği kimse tekmelemez

Alıntı

Kelimeler Okyanusu

Bilgin Ve Gemici…

large (63)
Bilgin Ve Gemici…

Bir bilgin gemiyle yolculuk ediyormuş. Yanından geçen bir gemiciye, “sen gramer bilir misin?” diye sormuş…
Gemici omzunu silkmiş, “ben garip bir gemiciyim, öyle şeylerden anlamam”
Bilgin ona küçümseyici bir tavırla bakıp, “öyleyse ömrünün üçte biri gitti” demiş ve bir soru daha sormuş ..
“Bilimden, fenden haberin var mı ?..”
Gemici dudak bükmüş, “o dediklerin nedir, ne işe yarar..?”diye sormuş…..
Bilgin; Gitti öyleyse ömrünün yarısı diye alayla gülmüş..!
Bir süre sonra gemi sallanmaya başlamış, gemiciler telaşla oraya buraya koşuyorlarmış !..Bilgin merakla ne olduğunu sormuş…
Gemici, “şiddetli bir fırtına çıktı, bu gidişle gemi batabilir” dedikten sonra bilgine, “yüzme bilir misin diye sormuş..?” Bilgin hayır deyince başını sallamış ve şöyle demiş; Öyleyse gitti ömrünün tamamı…

Hayatınız da kimseyi küçümsemeyin… Herşeyi bilemezsiniz.Bazı şeyleri sizden daha iyi bilen çıkabilir…

Alıntı

Kelimeler Okyanusu

5 Hikaye,5 Hayat Dersi…

5 Hikaye,5 Hayat Dersi…

-test-clipart-9Birinci ve de en önemli ders: Okuldaki ikinci ayımda, hocamız test sorularını dağıttı. Ben okulun en iyi
öğrencilerinden biriydim. Son soruya kadar soluk almadan geldim ve orada çakıldım kaldım. Son soru şöyleydi:
“Hergün okulu temizleyen hademe kadının ilk adı nedir?..” Bu herhalde bir çeşit şaka olmalıydı.Kadını yerleri
silerken hemen hergün görüyordum. Uzun boylu, siyah saçlı bir kadındı.50’lerinde falan olmalıydı.Ama adını
nerden bilecektim ki!..Son soruyu yanıtsız bırakıp kağıdı teslim ettim.Süre biterken bir öğrenci, son sorunun test
sonuçlarına dahil olup olmadığını sordu. “Tabii dahil” dedi, hocamız.. “İş yaşamınız boyunca insanlarla
karşılacaksınız. Hepsi birbirinden farklı insanlar. Ama hepsi sizin ilginiz ve dikkatinizi hakkeden insanlar bunlar.
Onlara sadece gülümsemeniz ve`Merhaba’ demeniz gerekse bile..” Bu dersi hayatım boyunca unutmadım.
Hademenin adını da.. Dorothy idi. “5 Hikaye,5 Hayat Dersi…” yazısını okumaya devam et

Yaşamsal ve Kişisel Gelişim

Ya ağustos böceği haklıysa!

agustos_bocegi
Ünlü Fransız yazar La Fontaine’in “Ağustos Böceği İle Karınca” öyküsünü hepimizi biliriz. Karınca kış için yiyecek depolarken, Ağustos Böceği işin eğlencesinde yan gelip yatar. Kış geldiğinde karıncanın kapısını çalan Ağustos Böceği, olumsuz yanıt alacaktır.
Öyle midir? Ağustos böceği kimdir?
Herhangi bir işyerine kabul görüşmelerinde, ilk test edilen davranış biçimlerinden biri de, kişilerin topluluk çalışmalarına uygun olup olmadığıdır. Bir çeşit Ağustos Böceği aranır. Aslında onlar da en az karıncalar kadar, topluluk hareketi savunucularıdır. Üstelik uygun koşullar kaybolduğunda, sürü halinde göç etmesini çok iyi bilirler.

Hikâyemizde Ağustos Böceği, kendine uygun bir müzik aleti satın alarak, tüm zamanını sanatını geliştirmeye adamıştır. Öyle ki, azmi sayesinde şehirden şehre hareketle, sanatını tüm dünya çapında icra etmeyi başarır. Her bölgede isim yapar, birçok bölgedeki lezzeti tadar ve nereye gidecekse, yine grubuyla gider. Kim ne derse desin, o mutlu bir gezgin olarak anılır.
Karınca bir gün, Ağustos Böceği’nin kapısını çalar. “Nasıl bu kadar başarılı olabiliyorsun.” der.
“Çevremdeki böcekler, beni her zaman desteklemiştir. Müziğim onlara ilham verir. Güneşin ısıttığı bölgelere birlikte hareket ederiz. Yiyecek konusunda biraz arsızlıklarımız oluyor ama “Ya ağustos böceği haklıysa!” yazısını okumaya devam et

Kelimeler Okyanusu

Üç hikaye… Üç ders

tumblr_mv9v60YSLA1s59yrco1_500
Üç hikaye… Üç ders

Hikaye 1

Avrupa’nın ünlü sanat merkezilerinden birinde, çocuğun biri, vitrinde çok hoş bir tablo görür. Tablonun bedeli oldukça yüksektir. Çocuk bu tabloyu bir sonraki sene abisinin doğum gününe almayı ister ve bir iş bulup kıt kanaat geçinerek biriktirdiği tüm para ile mağazaya gider.İçeri girer, tabloyu bir süre yakından izledikten sonra resmi yapan sanatçıyı bulur ve; “Abimin doğum günü için bu resmi satın almak istiyorum, tüm param da bu kadar” der. Ressam bir süre düşündükten sonra resmi paketler ve çocuğa satar. Çocuk paketini alır ve teşekkür ederek çıkar. Mağazada adamın arkadaşları da vardır ve şaşkın şaşkın sorarlar: “Sen ne yaptın, o resmin değeri milyonlar ederdi. Neden bu kadar düşük bir rakama sattın?” Ressam cevap verir: “Evet, ben bu resme milyonlarını verecek pek çok insan bulabilirdim, ancak tüm servetini bu resme verecek kaç kişi var?..”
Buradan çıkarılacak kıssa Her şeyin fiyatını biliyor olmak yeterli değildir. Değerini de bilmek lazım. Bazen öyle anlar vardır ki, para hükümsüz kalır.

1456059_1404602276443705_1208801819_n
Hikaye 2

Hz. Ali’nin ağabeyinin oğlu Abdullah b. Cafer, sıcak bir günde, bir kabilenin hurmalığına inmişti. Abdullah burada dinlenirken, hurmalıkta çalışan köleye, yemek vakti üç parça ekmek geldiğini gördü. Adam ekmeklerden birini ağzına götürmek üzereydi ki, birden önünde açlığı her halinden belli bir köpek belirdi. Köle elindeki ekmeği köpeğin önüne attı. Köpek ekmeği derhal yedi. Köle ekmeğin ikinci parçasını da “Üç hikaye… Üç ders” yazısını okumaya devam et

Kelimeler Okyanusu

en son ne zaman hayal kurduğunuzu hatırlıyor musunuz?

en son ne zaman hayal kurduğunuzu hatırlıyor musunuz?
hani bi zamanlar dünyayı gezme fikriniz vardı
adını bile bilmediğiniz bir ülkede evlenecektiniz
hani bir motosiklet alacaktınız
kimsenin çözemediği o denklemi siz çözecektiniz
binlerce insana şarkı söyleyecektiniz
siz, dünyayı değiştirecektiniz
bir köpeğiniz olacaktı sizin, ama yok galiba
sahi ne zaman vazgeçtiniz köpeğinizden?
hayallerinizden ne zaman vazgeçtiniz?

Aslında benim hikayem yıllar önce bitmişti,
ama bu sabah her şey yeniden başladı, ben başlattım…
Alıntı.

en son ne zaman hayal kurduğunuzu hatırlıyor musunuz?
en son ne zaman hayal kurduğunuzu hatırlıyor musunuz?