Kelimeler Okyanusu

Siz sokak köpeklerini bilmezsiniz. Duygulu, sadık ve sevecendirler. Bir lokmacık ekmek uğruna kulunuz…

 Siz sokak köpeklerini bilmezsiniz.

Siz sokak köpeklerini bilmezsiniz.

Siz sokak köpeklerini bilmezsiniz.
ALLAH’IN verdiği paylarına düşen 15 yıllık ömürlerini asla tamamlayamazlar. İtile kakıla, horlana taşlana geçen kısacık bir zaman diliminde bir güncük bile köpek tadında yaşayamadan göç edip gidiverirler bu dünyadan.
Siz sokak köpeklerini bilmezsiniz.
Duygulu, sadık ve sevecendirler.
Bir lokmacık ekmek uğruna kulunuz köleniz olurlar.
Dövseniz de, sevseniz de, uğruna her şeyinizi verdiğiniz hayırsız insanoğlu gibi terk edip gitmezler sizi.
Siz sokak köpeklerini bilmezsiniz.
Tek bir suçları vardır, köpek olmak.
Bu suçu da asla isteyerek işlememişlerdir.
O sıcacık kebap kestanelerine benzeyen hüzün dolu gözleriyle özür diler gibi bakmaları işte bu yüzdendir.
Eğer ta içine bakmasını bilirseniz o gözlerin, ısınıverir içinizin bütün üşümüşlükleri.
Siz sokak köpeklerini bilmezsiniz, bilseniz seversiniz onları…

Dilimin Ucundakiler

sokak hayvanlarını susuz bırakmayın…

sokak hayvanlarını susuz  bırakmayın...
sokak hayvanlarını susuz bırakmayın…

Hayvanları Çok Seviyorum.Daha ulaşılabilir olduğundanmıdır nedir özellikle köpeklere karşı bir hassasiyetim var.gördüğüm de sevmeden duramıyorum.ya da ona bir parça ekmek vermeden.anlayamadığım tek bir şey varsa da hayvanları sevmeyenler.onlara tiksinç bir yaratık gibi bakanları anlayamıyorum bir türlü.ya da karşına aç bitap çıktığı hal de dönüpte ona imkanı varken su vermeyen ya da bir parça ekmeğini esirgeyeni anlayamıyorum.neymiş ”alışmasın”.o sen,n karşına çıktı,onu senin karşına çıkaran Allah.hayvanları bir sınav olarak görüyorum ben.karşına midesi kaburgalarına kadar daralmış bir köpeği ya da kediyi gördüğün de duyarsız kalmak bence büyük bir başarısızlık.herkesin görüşü farklıdır tabi.ama bence gerçek bu.
yaşadığım şehir de özellikle gölcük ilçesin de çarşının ortasın da bir çok köpeğe rastlayabilirsiniz ve inanırmısınız o kadar rahat ve ürkmeden dolaşıyorlar ki.o mahallenin kasabı artan etlerini günün belli bir saati sokağa bir köşeye bırakıyor ve köpekler karınlarını doyuruyorlar.insanların üzerlerine atlamıyorlar ya da onları rahatsız etmiyorlar.özellikle iş çıkışı akşam ezanı saatlerin de o manzarayı görmeniz lazım.iki köpek parkın ortasında ki çimenlerin ortasın da oynuyor.diğeri biraz ileri de ezan sesini duyar duymaz hoş bir ulama yapıyor.insanlar kendi halin de kimisi oturuyor kimi camiye koşuyor,kimi de alışveriş telaşın da kimi de eve yetişme derdin de.bir söz vardır bilirmisiniz bilmem ”Bir mahallede iyi ya da kötü, hangi insanların yaşadığını anlamak için sokak hayvanlarına bakın”ya da böyle bir şeydi 😀 neyse ana tema bu 🙂 bazı insanların hayvanlara karşı istem dışı korktuğunu biliyorum ve onları anlıyorum.ama bunu kelimelere çok fazla vurarak kendilerini çirkinleştirmemeliler.en azından kapılarının ya da biraz ileriye,bir yoğurt kabına bile su koymayı çok görmemeliler.hayvanlardan sırf tiksiniyorlar diye onları görmemezlikten gelmeliler.