ARMAĞAN…Paolo COELHO

armağan
Bir delikanlıyla bir genç kız birbirlerine çılgıncasına aşık olmuşlardı. Ve nişanlanmaya karar verdiler. Nişanlılar her zaman birbirlerine armağan sunarlar. Ama delikanlı yoksuldu-sahip olduğu tek zenginlik ona dedesinden kalan saatti. Sevgilisinin güzel saçlarını düşünerek, ona çok güzel bir gümüş tarak alabilmek için, dedesinden kalan saati satmaya karar verdi.

Genç kızın da sevdiği erkeğe nişanlılık armağanı alacak parası yoktu. O da, yaşadığı yerin en büyük tüccarına giderek saçlarını sattı. Eline geçen parayla da, sevdiği adamın saatine altın bir köstek satın aldı.

Ve nişanlanacakları gün yeniden buluştuklarında, genç kız ona, sattığı saat için bir köstek armağan etti; delikanlıysa genç kıza, kestirdiği saçlarını taraması için gümüş bir tarak.

Paolo COELHO

Saatimin alarmını kapattım bugün. Çocukluğumun saf dolu dolu günleri, Gençliğimin büyüme heyecanıyla geçen yılları düştü aklıma. Düşündüm… Nerden …

Saatimin Alarmını Kapattım Bugün
Saatimin Alarmını Kapattım Bugün

Saatimin Alarmını Kapattım Bugün

Saatimin alarmını kapattım bugün.
Çocukluğumun saf dolu dolu günleri,
Gençliğimin büyüme heyecanıyla geçen yılları düştü aklıma.
Düşündüm… Nerden nereye geldim, diye.

Zaman kaygım sadece eve gelme saatiydi çocukluğumda,
Gençliğimde ise, sevgiliye kavuşma, onu bekleme telaşındaydı.
Yolu yarıladığım bu günlerde,
Daha bir aklıma düşer, yüreğimi sıkıştırır oldu geçmişim.

Koşturmaca içinde yitirdiğim hayat geldi gözümün önüne.
Neler kaçırdım, kim bilir…
Nice güzellikler yaşanmadan geçtiler yanı başımdan.
Hep yarın, diyerek kaç günü boşa harcadım acaba.

Trenleri sever, uçurtmalara âşık olurdum.
Güneşi batırmak yetmez, geceye uzanırdım sokak oyunlarında.
Büyümek isterdim, başıma neler geleceğini bilmeden.
Okul yılları telaşıyla anlamadım bile ne zaman büyüdüm.

Çocukluğum bana sormadan gençliğe bıraktı yerini.
On sekiz yaş telaşı düştü sonra.
Sanki başım göğe erecek,
Hayatım gökkuşağı renklerinde olacak gibi.

Baharlar, güzler birbirini kovaladı.
Yaşanan her an, iz bırakarak geçti,
Hayatımda, yüzümde, gözlerimde.
Zaman sayacı hiç durmadan attı durdu.

Yetmedi bu yılları tek başına yaşamak,
Çoğaldım sevdiklerimle, ortak ettim hayatıma.
Onların geçen zamanlarına ortak oldum,
Beraber telaşlandık, yeri geldi hayat için.

İsteyerek yaşadıklarım da oldu bu hayat da,
İstemeden yaşadıklarım, rüzgârda savrulmalarım da.
Arada durup geriye baktığımda gördüm ayak izlerimi.
Kimi belirgin, kimi ise silik.

Sınırı belli bir hayatı yaşamak için,
Nasıl acele ettiğime şaştım bazen,
Ve neye güvenerek yarın için planlar yaptığımı da,
Anlamadım çoğu kez…

Yoruldum ara ara, kaçmak istedim maviliklere,
Huzuru, dinginliği aradım dalga sesinde.
Ruhumu, yüreğimi unuttuğum da oldu zaman zaman,
Bu hengâme koşuşturma içinde.

Korkular, umutlar, sevinçler, üzüntüler,
Kahkaha ve gözyaşlarıyla geçen hayatımı,
Süsledim sevdalarla, ayrılıklarla.
Hatırlayacak ve hatırlanacak iz bıraktım başka yaşamlarda.

Şimdi arkamı dönüp baktığımda yetmediğini görmek yaşananların,
Sanki bir yerlerde bir eksikliği hissetmek
Aklımdan geçenleri yapamadığımı düşünmek,
Ve daha yapacak çok şeyimin olduğunu bilmek, düşmüşken aklıma…

Sağlam bir fren yapma gerektiğini anlattı hayat.
Derin bir nefes alarak, sakince ve dolu dolu yaşamak gerek günleri.
İçimdeki o telaşlı kadını da ikna ederek,
Tadına vararak yaşamalıyım artık.

Gelip gelmeyeceğini bilmediğim yarın için, ertelememeliyim hayatı.
Gitmek, görmek istediğim yerlere gitmeli,
Gökkuşağının renklerine bezemeliyim hayatımı,
Uçurtmalarla göğe yükselip, kuşlarla yarışmalıyım.

Saatimin alarmını durdurdum bugün,
En yakın gelecekten başladım zamana karşı gelmeye.
Buyursun hayat, önüme gelsin, ben de yaşayayım.
O anı düşünerek, tadını çıkararak, hele bir yarın olsun demeyerek.

Hayatımda hükmünü sürmene inat,
Ruhumda, yüreğimde hüküm sürmene izin yok artık zaman.
Yüzümde çizgileri artırabilirsin ya da hayatımda yılları.
Ruhumu ve yüreğimi yaşlandırmana izin vermeyeceğim…

Bedelini ödeyeceğim sevdalara açacağım yüreğimi,
Kırış kırış gözlerim olsa da içleri gülecek hep…
Sen üstüme geldikçe, ben yeniden doğacak, güçleneceğim,
Denizlerin mavisinde, iyot kokusunda, martı sesinde…

Belgin Yazar

Belgin Yazar’a gerçekten sonsuz teşekkürler.böylesi akıcı,böylesi ruha hitap eden bir şiiri yazdığı ve bizimle paylaştığı için.Ben ömrüm de bu kadar uzun bir şiiri böyle akıcı ve böyle sıkılmadan okumamıştım.Kim kendini bulmaz ki bu şiirde ^_^