Öğrenci Efsaneleri :)

large (49)
ODTÜ Felsefe öğrencilerini en çok zorlayan hocalardan biri yıllık olan dersinin final sınavında sınıfa gelmiş ve sınav sorusu olarak tahtaya, “Why?” (Neden?) yazmış. Öğrenciler ilk önce ne yazacaklarını şaşırmışlar, sonra herkes birşeyler yazmaya başlamış. Yalnız bir öğrenci, sınavın ilk dakikasında kağıdını teslim etmiş. Öğrencinin cevabı da soru gibi kısaymış: “Why not?” (Neden olmasın ki?) Bu öğrenci sınavdan “100” almış.
Aynı hoca başka bir sınavda “risk nedir?” diye soruyor. Yine bir öğrenci sınavın ilk 10 saniyesinde teslim ediyor kağıdını. Kağıdın üst kısmında sadece isim-soyadı yazıyor, gerisi ise bomboş beyaz yaprak. En altta ise “İşte risk budur” diye yazıyor. Ve sonuçta da sınıftaki en yüksek notu alıyor. Hocanın bir sonraki sınavında yine “Risk nedir?” sorusuyla karşılaşan öğrencimiz tekrar boş kağıt verince bu sefer 0 alıyor. Tabii koşa koşa hocaya gidip sebebini soruyor. İşte cevap: “Aynı şartlar altında, aynı riski iki kere almak aptallıktır!”
Hocamız bir başka sınavda derse giriyor ve tek soru soruyor: “Atatürk ne yaptı?”. Bütün öğrenciler harıl harıl yazmaya başlıyor, kağıtları dolduruyorlar. Sınav sonucunda herkes ortalama notlar alıyor. Bir öğrenci ise 100 alıyor. Bu öğrencinin cevap kağıdında şu yazıyor: “Ne yapmadı ki!”
Bu tür öğrenciler ve değerlendirmeler Hukuk Fakültelerinde yok mu? Elbette var. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Hocanın biri sınavda, günlerde devam etmekte olan bir davanın detaylarını vermiş ve sonucun ne olacağını sormuş. Tabii, bütün öğrenciler ha babam, de babam, sayfalarca yazmaya başlamışlar. Ama bir öğrenci kağıdını sınavın ilk dakikasında vermiş. Ve buna rağmen 100 almış. Öğrencinin yanıtı tek cümleymiş: “Devam eden dava hakkında yorum yapılamaz.”
Bir efsane de tıpçılardan: Olay bir tıp fakültesinin anatomi dersinde geçiyor. Okulun en iyi hocası, anatomi dersine ilk kez giren öğrencilerine; “Tıpta iki önemli şey vardır” demiş, “İlki, hiç bi şeyden iğrenmeyeceksiniz!” Bunu söyledikten sonra işaret parmağını önündeki kadavranın makatına sokmuş, şöyle bir karıştırıp çıkarttığı parmağını hop diye ağzına sokmuş ve emmiş. Ardından öğrencilerden de aynısını yapmalarını istemiş. Genç tıp öğrencileri, kızara bozara aynı şeyi teker teker yapmışlar. Bunun üzerine Hoca öğrencilerine dönüp; “İkinci önemli şey ise çok dikkatli olmaktır” demiş ve eklemiş, “Mesela ben demin hastanın makatına işaret parmağımı soktum ama orta parmağımı emdim!”…
Bir kız yurdunda kalan kızlar, artık temizlik görevlisine olan kıllıklarından mıdır yoksa nerden çıktığı belli olmayan bir yurt geleneğinden midir, her sabah dudaklarına ruj sürdükten sonra aynaya öperek iz bırakıyorlarmış. Yurt müdürü ne yaptı ettiyse bu alışkanlığı ortadan kaldıramamış. Diğer yandan temizlik görevlileri de iyiden baş kaldırmaya başlamışlar. Sonunda müdürün aklına parlak bir fikir gelmiş. Hemen bir duyuru yapıp, kızları toplantıya çağırmış. Neyse toplanmış bunlar. Müdür “Buyrun tuvalete” demiş. Hep birlikte, temizlik görevlisinin beklediği umumi tuvalete girmişler. Aynalarda sabahki ruj izleri hala duruyormuş. Müdür “Arkadaşlar” demiş, “Bazılarınız dudaklarına ruj sürdükten sonra aynaları öperek çıkması güç izler bırakıyor. Temizlik görevlilerimiz bunları temizlerken zorlanıyor. Sizleri görevlimizin bu temizliği yaparken ne kadar zorlandığını bizzat görmeniz için topladım. Bakın ve görün”. Sonra görevliye bir işaret çakmış. Bizimki gayet sakin bir şekilde tuvalet fırçasını almış, klozetteki suya daldırmış ve aynayı temizlemiş. O günden sonra bir daha o yurtta tuvaletlerde dudak izine rastlanmamış.

Ormanın Kralı Kim? Günün Fıkrası :)

large (4)
Günün Fıkrası 🙂

Ormanın Kralı Kim?

Ormanlar Kralı Aslanın canı çok sıkılıyormuş, şöyle bir ormanı gezeyim, tebamla eğleneyim biraz demiş…

Ormanda gezerken bir devekuşu görmüş, yakalamış devekuşunu boynundan, öteki pençesiyle de “Şak, şak, şak” diye üç tokat atmış hayvana,

“Söyle lan!” demiş, “kim bu ormanın kralı?” 

Devekuşu ürkekçe “Sensin Aslan abiyy” demiş, “Tabi lan benim” demiş aslan ve “Şak, şak, şak” diye üç tokat daha atıp fırlatmış hayvanı.

Derken aslanın karşısına bu kez bir Kurt çıkmış, tutmuş Kurdu boynundan; “Şak, şak, şak” diye atmış tokadı,

Söyle lan” demiş “kim bu Okumaya devam et “Ormanın Kralı Kim? Günün Fıkrası :)”

Günün Fıkrası :)

large (35)
3 tane yaşlı teyzecikler oturmuş,herşeyi unuttuklarından yakınıyorlarmış.
Birincisi ahhh ahhh!öyle unutkanım ki,merdivenin tam ortasına gelince
yorulup dinleniyorum.Sonra merdiveni çıkıyor muydum,iniyor muydum;onu
unutuyorum!
İkincisi ah oda birşey mı ? Ben anahtarı kapının deliğine sokunca kapıyı
kilitliyor muydum ,yoksa açıyor muydum ;onu unutuyorum!demiş.
üçüncü teyzecik ise Allah a şükür !deyip elini önce kulağına götürüp sonra
masaya Tık tık !diye vurmuş.Ardından da şöyle demiş:
kim o?

😀

Evli Hanımlar Eşlerine Durduk Yerde ”Seni seviyorum”Mesajı Çekerse :D

large (51)
Bir grup kadın “kocanızla sevgi dolu bir ilişki yaşayabilirsiniz” konulu bir seminere giderler. Seminerci sorar: “kaçınız kocasını seviyor?” Bütün eller kalkar.

Seminerci tekrar sorar: “bunu ona en son ne zaman söylediniz?” Bazıları “bugün” der, bazıları “dün”, bazıları hatırlamaz.

Seminerci kadınlara cep telefonlarını çıkarmalarını ve kocalarına “seni seviyorum” mesajı çekmelerini ve sonra telefonlarını birbirleriyle değişmelerini ve gelen cevapları okumalarını ister.

Kadınlar denileni yaparlar. İşte kocalardan gelen cevaplar: Okumaya devam et “Evli Hanımlar Eşlerine Durduk Yerde ”Seni seviyorum”Mesajı Çekerse :D”

Günün Fıkrası.Deve :)

large (8)
Genç deve annesine sormuş:
‘Anne niye bizim ayaklarimiz bu kadar büyük?”
Anne cevap vermiş:
‘Çölde kuma batmamak için.”
Genç deve tekrar sormuş:
‘Peki kipiklerimiz niye bu kadar gür?’
Anne tekrar cevap vermiş:
‘Çölde kum firtinalarinda kum kaçmasın diye.”
Merakı yatışmamış olan genç deve bir soru daha sormuş:
‘Bizim niye hörgüçlerimiz var?”
Anne deve sabırla yanıtlamış :
‘Çölde çok uzun süre susuz idare edebilmek için suyu hörgüçlerimizde depolarız.”
Sonunda dayanamayan genç deve son bir soru sormuş :
‘Peki annecim, biz Ankara Hayvanat Bahçesi’nde ne halt ediyoruz?” 😀

Alıntı

Ya çok hoşta ben biraz duygulandım galiba size de oldumu ?041x051yeuxpq8

Günün Fıkrası :)

large (17)
Anne ve babası ile uzun bir tartışmadan sonra bıyıkları yeni terleyen delikanlı, bavulunu toplamış.
‘Sakın beni durdurmaya kalkmayın. Ben heyecan istiyorum, Aşk istiyorum.. Coşku istiyorum.. Bol para, güzel kızlar istiyorum. Bu evde bunların hiç biri mümkün değil!’
Sonra kapıya doğru yürümüş.
‘Dur!’ diye bağırmış, babası arkasından.
‘Size söylemiştim, beni durdurmaya teşebbüs etmeyin!” diye geriye bağırmış delikanlı.
‘Dur’ diye yeniden bağırmış babası, oğlu bahçe kapısından çıkarken.
‘Dur! Beni de bekle!’
😀

Sizi hayattan soğutan şeyler :D

tumblr_magkuiw12C1ry10fwo1_500
Sizi hayattan soğutan şeyler 😀

Son zamanlar da takip edenler farketmiştir pekte fazla ”Gülümse Biraz” Köşem de paylaşım da bulunmuyorum.Beni gerçekten güldürecek birşeylerle karşılaşamadım.Bu yazı da her ne kadar beni kahkahalara boğmasa da,yazan arkadaş baya bi hassas konulara değinmiş.Çoğu başıma geldi ve ne kadar sinir bozucu olduğunu anlatamam :)Buyrun bakalım bir de siz göz atın.

– Bak biliyorsan anlatmayım diyip, zorla fıkra anlatan arkadaş.
– Sınavdan 90 alıp neden 100 alamadım diyip ağlayan arkadaş.
– Buzdolabını açıp içinde dondurma var hevesiyle eline aldığın dondurma kutusundan annenin yaptığı donuk bezelyenin çıkması.
– Minibüsde otobüste senin oturduğun yerin yanına gelip bakışlarıyla senin yerini almaya çalışan yaşlı teyzeler.
– Cips ile kolanı hazırlayıp zevkle koltuğa oturduğun anda kumandanın başka koltukta olduğunu farketmek.
– Çok uzun bir mesaj yazarken şarjın bitip telefonun kapanması.
– Sabah sıcacık uykunuzdan kalktığınızda Anne’nizin ekmek al demesi.
– Eve yorgun halde geldiğinde yiyecek Okumaya devam et “Sizi hayattan soğutan şeyler :D”

Komik Twitler :)

Twitter-Birds
Komik Twitler’i Okumayı seviyorum okuduklarımın arasın da beğendiklerimi ara da bilgisayarıma atıyorum.Daha önce de paylaşmıştım.Buyrun bunlar da son okunanlar ve ilgimi çekeler 🙂
-vatsap’ta sen yazarken aynı anda yazıyorsa, konuşurken de habire sözünü keser o.

-koltukta uyuklayan babanın elinden kumandayı alırken yaşanan tedirginlik > kırmızı teli mi mavi teli mi kesicem tedirginliği

-baba çıkarken kapıyı kapatır mısın? +tamam (KAPATMADI)

-“Sofrada babam “neyin var evlat, yemeğine hiç dokunmadın” dedi, “hiç” dedim, iyi o zaman deyip benim yemeği de yedi.. filmlerde böyle değil.”
– 😀

-misafirler biraz daha oturursa salondaki sandalyeleri ters çevirip masanın üstüne dizmeye başlıyorum abi.

-arkadaşlar merkür orda kendi halinde dönüyor, Okumaya devam et “Komik Twitler :)”